TCK Madde 86 kasten yaralama suçu, bir kişinin vücuduna acı verilmesi, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulması halinde gündeme gelen temel ceza hukuku düzenlemelerinden biridir. Kasten yaralama suçu, mağdurun beden bütünlüğünü, sağlığını ve fiziksel dokunulmazlığını korumayı amaçlar. Bu suç; basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralanmalardan, daha ağır sonuç doğuran nitelikli yaralama hallerine kadar farklı şekillerde ortaya çıkabilir. TCK 86. madde, failin kastı, yaralanmanın niteliği, mağdurun durumu, kullanılan araç ve olayın oluş biçimi bakımından dikkatle değerlendirilir. Bu nedenle kasten yaralama davalarında adli raporlar ve deliller büyük önem taşır.


Madde Metni

Kasten yaralama

Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

(3) Kasten yaralama suçunun;

a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,

b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

e) Silahla,

f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,

İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.


Madde Gerekçesi

Maddenin birinci fıkrasında kasten yaralama suçunun temel şekli tanımlanmıştır.

Madde metninde yapılan değişiklikle, Hükûmet Tasarısında benimsenen ve “müessir fiil” karşılığı olan “etkili eylem” ifadesi terkedilerek, genel olarak yaralama kavramı benimsenmiştir. Bu nedenle, kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan her davranış, yaralama olarak kabul edilmiştir.

İkinci fıkrada ise, kasten yaralama suçunun nitelikli şekilleri gösterilmiştir. Söz konusu suçun seçimlik olarak belirlenen bu nitelikli şekilleri, bentler hâlinde sıralanmıştır.

Fıkranın (a) bendinde, kasten yaralama suçunun üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı işlenmesi, bu suçun bir nitelikli hâli olarak kabul edilmiştir. Bu kavramlar hakkında açıklama için, kasten öldürme suçunun nitelikli hâllerine ilişkin hükmün gerekçesine bakılmalıdır.

(b) bendine göre, kasten yaralamanın beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi, suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Bu hususa ilişkin açıklama için, kasten öldürme suçunun nitelikli hâllerine ilişkin hükmün gerekçesine bakılmalıdır.

Fıkranın (c) bendinde, suçun kişinin yerine getirdiği kamu görevi dolayısıyla işlenmesi, bir nitelikli hâl olarak öngörülmüştür. Bu hususa ilişkin açıklama için, kasten öldürme suçunun nitelikli hâllerine ilişkin hükmün gerekçesine bakılmalıdır.

Kasten yaralama suçu, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle de işlenebilir. Fıkranın (d) bendinde, bu durum, söz konusu suçun bir nitelikli hâli olarak kabul edilmiştir. Bunun için kamu görevlisinin zor kullanma yetkisine sahip bulunması gerekmemektedir. Burada önemli olan, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle, kasten yaralama suçunun işlenmesidir. Örneğin bir hâkim veya savcının sanık veya tanığa karşı kasten yaralama suçunu işlemesi hâlinde, bu nitelikli hâlin gerçekleştiğini kabul etmek gerekir. Buna karşılık, zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisi tarafından kasten yaralama suçunun işlenmesi hâli, kanunda ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.

Fıkranın (e) bendinde, kasten yaralama suçunun silâhla işlenmesi, bir nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir. Silâh deyimi için, “Tanımlar” başlıklı madde hükmüne bakılmalıdır.



Kasten Yaralama Suçu ile İhmali Davranışla Kasten Yaralama Suçu Arasındaki Temel Farklar

TCK 86 kasten yaralama suçu ile TCK 88 ihmali davranışla kasten yaralama suçu, mağdurun vücut dokunulmazlığını koruyan iki ayrı suç tipidir. Bu iki suç arasındaki temel fark, yaralama fiilinin aktif bir davranışla mı yoksa failin yapmakla yükümlü olduğu davranışı yerine getirmemesiyle mi işlendiğidir.

Kasten yaralama suçu, failin mağdura bilerek ve isteyerek fiziki zarar vermesiyle oluşur. Bir kişiye vurmak, itmek, darp etmek, kesici veya delici aletle zarar vermek ya da mağdurun sağlığını bozacak başka bir hareket yapmak TCK 86 kapsamında değerlendirilir. Bu suçta failin özel bir koruma yükümlülüğüne sahip olması gerekmez; herkes bu suçun faili olabilir.

TCK 88 ihmali davranışla kasten yaralama ise failin doğrudan saldırı hareketi yapmaması, ancak sahip olduğu hukuki yükümlülüğü bilerek yerine getirmemesi sonucunda mağdurun yaralanması halinde gündeme gelir. Bu suçun oluşması için failin mağdura karşı garantör sıfatına sahip olması gerekir. Ebeveynin çocuğunu koruma yükümlülüğü, doktorun hastaya müdahale sorumluluğu veya kişinin oluşturduğu tehlikeyi giderme borcu bu kapsamdadır.

