Şuyulandırma, imar planının uygulanabilmesi için arsa ve arazilerin yeniden düzenlenerek hak sahiplerine müstakil veya hisseli imar parselleri olarak dağıtılmasıdır. Uygulamada çoğunlukla 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında parselasyon işlemi için kullanılan bu ifade, tapudaki parsel numarasının, yüzölçümünün, konumun ve hissedarlık durumunun değişmesiyle karşılaşan malikler açısından önem taşır.
Belediyenin malikin rızasını almadan düzenleme yapabilmesi, işlemin kendiliğinden hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Kesintinin hesabı, tahsis edilen yerin konumu, parselin yapılaşmaya elverişliliği ve bildirim süreci ayrı ayrı denetlenir. Hukuka aykırı bir uygulamaya karşı idari itiraz ve şuyulandırma işleminin iptali davası gündeme gelebilir.
Bu rehber; tapuda şuyulandırmanın anlamını, DOP kesintisini, itiraz ve dava sürelerini, yürütmenin durdurulmasını ve Danıştay’ın konuya ilişkin kararlarını birlikte ele almaktadır. Hukuki açıklamalar 19 Eylül 2026 tarihinde erişilen mevzuat metinleri esas alınarak hazırlanmıştır.
Tapuda Şuyulandırma Ne Demek?
Tapuda şuyulandırma, taşınmazın bir imar düzenlemesine konu edildiğini ve mülkiyetin bu düzenleme sonucunda oluşan parsellere taşınabildiğini ifade eder. Eski kadastro parselinin yerine yeni bir imar parseli oluşturulabilir veya malike başka bir parselde pay verilebilir.
İşlem sonucunda şu değişiklikler ortaya çıkabilir:
- Eski ada ve parsel numarası değişebilir.
- Düzenleme ortaklık payı nedeniyle yüzölçümü azalabilir.
- Tek kişiye ait taşınmaz yerine hisseli parsel tahsis edilebilir.
- Birden fazla hisse, koşulları varsa müstakil parselde toplanabilir.
- Taşınmazın yeni konumu ve yola cephesi farklılaşabilir.
Ancak tapudaki değişiklik yalnızca yeni tapu belgesinden anlaşılamaz. Eski ve yeni parseli ilişkilendiren dağıtım cetvelleri, parselasyon paftaları ve idari kararlar birlikte incelenmelidir.
“Şuyulandırma” ile “izale-i şuyu” aynı işlem değildir. Şuyulandırma burada imar uygulamasını ifade ederken, izale-i şuyu paydaşlığın giderilmesine yönelik ayrı bir hukuki süreci anlatır.
Şuyulandırma ile 18. Madde Uygulaması Aynı mı?
Günlük kullanımda bu ifadeler çoğunlukla aynı süreci anlatır. Bununla birlikte hukuki incelemede işlemin adı değil, dayanağı ve içeriği belirleyicidir. Her hisselendirme veya tapu değişikliği otomatik olarak 18. madde uygulaması değildir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi, yetkili idareye taşınmazları birleştirme, imar planına uygun ada ve parsellere ayırma, hak sahiplerine dağıtma ve resen tescil ettirme yetkisi verir. Teknik uygulama esasları ise Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik ile düzenlenmiştir.
İmar planı, alanın kullanım kararlarını ve yapılaşma koşullarını belirler. Parselasyon ise bu planın mülkiyet ve parsel düzenine uygulanmasıdır. Dolayısıyla imar planının hukuka aykırılığı ile parselasyonun hukuka aykırılığı aynı gerekçeye dayanmak zorunda değildir. Dava konusu işlem doğru belirlenmelidir.
Belediye Maliklerin Rızası Olmadan Şuyulandırma Yapabilir mi?
Evet. Kanunun verdiği yetki kapsamında maliklerin veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmadan uygulama yapılabilir. Ancak yetkili organın kararı, dayanak imar planı, düzenleme sınırı ve dağıtım hesabı hukuka uygun olmak zorundadır.
Büyükşehirlerde onay zinciri ayrıca önemlidir. Yönetmeliğin 25. maddesi uyarınca ilçe belediyesince hazırlanan parselasyon planları bakımından ilçe ve büyükşehir belediyesi encümen kararları söz konusu olabilir. Bu nedenle İzmir’de bir parselasyon işlemi incelenirken yalnız ilçe belediyesindeki evrakla yetinilmemeli, varsa büyükşehir onayı da alınmalıdır.
