Yapı Kayıt Belgesinin iptali; belgenin sağladığı geçici kullanım imkânlarının sona ermesine, yapı hakkında yeniden yıkım ve idari para cezası sürecinin başlamasına, tapu işlemlerinin etkilenmesine ve bazı durumlarda başvuru sahibi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına yol açabilir. Ancak idarenin verdiği her iptal kararı hukuka uygun değildir. İptal işleminin yetkili makamca kurulması, somut ve denetlenebilir tespitlere dayanması, yapı sahibine usulüne uygun biçimde bildirilmesi ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16. maddesindeki şartlara uygun olması gerekir.

Yapı Kayıt Belgesi iptal edilen kişi, kural olarak işlemin yazılı olarak bildirildiği günü izleyen günden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Dava açılması işlemi kendiliğinden durdurmadığından, yapı hakkında yıkım veya başka geri dönülmesi güç sonuçlar doğma ihtimali varsa dava dilekçesinde ayrıca yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.

Yapı Kayıt Belgesi Nedir?

Yapı Kayıt Belgesi, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16. maddesi kapsamında, 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması amacıyla düzenlenen belgedir. Belge, yapıya kalıcı ve sınırsız bir imar hakkı kazandırmaz. Kanunda açıkça belirtildiği üzere yapı yeniden yapılıncaya veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir.

Bu nedenle Yapı Kayıt Belgesi;

  • yapının her yönüyle imar mevzuatına uygun olduğu,
  • yapının depreme dayanıklı bulunduğu,
  • üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının ortadan kalktığı,
  • yapının gelecekte hiçbir şekilde yıkılamayacağı

anlamına gelmez. Belgenin temel işlevi, kanunda belirlenen şartlarla mevcut yapının kullanılmasına ilişkin geçici bazı sonuçlar doğurmasıdır.

Yapı Kayıt Belgesi Neden İptal Edilir?

Uygulamada Yapı Kayıt Belgesi çoğunlukla aşağıdaki gerekçelerle iptal edilmektedir:

  1. Yapının veya belge kapsamındaki aykırılığın 31 Aralık 2017 tarihinden sonra yapılmış olması,
  2. Başvuruda yapının yüzölçümü, sınıfı, kullanım türü, kat sayısı veya mülkiyet durumu hakkında gerçeğe aykırı bilgi verilmesi,
  3. Belgenin üçüncü kişiye ait özel mülkiyet konusu taşınmaz üzerindeki yapı için alınması,
  4. Yapının sosyal donatı amacıyla tahsis edilmiş Hazine taşınmazı üzerinde bulunması,
  5. Yapının kanunda ve Tebliğ’de kapsam dışında bırakılan özel alanlarda kalması,
  6. Başvuruya konu yapı ile düzenlenen Yapı Kayıt Belgesi arasında teknik veya konumsal uyumsuzluk bulunması,
  7. Belge alındıktan sonra yeni kaçak kat veya ilave inşaat yapılması ve bu imalatların belge kapsamındaymış gibi gösterilmesi,
  8. Aynı belgeyle, belge kapsamına girmeyen başka bir bağımsız bölüm veya yapının korunmaya çalışılması.

İptal nedeni yalnızca genel bir ifadeyle belirtilmemelidir. İdare; hangi beyanın hatalı olduğunu, hangi imalatın hangi tarihte yapıldığını ve yapının neden imar barışı kapsamına girmediğini somut olarak ortaya koymalıdır.

31 Aralık 2017 Tarihinden Sonra Yapılan İmalatlar Belge Kapsamında mıdır?

Hayır. Kanunun çizdiği en önemli sınır, yapının veya ruhsata aykırı imalatın 31 Aralık 2017 tarihinden önce mevcut olmasıdır. Bu tarihten sonra yapılan yeni kat, kapatma, eklenti veya bağımsız bölüm Yapı Kayıt Belgesinin korumasından yararlanamaz.

