CMK 308/A itirazı, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı başvurulabilen özel bir hukuki yoldur. Uygulamada özellikle “istinaf kesin karar verdi ne yapabilirim?”, “BAM kararına itiraz edilir mi?”, “Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı hangi yol var?”, “CMK 308/A dilekçesi nasıl yazılır?” ve “kesinleşmiş istinaf kararına rağmen dosya yeniden incelenebilir mi?” soruları bakımından önem taşır.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesi, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı itiraz yetkisi tanımaktadır. Bu yol, her karar için başvurulabilecek sıradan bir kanun yolu değildir. Daha çok kesin nitelikteki istinaf kararlarında ortaya çıkan açık, ciddi ve sonucu etkileyen hukuka aykırılıkların giderilmesi amacıyla gündeme gelir.
Özellikle savunma hakkının kısıtlanması, sanığa iddianamenin veya duruşma gününün usulüne uygun bildirilmemesi, delillerin duruşmada tartışılmaması, gerekçeli kararın çelişkili olması, çocuk sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmaması, haksız tahrik veya yaş küçüklüğü gibi sanık lehine hükümlerin değerlendirilmemesi CMK 308/A başvurularında öne çıkan hukuka aykırılık sebepleridir.
CMK 308/A Hangi Durumlarda Gündeme Gelir?
CMK 308/A, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı kullanılır. Bu nedenle başvurunun ilk şartı, kararın BAM ceza dairesi tarafından verilmiş ve kesin nitelikte olmasıdır.
Bu itiraz yolu özellikle şu şartlarda karşılık bulur: “İstinaf mahkemesi kesin karar verdi ne yapabilirim?” “Bölge adliye mahkemesi kararına itiraz edilir mi?” “CMK 308/A başvurusu cezanın infazını durdurur mu?” “BAM Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz dilekçesi nasıl yazılır?” “Sanık lehine CMK 308/A başvurusunda süre var mı?” “Kesinleşmiş ceza kararına karşı yeniden inceleme mümkün mü?”
CMK 308/A’nın amacı, kesinleşmiş gibi görünen istinaf kararlarındaki esaslı hukuka aykırılıkları tamamen görmezden gelmek değil; sınırlı ve istisnai bir denetim mekanizmasıyla bu hataların düzeltilmesini sağlamaktır.
CMK 308/A Madde Metni
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesi, 7035 sayılı Kanun ile sisteme eklenmiş; 7188 sayılı Kanun ve 7445 sayılı Kanun ile değişikliklere uğramıştır. Güncel düzenlemede sanık aleyhine itiraz bakımından “kararı etkileyecek nitelikte esaslı hata” şartı açıkça yer almaktadır.
CMK m.308/A Madde Metni:
“(1) (Değişik cümle: 28/3/2023-7445/22 md.) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. (Ek cümleler: 28/3/2023-7445/22 md.) Sanık aleyhine itiraz edilebilmesi için kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hatanın bulunması zorunlu olup, bu itiraz sanık veya müdafiine daire tarafından tebliğ olunur. Tebligat, ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli olur. İlgililer, tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir. (Değişik cümleler: 17/10/2019-7188/30 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. Kurula gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. (Ek cümleler: 17/10/2019-7188/30 md.) Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, gereği için dairesine gönderilir. Kurulun verdiği kararlar kesindir. Dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan başkanlar kurulu bu incelemeyi yapar. Başkanlar kurulunun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.”
CMK 308/A Başvurusunu Kim Yapabilir?
CMK 308/A itirazını doğrudan yapma yetkisi Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına aittir. Ancak sanık, hükümlü, müdafii, katılan veya vekili, başsavcılığa başvurarak bu yetkinin kullanılmasını talep edebilir.