Mefhumu muhalif: Malik rızasının aranmadığı hükmünden, idarenin istediği oranda kesinti yapabileceği veya maliki gerekçesiz biçimde uzak bir parsele taşıyabileceği sonucu çıkarılamaz. Yetkinin varlığı, kullanım koşullarını ortadan kaldırmaz.
Şuyulandırmada DOP Kesintisi Ne Kadar Olur?
Düzenleme ortaklık payı, düzenleme alanındaki umumi hizmet ihtiyacının karşılanması ve düzenlemenin yarattığı değer artışı karşılığında taşınmazlardan ayrılan paydır. Güncel İmar Kanunu m.18 uyarınca üst sınır, düzenleme öncesi yüzölçümünün %45’idir.
Ancak %45, her taşınmazdan mutlaka kesilecek sabit oran değildir. Düzenleme sahasının ihtiyacı ve mevzuata uygun hesap sonucunda daha düşük oran ortaya çıkabilir. Sınırın altında kalmak da hesabın her yönüyle doğru olduğunu göstermez.
Basitleştirilmiş örnek: Önceki kesinti, terk, kamulaştırma veya özel bir düzeltme bulunmadığı varsayımında 1.000 m² taşınmaza %30 DOP uygulanırsa kesinti 300 m², dağıtıma esas kalan alan 700 m² olur. Bu hesap, 700 m²’lik müstakil parsel verileceğini veya bu alanda istenilen büyüklükte bina yapılabileceğini garanti etmez.
Yapılaşma olanağı ayrıca imar durumu, parsel geometrisi, çekme mesafeleri ve TAKS–KAKS ile inşaat alanı hesabı üzerinden değerlendirilmelidir.
Daha Önce DOP Kesilen Arsadan Yeniden Kesinti Yapılabilir mi?
Bir parselden birden fazla DOP alınmaması esastır; ancak bu ilke istisnasız değildir. Kanunda, yapılaşma koşulu ve nüfus artışı gibi şartlara bağlı ilave kesinti ile önceki uygulama, terk ve bağışları dikkate alan tamamlama hükümleri bulunmaktadır.
Bu nedenle “daha önce yol terk ettim, artık hiçbir kesinti yapılamaz” veya “idare yeniden %45 alabilir” şeklindeki iki genelleme de doğru değildir. Önceki işlemin türü, tarihi, oranı, güncel plan değişikliği ve kanuni koşullar birlikte incelenmelidir. Eski mevzuata göre verilmiş kararlar, sonraki kanun değişiklikleri değerlendirilmeden yeni işlemlere aktarılmamalıdır.
Şuyulandırma Bedeli Nedir? Belediyenin Para İstemesi Mümkün mü?
“Şuyulandırma bedeli” tek bir hukuki kalemin adı değildir. Talep edilen tutarın DOP’un bedele dönüştürülmesi, bir hizmet bedeli veya başka bir işlemden kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmelidir.
İmar Kanunu m.18, mevcut yapılar nedeniyle DOP alınamayan hâllerde bu payın bedele dönüştürülmesini düzenler. Bedel takdiri, değerleme raporu ve tapu beyanı bakımından özel hükümler vardır. Dolayısıyla belediyenin talebi, sadece “şuyulandırma parası” denilerek kabul veya reddedilemez. İşlemin kanuni dayanağı, hesabı, muhatabı ve tebliğ tarihi istenmelidir.
Şuyulandırmada Arsam Başka Yerden Verilebilir mi?
Öncelik, taşınmazın bulunduğu yerden tahsistir. Bunun mümkün olmadığı durumda en yakın eşdeğer alandan tahsis yapılması gerekir. Eşdeğerlik değerlendirmesinde yalnız metrekareye bakılması yeterli olmayabilir; konum, cephe, imar hakkı ve yapılaşma olanağı da önem taşır.
Eski parselin plan gereği yol veya park alanında kalması, aynı yerden tahsisi engelleyebilir. Buna karşılık aynı yerden tahsis mümkünken gerekçesiz biçimde uzaktaki veya daha elverişsiz bir parselin verilmesi, teknik incelemeyi gerektiren bir hukuka aykırılık iddiasıdır.