İnşaat hâlindeki yapılarda ise 31 Aralık 2017 itibarıyla tamamlanmış kısımlar için, yeni inşaat alanı oluşturmamak şartıyla eksik işlerin bitirilmesi mümkündür. Buna karşılık sonradan ilave alan yaratılması veya yapının büyütülmesi, belgenin kapsamını aşar.

Danıştay 6. Dairesinin 21.10.2025 tarihli, E.2024/7747, K.2025/5189 sayılı kararında; uydu görüntüleri ve yerinde incelemeler birlikte değerlendirilerek 31.12.2017 sonrasında üçüncü kat ve ilave imalat yapıldığı kabul edilmiş, belgeyi yalnızca önceki imalatları kapsayacak biçimde güncellemesi için ilgiliye süre verilmesine rağmen güncelleme yapılmaması üzerine tesis edilen iptal işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Bu karar, iki noktayı öne çıkarmaktadır: İdarenin yapı tarihini teknik verilerle ortaya koyması ve kısmen kapsamda kalan bir yapı varsa doğrudan tüm belgeyi iptal etmek yerine olayın özelliğine göre düzeltme veya güncelleme imkânını değerlendirmesi gerekir.

Uydu Görüntüsü Tek Başına İptal İçin Yeterli midir?

Her uyuşmazlık kendi delilleriyle değerlendirilir. Uydu görüntüsü önemli bir delil olmakla birlikte; görüntünün tarihi, çözünürlüğü, yapıyı açıkça gösterip göstermediği ve başka belgelerle doğrulanıp doğrulanmadığı incelenmelidir. Danıştay 6. Dairesinin E.2024/7747, K.2025/5189 sayılı kararındaki karşı oyda, yapım tarihinin esasen uydu görüntülerine dayandırıldığı ve görüntülerin tek başına yeterli nitelikte olmadığı belirtilmiştir.

Bu nedenle davada yalnızca “yapı eskidir” denilmesi yeterli olmaz. Aşağıdaki deliller birlikte sunulmalıdır:

  • tarihli hava ve uydu fotoğrafları,
  • belediye numarataj kayıtları,
  • elektrik, su ve doğalgaz abonelik başlangıçları,
  • emlak vergisi bildirimleri,
  • eski tarihli fotoğraf ve videolar,
  • yapı tatil tutanakları ve belediye arşiv kayıtları,
  • harita, aplikasyon ve teknik uzman raporları,
  • gerektiğinde tanık anlatımları.

Özellikle görüntülerin farklı tarihlerdeki yapı sınırlarını karşılaştırmaya elverişli olup olmadığı, keşif ve bilirkişi incelemesiyle açıklığa kavuşturulmalıdır.

Yapı Kayıt Belgesi İptal Edilirse Ne Olur?

Belgenin iptali hâlinde Yapı Kayıt Belgesinin sağladığı haklar geri alınır. Bunun pratik sonuçları şunlar olabilir:

  • Belgeye dayanılarak durdurulan veya kaldırılan imar işlemleri yeniden gündeme gelebilir.
  • Yapı hakkında 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca yapı tatil zaptı ve yıkım süreci işletilebilir.
  • Kanun’un 42. maddesi uyarınca idari para cezası verilebilir.
  • Elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri yönünden idari işlemler tesis edilebilir.
  • Cins değişikliği veya kat mülkiyeti işlemleri etkilenebilir.
  • Gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu ileri sürülüyorsa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir.

Ancak Yapı Kayıt Belgesinin iptal edilmesi, tek başına yıkım kararı değildir. Belge iptali, yapı tatil zaptı, belediye encümeni yıkım kararı ve idari para cezası birbirinden ayrı idari işlemlerdir. Her işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları ayrıca denetlenir; her birinin tebliğ tarihine göre dava süresi ayrıca değerlendirilir.

Bu ayrım son derece önemlidir. Yalnızca belge iptaline karşı dava açılması, sonradan tebliğ edilen yıkım veya para cezası kararlarına karşı dava açma süresini kendiliğinden korumaz.

Yapı Kayıt Belgesi İptaline Karşı Hangi Dava Açılır?