Bu nedenle uygulamada “CMK 308/A dilekçesi” olarak bilinen belge, teknik olarak başsavcılıktan itiraz yetkisinin kullanılmasını talep eden başvuru dilekçesidir. Yani kişi doğrudan ceza dairesine “ben CMK 308/A itirazı yapıyorum” şeklinde değil; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak, kesin nitelikteki karar hakkında itiraz yoluna gidilmesini talep eder.
CMK 308/A Başvurusunda Süre Var mı?
CMK 308/A bakımından süre, itirazın sanık lehine mi yoksa sanık aleyhine mi yapılacağına göre değişir. Kanun, sanık lehine ve sanık aleyhine başvurular arasında açık bir ayrım yapmıştır.
Sanık Lehine CMK 308/A Başvurusunda Süre Aranmaz
Sanık lehine yapılacak CMK 308/A itirazında süre aranmaz. Bu düzenleme ceza muhakemesi bakımından son derece önemlidir. Çünkü sanık hakkında kesin nitelikte bir istinaf kararı verilmiş olsa bile, kararda sanık lehine giderilmesi gereken açık ve ciddi bir hukuka aykırılık varsa, süre engeli olmaksızın bu yol gündeme gelebilir.
Örneğin savunma hakkının kısıtlanması, sanığın yokluğunda usulsüz işlem yapılması, delillerin tartışılmaması, haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmemesi, yaş küçüklüğü hükümlerinin hatalı uygulanması, çocuk sanık bakımından sosyal inceleme raporu alınmaması gibi durumlar sanık lehine CMK 308/A başvurusunda ileri sürülebilir.
Sanık Aleyhine CMK 308/A Başvurusu İçin Esaslı Hata Şartı Vardır
Sanık aleyhine CMK 308/A itirazı ise daha sıkı şartlara bağlanmıştır. Güncel kanun hükmüne göre sanık aleyhine itiraz edilebilmesi için kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hata bulunması gerekir. Ayrıca bu itiraz sanık veya müdafiine tebliğ edilir ve ilgililer tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı cevap verebilir.
Bu düzenleme sanığın hukuki güvenliğini korumaya yöneliktir. Çünkü kesin nitelikteki bir kararın sanık aleyhine yeniden tartışmaya açılması, ancak kararın sonucunu etkileyen ciddi bir hata varsa mümkün olmalıdır.
Anayasa Mahkemesi’nin CMK 308/A Kararı Neden Önemlidir?
CMK 308/A bakımından en önemli dönüm noktalarından biri Anayasa Mahkemesi’nin E.2019/4, K.2021/78 sayılı kararıdır. Anayasa Mahkemesi, CMK 308/A maddesindeki “sanığın aleyhine itirazlar” yönünden düzenlemeyi adil yargılanma hakkı, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri bakımından değerlendirmiştir. AYM kararında, sanık aleyhine itirazın sınırsız ve belirsiz biçimde kullanılmasının anayasal güvenceler bakımından sorun doğurabileceği kabul edilmiştir.
Bu karar sonrasında 7445 sayılı Kanun ile CMK 308/A maddesine “sanık aleyhine itiraz edilebilmesi için kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hatanın bulunması zorunlu” ibaresi eklenmiştir. Böylece sanık aleyhine CMK 308/A itirazının ancak ciddi, somut ve sonuca etkili hukuka aykırılıklar bakımından kullanılabileceği kanun metninde açıkça belirtilmiştir.
CMK 308/A Başvurusu Cezanın İnfazını Durdurur mu?
CMK 308/A başvurusu yapılması, cezanın infazını kendiliğinden durdurmaz. Bu husus uygulamada en çok karıştırılan konulardan biridir. Hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunan kişi bakımından, yalnızca Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına CMK 308/A başvurusu yapılmış olması, infazın otomatik olarak duracağı anlamına gelmez.
