TCK Madde 60 tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri, ceza hukukunda suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanabilecek yaptırımları düzenler. Bu maddeye göre, özel hukuk tüzel kişileri hakkında faaliyet izninin iptali veya müsadere gibi güvenlik tedbirleri gündeme gelebilir. TCK 60. madde, şirketler, dernekler, vakıflar ve diğer tüzel kişiler bakımından ceza hukuku sorumluluğunun sınırlarını belirler. Tüzel kişi hakkında doğrudan hapis cezası uygulanmaz; ancak suçtan doğan menfaatin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması için tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilebilir.


Madde Metni

Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri

Madde 60- (1) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline karar verilir.

(2) Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır.

(3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.

(4) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.


Madde Gerekçesi

TCK 60 tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereği yalnızca gerçek kişilere ceza verilebileceğini kabul eder. Ancak bu durum, suç nedeniyle özel hukuk tüzel kişileri hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına engel değildir. Bu maddeyle, tüzel kişilerin suçtan menfaat sağlamasının önlenmesi ve kamu düzeninin korunması amaçlanır.

Özel hukuk tüzel kişileri hakkında uygulanabilecek ilk güvenlik tedbiri, faaliyet izninin iptalidir. Bunun için tüzel kişiye bir kamu kurumu tarafından belirli bir faaliyette bulunma izni verilmiş olmalı ve bu izin, tüzel kişi yararına kasıtlı bir suç işlenirken kötüye kullanılmalıdır. Ayrıca suç ile verilen izin arasında bağlantı bulunmalı ve tüzel kişinin organ veya temsilcileri bu suça katılmış olmalıdır.

TCK 60 kapsamında müsadere, tüzel kişi yararına işlenen suçtan kaynaklanan eşya veya maddi menfaatlerin devlet mülkiyetine geçirilmesini ifade eder. Suçla bağlantılı malvarlığı değerleri bakımından müsadere hükümleri uygulanabilir; ancak iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları korunur.

Tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri, her suç bakımından uygulanmaz. Bu tedbirlere yalnızca kanunda açıkça öngörülen hallerde hükmedilebilir. Ayrıca mahkeme, tedbirin çok ağır sonuçlar doğuracağını değerlendirirse orantılılık ilkesi gereği faaliyet izninin iptali veya müsadere kararı vermeyebilir.

Bu nedenle TCK 60 madde gerekçesi, şirketler, dernekler, vakıflar ve diğer özel hukuk tüzel kişileri bakımından ceza hukuku sorumluluğunun sınırlarını belirleyen önemli bir düzenlemedir. Suçtan elde edilen menfaatin önlenmesi, kamu güvenliğinin korunması ve tüzel kişi faaliyetlerinin hukuka uygun yürütülmesi bakımından temel hükümler arasında yer alır.


Yargıtay Kararları

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/1841 E. ve 2024/9382 K.

Özet: TCK m.60’a göre, özel hukuk tüzel kişisi yararına işlenen kasıtlı suçlarda izin iptali ve müsadere uygulanabilir; 6415 sayılı Kanun’da tüzel kişi faaliyeti kapsamında suç işlenmesi yeterli görülmüştür.

Türk Ceza Kanunun Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri başlıklı 60. maddesinde;

“ ( 1 ) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline karar verilir.

( 2 )Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır.

( 3 )Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.

( 4 ) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.” şeklinde hükme yer verilmiştir.

6415 Sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 4. maddesinin 5. fıkrasında ise “Suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.” şeklinde hükme yer verilmiştir.

Tüzel kişi, kendisine özgü fiziksel varlığı bulunmamakla birlikte, varlığına hukuksal bir sonuç bağlanan ve hukuk tarafından tanınan, belli ve sürekli bir amacı gerçekleştirmek üzere bağımsız bir şekilde bir araya gelen kişilerin ya da kurumların örgütlenmesinden veya bu amaca tahsis edilen malların bir araya getirilmesinden oluşan topluluklardır.

Özel hukuk tüzel kişileri, kuruluşu, organları, sorumlulukları, sona ermesi özel hukuk hükümlerine göre belirlenen, kanunda sınırlı sayıda düzenlenen tiplere uygun olarak ortaya çıkan tüzel kişilerdir. Özel hukuk tüzel kişileri, kamu hukuku tüzel kişilerinden farklı olarak bir hukuki işlem neticesinde kurulur.

Türk hukukunda, özel hukuk tüzel kişileri, Dernekler, Vakıflar, Ticaret şirketleri, Kooperatifler , Sendikalar, Siyasi Partiler’den oluşmaktadır.

Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir.

