Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, arsa sahibi ile müteahhit arasında kurulan ve taşınmaz devri, inşaat yapımı, bağımsız bölüm paylaşımı, tapu işlemleri, teminat, iskân ve teslim hükümlerini birlikte içeren önemli bir sözleşme türüdür. Bu nedenle kat karşılığı inşaat sözleşmesi hazırlanırken yalnızca “arsa sahibine kaç daire verilecek” veya “müteahhit yüzde kaç pay alacak” sorularına odaklanmak yeterli değildir.

Arsa sahibinin ileride hak kaybı yaşamaması, müteahhidin yükümlülüklerinin açıkça belirlenmesi ve inşaat sürecinde çıkabilecek uyuşmazlıkların önceden düzenlenmesi için sözleşmenin ayrıntılı, aşamalı ve teminat odaklı hazırlanması gerekir.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi örneğini aşağıdan PDF ve Word formatında indirebilirsiniz.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi örneğine PDF ve Word formatında aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Nedir?

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, arsa sahibinin taşınmazı üzerinde müteahhit tarafından inşaat yapılmasını; bunun karşılığında müteahhide belirli arsa paylarının veya bağımsız bölümlerin devredilmesini konu alan sözleşmedir.

Uygulamada bu sözleşme çoğu zaman “kat karşılığı inşaat sözleşmesi” olarak adlandırılır. Aslında iki ifade de aynı sözleşme türünü anlatmak için kullanılır. Ancak teknik olarak “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi” ifadesi daha hukuki ve daha doğru bir kullanımdır. Çünkü müteahhide çoğu zaman doğrudan “kat” değil, inşaatın belli aşamalarında arsa payı veya bağımsız bölüm devri yapılır.

Bu sözleşmede arsa sahibi arsasını tamamen satmaz. Müteahhit ise arsa üzerinde bina yapmayı, ruhsat ve proje işlemlerini yürütmeyi, inşaatı tamamlamayı, iskân almayı ve arsa sahibine kararlaştırılan bağımsız bölümleri teslim etmeyi üstlenir.

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Arasında Fark Var mı?

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi arasında uygulamada büyük bir fark yoktur. Halk arasında daha çok “kat karşılığı inşaat sözleşmesi” ifadesi kullanılırken, hukuk uygulamasında “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi” ifadesi daha teknik kabul edilir.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi denildiğinde genellikle arsa sahibine belirli dairelerin, müteahhide ise kalan dairelerin bırakılması anlaşılır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi denildiğinde ise müteahhide yapılacak devirlerin arsa payı üzerinden ve inşaatın ilerleme aşamalarına bağlı olarak yapılması vurgulanır.

Bu nedenle iki kavram çoğu zaman aynı anlama gelecek şekilde kullanılır. Ancak sözleşme hazırlanırken yalnızca isimlendirmeye değil, içeriğe bakmak gerekir. Sözleşmede tapu devri, bağımsız bölüm paylaşımı, teknik şartname, inşaat süresi, gecikme cezası, iskân, fesih ve teminat hükümleri açıkça düzenlenmişse, sözleşmenin adı tek başına belirleyici olmaz.

Su Basman Nedir?

Su basman, bir yapının temel seviyesinden sonra, binanın zemin kotuna kadar yükselen ve yapıyı zeminden ayıran bölümdür. İnşaat uygulamasında su basman seviyesi, yapının temelinin tamamlanmasından sonra binanın zemine göre hangi yükseklikte başlayacağını gösterir.

Su basman, binanın nemden, su baskınından ve zemin etkilerinden korunması açısından önemlidir. Özellikle arsa kotu, yol kotu, bodrum kat kullanımı, giriş seviyesi ve çevre düzenlemesi bakımından su basman seviyesi dikkatle belirlenmelidir.

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde su basman aşaması önemlidir. Çünkü bazı sözleşmelerde müteahhide yapılacak tapu devri, inşaatın belirli aşamalarına bağlanır. Bu aşamalar arasında ruhsat alınması, temel atılması, su basman seviyesine gelinmesi, kaba inşaatın tamamlanması, ince işlerin bitirilmesi ve iskân alınması yer alabilir.