Danıştay: Aynı Yerden Tahsis ve Yapılaşmaya Elverişlilik Araştırılmalıdır
Danıştay 6. Dairesinin 11.04.2025 tarihli, E.2021/5615, K.2025/1912 sayılı kararında şu ilke açıkça belirtilmiştir:
“Parselasyonda, kök parsellerin bulunduğu yerde oluşturulan imar adalarına öncelikle kendi altlıklarından tahsis yapılması dağıtım ilkelerinin bir gereği olup”
Uyuşmazlıkta tahsisin bir bölümünün yaklaşık 300 metre uzaktan yapılması ve aynı yerde verilen parsellerin geometrik yapısının inşaata elverişsiz olduğu iddiası değerlendirilmiştir. Daire; daha yakın eşdeğer tahsis olanağı, daha bütüncül parsel oluşturulması, cephe genişliği ve derinlik gibi hususlar yeterince araştırılmadan verilen kararı bozmuştur. Kararın tam metni.
Uygulamaya etkisi: “DOP hesabı doğru” veya “alanın çoğu aynı yerden verildi” tespiti, diğer dağıtım itirazlarını kendiliğinden karşılamaz. Bununla birlikte karar, her uzak tahsisin kesinlikle iptal edileceği anlamına gelmez. Somut teknik zorunluluk ve alternatif tahsis seçenekleri araştırılmalıdır. Kararda işlem tarihindeki eski yönetmelik uygulanmış; güncel düzenleme bakımından aynı yerden tahsis ilkesi Kanun m.18 ve Yönetmelik m.17’de ayrıca yer almıştır.
Müstakil Tapu Şuyulandırma Sonucunda Hisseli Hâle Gelebilir mi?
Evet, koşulları varsa hisseli tahsis mümkündür. Özellikle hak edişin asgari imar parselinden küçük kalması veya teknik ve hukuki nedenlerle müstakil parsel verilememesi durumunda hisselendirme gündeme gelebilir. Ancak payın neden belirli bir parsele taşındığı ve neden bölündüğü açıklanabilir olmalıdır.
Danıştay: Ayrı Parselde Verilen Hissenin Gerekçesi ve Değeri İncelenmelidir
Danıştay 6. Dairesinin 19.11.2024 tarihli, E.2021/597, K.2024/6753 sayılı kararında, hak edişin 17 m²’lik bölümünün başka parselden hisseli verilmesi bakımından şu eksiklik vurgulanmıştır:
“hisse tahsisi yapılan bu parselin değer olarak davacının kadastral parseline denk olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmadığı”
Daire; hisseli tahsisin gerekçesi, parsel üzerindeki yapı ve yapılaşmaya uygunluk iddiaları araştırılmadan verilen ret kararına ilişkin istinaf kararını bozmuştur. Kararın tam metni.
Uygulamaya etkisi: Sadece alanın korunmuş olması, dağıtımın hukuka uygunluğu için tek başına yeterli değildir. Öte yandan bu karar da her hisseli tahsisi yasaklamaz; eksik incelemeye dikkat çeker.
Şuyulandırma İşlemine Nasıl İtiraz Edilir?
İlk adım, itiraz edilen işlemin ve taşınmazdaki değişikliğin belgelenmesidir. İlgili idareden encümen kararları, parselasyon paftaları, dağıtım cetveli, DOP hesabı ve askı belgeleri istenmelidir.
İtirazda şu bilgiler bulunmalıdır:
- Malik veya hak sahibinin kimliği ve işlemle ilgisi.
- Eski ve biliniyorsa yeni ada–parsel bilgileri.
- Kararın tarihi, sayısı, askı ve öğrenme bilgileri.
- Hatalı görülen kesinti, tahsis veya hisselendirme hesabı.
- Teknik belgelerle desteklenen somut itirazlar.
- İşlemin kaldırılması, değiştirilmesi veya düzeltilmesi talebi.
“Arsam küçüldü” ifadesi tek başına hukuka aykırılığı göstermez. Buna karşılık önceki terkin hesaba katılmaması, asgari parsel şartlarının sağlanmaması veya aynı yerden tahsis olanağının açıklanmadan dışlanması somut inceleme başlıklarıdır.