İhmali davranışla kasten yaralama suçunda, ihmalin icrai davranışa eşdeğer nitelikte olması gerekir. Yani fail gerekli müdahaleyi yapsaydı yaralanma meydana gelmeyecek veya önemli ölçüde önlenebilecek olmalıdır. Bu nedenle ihmal, yaralanma sonucu ve failin hukuki yükümlülüğü arasında doğrudan bağlantı bulunmalıdır.

Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

TCK 86 kasten yaralama cezası, yaralanmanın niteliğine göre değişir. Suçun temel halinde fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır. Mağdurun uğradığı zarar basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafifse, ceza dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası olabilir.

Nitelikli kasten yaralama hallerinde ceza artırılır. Suçun üstsoya, altsoya, eşe, kardeşe, kadına, kamu görevlisine karşı veya silahla işlenmesi gibi durumlarda TCK 86/3 hükümleri uygulanır. Bu haller, suçun daha ağır değerlendirilmesine neden olur.

İnfaz rejimi bakımından kasten yaralama suçunda verilen cezanın türü ve süresi önemlidir. Somut olaya göre adli para cezası, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri genel infaz kurallarına göre değerlendirilebilir.

Kasten Yaralama Suçunda Tutuklama

Kasten yaralama suçunda tutuklama, ceza değil, CMK m.100 kapsamında uygulanan istisnai bir koruma tedbiridir. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin yanında kaçma ihtimali, delilleri karartma riski veya mağdur ve tanıklar üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi somut nedenlerin bulunması gerekir.

TCK 86 kasten yaralama suçu, çoğu durumda katalog suç kapsamında değildir. Bu nedenle mahkeme, tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerinin yeterli olup olmayacağını değerlendirmelidir. Ölçülülük ilkesi gereği imza yükümlülüğü, yurt dışı çıkış yasağı veya mağdura yaklaşmama gibi tedbirler uygulanabilir.

Ancak TCK 86/3 kapsamında bazı nitelikli yaralama halleri, CMK m.100/3 bakımından katalog suç niteliği taşıyabilir. Özellikle suçun üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı, silahla ya da kadına karşı işlenmesi halinde tutuklama ihtimali daha güçlü şekilde gündeme gelebilir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Kasten yaralama suçunda şikâyet, yaralanmanın ağırlığına göre değişir. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralama şikâyete tabidir ve mağdurun 6 ay içinde şikâyette bulunması gerekir. Buna karşılık TCK 86/1 temel yaralama suçu kural olarak şikâyete tabi değildir ve savcılık tarafından resen soruşturulur.

Kasten yaralama suçunda uzlaşma, suçun hangi fıkra kapsamında işlendiğine göre belirlenir. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralama genellikle uzlaşmaya tabidir. Ancak silahla, kadına karşı veya aile bireylerine karşı işlenen nitelikli yaralama hallerinde uzlaşma hükümleri uygulanmayabilir.

TCK 86 dava zamanaşımı süresi, temel yaralama suçu bakımından genel olarak 8 yıldır. Nitelikli yaralama hallerinde cezanın üst sınırı ve olayın hukuki niteliği dikkate alınarak zamanaşımı süresi ayrıca değerlendirilir.

Görevli Mahkeme

TCK 86 kasten yaralama suçunda görevli mahkeme, kural olarak Asliye Ceza Mahkemesidir. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralama, temel yaralama ve birçok nitelikli yaralama dosyası Asliye Ceza Mahkemesinde görülür.

Yaralamanın ağır sonuçlar doğurması veya suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs ya da kasten öldürme gibi daha ağır bir suça dönüşmesi halinde görevli mahkeme değişebilir. Bu durumda dosyanın niteliğine göre Ağır Ceza Mahkemesi görevli hale gelebilir.


Yargıtay Kararları

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/7203 E. ve 2025/7428 K.

Özet: Türk Ceza Kanunu m.86 kapsamında silahla kasten yaralamada artırım oranı hatalı uygulanmış; yarı oran yerine bir kat artırım yapılması nedeniyle hüküm kanun yararına bozulmuş, ceza indirilerek düzeltilmiştir.

DAVA : S. 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2022/719 Esas, 2023/422 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 29, 62, 53, 58. maddeleri gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 01.10.2025 tarihli ve 2023/24330 Sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB – 2025/116423 Sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

KARAR : I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB – 2025/116423 Sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre; sanık hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 86/1. maddesi gereğince belirlenen temel cezadan, eylemin silahla işlenmesi sebebiyle aynı Kanun’un 86/3-e maddesi kapsamında yarı oranında artırım yapılması yerine, 86/3-f maddesi uyarınca bir kat artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. Hükümlünün katılana kafa atıp bıçak ve bira şişesi ile vurarak onu adlî muayene raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, hükümlünün eyleminin bu hali ile 5237 Sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e maddeleri kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.