Bu nedenle sözleşmede “su basman seviyesine gelinmesi” gibi bir aşama tapu devri veya ödeme şartı olarak düzenlenecekse, bunun teknik olarak neyi ifade ettiği açıkça yazılmalıdır.

Su Basman Seviyesinde Tapu Devri Yapılır mı?

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde taraflar, müteahhide yapılacak tapu devrini inşaatın ilerleme seviyesine bağlayabilir. Bu kapsamda su basman seviyesi de bir ara aşama olarak kararlaştırılabilir.

Ancak arsa sahibi açısından yalnızca su basman seviyesinde yüksek oranda arsa payı devri yapılması riskli olabilir. Çünkü bu aşamada inşaat henüz başlangıç seviyesindedir ve yapının tamamlanıp tamamlanmayacağı, iskân alınıp alınmayacağı, teknik şartnameye uygun yapılıp yapılmayacağı henüz belli değildir.

Bu nedenle müteahhide yapılacak arsa payı devrinin ruhsat, kat irtifakı, kaba inşaat, ince işler, teslim ve iskân gibi daha güvenli aşamalara bölünmesi daha sağlıklı olabilir. Arsa sahibi lehine ipotek, teminat mektubu, cezai şart veya tapuya şerh gibi güvenceler de ayrıca değerlendirilmelidir.

Oturma İzni Nedir?

Oturma izni, halk arasında yapı kullanma izin belgesi veya iskân belgesi için kullanılan ifadedir. Bir binanın ruhsat ve projesine uygun şekilde tamamlandığını, belediye veya yetkili idare tarafından kullanıma uygun görüldüğünü gösteren belgedir.

Oturma izni alınmamış bir yapı, fiilen tamamlanmış ve anahtar teslimi yapılmış olsa bile hukuken tam anlamıyla tamamlanmış kabul edilmeyebilir. Bu nedenle kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde “teslim” kavramı dikkatli düzenlenmelidir.

Sözleşmede yalnızca “dairelerin teslimi” yazılması yeterli değildir. Teslimin iskân alınmış, eksik ve ayıplı işler giderilmiş, aboneliklere elverişli, kat mülkiyetine geçişe uygun ve fiilen kullanılabilir şekilde yapılacağı açıkça belirtilmelidir.

İskân ile Oturma İzni Aynı Şey mi?

Evet. Uygulamada “iskân”, “oturma izni” ve “yapı kullanma izin belgesi” ifadeleri çoğu zaman aynı anlamda kullanılır. Teknik ve resmi ifade “yapı kullanma izin belgesi”dir.

İskân belgesi, yapının ruhsatına, onaylı projelerine, imar mevzuatına ve teknik şartlara uygun şekilde tamamlandığını gösterir. Bu belge alınmadan binada elektrik, su, doğalgaz, abonelik, kat mülkiyeti, kredi ve satış işlemlerinde sorunlar yaşanabilir.

Bu nedenle kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhidin yalnızca binayı fiziken tamamlaması değil, iskânı da alması gerektiği açıkça yazılmalıdır.

Oturma İzni Alınmadan Daire Teslim Edilir mi?

Uygulamada bazı müteahhitler iskân alınmadan daireleri fiilen teslim edebilir. Ancak bu durum her zaman hukuken güvenli değildir.

Oturma izni alınmadan yapılan teslimde yapı kullanılabilir gibi görünse de belediye, abonelik, kat mülkiyeti, krediye uygunluk ve satış işlemleri bakımından sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca eksik imalatlar, ortak alanların tamamlanmaması, yangın sistemi, asansör, otopark, çevre düzenlemesi veya teknik eksiklikler de iskân sürecini engelleyebilir.

Bu nedenle sözleşmede “iskân alınmadan yapılan anahtar teslimi kesin teslim sayılmaz” şeklinde açık hüküm bulunması arsa sahibi açısından koruyucu olabilir.

Elektrik Aboneliği Ne Zaman Bağlanır?

