Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ceza mahkemesinin sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurmasına rağmen bu hükmün belirli şartlarla açıklanmamasına karar vermesidir. Uygulamada HAGB en çok “HAGB sicile işler mi?”, “HAGB memuriyete engel mi?”, “HAGB kararı istinaf edilir mi?”, “basit yargılama usulünde HAGB verilir mi?” ve “HAGB’de vekâlet ücreti çıkar mı?” sorularıyla gündeme gelir.

HAGB kararı, beraat kararı değildir. Mahkeme, sanığın suçu işlediği kanaatine ulaşmış ve bir ceza belirlemiştir. Ancak kanundaki şartlar oluştuğu için bu hükmün açıklanmasını geri bırakmıştır. Bu nedenle HAGB, sanık bakımından önemli avantajlar sağlayabilse de sonuçları dikkatle değerlendirilmesi gereken teknik bir ceza muhakemesi kurumudur.

Ceza infaz süresi, koşullu salıverilme tarihi ve denetimli serbestlik hesabı için infaz yatar hesaplama robotuna buradan ulaşabilirsiniz.

HAGB kararı verilirse hüküm hemen açıklanmaz, ceza infaz edilmez ve karar klasik mahkûmiyet gibi adli sicile işlemez. Ancak karar özel sisteme kaydedilir, denetim süresi başlar, bazı durumlarda vekâlet ücreti ve yargılama gideri doğabilir. Basit yargılama usulünde de şartları varsa HAGB kararı verilebilir. Seri muhakeme usulünde ise Cumhuriyet savcısı tarafından belirlenen yaptırım hakkında, koşulları varsa CMK m.231’deki HAGB hükümleri kıyasen uygulanabilir. Bu nedenle HAGB yalnızca klasik duruşmalı yargılamada değil; basit yargılama ve seri muhakeme gibi özel ceza muhakemesi usullerinde de gündeme gelebilir.

2024 sonrası HAGB kararlarına karşı istinaf yolu kabul edilmiştir. Ayrıca Anayasa Mahkemesi, 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla HAGB kurumunu düzenleyen CMK m.231/5’in birinci cümlesini iptal etmiş; iptal hükmünün yayım tarihinden dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Bu nedenle HAGB, 2026 yılında özellikle güncel mevzuat ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.


HAGB Kısa Cevap: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Ne Demektir?

HAGB, sanık hakkında verilen iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası bakımından, mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının belirli şartlarla geri bırakılmasıdır.

Mahkeme HAGB kararı verdiğinde sanık hakkında bir hüküm kurulmuştur; fakat bu hüküm açıklanmaz. Sanık, beş yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemez ve yükümlülüklere uygun davranırsa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir.

Bu nedenle HAGB, “ceza almadım” anlamına gelmez. Daha doğru ifade şudur: Mahkeme mahkûmiyet hükmü kurmuş, ancak bu hükmün hukuki sonuç doğurmasını denetim süresi sonuna bırakmıştır.


HAGB Mevzuatı: CMK Madde 231 Kanun Metni

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenmiştir. HAGB hakkında doğru değerlendirme yapılabilmesi için kanun metninin doğrudan bilinmesi gerekir.

CMK Madde 231 – Hükmün Açıklanması ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

(1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.

(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.

(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir.

(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.

(5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

(6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;

a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

gerekir.

(7) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.

(8) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;

a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,

b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,

karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.

(9) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

(10) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.

(11) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar.

Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.

(12) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır.

272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.

(13) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

(14) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.


HAGB Şartları Nelerdir?

HAGB kararı verilebilmesi için CMK m.231’de yer alan şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlardan biri eksikse mahkeme HAGB kararı veremez.

Ceza İki Yıl veya Daha Az Olmalıdır

HAGB için sanık hakkında hükmolunan sonuç cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası olması gerekir.