Bu nedenle CMK 308/A başvurusunda infaz riski varsa, ayrıca ve açıkça infazın durdurulması talep edilmelidir. Dilekçede yalnızca “itiraz yoluna gidilmesini talep ediyoruz” denilmesi yeterli olmayabilir. İnfazın durdurulması isteniyorsa, bu talebin ayrıca belirtilmesi ve telafisi güç zarar ihtimaliyle birlikte hukuka aykırılıkların somut şekilde açıklanması gerekir.
CMK 308/A Başvurusu Hangi Hukuka Aykırılıklar İçin Yapılır?
CMK 308/A itirazı her karara karşı kullanılabilecek geniş ve sınırsız bir yol değildir. Başvurunun başarılı olabilmesi için kararın sonucunu etkileyen ciddi bir hukuka aykırılık gösterilmelidir.
Savunma Hakkının Kısıtlanması
Sanığa iddianamenin tebliğ edilmemesi, duruşma gününün bildirilmemesi, yüklenen suç anlatılmadan savunma alınması, CMK m.147’deki hakların hatırlatılmaması, müdafi yardımından yararlanma hakkının ihlal edilmesi veya birleşen dosya hakkında taraflara usulüne uygun bildirim yapılmaması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olabilir.
Savunma hakkının kısıtlanması, CMK 308/A başvurularında en güçlü hukuka aykırılık sebeplerinden biridir.
Delillerin Duruşmada Tartışılmaması
Ceza yargılamasında mahkeme, hükmünü ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurda tartışılmış delillere dayandırabilir. Delillerin okunmaması, tartışılmaması, sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulmaması veya kararın dosya içindeki ancak duruşmada tartışılmamış belgelere dayanması, CMK 206, 209, 214, 216 ve 217 hükümleri bakımından sorun oluşturabilir.
Bu tür hukuka aykırılıklar, özellikle mahkûmiyet kararlarında sonuca etkili ise CMK 308/A kapsamında ileri sürülebilir.
Gerekçeli Kararın Çelişkili veya Yetersiz Olması
Ceza mahkemesi kararlarında gerekçe, yalnızca şekli bir unsur değildir. Mahkeme hangi delile neden üstünlük tanıdığını, hangi tanık beyanını neden kabul ettiğini, sanık lehine delilleri neden reddettiğini ve mahkûmiyet kanaatine nasıl ulaştığını açıkça göstermelidir.
Tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmemesi, tarafsız tanık beyanının neden dışlandığının açıklanmaması veya aynı olay bakımından farklı suçlar yönünden çelişkili gerekçeler kurulması CMK 308/A başvurusunda önemli bir dayanak olabilir.
Sanık Lehine Hükümlerin Değerlendirilmemesi
Haksız tahrik, yaş küçüklüğü, etkin pişmanlık, cezanın ertelenmesi, seçenek yaptırımlar, HAGB koşulları, çocuk sanıklar bakımından sosyal inceleme raporu, sağır ve dilsiz sanıklara ilişkin özel hükümler gibi hususlar kararın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Mahkeme veya istinaf dairesi bu hususları hiç değerlendirmemişse ya da gerekçesiz biçimde geçiştirmişse, CMK 308/A başvurusu yapılması gündeme gelebilir.
CMK 308/A ile Kanun Yararına Bozma Arasındaki Fark Nedir?
CMK 308/A ile kanun yararına bozma birbirinden farklı hukuki yollardır. CMK 308/A, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kullanılan özel bir itiraz yetkisidir.
Kanun yararına bozma ise Adalet Bakanlığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Yargıtay süreciyle bağlantılı farklı bir olağanüstü kanun yoludur. Bu nedenle “kesinleşmiş ceza kararına karşı ne yapılır?” sorusunun cevabı her dosyada aynı değildir. Dosyanın niteliğine göre CMK 308/A, kanun yararına bozma, yargılamanın yenilenmesi veya bireysel başvuru yolları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
CMK 308/A Dilekçesi Nasıl Hazırlanmalıdır?