Yapı Kayıt Belgesi iptaline karşı idari işlemin iptali davası açılır. Görevli yargı kolu idari yargıdır. Özel bir yetki kuralı bulunmadığı durumda yetkili mahkeme, işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.

Davanın doğru hasma yöneltilmesi gerekir. İptal işlemi çoğunlukla Valiliğe bağlı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü veya yetkilendirilen değerlendirme birimi üzerinden kurulmaktadır. Bununla birlikte somut işlemdeki imza, karar mercii ve yetki devri belgeleri mutlaka incelenmelidir.

Danıştay 6. Dairesinin 21.10.2025 tarihli, E.2024/7747, K.2025/5189 sayılı kararında, Bakanlığın yazılı yetki devri ve taşra teşkilatının sistem üzerinden yetkilendirilmesi dikkate alınarak İl Müdürlüğünce tesis edilen iptal işlemi yetki yönünden hukuka uygun bulunmuştur. Bu karar, “İl Müdürlüğü hiçbir durumda iptal yetkisine sahip değildir” şeklindeki genel bir iddianın tek başına yeterli olmayacağını göstermektedir. Somut dosyada yetki devrinin varlığı, kapsamı ve işlem tarihindeki geçerliliği araştırılmalıdır.

Yapı Kayıt Belgesi İptal Davası Açma Süresi Ne Kadardır?

Özel bir süre öngörülmediğinden, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca idare mahkemesinde dava açma süresi kural olarak 60 gündür. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen gün başlar.

İlgili kişi, dava açmadan önce İYUK’un 11. maddesi kapsamında işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi için üst makama; üst makam yoksa işlemi yapan makama başvurabilir. Bu başvuru ancak dava açma süresi içinde yapılırsa işlemekte olan süreyi durdurur. İdare 30 gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır; ret üzerine kalan dava süresi işlemeye devam eder.

Buradaki en önemli risk şudur: İdareye yapılan her dilekçe dava süresini durdurmaz. Başvurunun içeriği, verildiği makam ve tarihi usulen uygun olmalıdır. Ayrıca iptal işleminden önce gönderilen “güncelleme yapın”, “eksik bedeli yatırın” veya “savunma sunun” yazılarının kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olup olmadığı da ayrıca değerlendirilmelidir.

Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?

Evet. İptal davası açılması, dava konusu işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. İYUK’un 27. maddesine göre yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için iki şartın birlikte bulunması gerekir:

  1. İşlemin açıkça hukuka aykırı olması,
  2. İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması.

Yapı Kayıt Belgesinin iptali sonrasında yıkım sürecinin başlaması, fiilî kullanımın engellenmesi, tapu işlemlerinin etkilenmesi veya yapıda geri dönülemez sonuçlar doğması ihtimali telafisi güç zarar şartı yönünden ileri sürülebilir. Açık hukuka aykırılık ise somut biçimde; yetersiz araştırma, hatalı uydu görüntüsü değerlendirmesi, yanlış parsel veya yapı eşleştirmesi, yetki sorunu, savunmanın dikkate alınmaması ya da 31.12.2017 öncesi mevcudiyeti gösteren kayıtların göz ardı edilmesi üzerinden kurulmalıdır.

Yürütmenin durdurulması talebinin genel ifadelerle değil, yıkım ve diğer sonuçların yakın ve somut olduğunu gösteren belgelerle desteklenmesi gerekir. Konuyla bağlantılı olarak İmar Davalarında Yürütmenin Durdurulması başlıklı incelememize de bakabilirsiniz.

Yapı Kayıt Belgesi İptal Davasında Hangi Hukuka Aykırılıklar İleri Sürülebilir?

Yetki yönünden hukuka aykırılık

İşlemi imzalayan makamın kanundan, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinden veya geçerli bir yetki devrinden kaynaklanan yetkisi bulunmalıdır. Yetki devri yazılı olmalı ve sınırları belirli olmalıdır.