Burada önemli olan suçun kanunda yazılı üst sınırı değil, mahkemenin somut olayda verdiği sonuç cezadır. Örneğin mahkeme indirimlerden sonra 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmetmişse diğer şartlar varsa HAGB uygulanabilir. Ancak sonuç ceza 2 yılın üzerindeyse HAGB kararı verilemez.

Sanığın Daha Önce Kasıtlı Suçtan Mahkûm Olmaması Gerekir

HAGB için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması gerekir. Taksirli suçlardan mahkûmiyet, kural olarak HAGB’ye engel değildir.

Ancak önceki mahkûmiyetin kesinleşip kesinleşmediği, suçun kasıtlı mı taksirli mi olduğu, adli sicil ve arşiv kayıtlarının niteliği somut dosyada ayrıca incelenmelidir.

Mahkeme Yeniden Suç İşlenmeyeceği Kanaatine Varmalıdır

HAGB otomatik bir hak değildir. Mahkeme, sanığın kişilik özelliklerini, duruşmadaki tutum ve davranışlarını, olaydan sonraki tavrını ve yeniden suç işleme ihtimalini değerlendirir.

Ancak mahkeme HAGB uygulamıyorsa bunu soyut ve kalıp ifadelerle değil, somut gerekçelerle açıklamalıdır. “Sanığın kişiliği dikkate alınarak HAGB uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki gerekçesiz ifadeler, kanun yolu denetiminde tartışma konusu yapılabilir.

Mağdurun veya Kamunun Zararı Giderilmelidir

Suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı maddi zarar varsa bu zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin suretiyle giderilmesi gerekir.

Sanık zararı hemen gideremiyorsa, CMK m.231/9 uyarınca denetim süresi içinde taksitler hâlinde ödeme koşuluyla da HAGB kararı verilebilir.

Özellikle dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, hırsızlık, mala zarar verme ve ekonomik suçlarda zarar giderimi HAGB bakımından kritik önemdedir.

Suç Bakımından HAGB Yasağı Bulunmamalıdır

Bazı suçlar bakımından HAGB uygulanması kanunen yasaklanmış olabilir. CMK m.231/14, Anayasa’nın 174. maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarda HAGB hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler.

Ayrıca özel kanunlarda da HAGB yasağı öngörülebilir. Bu nedenle yalnızca ceza miktarına bakmak yeterli değildir; suçun düzenlendiği özel kanun da incelenmelidir.


Basit Yargılama Usulü Nedir?

Basit yargılama usulü, belirli hafif suçlarda asliye ceza mahkemesinin duruşma açmadan, dosya üzerinden ve yazılı beyanlara göre karar verebildiği özel bir ceza muhakemesi usulüdür.

Adalet Bakanlığı’nın açıklamasına göre basit yargılama usulü; iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını veya üst sınırı iki yıl ya da daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, mahkemenin duruşma açmaksızın dosya üzerinden karar verebilmesine imkân tanır.

Basit yargılama usulü, özellikle hakaret, basit yaralama, tehdit, mala zarar verme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma gibi asliye ceza mahkemesinde görülen ve ceza miktarı düşük suçlarda gündeme gelebilir.


Basit Yargılama Usulünde HAGB Verilir mi?

Evet. Basit yargılama usulünde şartları varsa HAGB kararı verilebilir. CMK m.251/4, koşulları bulunması hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğini açıkça düzenler.

Ancak basit yargılama usulünde HAGB’nin uygulanması otomatik değildir. Mahkeme önce dosya kapsamına göre mahkûmiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, düşme veya başka bir karar verip vermeyeceğini değerlendirir. Mahkûmiyet kanaatine ulaşırsa sonuç cezayı belirler, basit yargılama indirimi uygular ve HAGB şartlarını ayrıca inceler.

Basit Yargılama Usulünde HAGB Otomatik Verilir mi?

Hayır. Basit yargılama usulünde sonuç cezanın dörtte bir oranında indirilmesi, HAGB’nin otomatik uygulanacağı anlamına gelmez.