CMK 308/A dilekçesi, klasik bir istinaf veya temyiz dilekçesi gibi hazırlanmamalıdır. Çünkü bu aşamada amaç dosyanın baştan sona yeniden değerlendirilmesini istemek değil, kesin nitelikteki BAM kararında bulunan esaslı hukuka aykırılığı göstermektir.
Dilekçede kararın hangi BAM ceza dairesi tarafından verildiği, esas ve karar numarası, karar tarihi, kararın kesin nitelikte olup olmadığı, başvurunun sanık lehine mi yapıldığı, hangi hukuka aykırılıkların ileri sürüldüğü, bu hukuka aykırılıkların kararın sonucunu nasıl etkilediği ve başsavcılıktan hangi talepte bulunulduğu açıkça yazılmalıdır.
Özellikle “karar hatalıdır”, “ceza fazladır”, “adaletsizlik yapılmıştır” gibi soyut ifadeler yeterli değildir. Bunun yerine “sanığa yüklenen suç anlatılmadan savunma alınmıştır”, “CMK m.147 hakları hatırlatılmamıştır”, “deliller duruşmada tartışılmamıştır”, “haksız tahrik hükümleri değerlendirilmemiştir”, “çocuk sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmamıştır” gibi somut hukuka aykırılıklar gösterilmelidir.
CMK 308/A Bozma Kararlarına İlişkin Örnek İçtihatlar
Aşağıdaki içtihatlar, CMK 308/A itirazının uygulamada hangi tür hukuka aykırılıklar bakımından kabul edildiğini göstermektedir.
Savunma Hakkının Kısıtlanması Nedeniyle CMK 308/A Bozma Kararı
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi, E. 2017/1347, K. 2017/1349, T. 21.09.2017
Dava, hırsızlık suçuna ilişkindir. Mahkemece birleşen dava dosyasından dolayı CMK 223/7 maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eylemin tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle hüküm kurulması, Sanığa iddianamenin tebliğ edilmemiş olup, CMK 176/4 maddesi gereğince iddianamenin tebliği ile duruşma arasında bir haftalık sürenin bulunması ve bulunmadığı takdirde duruşmaya ara verme hakkının sanığa hatırlatılması gerekirken hatırlatılmayarak savunmasının alındığı, bu suretle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı, açıkça hukuka kesin aykırılık hali olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Bu karar, CMK 308/A başvurularında savunma hakkının kısıtlanmasının en güçlü bozma sebeplerinden biri olduğunu göstermektedir. Özellikle iddianamenin usulüne uygun tebliğ edilmemesi, duruşmaya hazırlanma hakkının engellenmesi ve sanığa kanuni haklarının hatırlatılmaması, istinaf kesin kararına karşı CMK 308/A yoluna gidilmesini gerektirebilecek nitelikte hukuka aykırılıklardır.
Yaş Tespiti ve Yaş Küçüklüğü Değerlendirilmeden Hüküm Kurulması
T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, E. 2023/2000, K. 2023/1160, T. 08.06.2023
Dairemizce verilen 10/05/2023 tarih 2022/872 Esas 2023/873 Karar sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair karara, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25/05/2023 tarihinde CMK’nın 308/A maddesine istinaden itiraz yoluna başvurulduğu, Dairemizin 07/06/2023 tarihli ek kararıyla itirazın kabulü ile, Dairemizce verilen 10/05/2023 tarih 2022/872 Esas 2023/873 Karar sayılı kararının kaldırılarak, dosyanın işbu esas numarasına kaydedildiği anlaşılmakla; (…) ‘Nüfus kayıt örneğine göre suç tarihinde çocuk olan sanık Vahide Güner’in(Garbulcu) gerçek yaşının tespiti maksadıyla radyoloji uzmanının da görüşü alınarak 24/12/2020 tarihli kemik yaşının tespitine yönelik rapor alındığı, bu rapora göre sanık Vahide Güner’in nüfus kaydının aksine suç tarihinde 18 yaşını doldurmuş yani yetişkin olduğunun belirlendiği, bu rapor doğrultusunda ilk derece mahkemesince sanık Vahide Güner hakkında 5237 Sayılı TCK’nın yaş küçüklüğüne ilişkin hükümleri uygulanmayarak atılı suçlardan mahkumiyetine karar verildiği, ancak sanık Vahide Güner’in güncel nüfus kayıtları incelendiğinde bu konuda bir düzeltmenin yapılmadığı, sanığın suç tarihinde halen çocuk olarak göründüğü, bu suretle ilk derece mahkemesince 5271 Sayılı CMK.nın 218/2. maddesi uyarınca yapılacak yaş düzeltmesinden sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yaş düzeltmesi yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi…
Bu karar, CMK 308/A itirazlarında yaş tespiti, yaş küçüklüğü ve sanığın hukuki statüsünün doğru belirlenmesinin önemini ortaya koymaktadır. Sanığın çocuk mu yetişkin mi olduğu, uygulanacak ceza hükümlerini doğrudan etkileyebileceği için bu tür eksiklikler kararın sonucunu etkileyen esaslı hata niteliği taşıyabilir.