Elektrik aboneliği, yapının inşaat aşamasına ve kullanım durumuna göre farklı şekillerde gündeme gelebilir. İnşaat sürecinde genellikle şantiye elektriği kullanılır. Bu elektrik, binanın yapımı için geçici nitelikte kullanılır ve normal mesken aboneliği ile aynı değildir.

Binanın tamamlanmasından sonra bağımsız bölümlere mesken veya işyeri elektriği bağlanabilmesi için genellikle yapı kullanma izin belgesi, elektrik iç tesisat uygunluğu, proje onayları ve dağıtım şirketinin aradığı teknik şartların sağlanması gerekir.

Bu nedenle kat karşılığı inşaat sözleşmesinde elektrik, su, doğalgaz, asansör, internet altyapısı ve diğer aboneliklerin hangi aşamada tamamlanacağı açıkça yazılmalıdır. Arsa sahibi açısından en güvenli düzenleme, müteahhidin bağımsız bölümleri aboneliklere elverişli ve iskân alınmış şekilde teslim etmesidir.


İskân Alınmadan Elektrik Bağlanır mı?

İskân alınmadan bazı yapılarda geçici elektrik, şantiye elektriği veya farklı geçici bağlantılar söz konusu olabilir. Ancak bu durum, binanın hukuken tam ve sorunsuz şekilde kullanıma açıldığı anlamına gelmez.

Kalıcı mesken elektriği bakımından yapı kullanma izin belgesi, iç tesisat uygunluğu, proje ve dağıtım şirketi işlemleri önemlidir. İskânı olmayan yapılarda abonelik süreçlerinde sorun yaşanması mümkündür.

Bu nedenle kat karşılığı inşaat sözleşmesinde “elektrik bağlandı” ifadesi tek başına yeterli görülmemelidir. Elektriğin şantiye elektriği mi, geçici abonelik mi, yoksa bağımsız bölümlere ait kalıcı mesken aboneliği mi olduğu açıkça belirlenmelidir.


Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Elektrik, Su ve Doğalgaz Kimin Sorumluluğundadır?

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça, inşaatın tamamlanması ve bağımsız bölümlerin kullanıma hazır hale getirilmesi için gerekli teknik altyapıların müteahhit tarafından tamamlanması beklenir.

Elektrik tesisatı, su tesisatı, doğalgaz altyapısı, kanalizasyon bağlantısı, internet altyapısı, asansör, yangın sistemi ve ortak alan aydınlatmaları teknik şartname kapsamında açıkça düzenlenmelidir.

Arsa sahibine teslim edilecek bağımsız bölümlerin yalnızca kaba inşaat olarak değil, sözleşmede kararlaştırılan şekilde kullanılabilir, aboneliklere elverişli ve iskân sürecine uygun olarak teslim edilmesi gerekir.


Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Feshi

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflardan birinin sözleşmeden doğan temel yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde feshedilebilir. Özellikle müteahhidin inşaata başlamaması, inşaatı uzun süre durdurması, ruhsat alamaması, teknik şartnameye aykırı imalat yapması, iskân almadan teslim dayatması veya arsa sahibinin paylarını riske sokacak işlemler yapması fesih sebebi oluşturabilir.

Arsa sahibi bakımından ise taşınmazın teslim edilmemesi, gerekli imza ve muvafakatlerin verilmemesi, tapu işlemlerinin engellenmesi veya sözleşmenin uygulanmasını imkânsız hale getiren davranışlar müteahhide fesih hakkı verebilir.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi, tapu devri, yapılan imalatın bedeli, eksik işler, cezai şart, kira kaybı ve üçüncü kişilere yapılan satışlar gibi ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceğinden, fesih süreci somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.


Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Bu Kavramlar Neden Yazılmalıdır?

Su basman, iskân, oturma izni, elektrik aboneliği, kat irtifakı, kat mülkiyeti ve tapu devri gibi kavramlar sözleşmede açıkça düzenlenmediğinde taraflar arasında ciddi uyuşmazlıklar çıkabilir.