Mahkeme şu soruları ayrıca değerlendirir:

Sanığın sonuç cezası iki yıl veya daha az mı?
Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyeti var mı?
Mağdurun veya kamunun zararı giderilmiş mi?
Sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşuyor mu?
Suç bakımından HAGB yasağı var mı?
Sanık HAGB uygulanmasına yazılı olarak karşı çıkmış mı?

Bu şartlar oluşmadan yalnızca dosya basit yargılama usulünde görülüyor diye HAGB kararı verilemez.

Basit Yargılama Usulünde HAGB Kabul Edilmezse Ne Olur?

CMK m.251/4, basit yargılama usulünde HAGB uygulanmasını “sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması” şartına bağlamıştır.

Bu nedenle basit yargılama usulünde sanığın yazılı savunması önemlidir. Sanık açıkça HAGB istemediğini bildirirse mahkeme HAGB uygulamayabilir ve hükmü açıklayabilir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Beraat ihtimali güçlü olan dosyalarda HAGB’ye razı olmak her zaman en doğru strateji değildir. HAGB, beraat değildir. Sanık hakkında mahkûmiyet kanaati kurulmuş olur. Bu nedenle savunma stratejisi kurulurken öncelikle beraat ihtimali, deliller, suçun unsurları ve hukuka aykırı delil iddiaları değerlendirilmelidir.

Basit Yargılama Usulünde HAGB ve 1/4 Ceza İndirimi

Basit yargılama usulünde mahkûmiyet kararı verilirse sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Bu indirim, HAGB sınırı bakımından önemlidir.

Örneğin mahkeme önce 2 yıl 4 ay hapis cezası belirlemiş, basit yargılama indirimiyle sonuç cezayı 1 yıl 9 aya düşürmüşse, diğer şartlar da varsa HAGB gündeme gelebilir.

Bu nedenle basit yargılama usulü, bazı dosyalarda HAGB ihtimalini doğrudan etkileyebilir. Ancak bu durum, savunmanın yalnızca ceza indirimi üzerine kurulması gerektiği anlamına gelmez. Suçun unsurları oluşmamışsa öncelikli talep beraat olmalıdır.


Seri Muhakeme Usulünde HAGB Verilir mi?

Evet. Seri muhakeme usulünde de şartları varsa HAGB uygulanabilir. CMK m.250 kapsamında seri muhakeme usulü, kanunda sayılan bazı suçlarda Cumhuriyet savcısının şüpheliye belirli bir yaptırım teklif ettiği, şüphelinin bu teklifi müdafi huzurunda kabul etmesi hâlinde dosyanın mahkeme denetimine sunulduğu özel bir ceza muhakemesi usulüdür.

Seri muhakeme usulünde Cumhuriyet savcısı tarafından belirlenen yaptırım hakkında, koşulları bulunması hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri kıyasen uygulanabilir. Adalet Bakanlığı’nın seri muhakeme usulüne ilişkin açıklamasında da CMK m.250/6 uyarınca CMK m.231’deki HAGB hükümlerinin kıyasen uygulanabileceği belirtilmektedir.

Bu nedenle seri muhakeme usulünde şüpheli, yalnızca teklif edilen ceza miktarını değil; bu cezanın HAGB’ye konu edilip edilmeyeceğini, adli sicil etkisini, denetim süresini, vekâlet ücreti ve yargılama gideri doğup doğmayacağını da değerlendirmelidir.

Seri Muhakeme Usulünde HAGB Otomatik midir?

Hayır. Seri muhakeme usulünde HAGB otomatik değildir. Öncelikle suçun seri muhakeme usulüne tabi suçlardan olması, yeterli şüphenin bulunması, şüphelinin müdafi huzurunda teklifi kabul etmesi ve savcılık tarafından belirlenen yaptırımın mahkemece denetlenmesi gerekir.

HAGB yönünden ayrıca CMK m.231’deki şartlar aranır. Buna göre sonuç yaptırımın HAGB’ye elverişli olması, şüphelinin daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmaması, zarar varsa giderilmesi ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde değerlendirme yapılması gerekir.