Belge isteme başvurusu ile işlemin kaldırılmasını veya değiştirilmesini isteyen İYUK m.11 başvurusu aynı şey değildir. Sadece evrak talep edilmesinin dava süresini durdurduğu varsayılmamalıdır.
Askı Süresi Kaç Gündür? PARSİD Bildirimi Nedir?
İmar Kanunu m.19 parselasyon planlarının bir ay süreyle askıya çıkarılmasını düzenler. Yönetmeliğin 11 Eylül 2025 tarihinde değiştirilen 26. maddesinde ise otuz günlük askı, internet ilanı, PARSİD kaydı ve e-Devlet üzerinden maliklerin bilgilendirilmesi öngörülmektedir.
Güncel düzenlemeye göre itirazlar değerlendirilir; uygun bulunan itiraz üzerine değişiklik yapılırsa kural olarak askı ve kesinleşme süreci yeniden yürütülür. Değişiklikten etkilenen maliklere on günlük itiraz süresi verilerek tebliğ yapılması veya muvafakatlerinin alınması hâline ilişkin özel düzenleme de bulunmaktadır. Bu nedenle eski yazılardaki tek aşamalı askı anlatımı her dosya için yeterli olmayabilir. Yönetmelik m.26.
Şuyulandırma İptal Davası Açma Süresi Ne Kadardır?
Özel bir süre bulunmayan hâllerde idare mahkemesinde dava açma süresi 60 gündür. Ancak süreyi doğru hesaplamak için yalnız askı bitişine bakılmaz. İşlemin kesinleşmesi, kişiye yapılan bildirim, işlemin tüm unsurlarıyla öğrenilmesi ve varsa idari itirazın etkisi birlikte değerlendirilir. İYUK m.7 ve m.11.
Tebligat Yapılmadıysa Dava Süresi Başlar mı?
Parselasyon işlemi malikin taşınmazını bireysel olarak etkiler. Bu nedenle yalnız genel ilan yapılmış olmasından hareketle bütün malikler için dava hakkının sona erdiği söylenemez. Ancak “tebligat yoksa hiçbir zaman süre başlamaz” sonucu da güvenli değildir; işlemin açık ve tam olarak öğrenildiği kanıtlanabilir.
Danıştay 6. Dairesinin 21.09.2023 tarihli, E.2022/6329, K.2023/6777 sayılı kararında şu tespit yapılmıştır:
“Parselasyon işleminin tebliğ edilmediği durumlarda, bir çok teknik ve hukuki ayrıntısı bulunan bu işlemden muhatapın tüm unsurları itibariyle haberdar olduğu tarihin tespit edilerek”
Kararda, işlemin kesinleşmesinden önce beyan edilen haricen öğrenme tarihiyle süre başlatılması uygun bulunmamış; tebligat ve işlemin bütün unsurlarıyla öğrenildiğine ilişkin yeterli kanıt bulunmaması nedeniyle süre aşımı gerekçeli ret kararına ilişkin istinaf kararı bozulmuştur. Kararın tam metni.
Bu kararın 2025 tarihli PARSİD düzenlemesinden önce verildiği unutulmamalıdır. Yeni işlemlerde e-Devlet/PARSİD bildiriminin içeriği, erişilebilir belgeler ve tebliğ kayıtları ayrıca incelenmelidir. Her elektronik bilgilendirme otomatik olarak aynı hukuki sonucu doğurur şeklinde bir genelleme yapılmamalıdır.
Belediyeye İtiraz Dava Süresini Durdurur mu?
İşlemeye başlamış dava süresi içinde yapılan ve İYUK m.11 şartlarını taşıyan başvuru süreyi durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Açık veya zımni retten sonra kalan süre işlemeye devam eder; başvurudan önce geçen günler hesaba katılır.
Örneğin 60 günlük sürenin 20 günü geçtikten sonra geçerli bir m.11 başvurusu yapılmışsa, ret sonrasında kural olarak kalan 40 gün dikkate alınır. Bu örnek başlangıç günü, tatil ve somut tebliğ hesabının yerine geçmez. Askı sırasında henüz kesinleşmemiş işleme yapılan itirazın etkisi de ayrıca değerlendirilmelidir.
Beş Yıl İçinde Her Zaman Dava Açılabilir mi?