Arsa sahibi, “bina teslim edildi” denilmesine rağmen iskân alınmadığını, elektrik ve su aboneliklerinin kalıcı olmadığını, ortak alanların bitmediğini veya dairelerin projeye uygun olmadığını sonradan fark edebilir.

Müteahhit ise arsa sahibinin gerekli imzaları vermediğini, belediye işlemlerinin geciktiğini veya tapu devrinin yapılmadığını ileri sürebilir.

Bu nedenle sözleşmede teknik ve hukuki aşamalar net yazılmalıdır. Hangi aşamada neyin tamamlanmış sayılacağı, hangi belgenin alınacağı, hangi işlemden sonra tapu devri yapılacağı ve hangi eksikliklerin teslimi engelleyeceği açık olmalıdır.


Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi aynı şey mi?

Uygulamada büyük ölçüde aynı sözleşme türünü ifade eder. Halk arasında “kat karşılığı inşaat sözleşmesi” denirken, hukuk uygulamasında “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi” ifadesi daha teknik kabul edilir. Önemli olan sözleşmenin adı değil; tapu devri, bağımsız bölüm paylaşımı, teminat, iskân ve teslim hükümlerinin açık şekilde düzenlenmesidir.

Su basman nedir, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde neden önemlidir?

Su basman, yapının temel seviyesinden zemin kotuna kadar yükselen ve binayı zeminden ayıran inşaat aşamasıdır. Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde su basman seviyesi, bazen müteahhide yapılacak tapu devri veya ödeme aşaması olarak belirlenir. Ancak bu aşamada inşaat henüz başlangıç seviyesinde olduğundan, arsa sahibi açısından teminatsız ve yüksek oranlı devir riskli olabilir.

İskân nedir, oturma izni ile aynı şey mi?

Evet. Halk arasında “oturma izni” olarak bilinen belge, teknik olarak yapı kullanma izin belgesi yani iskândır. İskân, binanın ruhsatına ve onaylı projelerine uygun tamamlandığını gösterir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhidin yalnızca binayı fiziken bitirmesi değil, iskânı da alması gerektiği açıkça yazılmalıdır.

İskân alınmadan daire teslim edilir mi?

Uygulamada iskân alınmadan anahtar teslimi yapılabilse de bu durum arsa sahibi açısından risklidir. İskân alınmamış yapılarda elektrik, su, doğalgaz aboneliği, kat mülkiyeti, satış ve kredi işlemlerinde sorun yaşanabilir. Bu nedenle sözleşmede “iskân alınmadan yapılan teslim kesin teslim sayılmaz” şeklinde açık hüküm bulunması önemlidir.

Şerefiye nedir, bağımsız bölüm paylaşımında nasıl dikkate alınır?

Şerefiye, bağımsız bölümlerin kat, cephe, manzara, büyüklük, kullanım kolaylığı, otopark, teras, bahçe ve ticari değer gibi özelliklerine göre ortaya çıkan değer farkıdır. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yalnızca “yüzde paylaşım” yapılması yeterli değildir. Hangi dairenin kime kalacağı belirlenirken şerefiye farkları da dikkate alınmalıdır.

Kat karşılığı inşaatta elektrik aboneliği ne zaman bağlanır?

İnşaat sürecinde genellikle şantiye elektriği kullanılır. Bağımsız bölümlere kalıcı mesken veya işyeri elektrik aboneliği bağlanabilmesi için iç tesisat uygunluğu, proje onayları ve çoğu durumda iskân sürecinin tamamlanması gerekir. Bu nedenle sözleşmede elektrik, su, doğalgaz ve diğer aboneliklerin hangi aşamada tamamlanacağı açıkça düzenlenmelidir.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshedilebilir mi?

Evet. Müteahhidin ruhsat alamaması, inşaata başlamaması, işi durdurması, süresinde teslim etmemesi, teknik şartnameye aykırı imalat yapması veya iskân almaması fesih sebebi olabilir. Arsa sahibi de gerekli imzaları vermiyor, taşınmazı teslim etmiyor veya sözleşmenin uygulanmasını engelliyorsa müteahhit bakımından fesih hakkı gündeme gelebilir.