Seri Muhakeme Usulünde HAGB Sicile İşler mi?

Seri muhakeme usulünde HAGB uygulanırsa karar, klasik mahkûmiyet gibi adli sicile işlemez. Ancak HAGB kararları CMK m.231/13 uyarınca kendilerine mahsus özel sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenirse kullanılabilir.

Seri Muhakeme Usulünde HAGB Kabul Edilmeli mi?

Bu sorunun cevabı dosyaya göre değişir. Seri muhakeme usulü, çoğu zaman daha kısa ve öngörülebilir bir sonuç sağlar. Ancak şüphelinin teklifi kabul etmesi, belirli bir yaptırımın mahkemece hükme bağlanması sonucunu doğurur. Bu nedenle deliller zayıfsa, suçun unsurları oluşmamışsa, hukuka aykırı delil varsa veya beraat ihtimali güçlü ise seri muhakeme teklifinin ve HAGB ihtimalinin dikkatle değerlendirilmesi gerekir.

Seri muhakeme usulünde HAGB, “hiçbir sonuç doğmaz” anlamına gelmez. Denetim süresi, özel kayıt, yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve güvenlik soruşturması gibi sonuçlar ayrıca incelenmelidir.


HAGB Kararı Hangi Suçlarda Verilebilir?

HAGB, şartları oluştuğu sürece birçok suç bakımından uygulanabilir. Ancak her suç bakımından sonuç ceza, sanığın sabıkası, zarar giderimi, özel kanun yasağı ve mahkemenin takdiri ayrıca incelenmelidir.

Hakaret Suçunda HAGB

Hakaret suçunda verilen adli para cezası veya iki yılın altındaki hapis cezalarında HAGB sıkça gündeme gelir. Sosyal medya üzerinden hakaret, WhatsApp mesajıyla hakaret, kamu görevlisine hakaret ve komşuya hakaret gibi dosyalarda mahkeme HAGB şartlarını değerlendirebilir.

Ancak hakaret dosyasında HAGB verilmesi, sanığın beraat ettiği anlamına gelmez. Mahkeme, hakaret suçunun oluştuğu kanaatine varmış; yalnızca hükmün açıklanmasını geri bırakmıştır.

Tehdit Suçunda HAGB

Tehdit suçunda da sonuç ceza ve sanığın sabıka durumu uygunsa HAGB kararı verilebilir. Ancak tehdidin silahla işlenip işlenmediği, aile içi şiddet bağlamında olup olmadığı, mağdur üzerindeki etkisi ve olayın ağırlığı mahkemenin değerlendirmesinde önemlidir.

Basit Yaralama Suçunda HAGB

Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama dosyalarında HAGB uygulaması sık görülür. Ancak silah kullanılması, kemik kırığı, aile içi şiddet, kamu görevlisine karşı işlenme veya nitelikli hâller ceza miktarını ve HAGB ihtimalini etkileyebilir.

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçunda HAGB

Alkollü araç kullanma nedeniyle TCK m.179 kapsamında açılan davalarda HAGB sıkça gündeme gelir. Kaza olup olmadığı, zarar meydana gelip gelmediği, promil oranı, sanığın sabıkası ve önceki HAGB durumu ayrıca değerlendirilir.

Dolandırıcılık ve Güveni Kötüye Kullanma Suçlarında HAGB

Malvarlığına karşı suçlarda HAGB bakımından en önemli konulardan biri zararın giderilmesidir. Mağdurun zararı tamamen giderilmemişse HAGB şartları oluşmayabilir. Ancak zarar taksitler hâlinde giderilebilecekse CMK m.231/9 kapsamında değerlendirme yapılabilir.


HAGB Kararı Adli Sicile İşler mi?

HAGB kararı, klasik mahkûmiyet gibi adli sicile işlemez. CMK m.231/13 uyarınca HAGB kararları kendilerine mahsus özel bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenirse kullanılabilir.

