TCK Madde 147, hırsızlık suçunda zorunluluk hâlini düzenleyen özel bir ceza hukuku hükmüdür. Bu madde, hırsızlık fiilinin ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla işlenmesi hâlinde mahkemeye cezada indirim yapma veya ceza vermekten vazgeçme imkânı tanır. Türk Ceza Kanunu’nun 147. maddesi, failin içinde bulunduğu zorunlu durumun, fiilin haksızlık ve kusur yoğunluğunu azaltabileceği düşüncesine dayanır. Açlık, sağlık, barınma veya benzeri acil ihtiyaçlar somut olayda değerlendirilir. Bu nedenle TCK 147, hırsızlık suçunda cezanın bireyselleştirilmesi ve hakkaniyetli karar verilmesi bakımından önem taşır.

Madde Metni

Zorunluluk hâli

Madde 147- (1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.


Madde Gerekçesi

Türk Ceza Kanunu’nun 147. maddesi, hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla işlenmesi hâlinde uygulanabilecek özel bir ceza indirimi veya ceza vermeme hükmünü düzenlemektedir. Bu madde, hırsızlık suçunun her somut olayda aynı ağırlıkta değerlendirilemeyeceği düşüncesinden hareketle kabul edilmiştir.

Kanun koyucu, bazı durumlarda failin hırsızlık fiilini olağan bir mal edinme kastıyla değil, ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla işleyebileceğini kabul etmiştir. Açlık, barınma, sağlık, temel yaşam ihtiyacı veya benzeri zorlayıcı koşullar, somut olayın özelliklerine göre bu kapsamda değerlendirilebilir. Ancak bu durum, fiili kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez; yalnızca failin içinde bulunduğu zorunlu durum nedeniyle cezanın azaltılmasına veya ceza verilmemesine imkân tanır.

TCK 147 kapsamında değerlendirme yapılırken, failin gerçekten ağır ve acil bir ihtiyaç içinde bulunup bulunmadığı, bu ihtiyacın başka yollarla giderilip giderilemeyeceği, alınan mal ile karşılanmak istenen ihtiyaç arasında ölçülülük bulunup bulunmadığı ve failin bu amaçla hareket edip etmediği birlikte incelenir.

Sonuç olarak TCK Madde 147, hırsızlık suçunda zorunlu ihtiyaç hâlini dikkate alan, cezanın bireyselleştirilmesini sağlayan ve somut olayın özelliklerine göre hâkime cezada indirim yapma veya ceza vermekten vazgeçme yetkisi tanıyan önemli bir ceza hukuku düzenlemesidir.



Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

TCK Madde 147, bağımsız bir suç tipi değil, hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla işlenmesi hâlinde uygulanabilecek ceza indirimi veya ceza vermeme hükmüdür. Bu nedenle cezanın niteliği belirlenirken öncelikle temel suç olan hırsızlık suçu dikkate alınır. Hırsızlık suçunun oluştuğu kabul edildikten sonra, fiilin ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla işlenip işlenmediği değerlendirilir.

Mahkeme, somut olayda ağır ve acil ihtiyaç hâlinin bulunduğunu tespit ederse, fail hakkında cezada indirim yapabilir veya ceza vermekten vazgeçebilir. Bu değerlendirme yapılırken failin içinde bulunduğu zorunlu durum, alınan malın niteliği, ihtiyacın ağırlığı, fiilin işleniş biçimi, mağdurun zararı ve olayın ölçülülük boyutu birlikte dikkate alınır.

Yargılama bakımından TCK 147, hırsızlık suçunun tabi olduğu usule göre değerlendirilir. Hırsızlık suçunun temel şekli bakımından yargılama kural olarak asliye ceza mahkemesinde yapılır. Soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür. Mahkeme, hırsızlık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığını ve ardından TCK 147 şartlarının mevcut olup olmadığını değerlendirir.

İnfaz rejimi bakımından ceza verilmemesi kararı hâlinde infaz edilecek bir yaptırım söz konusu olmaz. Ceza verilmesi ve yalnızca indirim uygulanması hâlinde ise hükmedilen ceza genel infaz hükümlerine göre yerine getirilir. Cezanın miktarına ve somut olayın özelliklerine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi, seçenek yaptırımlar, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri gündeme gelebilir.

