İnfaz erteleme, kesinleşmiş hapis cezasının yerine getirilmesinin kanuni şartlarla sonraki bir tarihe bırakılmasıdır. 5275 sayılı Kanun’un 17. maddesine göre, kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az hapis cezası bakımından, çağrı üzerine gelen hükümlünün talebiyle Cumhuriyet Başsavcılığı erteleme kararı verebilir. Bu yolda erteleme, her defasında en fazla bir yıl olmak üzere en çok iki kez uygulanabilir. Hastalık, gebelik ve hasta çocuğun bakımı için farklı şartlara bağlı özel düzenlemeler vardır. 5275 sayılı Kanun, m.16, 16/A ve 17

Ceza kesinleştiğinde veya çağrı kâğıdı geldiğinde asıl mesele, yalnızca cezanın kaç yıl olduğuna bakmak değildir. Suçun niteliği, başka kesinleşmiş cezaların bulunması, mükerrirlere özgü infaz rejimi, tebligat tarihi ve talebin dayandığı belgeler birlikte değerlendirilmelidir. İnfaz erteleme dilekçesi verilmesi, tek başına teslim yükümlülüğünü veya infaz işlemlerini durdurmaz.

Bu rehber; cezaevine girmeden infazın ertelenmesi, cezaevindeyken infaza ara verilmesi, sağlık raporuyla erteleme, hamilelik nedeniyle geri bırakma ve ret kararına karşı başvuru yollarını açıklamaktadır.

İnfaz erteleme nedir, hapis cezasını ortadan kaldırır mı?

İnfazın ertelenmesi, mahkûmiyet hükmünü kaldırmaz ve cezanın silinmesini sağlamaz. Kesinleşmiş cezanın yerine getirilmesini, kabul edilen neden ve süre çerçevesinde ileriye bırakır. Erteleme sona erdiğinde veya kaldırıldığında, cezanın tabi olduğu infaz hükümleri uygulanır.

Bu nedenle infaz erteleme; af, beraat, adli sicil kaydının silinmesi veya cezanın tamamen çekilmiş sayılması anlamına gelmez. Ertelemenin hangi maddeye dayandığı, sürenin nasıl işleyeceğini ve hükümlünün yükümlülüklerini belirler.

Özellikle internette kullanılan “ceza erteleme”, “infaz durdurma” ve “cezaevine girmeme” ifadeleri aynı hukuki sonucu anlatmaz. Başvuruyu doğru kurabilmek için önce bu kavramlar ayrılmalıdır.

İnfazın ertelenmesi ile cezanın ertelenmesi arasındaki fark nedir?

Hukuki yolHangi soruna cevap verir?Temel sonuç
Hapis cezasının ertelenmesi — TCK m.51Mahkeme hapis cezasını erteleyebilir mi?Mahkûmiyet hükmü kapsamında, kendi şartları olan bir erteleme ve denetim rejimidir.
Hükümlünün istemiyle infaz erteleme — 5275 m.17Kesinleşmiş cezanın infazına daha sonra başlanabilir mi?Şartlar varsa savcılık belirli süreli erteleme kararı verebilir.
Hastalık veya gebelik nedeniyle geri bırakma — 5275 m.16Sağlık durumu ya da gebelik infaza engel mi?İlgili fıkranın koşullarına göre infaz geri bırakılır veya bırakılabilir.
Hasta çocuğu bulunan kadın hükümlü — 5275 m.16/AÇocuğun bakım ihtiyacı nedeniyle erteleme mümkün mü?Özel süre ve yükümlülüklerle erteleme kararı verilebilir.
Yargılamanın yenilenmesinde infazın durdurulması — CMK m.312Yeniden yargılama talebi incelenirken infaz durabilir mi?Mahkemenin ayrıca karar vermesi gerekir.
Konutta veya diğer özel usullerle infaz — 5275 m.110Ceza farklı bir yerde veya zaman düzeninde çekilebilir mi?Cezanın infaz biçimi değişir; infaz devam eder.

Bu yazının odağı, kesinleşmiş hapis cezasının infaz aşamasıdır. Yeniden yargılama ve buna bağlı durdurma talepleri için ceza davalarında yargılamanın yenilenmesi incelememize bakabilirsiniz.

İnfaz erteleme şartları nelerdir?

5275 sayılı Kanun’un 17. maddesi kapsamındaki olağan başvuruda şu hususlar birlikte incelenir:

  1. İnfaza konu kesinleşmiş bir hapis cezası bulunmalıdır.
  2. Kasten işlenen suçlarda üç yıllık, taksirle işlenen suçlarda beş yıllık sınır aşılmamalıdır.
  3. Hükümlü, çağrı üzerine gelme şartını yerine getirmelidir.
  4. Hükümlü tarafından erteleme talep edilmelidir.
  5. Kanunun 17/6. maddesindeki kapsam dışı hâller bulunmamalıdır.
  6. Savcılığın talebi kabul etmesini destekleyen somut gerekçeler ortaya konulmalıdır.