Bu nedenle vatandaşın e-Devlet üzerinden aldığı standart adli sicil belgesinde HAGB kararının mahkûmiyet gibi görünmemesi gerekir. Ancak bu karar tamamen yok olmuş değildir. Özel sistemde kayıtlıdır ve yeni bir ceza dosyasında yargı makamlarınca görülebilir.

HAGB Sabıka Kaydında Çıkar mı?

HAGB kararı standart sabıka kaydında mahkûmiyet gibi çıkmaz. Ancak özel sisteme kaydedildiği için yargı makamları tarafından belirli koşullarda görülebilir.

HAGB Arşiv Kaydında Görünür mü?

HAGB kararı klasik arşiv kaydı gibi değerlendirilmemelidir. Fakat karar özel sistemde tutulur. Bu nedenle “HAGB hiçbir yerde görünmez” ifadesi doğru değildir.

HAGB Güvenlik Soruşturmasında Çıkar mı?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bakımından HAGB kararlarının etkisi somut görevin niteliğine, idarenin değerlendirmesine ve yargısal denetime göre değişebilir.

HAGB mahkûmiyet hükmü gibi kabul edilmemelidir. Ancak idare, özellikle polislik, bekçilik, uzman erbaşlık, özel güvenlik, öğretmenlik, kamu görevi ve silah ruhsatı gibi alanlarda isnat edilen suçun niteliğini değerlendirme konusu yapabilir.


HAGB Memuriyete Engel mi?

HAGB kararı kural olarak kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü gibi sonuç doğurmaz. Bu nedenle tek başına HAGB kararı, otomatik olarak memuriyete engel kabul edilmemelidir.

Ancak uygulamada idareler, özellikle görevle bağdaşmayan suç isnatları, güvenlik soruşturması, arşiv araştırması, disiplin soruşturması ve mesleğin niteliği bakımından HAGB kararını dikkate alabilmektedir.

HAGB Devlet Memurluğundan Çıkarılma Sebebi Olur mu?

HAGB kararı tek başına kesinleşmiş mahkûmiyet gibi değerlendirilemez. Ancak aynı fiil disiplin hukuku bakımından ayrıca incelenebilir.

Ceza mahkemesinde HAGB verilmiş olması, idarenin disiplin soruşturması yürütmesine her zaman engel değildir. Bu nedenle kamu görevlileri bakımından HAGB’nin ceza hukuku ve disiplin hukuku etkileri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

HAGB Polislik, Bekçilik veya Özel Güvenliğe Engel mi?

Polislik, bekçilik, uzman erbaşlık ve özel güvenlik gibi görevlerde HAGB kararları uygulamada daha hassas değerlendirilir. Burada suçun adı, olayın niteliği, görevin güvenlik boyutu, kararın kesinleşme durumu ve denetim süresinin tamamlanıp tamamlanmadığı önemlidir.

İdare HAGB kararına dayanarak olumsuz işlem tesis ederse, işlem idari yargıda iptal davasına konu edilebilir.


HAGB’de Vekâlet Ücreti Çıkar mı?

Evet. HAGB kararı verilmiş olması, her durumda “hiçbir ödeme çıkmayacağı” anlamına gelmez. HAGB kararı, kurulan hükmün sanık hakkında kural olarak hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder; ancak yargılama giderleri, katılan vekâlet ücreti ve bazı mali sonuçlar uygulamada ayrıca tartışılır.

Ceza yargılamasında mağdur veya müşteki davaya katılan sıfatıyla katılmış ve kendisini avukatla temsil ettirmişse, mahkeme sanık aleyhine katılan lehine vekâlet ücretine hükmedebilir.

Bu nedenle HAGB kararı alan kişi, kararın yalnızca ceza kısmına değil; hüküm fıkrasındaki yargılama giderleri, katılan vekâlet ücreti, müsadere, harç ve masraf bölümlerine de bakmalıdır.

HAGB’de Katılan Vekâlet Ücretini Sanık mı Öder?