Zorunlu İhtiyaç Hâlinde Hırsızlık Suçunda Tutuklama

TCK 147 kapsamında değerlendirilen hırsızlık fiilleri bakımından tutuklama, teorik olarak mümkün olmakla birlikte uygulamada oldukça istisnai niteliktedir. Çünkü bu madde, failin ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla hareket etmesi nedeniyle cezada indirim yapılmasına veya ceza verilmemesine imkân tanımaktadır.

Tutuklama kararı verilebilmesi için Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi kapsamında kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması gerekir. Bunun yanında kaçma şüphesi, delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ihtimali ya da mağdur ve tanıklar üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi tutuklama nedenlerinden birinin mevcut olması aranır.

Ancak ağır ve acil ihtiyaç nedeniyle işlenen hırsızlık hâlinde suçun haksızlık yoğunluğu ve ceza ağırlığı daha düşük değerlendirilebileceğinden, ölçülülük ilkesi gereğince çoğu durumda tutuklama yerine adli kontrol tedbirleri tercih edilir. Failin sabit ikametgâhının bulunması, delillerin toplanmış olması veya kaçma şüphesinin bulunmaması hâlinde tutuklama kararı verilmesi ölçüsüz kabul edilebilir.

Sonuç olarak TCK 147 kapsamında tutuklama, hukuken mümkün olsa da ceza indirimi veya ceza vermeme ihtimali nedeniyle uygulamada sınırlı ve istisnai bir koruma tedbiri olarak değerlendirilir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

TCK 147, bağımsız bir suç tipi değil, hırsızlık suçunda ağır ve acil ihtiyaç nedeniyle ceza indirimi veya ceza vermeme hükmüdür. Bu nedenle şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı bakımından temel suç olan hırsızlık suçuna ilişkin hükümler dikkate alınır.

Hırsızlık suçunun temel şekli, kural olarak şikâyete bağlı değildir ve Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen soruşturulur. Bu nedenle mağdurun şikâyette bulunması soruşturma için zorunlu değildir. Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi de kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Uzlaşma bakımından hırsızlık suçunun temel şekli uzlaştırma kapsamında değerlendirilebilir. Bu nedenle TCK 147 kapsamında kalan basit hırsızlık fiillerinde dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gündeme gelebilir. Tarafların uzlaşması hâlinde kamu davası açılmayabilir veya açılmış dava düşebilir. Buna karşılık fiil nitelikli hırsızlık kapsamında değerlendirilirse uzlaştırma hükümleri kural olarak uygulanmaz.

Zamanaşımı bakımından temel hırsızlık suçuna ilişkin ceza sınırları dikkate alınır. Basit hırsızlık bakımından dava zamanaşımı süresi genel olarak 8 yıl olarak uygulanır. Bu süre içinde soruşturma veya kovuşturma yapılmazsa kamu davasının düşmesi gündeme gelebilir.

Görevli Mahkeme

TCK 147 kapsamında ağır ve acil ihtiyacı karşılamak amacıyla işlenen hırsızlık fiilleri bakımından görevli mahkeme, temel suç olan hırsızlık suçunun niteliğine göre belirlenir. Hırsızlık suçunun temel şekli bakımından görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir.

Soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür. Yeterli şüphe oluşması hâlinde kamu davası açılır ve yargılama görevli asliye ceza mahkemesinde yapılır. Mahkeme, öncelikle hırsızlık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığını değerlendirir. Ardından failin fiili ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla işleyip işlemediğini, ihtiyacın gerçek ve zorunlu olup olmadığını, alınan mal ile karşılanan ihtiyaç arasında ölçülülük bulunup bulunmadığını inceler.

Fiilin nitelikli hırsızlık kapsamında değerlendirilmesi veya dosyada başka ağır suçların bulunması hâlinde görevli mahkeme somut olayın hukuki niteliğine göre ayrıca belirlenebilir. Ancak TCK 147’nin uygulandığı temel hırsızlık hâllerinde görevli mahkeme genel olarak asliye ceza mahkemesidir.


Sıkça Sorulan Sorular

TCK 147 zorunluluk hali nedir?