Haksız Tahrik Değerlendirmesi Yapılmadan Hüküm Kurulması
T.C. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, E. 2023/103, K. 2023/98, T. 31.01.2023
Dairemizin 17.05.2022 gün ve 2022/607 Esas, 2022/584 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararına karşı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2022 tarihli itiraznamesi ile 5271 Sayılı CMK’nın 308/A maddesi gereğince itiraz edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 16.11.2022 tarih 2022/31 Esas 2022/31 Sayılı kararı uyarınca Dairemizin yukarıda anılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kaldırıldığı anlaşılmakla; Tüm dosya kapsamı ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 16.11.2022 tarih 2022/31 Esas 2022/31 Sayılı kararı nazara alınarak yapılan incelemede; 5271 Sayılı CMK’nın 206, 209, 214, ve 216. maddeleri uyarınca, sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ortaya konulması, hükme esas alınacak delil niteliğindeki belgelerin, beyanların duruşmada ortaya konulup, anlatılıp okunması ve tartışılması gerektiği, aynı Kanun’un 217. maddesinde mahkemece kararın ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırılabileceği, yine aynı Kanun’un 288/2. maddesinde ise bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasının hukuka aykırılık oluşturacağı hususlarının açıkça belirtildiği dikkate alınarak; Sanığın mağdurlara karşı kız kardeşi olan İrem’i rahatsız etmeleri nedeniyle atılı eylemi işlediğini savunduğu, tanık İrem’in ise soruşturma aşamasında mağdurların kendisine yönelik rahatsız edici eylemlerinin olduğunu beyan etmesi dikkate alındığında Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2019/2241 Esas 2019/15638 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere TCK’nın 29. Maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeden hüküm kurulması, SONUÇ: Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunanların istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 Sayılı CMK 280/1-e ve f. maddesiyle aynı Kanunun 289. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,karar verilmiştir.
Bu karar, CMK 308/A başvurularında sanık lehine uygulanabilecek haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmemesinin önemli bir hukuka aykırılık oluşturabileceğini göstermektedir. Özellikle sanığın savunması, tanık beyanları ve olayın gelişimi haksız tahrik ihtimalini ortaya koyuyorsa, mahkemenin bu hususu tartışmadan hüküm kurması kararın bozulmasına yol açabilir.