Süre şartını karşılamak, kendiliğinden erteleme hakkı doğurmaz. Kanunda kullanılan “ertelenebilir” ifadesi, Cumhuriyet Başsavcılığına değerlendirme yetkisi tanır. Ancak bu yetkinin kullanılması da hukuka uygun olmalı; karar, somut dosyanın özellikleri ve kanuni şartlar çerçevesinde değerlendirilmelidir. 5275 sayılı Kanun, m.17

Talepte, neden erteleme istendiği kadar, istenen sürede hangi işin tamamlanacağı da açıklanmalıdır. Örneğin aile işletmesinin devri, bakıma muhtaç yakına bakım düzeni kurulması veya belgeli bir eğitim sürecinin tamamlanması ileri sürülebilir. Bunların her biri otomatik kabul nedeni değildir; somut ihtiyaç, süre ve belge ilişkisi kurulmalıdır.

3 yıl, 3 yıl 1 ay veya 5 yıl hapis cezası ertelenebilir mi?

İnfaz erteleme hesabında suçun kasten mi, taksirle mi işlendiği belirleyicidir. Kanuni sınırlar dâhildir: Kasten işlenen suçta tam üç yıl, taksirle işlenen suçta tam beş yıl hapis cezası süre yönünden kapsamda olabilir.

Örnek durum5275 m.17 açısından değerlendirme
Kasten işlenen suçtan 2 yıl 6 ay hapisDiğer şartlar ve istisnalar incelenmek üzere süre şartını karşılar.
Kasten işlenen suçtan tam 3 yıl hapisDiğer şartlar varsa başvuru değerlendirilebilir.
Kasten işlenen suçtan 3 yıl 1 ay hapisÜç yıllık sınır aşıldığı için m.17 yolu kullanılamaz.
Taksirle işlenen suçtan tam 5 yıl hapisDiğer şartlar varsa başvuru değerlendirilebilir.
Taksirle işlenen suçtan 5 yıl 1 ay hapisBeş yıllık sınır aşıldığı için m.17 yolu kullanılamaz.
Kasten işlenen suçlardan 2 yıl ve 1 yıl 6 ay kesinleşmiş cezaToplam süre dikkate alındığında üç yıllık sınır aşılır.

Buradaki ceza süresi, halk arasında “yatar” olarak ifade edilen fiilen cezaevinde kalınacak süreyle karıştırılmamalıdır. Koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik hesabında daha kısa süre çıkması, hükmedilen cezayı m.17 bakımından kendiliğinden sınırın altına indirmez.

Birden fazla ceza varsa ayrı ayrı mı, toplam mı değerlendirilir?

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.03.2025 tarihli, E.2024/5581, K.2025/2052 sayılı kararında, kesinleşen ve infaza verilen birden fazla cezanın toplamı esas alınmıştır. Kararın gerekçe bölümündeki ilgili ifade şöyledir:

“her bir cezasının ayrı ayrı değil cezalarının toplam süresinin dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekmekte olup”

Olayda, toplam ceza üç yılı aşmasına rağmen yalnızca bir yıl sekiz aylık bölüm için erteleme istenmiştir. Daire, toplam süreyi esas alan savcılık ret kararını hukuka uygun bulmuş; bunun tersine verilen yargısal kararın kanun yararına bozulmasına karar vermiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E.2024/5581, K.2025/2052

Bu nedenle yalnızca başvuruya konu edilen mahkûmiyetin incelenmesi yeterli değildir. Diğer kesinleşmiş ilamlar ve toplama kararı da kontrol edilmelidir. Kasten ve taksirle işlenen suçların aynı infaz dosyasında birleştiği karma durumlar ise bu kararın somut olayından farklıdır; aynı sonuca otomatik olarak bağlanmadan ayrıca değerlendirilmelidir.

Kimler infaz ertelemeden yararlanamaz?

5275 sayılı Kanun’un 17/6. maddesine göre, bu madde hükümleri aşağıdaki kişiler hakkında uygulanmaz:

  • Terör suçlarından mahkûm olanlar.
  • Örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlardan mahkûm olanlar.
  • Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar.
  • Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler.
  • Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar.

Bu sınırlama, hem m.17 kapsamındaki erteleme hem de aynı madde kapsamındaki infaza ara verme açısından önemlidir. 5275 sayılı Kanun, m.17/6

Mükerrir hükümlü infaz erteleme isteyebilir mi?

Hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilen kişi, m.17 kapsamındaki ertelemeden yararlanamaz. Bununla birlikte “adli sicilde kayıt bulunması” ile “mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi” aynı şey değildir. Kesinleşmiş hükmün ilgili bölümü okunmalıdır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli, E.2022/10733, K.2022/8382 sayılı kararında, mükerrirlere özgü infaz rejimi nedeniyle erteleme şartlarının bulunmadığını belirten kanun yararına bozma istemi kabul edilmiştir. Kararda aktarılan ve Dairenin yerinde bulduğu bozma gerekçesinde şu ifade bulunmaktadır:

“17. maddesi kapsamındaki şartların oluşmadığı ve infazın ertelenmesine karar verilemeyeceği”

Karar, yalnızca erteleme istenen cezanın süresine bakılarak sonuca gidilmemesi gerektiğini gösterir. Hükümlünün diğer kesinleşmiş kararları ve infaz rejimi de incelenmelidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E.2022/10733, K.2022/8382

17. madde kapsamı dışında olmak bütün erteleme yollarını kapatır mı?

Hayır. Kanun, istisnaları “bu madde hükümleri” için düzenlemiştir. Buradan, aynı kişinin şartları varsa hastalık nedeniyle m.16 veya başka özel düzenlemeler kapsamında hiçbir talepte bulunamayacağı sonucu çıkarılamaz.

Öte yandan, m.17’deki istisnalar arasında bulunmamak da başvurunun kabulünü zorunlu kılmaz. Süre, çağrıya uyma ve diğer koşullar ayrıca aranır. Bir düzenlemenin kapsamı, başka bir düzenlemeye gerekçesiz biçimde taşınmamalıdır.

İnfaz erteleme kaç ay veya kaç yıl olur, kaç kez istenebilir?

5275 sayılı Kanun’un 17/2. maddesi uyarınca erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir. İki kararın da üst sınırdan verilmesi hâlinde toplam süre iki yıla ulaşabilir.

Ancak ilk başvuruda bir yıl erteleme verilmesi, ikinci bir yılın otomatik kazanıldığı anlamına gelmez. İkinci talep ayrıca değerlendirilir. İlk karar altı ay için verilmişse, bu karar da iki kez uygulanabilme sınırı bakımından önem taşır; “iki yıllık süreyi istediğim kadar parçalara bölebilirim” yaklaşımı doğru değildir.

Savcılık, talebi güvence gösterilmesine veya başka bir şarta bağlayabilir. Kanunda bütün dosyalar için geçerli sabit bir güvence bedeli öngörülmemiştir. Erteleme süresinin uzunluğu ve koşulları, kararın içeriğinden takip edilmelidir. 5275 sayılı Kanun, m.17/2 ve 17/5

Çağrı kâğıdı geldiğinde infaz erteleme başvurusu nasıl yapılır?

Çağrı kâğıdı, kesinleşmiş cezanın infazı için yapılan çağrıdır. 5275 sayılı Kanun’un 19. maddesine göre, tebliğ üzerine on gün içinde gelmeyen, kaçan veya kaçacağına dair şüphe uyandıran hükümlü hakkında Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır. Kasten işlenen suçlarda üç yıldan, taksirle işlenen suçlarda beş yıldan fazla hapis cezaları için doğrudan yakalama emri düzenlenmesi öngörülmüştür. 5275 sayılı Kanun, m.19

Erteleme düşünülüyorsa şu sıra izlenmelidir:

  1. Çağrı kâğıdının usulüne uygun tebliğ tarihi belirlenir.
  2. Kesinleşmiş karar, ceza miktarı ve varsa diğer ilamlar incelenir.
  3. İnfazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı ve ilamat numarası tespit edilir.
  4. Erteleme sebebini gösteren belgeler hazırlanır.
  5. Çağrı üzerine gelme koşulu gözetilerek gerekçeli talep sunulur.
  6. Kararın sonucu ve varsa yükümlülükler takip edilir.

Yalnızca avukatın dilekçe sunmasını, hükümlünün çağrı üzerine gelme şartının her durumda yerine geçtiği şeklinde değerlendirmek güvenli değildir. Başvurunun infaz dosyasındaki fiilî ve hukuki duruma uygun kurulması gerekir.

On günlük sürenin sonu hafta sonuna denk gelirse ne olur?

Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10.09.2015 tarihli, E.2015/10648, K.2015/4163 sayılı kararında, on günlük sürenin son günü cumartesiye denk gelmiş; pazartesi yapılan başvurunun süresi bakımından değerlendirilmesinde CMK m.39/4 dikkate alınmıştır. Kararda yer verilen ve bozma sonucuna esas alınan ifade şöyledir:

“son günün tatile rastlaması halinde, sürenin tatilin ertesi günü biteceğinin”

Somut olayda, başvurunun esastan değerlendirilmek üzere savcılığa gönderilmesini sağlayan infaz hâkimliği kararı sonuç bakımından uygun bulunmuştur. Bu karar, süre hesabının sadece takvim günlerini saymaktan ibaret olmadığını gösterir. Tebligatın türü ve tarihi ayrıca kontrol edilmelidir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E.2015/10648, K.2015/4163

Karardaki eski kanun yolu tartışmaları, 2020 sonrası mevzuat değişiklikleriyle birlikte okunmalıdır. Güncel şikâyet ve itiraz yolları aşağıda ayrıca açıklanmıştır.

Cezaevine girmeden infaz erteleme mümkün mü?

Evet, m.17/1 kapsamındaki erteleme, şartları varsa ceza infaz kurumuna alınmadan önce gündeme gelebilir. Bunun için çağrıya uyma, süre ve kapsam şartlarının karşılanması ve savcılığın kabul kararı gerekir.

Başvurunun verilmiş olması ile kabul edilmesi farklı aşamalardır. “Dilekçeyi verdim, artık teslim olmam gerekmiyor” düşüncesi yakalama ve infaz işlemleri bakımından risklidir. Erteleme veya durdurma yönünde karar bulunup bulunmadığı dosyadan teyit edilmelidir.

Hakkında yakalama emri bulunan kişinin durumu da çağrı üzerine süresinde gelen hükümlüyle aynı değildir. Özellikle m.17/1’deki şart yönünden değerlendirme yapılmalı; sağlık gibi ayrı bir hukuki neden varsa bunun koşulları ayrıca incelenmelidir.

Cezaevine girdikten sonra infaza ara verilebilir mi?

5275 sayılı Kanun’un 17/4. maddesi, ilk fıkradaki süre sınırlarında kalan hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile zorunlu ve çok ivedi hâllerde infaza ara verilmesine imkân tanır.

Kanunda örneklenen durumlar şunlardır:

  • Hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi.
  • Ana, baba, eş veya çocukların ölümü ya da sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin veya tarım işlerinin yürütülemez hâle gelmesi.
  • Eş veya çocukların sürekli hastalık ya da malullük nedeniyle bakıma muhtaç olması.
  • Hükümlünün hastalığının sürekli tedavi gerektirmesi.

Bu nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığı, bir yılı geçmeyen sürelerle infaza ara verebilir; ara verme iki defadan fazla olamaz. Madde 17/6’daki istisnalar burada da geçerlidir. 5275 sayılı Kanun, m.17/4-6

Kanundaki “gibi” ifadesi, örneklerin mutlak biçimde kapalı bir liste olmadığını gösterir. Buna karşılık her iş veya aile güçlüğü, zorunlu ve çok ivedi hâl sayılamaz. Örneğin bir işletmenin gelir kaybetmesi ile hükümlünün yokluğunda bakım veya geçim düzeninin ciddi biçimde sürdürülemez hâle gelmesi farklı ağırlıktadır.

İnfaza başlamadan önceki talep ile infaz başladıktan sonraki ara verme talebi aynı kalıp dilekçeyle açıklanmamalıdır. İkinci durumda aciliyet ve zorunluluğu ortaya koymak özellikle önemlidir.

Hastalık nedeniyle infaz erteleme nasıl alınır?

Hastalık nedeniyle ertelemede yalnızca tanı veya ilaç kullanımı yeterli değildir. 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen sağlık koşulları ve rapor usulü aranır. Bu yol, m.17’deki üç ve beş yıllık sınırlarla aynı şekilde sınırlanmamıştır.

Akıl hastalığı nedeniyle infazın geri bırakılması

Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geri bırakılır; hükümlü iyileşinceye kadar TCK m.57’de belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Bu kurumda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. Psikiyatrik ilaç kullanıyor olmak, tek başına bu hukuki koşulun oluştuğunu göstermez.

Hayat için kesin tehlike oluşturan hastalık

Diğer hastalıklarda kural, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde infaza devam edilmesidir. Ancak bu koşullarda dahi infaz, hükümlünün hayatı için kesin tehlike oluşturuyorsa ceza iyileşinceye kadar geri bırakılır.

Dolayısıyla “kanser infaz erteleme sebebi midir?” veya “kalp hastalığı olan cezaevine girer mi?” sorularında hastalık adı tek başına belirleyici değildir. Hastalığın ağırlığı, tedavi ihtiyacı ve infazın yaşam üzerindeki etkisi raporla değerlendirilmelidir.

Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle hayatını yalnız sürdürememe

Ceza infaz kurumu koşullarında, ağır hastalık veya engellilik nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen hükümlünün infazı, kanundaki usulle iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.

Bu düzenlemede hem bakım ihtiyacı hem de toplum güvenliği ölçütü bulunur. Engellilik oranının tek başına belirli bir yüzdeye ulaşması, otomatik erteleme sonucu doğurmaz. 5275 sayılı Kanun, m.16/1-3 ve 16/6

İnfaz erteleme için hangi hastaneden rapor alınır?

Kanunun 16/3. maddesinde esas alınan rapor:

  • Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapor veya
  • Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapordur.

Kararı, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı verir. Özel hastane raporları, epikrizler, tetkikler ve ilaç listeleri sağlık durumunu açıklayan destekleyici belgeler olabilir; ancak kanunda öngörülen raporun yerine kendiliğinden geçmez.

Sağlık durumu, raporda belirtilen sürelerde; süre belirtilmemişse birer yıllık dönemlerle yeniden incelettirilir. Sonuca göre geri bırakmanın devam edip etmeyeceği kararlaştırılır. Karardaki bildirim ve diğer yükümlülükler de takip edilmelidir. 5275 sayılı Kanun, m.16/3

Hamilelik ve doğum nedeniyle infaz ne kadar ertelenir?

5275 sayılı Kanun’un 16/4. maddesine göre, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınların hapis cezasının infazı geri bırakılır.

Çocuk ölmüş veya annesinden başka birine verilmişse, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur. Ayrıca kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar bakımından m.16/5’teki özel istisna dikkate alınır. Bu kişilere ilişkin infaz, kanunda belirtildiği üzere kurum içinde uygun yerlerde yürütülür. 5275 sayılı Kanun, m.16/4-5

Başvuruda gebelik raporu, doğum tarihi, çocuğun durumu ve ilgili infaz kayıtları önem taşır. “Küçük çocuğum var” açıklaması, çocuğun yaşı ve uygulanacak madde belirlenmeden yeterli değildir.

Hasta veya engelli çocuğu olan annenin infazı ertelenebilir mi?

Evet. 5275 sayılı Kanun’un 16/A maddesi, belirli koşullarda kadın hükümlü için ayrı bir erteleme yolu düzenler. İnfaza başlanmış olması bu yolun kullanılmasını tek başına engellemez.

Temel koşullar şunlardır:

  • Kadın hükümlünün toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olması ya da adli para cezasının infaz sürecinde hapse çevrilmiş olması.
  • On sekiz yaşını doldurmamış çocuğun engellilik nedeniyle bakıma muhtaç olması veya ağır hastalığının bulunması.
  • Hükümlünün toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi.
  • Çocuğun durumunun m.16/3’teki usulle belirlenmesi.

Cumhuriyet Başsavcılığı bir yıla kadar erteleme verebilir. Süre, her defasında altı ayı geçmemek üzere en fazla dört kez uzatılabilir. Bütün süreler üst sınırdan uygulanırsa toplam üç yıla ulaşılabilir; uzatmalar otomatik değildir.

Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmeme, düzenli başvuru veya güvence yatırma yükümlülüklerinden en az biri uygulanır. Ayrıca yurt dışına çıkamama yükümlülüğü konulur. Çocuğun iyileşmesi, ertelemenin amacına veya yükümlülüklere aykırılık ya da hükümlü hakkında kasten işlenen suçtan kamu davası açılması, ertelemenin kaldırılmasına neden olabilir. 5275 sayılı Kanun, m.16/A

Bu özel düzenleme kadın hükümlüye ilişkindir. Baba bakımından aynı maddenin doğrudan uygulanacağı söylenemez; koşulları varsa m.17/4 gibi diğer hukuki yollar ayrıca incelenmelidir.

İnfaz erteleme başvurusu nereye yapılır, hangi belgeler gerekir?

Hükümlünün istemiyle m.17 başvurusu, infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığına yapılır. Dilekçede ilgili ilamat ve infaz dosyası numarası gösterilmelidir. Hastalık nedeniyle m.16 başvurusunda kanunun yetkili kıldığı makam, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığıdır.