Bir ticari ortaklığın paylarına sahip olan gerçek ve tüzel kişiler, aslında o payın miktarıyla ve niteliğiyle orantılı olarak ortaklığın sahibi konumundadırlar. Ticari ortaklıklar hem mülkiyet hakkının hem de bazı diğer hakların öznesi konumundadırlar. Buna göre, ticari ortaklık niteliğindeki tüzel kişiler, hukuken kişi olmalarına rağmen aynı zamanda eşya statüsündedir. Zira bunların paylarına diğer gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilir. Teoride pay kavramı; “sermayeyi temsil eden bir bölümü, senede bağlanmış payı, ortaklık statüsünü ve hak sahipliğini” barındıran birden fazla anlamda kullanılmaktadır. Paya bağlanan ikinci anlam ise; pay itibari değere sahip ve kıymetli evrak niteliğine haiz pay senetleri özelliğini ifade etmektedir.

TCK’nın 60. maddesinde bir güvenlik tedbiri olarak müsadere hükümlerinin yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanacağı belirtilmesine karşın 6415 Sayılı Kanun’un 4/5. maddesinde uygulama alanını daha da genişletici şekilde suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi yeterli görülmüştür.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2016/629 E. ve  2017/248 K.

Özet: TCK m.60 uyarınca tüzel kişilere ceza verilemez; ancak organ veya temsilcilerinin tüzel kişi yararına işlediği suçlarda izin iptali ve müsadere gibi güvenlik tedbirleri uygulanabilir; CMK m.249 temsil usulünü düzenler.

KARAR : A- )Kanun yararına bozma isteminin ( 2 ) numaralı nedeni yönünden yapılan değerlendirmede;

I. YASAL DÜZENLEMELER

12.10.2004 tarihli 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Ceza sorumluluğunun şahsiliği” başlıklı 20. maddesinde; ” ( 1 ) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. ( 2 ) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.”

Anılan Kanun’un “Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri” başlıklı 60. maddesinde ise; ” ( 1 ) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline karar verilir. ( 2 ) Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır. ( 3 ) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir. ( 4 ) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.”

17.12.2004 tarihli 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Tüzel kişinin temsili” başlıklı 249. maddesinde; ( 1 ) Bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada tüzel kişinin organ veya temsilcisi, katılan veya savunma makamı yanında yer alan sıfatıyla duruşmaya kabul edilir. ( 2 ) Bu durumda, tüzel kişinin organ veya temsilcisi bu Kanunun katılana veya sanığa sağladığı haklardan yararlanır. ( 3 ) Birinci fıkra hükmü, sanığın aynı zamanda tüzel kişinin organ veya temsilcisi sıfatını taşıması hâlinde uygulanmaz.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/6208 E. ve 2024/9383 K.

Özet: TCK m.60 kapsamında, tüzel kişi yararına işlenen suçlarda müsadere uygulanabilir. Suça tahsis edilen malvarlığının tamamı dahi olsa, suçla bağlantılıysa genel müsadere yasağı ihlal edilmez. Müsadere güvenlik tedbiridir.

Suç işleyen kimsenin tabiri caizse tüm malvarlığını söz konusu suçun işlenmesine tahsis etmesi veya suçun işlenmesinde kullanması durumunda suçun işlenmesine tahsis edildiği veya suçun işlenmesinde kullanıldığı belirlenen eşyaların tüm malvarlığını kapsaması halinde dahi malvarlığının tamamının müsadere edilmesi genel müsadere yasağına aykırılık oluşturmayacaktır. Zira artık suçla ilgisi olmayan bir eşyanın müsaderesi söz konusu değildir.

Türk Ceza Hukukunda bir suçun karşılığında uygulanabilecek yaptırımlar, cezalar ve güvenlik tedbirleri olarak belirlenmiştir. Bir suçun karşılığında uygulanacak yaptırım olarak cezalar hapis ve adli para cezasından ( TCK madde 45) ibarettir. Güvenlik tedbirleri ise belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma(TCK madde 53) , eşya müsaderesi (TCK madde 54) , kazanç müsaderesi (TCK madde 55), çocuklara özgü güvenlik tedbirleri (TCK madde 56), akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri (TCK madde 57), mükerrir ve özel tehlikeli suçlulara özgü güvenlik tedbirleri (TCK madde 58), tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinden (TCK madde 60) ve TCK’nın 60. maddesini daha da genişleten 6415 Sayılı Kanun’un 4/5. maddesinde hüküm altına alınan tedbirlerden oluşmaktadır.


author avatar
Av. Murat Turgut MİNAR Avukat
Av. Murat Turgut Minar, İzmir Barosu’na 12460 sicil numarasıyla kayıtlı olup; ceza hukuku, kamulaştırma hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku ile iş hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.