Çelişkili Tanık Beyanları ve Yetersiz Gerekçe Nedeniyle CMK 308/A
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi, E. 2023/614, K. 2023/389, T. 17.04.2023
Dava; hakaret ve tehdit suçuna ilişkindir. Müştekinin aşamalardaki iddiaları arasında çelişkilerle müşteki ile tanığın beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizdir. Sanığın hakaret suçundan kurulan mahkumiyetine dair hükmün gerekçesinde tarafsız tanığın beyanına neden itibar edilmediğinin karar yerinde tartışmasız bırakılması doğru değildir. Tehdit suçundan kurulan hükmün gerekçesinde tanığın olay yerinde olmadığı, tanık ile müşteki ifadelerinin tutarsız olduğu kabul edildiği ve bu tanık dışında aleyhe hüküm kurulmasını gerektirecek nitelikte başkaca tanık beyanı olmadığı halde hangi tanığın beyanına üstünlük tanındığı belirtilmeden ”…müşteki ve tanık beyanı…” şeklindeki yetersiz gerekçeyle ve sanığa yüklenen hakaret ve tehdit suçları yönünden farklı gerekçe oluşturularak gerekçeler arasında çelişkiye neden olacak şekilde sanığın hükümlülüğüne karar verilmesi doğru değildir.
Bu karar, gerekçeli karar hakkı ve delillerin tartışılması bakımından önemlidir. CMK 308/A başvurularında yalnızca “tanık beyanları çelişkilidir” demek yeterli değildir. Hangi beyanın hangi yönden çeliştiği, mahkemenin bu çelişkiyi neden gidermesi gerektiği ve hükmün hangi yetersiz gerekçeyle kurulduğu açıkça gösterilmelidir.
Çocuk Sanık Hakkında Sosyal İnceleme Raporu Alınmaması
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi, E. 2023/117, K. 2023/162, T. 26.01.2023
5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun “Sosyal İnceleme” başlığını taşıyan 35. maddesinde: “(…) (3)Mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi kararda gösterilir.” denilmektedir. Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 20/2. maddesi ise: “Fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından sosyal inceleme yaptırılması zorunludur.” hükmünü içermektedir. Belirtilen yasal düzenlemeler ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sosyal inceleme yaptırılmaması ve aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda tartışılmaması ile suç tarihi itibarı ile sabıkasız olduğu tespit edilen suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nun 51/1-2.cümlesi uyarınca verilen hapis cezasının ertelenip ertelenmeyeceği konusunda gerekçeli kararda değerlendirme yapılmaması…..Cumhuriyet Savcısının CMK 308/A maddesi gereğince yapmış olduğu itiraz yerinde görülmüş olduğundan CMK 280/1-e maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA, karar verilmiştir.
Bu karar, çocuk ceza yargılamasında sosyal inceleme raporunun önemini göstermektedir. Suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması veya yaptırılmama nedeninin gerekçeli kararda tartışılmaması, CMK 308/A başvurusu bakımından ciddi bir hukuka aykırılık oluşturabilir.
Yüklenen Suç Anlatılmadan Savunma Alınması ve CMK 147 İhlali
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, E. 2024/2980, K. 2024/2937, T. 08.07.2024
Dairemizin 23/01/2024 tarih 2023/3031 esas 2024/227 Sayılı kararı ile İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine dair karar verildiği, bu karara karşı İstinaf Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CMK’nun 308/A maddesi uyarınca 14/03/2024 tarih 2024/962 İtiraz Değerlendirme numaralı başvuru ile sanıklar yönünden hükmün bozulması talebiyle itiraz edildiği, Dairemizin 24/04/2024 tarihli kararı ile itirazın kabul edildiği anlaşılmakla dosya incelendi. (…) 1-)Yargıtay 6.C.D.nin 25.04.2018 tarihli, 2015/4506 E.ve 2018/3247 K.sayılı ilamında “…öncelikle mağdur ve müdafiine sonradan açılan ve birleştirilme kararı verilen kamu davası ile ilgili usulüne uygun bildirim yapılıp bu yönde beyanları alındıktan sonra hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden iddia ve delillerini mahkemeye sunma olanağını kısıtlayan biçimde duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş…” şeklinde verilen karar dikkate alındığında, Birleştirme kararı sonrasında Yerel mahkemenin 2017/603 esas sayılı dava dosyasında sanık S. Öner ile müdafiine duruşma gününün bildirilmediği, birleştirme kararı sonrasında kamu davası ile ilgili usulüne uygun bildirim yapılıp bu yönde beyanları alındıktan sonra hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden sanık …in savunma hakkının kısıtlanmasının, 2-)Mahkumiyetine karar verilen sanıklar … ve …’un savunmalarının alındığı 21/03/2018 tarihli duruşmada sanıklara yüklenen suç anlatılmadan ve CMK’nin 147.maddesindeki yasal hakları hatırlatılmadan atılı suça yönelik savunması alınarak 5271 Sayılı CMK’nin 147.ve 191/3-b maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanmasının, istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMK’nin 280/1-f maddeleri uyarınca BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi
Bu karar, CMK 308/A başvurularında savunma hakkı ihlalinin ne kadar kritik olduğunu göstermektedir. Sanığa yüklenen suç anlatılmadan, CMK m.147’deki hakları hatırlatılmadan ve birleşen dosya hakkında usulüne uygun bildirim yapılmadan savunma alınması, doğrudan adil yargılanma hakkıyla bağlantılıdır.