TCK 147 zorunluluk hali, hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla işlenmesi halinde cezada indirim yapılmasını veya ceza verilmemesini düzenleyen özel bir hükümdür. Bu madde, hırsızlık suçu, zorunluluk hali, ağır ihtiyaç ve ceza adaletinde ölçülülük ilkesi bakımından önem taşır.

TCK 147 hangi hallerde uygulanır?

TCK 147, failin kendisinin veya başkasının ağır ve acil bir ihtiyacını karşılamak amacıyla hırsızlık fiilini işlemesi halinde gündeme gelebilir. Somut olayda ihtiyacın zorunlu olup olmadığı, başka bir çözüm yolunun bulunup bulunmadığı, alınan malın niteliği ve failin amacı birlikte değerlendirilir.

TCK 147 hırsızlık suçunda cezayı nasıl etkiler?

TCK 147 kapsamında, mahkeme olayın özelliklerine göre fail hakkında verilecek cezada indirim yapabilir veya ceza verilmemesine karar verebilir. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için yalnızca ekonomik sıkıntı yeterli değildir; fiilin gerçekten ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak amacıyla işlenmiş olması gerekir.


Yargıtay Kararları

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/6170 E. ve 2022/1462 K.

Özet: TCK 147 kapsamında zorunluluk hali değerlendirilmeden hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle karar sanık lehine bozulmuştur.

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanununun 14. maddesinde askeri şahıslara tebligat usulünün açıklandığı, bu madde uyarınca “…Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır…” hükmü karşısında askerde bulunan sanığa yokluğunda verilen kararın tebliğinin usule aykırı olduğu anlaşılmakla, sanığın kararı öğrenmekle yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Dosya kapsamına göre olay yeri … Merkez İlçe Güllerpınarı Mahallesi ise de, suç tarihi 09/10/2013, suç saati ise gece 04:30’dur. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında; annesinin babası tarafından kendisi 12 yaşında iken öldürüldüğünü, sokaklarda yaşamını sürdürdüğünü, olay tarihinde havanın soğuk olması nedeniyle ısınmak amacıyla yakacağı ateşi tutuşturmak için müştekinin motosikletinden az miktarda (bir çay bardağı dolusu kadar) benzin çalmaya karar verdiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
5237 sayılı TCK’nın “Zorunluluk Hali” 147. maddesinde “hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. ” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay’ın istikrar bulmuş içtihatları uyarınca hırsızlık suçuna özgü zorunluluk hali var ise TCK’nın 147. maddesi uyarınca cezada indirim yapılabilir veya ceza vermekten de vazgeçilebilir. Nitekim Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2016/19800 Esas, 2018/11199 Karar numaralı ilamında “olay tarihinde havanın soğuk olması nedeniyle üşüdüklerini ve bu nedenle suça konu yere girerek Belediye personeline ait montları aldıkları” olayda; 2014/9942 Esas, 2014/3148 Karar numaralı ilamında “olay günü çok sayıda kişinin karıştığı kavgada bıçakla yaralanan arkadaşını hastaneye yetiştirmek amacıyla ekip aracını çalan sanığın arkadaşını hastaneye götürdüğü” olayda; sanıklar hakkında TCK’nın 147. maddesinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozma kararları verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Sanığın savunmalarının doğruluğunun tespit edilmesi bakımından sosyal ve ekonomik durumunun araştırılarak sonucuna göre TCK’nın 147. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu değerlendirilmeden yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
2)Her ne kadar sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kalmış ise de eylemini en fazla yanında bulunan 2.5 litrelik pet şişedeki miktara özgülediği anlaşılmakla, hırsızlık suçuna konu benzinin suç tarihindeki değerinin tespit edilerek sonucuna göre suçun konusunu oluşturan malın değerinin az olması halinde tayin edilen cezadan TCK’nın 145. maddesi gereğince ceza verilmekten vazgeçilemeyecek ise de belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 14/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





author avatar
Av. Murat Turgut MİNAR Avukat
Av. Murat Turgut Minar, İzmir Barosu’na 12460 sicil numarasıyla kayıtlı olup; ceza hukuku, kamulaştırma hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku ile iş hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.