Hayır. İmar Kanunu m.8’de kesinleşen imar ve parselasyon planları için kesinleşmeden itibaren her hâlde beş yıllık sınır bulunmaktadır. Bu hüküm, tebliğ veya hukuken geçerli öğrenme üzerine başlayan 60 günlük sürenin yerine geçen serbest bir beş yıllık bekleme hakkı değildir.
Eski işlemlerde düzenlemenin zaman bakımından uygulanması, kesinleşme ve öğrenme tarihleri ayrıca araştırılmalıdır. Beş yıllık hüküm veya tebligat eksikliği gerekçe gösterilerek başvurunun ertelenmesi ciddi süre riski yaratır.
Şuyulandırma İptal Davası Hangi Mahkemede Açılır?
İdari parselasyon işleminin iptali talebi kural olarak taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinde ileri sürülür. Yetki yönünden İYUK m.34 uygulanır. Dava, işlemi tesis eden ve onaylayan idari yapı gözetilerek doğru idare veya idarelere yöneltilmelidir.
Tapu kaydının etkilenmiş olması, uyuşmazlığı otomatik olarak tapu iptali ve tescil davasına dönüştürmez. İdari işlemin hukuka uygunluğu ile özel hukuk kaynaklı mülkiyet uyuşmazlığı ayrılmalıdır. İdari yargıdaki iptal davasında mahkemeden doğrudan yeni parselasyon yapması veya belirli bir parseli davacı adına dağıtması istenmesi de iptal denetiminin sınırlarıyla bağdaşmaz.
Dilekçenin temel yapısı için idari dava dilekçesi örneği ve yürütmenin durdurulması rehberi incelenebilir. Ancak örnek metin, parselasyonun teknik belgeleriyle somutlaştırılmalıdır.
Şuyulandırma İşleminin İptal Sebepleri Nelerdir?
| İnceleme konusu | Somutlaştırılabilecek hukuka aykırılık |
|---|---|
| Yetki ve onay | Yetkisiz organ kararı veya gerekli onayın eksikliği |
| Dayanak plan | Uygulama imar planına aykırı parsel üretimi veya tahsis |
| DOP hesabı | Hatalı oran, önceki terklerin dikkate alınmaması, şartları bulunmayan ek kesinti |
| Dağıtım | Aynı yerden tahsis mümkünken gerekçesiz uzak tahsis |
| Hisselendirme | Teknik ve hukuki gerekçe gösterilmeden payın parçalanması |
| Yapılaşma | Cephe, derinlik veya geometri nedeniyle elverişsiz parsel oluşturulması |
| Usul | İlan, bildirim, değişiklik ve kesinleşme işlemlerindeki eksiklikler |
Her eksiklik aynı sonucu doğurmaz. Dilekçede aykırılığın hangi belgeye dayandığı ve davacının taşınmazını nasıl etkilediği açıklanmalıdır. İdarenin teknik zorunluluk, plan kararı veya önceki kesintilerin mahsubu savunması da dikkate alınmalıdır.
İdari yargıda resen araştırma ilkesi bulunması, davacının somutlaştırma yükünü ortadan kaldırmaz. Özellikle teknik değerlendirme gerektiren iddialar bakımından keşif ve uzman bilirkişi incelemesi önem taşır. Yukarıdaki Danıştay kararları da sonucun otomatik iptal değil, yeterli inceleme yapılması olduğunu göstermektedir.
Dava Açılması Şuyulandırmayı Durdurur mu?
Hayır. İptal davası açılması tek başına işlemin yürütülmesini durdurmaz. İYUK m.27 uyarınca yürütmenin durdurulması için açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar şartlarının birlikte ortaya konulması gerekir.
Örneğin yeni tahsis üzerinden yapılaşma, fiilî müdahale veya geri dönüşü zorlaştıracak uygulamalar varsa bunlar belgeleriyle açıklanmalıdır. “Mülkiyet hakkım ihlal ediliyor” biçimindeki genel ifade yerine, hatalı işlem ile doğacak zarar arasındaki bağ kurulmalıdır.
Şuyulandırma İptal Edilirse Eski Tapu Geri Gelir mi?
İptal kararı idarenin mahkeme kararına uygun işlem yapmasını gerektirir. Ancak her dosyada eski tapunun kendiliğinden ve aynen geri geleceği söylenemez.