Şekil ve usul yönünden hukuka aykırılık

İptal gerekçesi anlaşılır şekilde açıklanmalı; dayanak tespitler, fotoğraflar ve teknik raporlar dosyada bulunmalıdır. İdarenin yalnızca sonuç bildiren, hangi beyanın neden yanlış olduğunu göstermeyen işlemi etkili yargısal denetimi güçleştirir.

Sebep yönünden hukuka aykırılık

Yapının 31.12.2017 sonrasında yapıldığı iddia ediliyorsa bu iddia somut delille kanıtlanmalıdır. Yanlış ada-parsel incelemesi, yapıyı göstermeyen görüntü, tarih bilgisi bulunmayan fotoğraf veya çelişkili tutanak işlemin sebep unsurunu sakatlayabilir.

Konu yönünden hukuka aykırılık

Aykırılık yalnızca belirli bir katı, eklentiyi veya bağımsız bölümü ilgilendiriyorsa bütün yapıya ilişkin belgenin iptal edilmesi ölçülülük yönünden tartışılmalıdır. Somut olayda hukuken mümkünse belgenin düzeltilmesi veya kapsamının daraltılması seçeneğinin neden uygulanmadığı sorgulanmalıdır.

Maksat ve ölçülülük yönünden hukuka aykırılık

İdare, kanunun amacı dışında hareket edemez. İptal işlemi elverişli, gerekli ve ölçülü olmalıdır. Daha hafif bir araçla giderilebilecek maddi hata nedeniyle belgenin bütünüyle iptal edilmesi her olayda otomatik olarak hukuka uygun kabul edilemez.

Yapılması Gereken Değerlendirme

3194 sayılı Kanun’un Geçici 16. maddesi ve Tebliğ’in 8. maddesi, hangi yapıların sistemden yararlanamayacağını açıkça sınırlandırmıştır. Bu düzenlemelerin mefhumu muhalifinden; yapı 31.12.2017 tarihinden önce mevcutsa, yasaklı alanlardan birinde değilse, üçüncü kişiye ait taşınmaz üzerinde bulunmuyorsa ve başvurudaki temel bilgiler gerçeğe uygunsa, salt yorum farkı veya giderilebilir teknik hata nedeniyle iptal yoluna gidilmesi dar yorumlanmalıdır.

Bununla birlikte Yapı Kayıt Belgesinin geçici nitelikte olması ve özel kanunların uygulanmasını ortadan kaldırmaması nedeniyle, belgenin varlığı kıyı, orman, kültür ve tabiat varlıkları veya başka özel koruma rejimlerinden doğan bütün hukuki sorunları kendiliğinden çözmez.

Yapı Kayıt Belgesi Bedeli İade Edilir mi?

Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 8. maddesine göre, belge düzenlenemeyecek bir yapı için alınmış belgenin iptali hâlinde yatırılan bedel iade edilmez. Bu düzenlemenin kanuni dayanağı ve mülkiyet hakkına etkisi Danıştay önünde tartışılmıştır.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27.02.2025 tarihli, E.2024/1881, K.2025/460 sayılı kararında özetle; başvuru sisteminin yapı sahibinin beyanına dayandığı, doğru bilgi verme yükümlülüğünün başvuru sahibine ait olduğu, ödenen tutarın sunulan idari hizmetin karşılığı niteliğinde bulunduğu ve belgenin sonradan iptal edilmesinin bu hizmetten yararlanıldığı gerçeğini değiştirmediği kabul edilmiştir. Kurul, “bedel iade edilmez” kuralını normlar hiyerarşisine ve Kanun’un amacına uygun bularak, aksi yöndeki Daire kararını bozmuştur.

Kararın ilgili bölümü şöyledir:

“…yapı kayıt belgesi için ödenen ücretin, idarenin bir hizmeti karşılığında alınan bedel niteliğinde olduğu, yapı kayıt belgesi düzenlenerek bu hizmetin sunulduğu ve davacının bu hizmetten yararlandığı, davacının mevzuata aykırı beyanının sonucu olarak tesis edilen işlemin hizmetten yararlandığı gerçeğini değiştirmediği sonucuna ulaşılmıştır.”