CMK 308/A Başvurusunda Sıkça Sorulan Sorular
İstinaf Kesin Kararına Karşı CMK 308/A Başvurusu Yapılabilir mi?
Evet, bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin kararı kesin nitelikte ise ve kararda ciddi bir hukuka aykırılık bulunduğu düşünülüyorsa, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığından CMK 308/A itiraz yoluna başvurması talep edilebilir.
CMK 308/A Başvurusu İçin Avukat Zorunlu mu?
Kanunda bu başvuru için avukat zorunluluğu öngörülmemiştir. Ancak CMK 308/A dilekçesi teknik bir dilekçe olduğu için hukuka aykırılığın somut kanun maddeleri ve kararın sonucuna etkisiyle birlikte gösterilmesi gerekir. Bu nedenle dilekçenin sıradan bir şikâyet metni gibi değil, ceza muhakemesi tekniğine uygun hazırlanması önemlidir.
CMK 308/A Başvurusu Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?
Kanunda dairenin itirazı mümkün olan en kısa sürede inceleyeceği belirtilmiştir. Ancak uygulamada süre; dosyanın kapsamına, BAM iş yoğunluğuna, itirazın daire tarafından kabul edilip edilmemesine ve dosyanın Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gidip gitmemesine göre değişebilir.
CMK 308/A Başvurusu Reddedilirse Ne Olur?
Kararı veren daire itirazı yerinde görmezse dosya Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilir. Kurulun verdiği kararlar kesindir. Ancak dosyanın niteliğine göre kanun yararına bozma, bireysel başvuru veya yargılamanın yenilenmesi gibi diğer yollar ayrıca değerlendirilebilir.
CMK 308/A Dilekçesinde İnfazın Durdurulması Talep Edilebilir mi?
Evet, talep edilebilir. Ancak CMK 308/A başvurusu infazı kendiliğinden durdurmadığı için infazın durdurulması isteniyorsa bu husus dilekçede ayrıca açıkça belirtilmelidir.
Sonuç
CMK 308/A itirazı, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarında bulunan ciddi hukuka aykırılıkların giderilmesi için önemli bir yoldur. Özellikle savunma hakkının kısıtlanması, sanığa yüklenen suçun anlatılmadan savunma alınması, CMK m.147 haklarının hatırlatılmaması, delillerin duruşmada tartışılmaması, haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmemesi, yaş küçüklüğü veya çocuk sanık hükümlerinin hatalı uygulanması, sosyal inceleme raporu alınmaması ve gerekçeli kararın çelişkili olması gibi durumlarda CMK 308/A başvurusu gündeme gelebilir.