Her başvuruda aynı belge listesi zorunlu değildir. Talebin gerekçesine göre şu belgeler önem taşıyabilir:

İncelenecek konuİlgili belge örnekleri
Mahkûmiyet ve ceza süresiGerekçeli karar, kesinleşme kaydı, diğer ilamlar, varsa toplama kararı ve müddetname
Çağrı ve süreÇağrı kâğıdı, tebliğ belgesi, başvuru kayıtları
EğitimGüncel öğrenci belgesi, sınav veya mezuniyet takvimi
Ticari veya tarımsal zorunlulukTicaret sicili, vergi ve faaliyet belgeleri, teslim veya hasat takvimi
Bakım ihtiyacıSağlık ve bakım raporları, aile nüfus kayıtları, bakım düzenini açıklayan belgeler
Hükümlünün sağlık durumuEpikrizler, tetkikler, kurul raporları ve kanuna uygun rapor/sevk süreci
Gebelik veya doğumGebelik raporu, doğum ve nüfus kayıtları

İnfaz erteleme talebi klasik bir hukuk davası değildir; bu nedenle dava şartı ve ispat yükü kavramları medeni yargılamadaki biçimiyle aynen uygulanmaz. Bununla birlikte, ileri sürülen mazeretin belgelenmesi ve başvurunun doğru makam, süre ve hukuki dayanakla kurulması sonuca doğrudan etki eder.

İnfaz erteleme dilekçesi nasıl hazırlanır?

Etkili bir dilekçe, olayla ilgisiz uzun açıklamalar yerine şu bağlantıları kurmalıdır:

  1. Dosya ve ceza: Hangi mahkemenin hangi kesinleşmiş hükmü infaz edilmektedir?
  2. Hukuki uygunluk: Süre şartı ve kapsam dışı hâller bakımından durum nedir?
  3. Çağrıya uyum: Tebligat tarihi ve hükümlünün başvurusu nasıl gerçekleşmiştir?
  4. Somut neden: Hangi ihtiyaç, hangi belgeyle ortaya konulmaktadır?
  5. Talep edilen süre: Neden bu kadar süre gerekmektedir?
  6. Sonuç: Hangi maddeye göre hangi karar istenmektedir?

Başvurunun gerekçe bölümü, örneğin şu mantıkla kurulabilir: İşin veya bakım ihtiyacının mevcut durumu açıklanır; hükümlünün neden gerekli olduğu gösterilir; alternatif çözümün neden hemen kurulamadığı belirtilir; talep edilen sürede hangi somut çözümün tamamlanacağı anlatılır.

“Ailem mağdur olur” veya “işlerim var” gibi genel ifadeler, tek başına güçlü bir gerekçe oluşturmaz. Buna karşılık süre, belge ve ihtiyaç arasındaki bağın açık olması, değerlendirmeyi somutlaştırır. Dilekçe örneği kullanılırken m.16, m.16/A, m.17/1 ve m.17/4 birbirine karıştırılmamalıdır.

İnfaz erteleme talebi reddedilirse ne yapılır?

Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin ret kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyet yolu vardır. Güncel 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 4/5. maddesi, Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kararlarına karşı yapılan şikâyetleri infaz hâkimliğinin görevleri arasında sayar.

4675 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca şikâyet süresi:

  • Kararın öğrenilmesinden itibaren 15 gün,
  • Her hâlde kararın verildiği tarihten itibaren 30 gündür.

Bu iki sınır birlikte gözetilmelidir. Şikâyet doğrudan infaz hâkimliğine veya kanunda belirtilen aracılar üzerinden yapılabilir. İnceleme sonunda verilen infaz hâkimliği kararına karşı ise tebliğden itibaren iki hafta içinde ilgili ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Eski kaynaklardaki yedi günlük itiraz süresi güncel başvurulara otomatik olarak uygulanmamalıdır. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu, m.4-6

Şikâyet veya itiraz infazı durdurur mu?

Şikâyet, verilen kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz. İnfaz hâkimi, giderilmesi güç veya imkânsız sonuçlar doğması ve kararın açıkça hukuka aykırı olması koşulları birlikte gerçekleşirse erteleme veya durdurma kararı verebilir.

Bu nedenle şikâyet dilekçesinde, gerekiyorsa geçici durdurma talebi ayrıca kurulmalı ve iki koşulun somut olayda nasıl gerçekleştiği açıklanmalıdır. Yalnızca “itiraz ettim” düşüncesiyle infaz işlemlerinin durduğu kabul edilmemelidir. 4675 sayılı Kanun, m.5

Eski Yargıtay kararlarında neden “kanun yolu yoktur” deniliyor?

Eski tarihli bazı kararlarda savcılığın m.17 kapsamındaki takdir kararları için kanun yolu tartışmaları vardır. Ancak 7242 sayılı Kanun’la 2020’de yapılan değişiklikler, infaza ilişkin savcılık kararlarına karşı infaz hâkimliği şikâyetini açıkça düzenlemiştir.