Uygulamada mahkeme, sanık hakkında HAGB kararı verirken katılan lehine vekâlet ücretine hükmedebilir. Bu durumda karar metninde “katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine” benzeri ifadeler yer alır.

Vatandaşların en sık düştüğü hata şudur: “HAGB aldım, ceza almadım, hiçbir şey ödemem.” Bu her zaman doğru değildir. Ceza infaz edilmeyebilir; ancak kararın mali sonuçları ayrıca doğabilir.

HAGB’de Vekâlet Ücreti İcra Edilebilir mi?

HAGB kararında hükmedilen vekâlet ücretinin icra edilebilirliği uygulamada tartışmalı konulardan biridir. Bir görüşe göre HAGB kararı mahkûmiyet hükmü gibi sonuç doğurmadığından vekâlet ücretinin icra kabiliyeti de tartışmalıdır. Diğer görüşe göre ise hüküm fıkrasında ayrıca gösterilen vekâlet ücreti ve yargılama giderleri icra takibine konu edilebilir.

Bu nedenle HAGB kararında vekâlet ücreti bulunan kişinin; kararın kesinleşme durumunu, kanun yolu sürecini, hüküm fıkrasını ve varsa başlatılan icra takibinin dayanağını ayrıca incelemesi gerekir.

HAGB’de Beraat Olursa Vekâlet Ücreti Ne Olur?

HAGB beraat değildir. Beraat halinde sanık lehine vekâlet ücreti gündeme gelebilir. Ancak HAGB’de mahkeme sanık hakkında mahkûmiyet kanaatine ulaşmıştır. Bu nedenle HAGB kararında sanık lehine beraat vekâlet ücreti değil, katılan lehine vekâlet ücreti gündeme gelebilir.

Bu ayrım önemlidir. Çünkü HAGB alan kişi çoğu zaman davayı “kazandığını” düşünür. Oysa HAGB, mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasıdır; beraat kararı değildir.

HAGB’de Yargılama Giderleri Kime Yükletilir?

HAGB kararlarında mahkeme yargılama giderlerini sanık üzerinde bırakabilir. Bu giderler; posta masrafı, bilirkişi ücreti, tebligat gideri, keşif masrafı, harç ve vekâlet ücreti gibi kalemlerden oluşabilir.

Kararda bu giderlerin açıkça gösterilmesi gerekir. Hatalı veya fazla yargılama gideri yazılmışsa kanun yolu veya düzeltme imkânı değerlendirilebilir.

HAGB Kararında Avukatlık Ücreti ile Karşı Vekâlet Ücreti Aynı Şey midir?

Hayır. Burada iki farklı ücret vardır.

Birincisi, kişinin kendi avukatına ödediği özel avukatlık ücretidir. Bu ücret avukat ile müvekkil arasındaki sözleşmeye dayanır.

İkincisi, mahkeme kararında karşı taraf lehine hükmedilen karşı vekâlet ücretidir. Ceza dosyasında katılan kendisini avukatla temsil ettirmişse, mahkeme sanık aleyhine katılan lehine vekâlet ücretine hükmedebilir.

HAGB kararında vatandaşın dikkat etmesi gereken ücret genellikle bu ikinci kalemdir.

HAGB Kararında Vekâlet Ücreti Ödenmezse Ne Olur?

Kararda hükmedilen vekâlet ücreti kesinleşmişse, katılan taraf bu alacak için icra takibi başlatabilir. Ancak HAGB kararının hukuki niteliği, kararın kesinleşip kesinleşmediği, kanun yolu süreci ve takibin dayanağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle HAGB kararında vekâlet ücreti yer alıyorsa, kararın sadece ceza kısmı değil, mali sonuçları da incelenmelidir.


HAGB Kararına Karşı İstinaf veya İtiraz

HAGB kararlarında kanun yolu, karar tarihine göre değişiklik gösterebilir. 2024 sonrası düzenlemede HAGB kararlarına karşı istinaf yolu kabul edilmiştir. CMK m.231/12, HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabileceğini düzenler.