2. 5237 Sayılı Kanun’un suç tarihi itibariyle lehe olan 86/1 ve 86/3-e maddeleri; “(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Kasten yaralama suçunun;

e-) Silahla,

…İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, …artırılır.” şeklinde düzenlenmekle, hükümlünün 5237 Sayılı Kanun’un 86/1. maddesine göre belirlenen cezasından aynı Kanun’un 86/3-e maddesi gereği (1/2) oranında artırım yapılması gerekirken, (1) kat artırım yapılması suretiyle hükümlü hakkında fazla ceza belirlenmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 Sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinde yer alan; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

SONUÇ : 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Hükümlü … hakkında kasten yaralama suçundan verilen S. 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2022/719 Esas, 2023/422 Karar sayılı kararının 5271 Sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oybirliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 Sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;

“Sanık …’ın kasten yaralama suçundan, 5237 Sayılı Kanun’un suç tarihi itibariyle lehine olan 86/1. maddesi gereği 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Sanığın eylemini silahtan sayılan cisim ile gerçekleştirmesi nedeniyle sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5237 Sayılı Kanun’un 86/3-e maddesi gereği (1/2) oranında artırım uygulanarak 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Sanığın eylemi tahrik altında gerçekleştirmesi nedeniyle haksız tahrik indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 Sayılı Kanun’un 29. maddesi gereği (3/5) oranında indirim uygulanarak 7 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına,

Sanığın lehine takdiri indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 Sayılı Kanun’un 62. maddesi gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,”

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/1-554 E. ve 2025/331 K.

Özet: Sanıklar; örgüt kurma, üye olma, nitelikli yağma, dolandırıcılık ve kasten yaralama suçlarından mahkûm edilmiş, usul eksiklikleri ve usul hataları nedeniyle Yargıtayca hüküm bozulmuştur.

Sanık …’ın; suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220/1-3, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla, mağdur …’a yönelik dolandırıcılık suçundan TCK’nın 157, 50/1-a, 52, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.400 TL adli para cezasıyla, mağdur …’a yönelik nitelikli yağma suçu nedeniyle TCK’nın 220/5. maddesi delaletiyle 149/1-a-c-d-f, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezasıyla, mağdur …’e yönelik nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-a-c-d-f, 53, 58/9-e 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezasıyla, mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan TCK’nın 86/1-3-e, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 12 ay hapis cezasıyla, mağdur …’a yönelik teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-a-c-d-f, 35/2, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezasıyla, mağdur …’e yönelik nitelikli mala zarar verme suçundan TCK’nın 152/1-g, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasıyla; sanık …’ın; suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan TCK’nın 220/1-3, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezasıyla, mağdur … …’e yönelik nitelikli kasten yaralama suçundan TCK’nın 86/1-3-e, 87/1-d-son, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan TCK’nın 170/1-c, 50/1-a, 52, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 18.250 TL adli para cezasıyla; sanık …’ın; suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan TCK’nın 220/2,3, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla; sanık …’in; suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan TCK’nın 220/2,3, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla, mağdur …’a yönelik dolandırıcılık suçundan TCK’nın 157, 52, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.400 TL adli para cezasıyla, mağdur …’a yönelik teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-a-c-d-f, 35/2, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezasıyla; sanık …’ın; suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan TCK’nın 220/2,3, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla, mağdur …’a yönelik nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-a-c-d-f, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezasıyla; sanıklar …, … ve …’ın; suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan TCK’nın 220/2-3, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2’şer yıl 6’şar ay hapis cezasıyla; sanıklar …, …, … ve …’in; suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan TCK’nın 220/2-3, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1’er yıl 3’er ay hapis cezasıyla; sanıklar … ve …’ın; suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan TCK’nın 220/2,3, 62, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1’er yıl 15’er gün hapis cezasıyla, sanık …’ın ayrıca mağdur …’a yönelik dolandırıcılık suçundan TCK’nın 157, 50/1-a, 52, 53, 58/9 delaletiyle 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezasıyla; cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince 25.12.2007 tarih ve 83-202 sayı ile kurulan hükümlerin; Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 29.03.2010 tarih ve 7272-1819 sayı ile; incelemeye konu sanıklar …, …, …, … ve …’ın ayrı müdafiiler tarafından temsil edilmemesi, örgütle bağlantılı dava dosyalarının birleştirilmesi hususunun gözetilmemesi, 6136 Sayılı Kanun’a aykırılık suçundan hüküm kurulmaması ve 5728 Sayılı Kanun’la değişik 5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanma şartlarının değerlendirilmemesi isabetsizliklerinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.


author avatar
Av. Murat Turgut MİNAR Avukat
Av. Murat Turgut Minar, İzmir Barosu’na 12460 sicil numarasıyla kayıtlı olup; ceza hukuku, kamulaştırma hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku ile iş hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.