Bu başvuruda başarı için en önemli nokta, hukuka aykırılığın somut, ciddi ve kararın sonucunu etkileyen nitelikte olduğunu gösterebilmektir. Sanık lehine başvurularda süre aranmazken, sanık aleyhine başvurularda hem süre hem de “kararı etkileyecek nitelikte esaslı hata” şartı vardır.
Dolayısıyla “istinaf kesin karar verdi, ne yapabilirim?”, “BAM ceza dairesi kararına itiraz edilir mi?”, “CMK 308/A dilekçesi nasıl yazılır?”, “kesinleşmiş ceza kararında savunma hakkı ihlal edildiyse ne olur?” gibi sorular bakımından CMK 308/A, dosyanın özelliklerine göre mutlaka değerlendirilmesi gereken özel bir ceza muhakemesi yoludur.
CMK 308/A İtiraz Başvurusu Dilekçesi Örneği
İnfazın Durdurulması Taleplidir
… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
BAŞVURAN SANIK / HÜKÜMLÜ: Ad Soyad / T.C. Kimlik No / Adres
MÜDAFİİ: Av. Murat Turgut MİNAR
KARARI VEREN DAİRE: … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: … Mahkemesi
ESAS NO: … / … E.
KARAR NO: … / … K.
KARAR TARİHİ: … / … / …
KONU: … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi’nin kesin nitelikteki …/… E., …/… K. sayılı kararına karşı, 5271 sayılı CMK m.308/A uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz yoluna başvurulması ve infazın durdurulması talebimizden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
Müvekkil hakkında … Mahkemesi’nin …/… E., …/… K. sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmü kurulmuş; anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu, … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi’nin …/… E., …/… K. sayılı kararı ile esastan reddedilmiş / düzeltilerek esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olup, dosyada CMK m.308/A kapsamında değerlendirilmesi gereken açık, ciddi ve sonuca etkili hukuka aykırılıklar bulunmaktadır.
Yargılama sürecinde müvekkilin savunma hakkı etkin şekilde kullandırılmamış; deliller duruşmada usulüne uygun biçimde tartışılmamış, müvekkil lehine olan hususlar değerlendirilmemiş ve hüküm denetime elverişli, yeterli ve çelişkisiz bir gerekçeye dayandırılmamıştır.
Ceza yargılamasında mahkûmiyet hükmü, ancak duruşmada tartışılmış, hukuka uygun ve kesin kanaat oluşturan delillere dayanabilir. Somut dosyada ise müvekkil lehine değerlendirilmesi gereken hususlar gerekçeli kararda tartışılmamış; bu yönüyle karar, adil yargılanma hakkı ve savunma hakkı bakımından esaslı hukuka aykırılık içermektedir.
CMK m.308/A uyarınca sanık lehine yapılacak itirazlarda süre şartı bulunmamaktadır. Bu nedenle kesin nitelikteki Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığınızca itiraz yoluna başvurulması zorunluluğu doğmuştur.
Ayrıca kararın infazı halinde müvekkil yönünden telafisi güç ve imkânsız zararlar doğabileceğinden, CMK m.308/A kapsamında yapılacak değerlendirme sonuçlanıncaya kadar infazın durdurulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ NEDENLER
5271 sayılı CMK m.308/A, CMK m.147, m.191, m.206, m.216, m.217, m.280, m.289 ve ilgili sair mevzuat.
NETİCE VE TALEP
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1. … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi’nin …/… E., …/… K. sayılı kesin nitelikteki kararına karşı 5271 sayılı CMK m.308/A uyarınca itiraz yoluna başvurulmasına,
2. Dosyadaki esaslı hukuka aykırılıkların giderilmesi amacıyla kararın kaldırılması / bozulması için dosyanın ilgili ceza dairesine gönderilmesine,
3. İtiraz incelemesi sonuçlanıncaya kadar müvekkil hakkındaki cezanın infazının durdurulmasına,
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
Tarih
Başvuran Müdafii
Av. Murat Turgut MİNAR
İmza