Bu nedenle güncel yüksek kurul içtihadı karşısında, belge iptal edildiğinde yatırılan bedelin iadesi kural olarak güçleşmiştir. Yine de iptal işleminin mahkemece hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi, ödemenin mükerrer veya hatalı yapılması ya da somut olayın karardan farklı özellik taşıması hâllerinde ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.

Yanlış Beyan Nedeniyle Ceza Davası Açılır mı?

Tebliğ’in 8. maddesinin ikinci fıkrası, belge düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunan başvuru sahibi hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 206. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulmasını öngörmektedir. Ancak idarenin suç duyurusunda bulunması, kişinin otomatik olarak suçlu olduğu anlamına gelmez.

Ceza sorumluluğu şahsidir. Beyanın kim tarafından verildiği, yanlışlığın maddi hatadan mı yoksa bilerek gerçeğe aykırı açıklamadan mı kaynaklandığı, başvurucunun kastı ve beyan ile düzenlenen resmi belge arasındaki ilişki ceza soruşturmasında ayrıca değerlendirilir. Tapu bilgisi, yapı sınıfı veya metrekare hesabındaki her uyuşmazlık kendiliğinden suç oluşturmaz.

Yıkım ve Para Cezası Kararlarına Ayrıca Dava Açılmalı mıdır?

Evet. Belge iptalinin ardından belediye veya valilik tarafından 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca yıkım, 42. maddesi uyarınca idari para cezası kararı alınmışsa bu işlemler ayrı ayrı dava konusu edilmelidir.

Yıkım işleminde; yapı tatil zaptının usulü, aykırılığın somut biçimde gösterilmesi, ruhsata bağlama imkânı, encümen kararının kapsamı ve yıkılacak kısmın tereddütsüz belirlenmesi incelenir. Para cezasında ise cezanın doğru kişiye yöneltilip yöneltilmediği, alan ve sınıf hesabı, artırım sebepleri, fiilin tarihi ve mükerrer cezalandırma ihtimali kontrol edilir.

Ayrıntılı bilgi için İmar Barışı Sonrası Yıkım ve Para Cezaları başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.

Yapı Kayıt Belgesi İptal Davasında Gerekli Belgeler

Dava hazırlığında mümkün olduğunca şu belgeler toplanmalıdır:

  • Yapı Kayıt Belgesi ve başvuru formu,
  • yapı kayıt bedeli ödeme dekontları,
  • iptal kararı ve tebliğ belgesi,
  • idarenin inceleme raporu, komisyon kararı ve dayanak fotoğraflar,
  • tapu kaydı, çap, aplikasyon krokisi ve imar durumu,
  • yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi varsa bunların örnekleri,
  • eski tarihli uydu ve hava fotoğrafları,
  • numarataj, abonelik ve emlak vergisi kayıtları,
  • yapı tatil zaptı, yıkım ve para cezası kararları,
  • yapının tarihini ve kapsamını gösteren teknik uzman görüşü.

Dava açılmadan önce idari işlem dosyasının tamamının temin edilmesi önemlidir. Çünkü iptal yazısında bulunmayan fakat sonradan mahkemeye sunulan teknik belgelerin içeriği, davanın stratejisini doğrudan etkileyebilir.

Yapı Kayıt Belgesi İptalinde İzlenecek Yol

  1. İptal kararının tebliğ tarihi kesin olarak belirlenmelidir.
  2. Altmış günlük dava süresi ve varsa İYUK m.11 başvurusunun süreye etkisi hesaplanmalıdır.
  3. İptal işlemini kuran makam ile yetki devri incelenmelidir.
  4. İdarenin dayandığı uydu görüntüsü, tutanak ve raporlar dosyadan alınmalıdır.
  5. Yapının 31.12.2017 öncesindeki durumunu gösteren karşı deliller toplanmalıdır.
  6. Belgenin tümü yerine yalnız belirli kısmın düzeltilmesinin mümkün olup olmadığı değerlendirilmelidir.
  7. Yıkım tehlikesi varsa somut gerekçeli yürütmenin durdurulması talebi hazırlanmalıdır.
  8. Sonradan tesis edilen yapı tatil zaptı, yıkım ve para cezası işlemleri için ayrı süre takibi yapılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Yapı Kayıt Belgesi iptaline itiraz nereye yapılır?