1 Haziran 2024 Öncesi HAGB Kararlarında Kanun Yolu

1 Haziran 2024’ten önce verilen HAGB kararlarında eski sistemdeki itiraz kanun yolu uygulanmaya devam eder. Bu dönemde HAGB kararları, kural olarak itiraz incelemesine tabiydi.

1 Haziran 2024 Sonrası HAGB Kararlarında Kanun Yolu

1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen HAGB kararlarında istinaf yolu gündeme gelir. Bölge adliye mahkemesi, karar ve hükmü usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden inceleyebilir.

Bu değişiklik önemlidir. Çünkü eski sistemde HAGB kararının temelindeki mahkûmiyet hükmünün etkili şekilde denetlenemediği yönünde ciddi eleştiriler vardı.

HAGB İstinaf Dilekçesinde Neler Yazılmalı?

HAGB istinaf dilekçesinde yalnızca “kararı kabul etmiyorum” demek yeterli değildir. Dilekçede şu hususlar somut şekilde açıklanmalıdır:

Suçun unsurlarının oluşmadığı, delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığı, hukuka aykırı delil bulunduğu, uzlaşma veya şikâyet şartının eksik değerlendirildiği, zararın hatalı belirlendiği, HAGB şartlarının yanlış uygulandığı, vekâlet ücreti veya yargılama giderlerinin hatalı olduğu, müsadere kararının hukuka aykırı olduğu ve beraat kararı verilmesi gerektiği.

HAGB İstinafında Beraat İstenebilir mi?

Evet. HAGB kararına karşı istinaf başvurusunda yalnızca HAGB’nin kaldırılması değil, temel mahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek beraat de talep edilebilir.

Çünkü HAGB kararında mahkeme sanık hakkında mahkûmiyet kanaatine ulaşmıştır. Bu mahkûmiyet değerlendirmesi hukuka aykırıysa, kanun yolunda beraat talebi ileri sürülebilir.


HAGB Denetim Süresi İçinde Suç İşlenirse Ne Olur?

HAGB kararı verildiğinde sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde kasten yeni bir suç işlenirse mahkeme açıklanması geri bırakılan hükmü açıklayabilir.

Yeni Suçun Kasten İşlenmesi Gerekir

HAGB’nin bozulması bakımından önemli olan, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesidir. Taksirli suçlar, kural olarak HAGB’nin açıklanması sonucunu doğurmaz.

Örneğin taksirle yaralama veya trafik kazası nedeniyle açılan bir dosya, her durumda önceki HAGB’nin açıklanacağı anlamına gelmez.

Yeni Suçun Kesinleşmesi Gerekir mi?

Uygulamada HAGB’nin açıklanabilmesi için denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen yeni kasıtlı suçtan verilen mahkûmiyetin kesinleşmesi aranır. Sadece soruşturma açılması veya dava açılması, kişinin yeni bir kasıtlı suç işlediğinin kesin kabulü anlamına gelmez.

Denetimli Serbestlik Yükümlülüğüne Aykırılık

Mahkeme HAGB kararıyla birlikte belirli yükümlülükler öngörmüşse, sanık bu yükümlülüklere uygun davranmak zorundadır.

Yükümlülüğe aykırılık halinde mahkeme hükmü açıklayabilir. Ancak mahkeme, yükümlülüğün neden yerine getirilemediğini değerlendirerek cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, ertelemeye veya seçenek yaptırıma da karar verebilir.


HAGB 5 Yıl Dolunca Ne Olur?

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir.

Bu karar, HAGB sürecinin sanık lehine tamamlandığını gösterir. Ancak uygulamada denetim süresi dolduktan sonra dosyanın gerçekten düşme kararıyla kapatılıp kapatılmadığı kontrol edilmelidir.


HAGB Kararında Hangi Kısımlar Mutlaka Kontrol Edilmelidir?