Bu nedenle geçmişteki bir karardan alınan “karar kesindir” cümlesi, güncel mevzuattan bağımsız biçimde kullanılmamalıdır. Yukarıda açıklanan 2025 tarihli Yargıtay kararında da savcılık kararı, infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi aşamalarından geçmiştir.

Sağlık nedeniyle erteleme reddedilince doğrudan AYM’ye gidilebilir mi?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, kural olarak olağan başvuru yolları tüketildikten sonra kullanılabilen ikincil bir yoldur. Sağlık iddiası bulunması, savcılık kararından sonra bütün yargısal başvuru aşamalarının otomatik olarak atlanabileceği anlamına gelmez.

AYM’nin Abdullah İçli, B. No: 2016/22167, 07.11.2019 kararında başvurucu, sağlık nedeniyle infazın ertelenmesi talebinin reddinden sonra doğrudan bireysel başvuru yapmıştır. Mahkeme, §34’te başvurucunun gerekli itiraz sürecini işletmesi gerektiğini belirtmiş; §35 ve hüküm bölümünde başvuruyu başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulmuştur. Hükümdeki ilgili kısa ifade şöyledir:

“başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA”

Bu, sağlık nedeniyle ertelemenin esas bakımından hiçbir koşulda mümkün olmadığına ilişkin bir karar değildir. Kararın önemi, başvuru yollarının doğru sırayla kullanılmasını vurgulamasıdır. Kararda anılan eski m.98 usulü yerine, güncel makam ve başvuru düzenlemeleri ayrıca esas alınmalıdır. AYM, Abdullah İçli, B. No: 2016/22167

Bireysel başvurunun koşulları hakkında Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Adli para cezasından çevrilen hapis ertelenebilir mi?

Kural olarak m.17 kapsamında ertelenemez. 5275 sayılı Kanun’un 106/9. maddesi, m.16 hükümlerini saklı tutarak adli para cezasından çevrilen hapsin infazının ertelenemeyeceğini düzenler.

Ancak hastalık ve gebelik bakımından m.16’daki hükümler ile hasta veya engelli çocuğu bulunan kadın hükümlü hakkında adli para cezasından çevrilen hapsi açıkça kapsayan m.16/A ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle “para cezası hapse çevrildiği için hiçbir özel yol yoktur” sonucu da doğru değildir. 5275 sayılı Kanun, m.16, 16/A ve 106/9

İnfaz erteleme ile konutta infaz aynı şey mi?

Hayır. Konutta infazda ceza çekilmeye devam eder; ertelemede ise infazın yerine getirilmesi ilgili karar çerçevesinde ileriye bırakılır. Yaş, sağlık, doğum veya diğer özel koşullara bağlı konutta infaz talepleri, 5275 sayılı Kanun’un 110. maddesine göre infaz hâkimliğince değerlendirilir.

Madde 110, 2025 yılında değişikliklere uğramıştır. Özellikle ağır hastalık veya engellilik nedeniyle hayatını yalnız sürdüremeyenler bakımından konutta infaz hükümleri ile m.16’daki geri bırakma hükümleri ayrı ayrı incelenmelidir. Birinden yararlanma imkânı, diğerinin şartları ve sonuçlarıyla aynı değildir. 5275 sayılı Kanun, m.110

İnfazın ertelenmesi ile yargılamanın yenilenmesi birlikte istenebilir mi?

Dosyada her iki yolun kendine özgü şartları varsa, talepler ayrı hukuki dayanaklarla gündeme gelebilir. CMK m.312, yargılamanın yenilenmesi isteminin hükmün infazını ertelemediğini; ancak mahkemenin infazı geri bırakma veya durdurma kararı verebileceğini düzenler. Ceza Muhakemesi Kanunu, m.312

Dolayısıyla mahkûmiyetin yeni delille yeniden incelenmesini istemek ile ailevi bir nedenle belirli süre erteleme istemek aynı başvuru değildir. Yenileme sebebi ve infazın neden durdurulması gerektiği ayrıca açıklanmalıdır. Ayrıntılar için kesinleşmiş ceza kararında yargılamanın yenilenmesi yazımıza bakabilirsiniz.

İnfaz erteleme hangi durumlarda kaldırılır?

Kaldırma sebepleri, kararın dayandığı maddeye göre değişir. Madde 17/3’te, erteleme süresinde hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde ertelemenin kaldırılması ve cezanın derhâl infazı düzenlenmiştir. Burada kanunun aradığı aşama, kesinleşmiş yeni mahkûmiyet değil, kamu davasının açılmasıdır.