İşlemin kaldırılması veya değiştirilmesi için dava süresi içinde üst makama, üst makam yoksa işlemi yapan makama İYUK m.11 başvurusu yapılabilir. Kesin hukuki koruma ise yetkili idare mahkemesinde açılacak iptal davasıyla sağlanır.

Yapı Kayıt Belgesi iptal davası kaç gün içinde açılır?

Kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gün içinde dava açılır. Süre hak düşürücü nitelikte olduğundan tebliğ evrakı mutlaka incelenmelidir.

Dava açınca yıkım durur mu?

Hayır. İptal davası işlemi kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilmeli ve açık hukuka aykırılık ile telafisi güç zarar şartları somutlaştırılmalıdır.

Yapı Kayıt Belgesi iptali doğrudan yıkım kararı mıdır?

Hayır. Belge iptali ile yıkım kararı farklı idari işlemlerdir. İptal sonrasında 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesine göre ayrıca yıkım süreci işletilebilir.

Yapı Kayıt Belgesi bedeli geri alınabilir mi?

Tebliğ bedelin iade edilmeyeceğini düzenlemektedir. Danıştay İDDK’nın 27.02.2025 tarihli E.2024/1881, K.2025/460 sayılı kararı da bu düzenlemeyi hukuka uygun bulmuştur. Ancak ödemenin niteliği ve iptal işleminin hukuka uygunluğu somut olay özelinde incelenmelidir.

2017’den önce yapılan bölüm korunup sonraki eklenti belgeden çıkarılabilir mi?

Somut yapının teknik olarak ayrılabilir olması ve kayıt sisteminde düzeltme yapılabilmesi hâlinde, yalnızca kapsam dışı imalatın çıkarılması ve belgenin güncellenmesi seçeneği değerlendirilmelidir. Danıştayın 2025 tarihli kararına konu olayda idare, iptalden önce ilgiliye güncelleme için 15 gün süre vermiştir.

Yapı Kayıt Belgesi tapu yerine geçer mi?

Hayır. Belge tek başına mülkiyet belgesi değildir ve üçüncü kişilerin tapudan doğan haklarını ortadan kaldırmaz.

Yanlış metrekare beyanı belgenin iptaline yol açar mı?

Yanlışlığın niteliğine göre ek bedel, düzeltme veya iptal gündeme gelebilir. Hatanın giderilebilir olup olmadığı, gerçek yapı alanı ve beyanın kasıtlı olup olmadığı somut dosyada araştırılmalıdır.

Sonuç

Yapı Kayıt Belgesinin iptali, yalnızca elektronik sistemdeki bir kaydın silinmesi değildir. İşlem; yıkım, idari para cezası, tapu kayıtları, abonelikler ve ceza soruşturması bakımından zincirleme sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle tebliğden itibaren 60 günlük süre kaçırılmadan iptal gerekçesi ve idarenin bütün dayanakları incelenmeli; gerekiyorsa yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açılmalıdır.

Minar Hukuk ve Danışmanlık, Yapı Kayıt Belgesi iptali, imar para cezaları ve yıkım kararlarından doğan uyuşmazlıklarda; idari işlem dosyasının incelenmesi, teknik delillerin değerlendirilmesi ve idari dava sürecinin yürütülmesi konularında hukuki destek sunmaktadır. Somut dosyanız hakkında değerlendirme almak için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Hukuki uyarı: Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Dava süresi, görevli ve yetkili mahkeme ile ileri sürülecek hukuka aykırılık nedenleri her somut işlemin tebliğ şekline ve dosya kapsamına göre ayrıca değerlendirilmelidir.

author avatar
Av. Murat Turgut MİNAR Avukat
Av. Murat Turgut Minar, İzmir Barosu’na 12460 sicil numarasıyla kayıtlı olup; ceza hukuku, kamulaştırma hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku ile iş hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.