HAGB kararı alan kişinin karar metninde özellikle şu bölümleri kontrol etmesi gerekir:

Sanık hakkında belirlenen temel ceza, indirimler ve sonuç ceza.
HAGB şartlarının nasıl değerlendirildiği.
Denetim süresinin kaç yıl olduğu.
Denetimli serbestlik yükümlülüğü verilip verilmediği.
Müsadere kararı bulunup bulunmadığı.
Katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilmediği.
Yargılama giderlerinin kime yüklendiği.
Karara karşı itiraz mı, istinaf mı gösterildiği.
Kanun yolu süresinin ne zaman başlayacağı.
Basit yargılama usulü uygulanmışsa 1/4 indirimin doğru uygulanıp uygulanmadığı.

Bu kontrol yapılmadan “HAGB aldım, dosya kapandı” demek doğru değildir.


HAGB Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

HAGB istemiyorum desem yine de HAGB verilir mi?

1 Haziran 2024 sonrası HAGB sisteminde sanığın açık kabul şartı kaldırılmıştır. Bu nedenle şartları varsa mahkeme, sanığın ayrıca kabulünü aramadan HAGB kararı verebilir. Ancak basit yargılama usulünde CMK m.251/4 nedeniyle sanığın HAGB’ye yazılı olarak karşı çıkıp çıkmadığı ayrıca önem taşır.

HAGB kararı tazminat davası açmaya engel mi?

Hayır. HAGB kararı, mağdurun hukuk mahkemesinde maddi veya manevi tazminat davası açmasına engel değildir. Özellikle hakaret, tehdit, yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, mala zarar verme veya dolandırıcılık gibi dosyalarda HAGB verilmiş olsa bile mağdur ayrıca tazminat talep edebilir.

HAGB kabul etmek suçu kabul etmek anlamına gelir mi?

HAGB, mahkemenin sanık hakkında mahkûmiyet kanaatine ulaşması üzerine verilen bir karardır. Ancak sanığın HAGB’ye karşı çıkmaması, her durumda “suçu kabul ettim” anlamına gelmez. Buna rağmen HAGB beraat değildir; bu nedenle beraat ihtimali güçlü olan dosyalarda HAGB’nin sonuçları dikkatle değerlendirilmelidir.

HAGB kararı e-Devlet’te görünür mü?

HAGB kararı, standart adli sicil belgesinde klasik mahkûmiyet gibi görünmez. Ancak karar tamamen silinmiş veya yok olmuş değildir. HAGB kararları kendilerine mahsus özel sisteme kaydedilir ve yargı makamlarınca belirli koşullarda görülebilir.

HAGB kararı sonrası tekrar suç işlersem ne olur?

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenirse mahkeme açıklanması geri bırakılan hükmü açıklayabilir. Bu durumda daha önce infaz edilmeyen ceza hukuki sonuç doğurabilir. Ancak yeni suçun taksirli olması veya henüz kesinleşmemiş olması gibi durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.


Sonuç

HAGB, ceza yargılamasında sanık lehine önemli sonuçlar doğurabilen ancak dikkatle değerlendirilmesi gereken bir kurumdur. HAGB kararı verilmesi, kişinin beraat ettiği anlamına gelmez. Mahkeme aslında mahkûmiyet hükmü kurmuş, fakat bu hükmün açıklanmasını belirli şartlara bağlamıştır.

HAGB kararı alan kişi yalnızca ceza miktarına değil; kararın adli sicil etkisine, memuriyet ve güvenlik soruşturması sonucuna, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine, müsadere hükümlerine, denetim süresine ve kanun yolu süresine de dikkat etmelidir.

Bu nedenle HAGB dosyalarında temel soru yalnızca “HAGB çıktı mı?” değildir. Asıl sorular şunlardır: Suçun unsurları gerçekten oluşmuş mu? Beraat ihtimali var mı? Basit yargılama usulünde savunma doğru yapılmış mı? HAGB’ye karşı istinaf veya itiraz gerekir mi? Kararda vekâlet ücreti ve yargılama gideri doğru mu? Denetim süresi sonunda düşme kararı alınmış mı?