İmar Kanunu m.18, kesinleşmiş iptal kararının uygulanmasında kök parsele dönülmesini engelleyen hukuki veya fiilî imkânsızlıklar için özel hükümler içerir. Koşulları varsa mevcut tescilli parseller üzerinden yeni uygulama, muvafakatle başka tahsis veya kanundaki esaslara göre bedel ödenmesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle iptal kararı sonrasında yeni idari işlemler, tapu kayıtları, üçüncü kişilerin durumu ve varsa zarar talepleri ayrıca takip edilmelidir. İptal kararı otomatik tazminat kararı değildir. Tazminat talebinin dayanağı, zarar, illiyet ve başvuru süreleri ayrı değerlendirilir.
Şuyulandırma Davası İçin Gerekli Belgeler
- Güncel ve önceki tapu kayıtları, mülkiyet zinciri.
- Kadastral çap, eski ve yeni parselasyon paftaları.
- Uygulama imar planı ve plan notları.
- Encümen kararları ve varsa büyükşehir onayı.
- Dağıtım cetvelleri ve DOP hesabı.
- Önceki terk, bağış, kesinti veya kamulaştırma belgeleri.
- Askı ilanları, tebligatlar ve PARSİD/e-Devlet bildirimleri.
- İtiraz dilekçeleri, alındı kayıtları ve cevaplar.
- Yapı ruhsatları, fotoğraflar ve gerektiğinde teknik değerlendirme.
Belgelerin tamamı elde edilememiş olsa bile süre kontrolü ertelenmemelidir. İdarede bulunan eksik belgelerin mahkeme aracılığıyla getirtilmesi talep edilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Askıda itiraz etmedim, yine de dava açabilir miyim?
Askıda itiraz edilmemesi tek başına dava hakkının her durumda kaybedildiğini göstermez. Kesinleşme, tebligat, öğrenme ve kanuni süreler birlikte incelenmelidir. İtiraz etmemiş olmak ile dava süresini geçirmek farklı meselelerdir.
Şuyulandırma ile tarla otomatik olarak arsaya dönüşür mü?
Her durumda hayır. Plan kararı, parselasyon ve tescil birlikte değerlendirilir. Tapudaki vasıf ile güncel yapılaşma olanağı aynı şey değildir. Ayrıntılar için tarla arsaya nasıl çevrilir? başlıklı açıklamaya bakılabilir.
Şuyulandırma sonrası aynı metrekare verildiyse dava açılamaz mı?
Aynı alanın verilmesi tek başına belirleyici değildir. Konum, değer eşdeğerliği, yapılaşma imkânı ve payların dağıtımı yönünden hukuka aykırılık bulunabilir.
Şuyulandırma davası ne kadar sürer?
Her dosya için geçerli bir süre verilemez. Tebligatlar, işlem dosyasının getirtilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ve kanun yolu aşamaları süreyi etkiler. Yürütmenin durdurulması talebi, esas kararından ayrı değerlendirilir.
Şuyulandırma davasının masrafı ne kadar?
Harçlar yanında keşif, bilirkişi ve tebligat giderleri bulunabilir. Dosyanın kapsamı ve yürürlükteki tarifeler görülmeden tek bir rakam verilmesi yanıltıcı olur.
Şuyulandırma tapusu alınır mı?
Alım öncesinde yalnız tapu senedi değil, uygulamanın kesinleşmesi, dava veya yürütmenin durdurulması kararı, hisseler, yapılaşma koşulları ve varsa bedel beyanları incelenmelidir. Özellikle DOP’un bedele dönüştürüldüğü hâllerde kanuni işlem kısıtlamaları ayrıca kontrol edilmelidir.
Sonuç
Şuyulandırma işlemi, taşınmazın sadece numarasını değil ekonomik ve hukuki kullanılabilirliğini de değiştirebilir. Hak kaybının değerlendirilmesinde kesinti oranı kadar tahsisin yeri, parselin yapılaşmaya elverişliliği ve dava süresi önemlidir.
İzmir’de veya başka bir ilde uygulamaya konu taşınmazınız bakımından; tapu, encümen kararı, dağıtım cetveli ve bildirim kayıtları üzerinden hukuki inceleme yapılması için Minar Hukuk ve Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Özellikle başvuru ve dava süreleri somut işlemin tarihi, bildirimi ve tabi olduğu mevzuata göre ayrıca hesaplanmalıdır.