Madde 16 bakımından sağlık durumundaki değişiklik ve yükümlülüklere aykırılık; m.16/A bakımından çocuğun iyileşmesi, ertelemenin amacına veya yükümlülüklere aykırılık ve kasten işlenen suçtan kamu davası açılması önem taşır. Bu yüzden karar alındıktan sonra da süre ve yükümlülük takibi sürmelidir. 5275 sayılı Kanun, m.16, 16/A ve 17

İnfaz erteleme hakkında sıkça sorulan sorular

2 yıl 6 ay hapis cezası için infaz erteleme alınabilir mi?

Kasten işlenen suç bakımından süre şartı karşılanabilir. Ancak suç türü, diğer kesinleşmiş cezalar, mükerrirlere özgü infaz rejimi, çağrıya uyum ve talebin gerekçesi ayrıca incelenir. Kabul otomatik değildir.

4 yıl hapis cezasında infaz erteleme olur mu?

Kasten işlenen suçta m.17’nin üç yıllık sınırı aşılır. Taksirle işlenen suçta dört yıl, süre yönünden kapsamda olabilir. Hastalık gibi özel nedenler ayrı maddelere göre değerlendirilir.

Çalışıyor olmak veya borç bulunması yeterli mi?

Tek başına çalışıyor olmak, kredi veya borç bulunması zorunlu kabul nedeni değildir. Başvuruda somut ihtiyaç, istenen süre ve bu sürede çözülecek mesele belgelerle açıklanmalıdır.

Öğrenci olduğum için cezamın infazı ertelenir mi?

Öğrencilik otomatik erteleme sağlamaz. Özellikle m.17/4 yükseköğrenimin bitirilmesini örnekler arasında sayar; süre sınırları, istisnalar ve zorunlu, çok ivedi durum birlikte değerlendirilir.

İnfaz erteleme başvurusu kaç günde sonuçlanır?

Savcılıktaki bütün erteleme talepleri için m.17’de tek bir kesin sonuçlandırma süresi belirlenmemiştir. Rapor ve belge ihtiyacı süreci etkileyebilir. Başvurunun beklemede olması çağrı yükümlülüğünü kendiliğinden kaldırmaz.

Sağlık raporum varsa kesin erteleme alır mıyım?

Hayır. Kanuni sağlık ölçütlerinin oluşması, raporun öngörülen usule uygun bulunması ve yetkili makamın karar vermesi gerekir. Hastalık adı veya engellilik yüzdesi tek başına yeterli değildir.

Erteleme süresi cezadan sayılır mı?

Olağan m.17 ertelemesinde dışarıda geçirilen süre, cezanın çekildiği süre olarak kabul edilmez. Akıl hastalığı nedeniyle m.16/1 kapsamında sağlık kurumunda geçen sürenin cezaevinde geçmiş sayılması gibi özel hükümler ayrıca değerlendirilir.

İkinci kez infaz erteleme başvurusu yapılabilir mi?

Madde 17 kapsamında en fazla iki kez erteleme uygulanabilir. İkinci başvuru ayrıca değerlendirilir; ilk karar, ikinci talebin kabulünü garanti etmez.

Ret kararına itiraz süresi 7 gün mü, 15 gün mü?

Savcılık kararına karşı şikâyet ile infaz hâkimliği kararına itiraz farklıdır. İlkinde öğrenmeden itibaren 15 ve her hâlde karar tarihinden itibaren 30 günlük sınırlar; ikincisinde tebliğden itibaren iki haftalık süre uygulanır. 4675 sayılı Kanun, m.5-6

Denetimli serbestliğe ayrılacağım için infazı ertelemem gerekir mi?

Denetimli serbestlik ve infaz erteleme ayrı kurumlardır. Denetimli serbestlik koşulları, suç ve infaz tarihleri ile cezanın tabi olduğu rejime göre hesaplanmalıdır; tahmini bir “yatar” hesabıyla çağrı kâğıdı göz ardı edilmemelidir.

İzmir’de infaz erteleme başvurusu ve dosya incelemesi

İzmir’de yaşayan bir hükümlünün talebinde de önce infazı fiilen yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı belirlenmelidir. İkamet adresi ile yetkili infaz makamı her dosyada aynı olmayabilir.

Başvuru öncesinde kesinleşmiş hüküm, çağrı kâğıdı, diğer cezalar, infaz rejimi ve erteleme nedenini gösteren belgelerin birlikte incelenmesi; yanlış maddeye dayanılması veya başvuru süresinin kaçırılması ihtimalini azaltır. Minar Hukuk ve Danışmanlığın ceza ve infaz süreçlerine ilişkin çalışma alanları hakkında infaz hukuku sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.

author avatar
Av. Murat Turgut MİNAR Avukat
Av. Murat Turgut Minar, İzmir Barosu’na 12460 sicil numarasıyla kayıtlı olup; ceza hukuku, kamulaştırma hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku ile iş hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.