Akaryakıt kaçakçılığı suçu; mazot, benzin, motorin, biodizel veya benzeri petrol ürünlerinin yasal denetim ve gümrük işlemleri dışında ülkeye sokulması, piyasaya sürülmesi, taşınması, depolanması, satılması ya da ticari amaçla satın alınması hâlinde gündeme gelen ağır nitelikli bir kaçakçılık suçudur.

Halk arasında “kaçak mazot”, “kaçak benzin”, “petrol kaçakçılığı”, “ulusal markersiz akaryakıt” veya “marker seviyesi düşük yakıt” şeklinde bilinen bu fiiller, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında cezai yaptırıma bağlanmıştır.

Ulusal marker içermeyen veya marker seviyesi geçersiz olan akaryakıtı ticari amaçla üretmek, bulundurmak, taşımak, satmak ya da satın almak 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası sonucunu doğurabilir. Kaçak akaryakıtın gümrük işlemleri yapılmadan yurda sokulması hâlinde ise ceza daha ağır değerlendirilir.


Akaryakıt Kaçakçılığı Suçu Nedir?

Akaryakıt kaçakçılığı, akaryakıt ürünlerinin devletin denetim sistemi dışında piyasaya sokulmasıdır. Bu suç yalnızca sınırdan kaçak akaryakıt geçirilmesiyle sınırlı değildir. Türkiye içinde ulusal marker içermeyen yakıtın üretilmesi, depolanması, nakledilmesi, satışa sunulması veya ticari amaçla satın alınması da akaryakıt kaçakçılığı kapsamında değerlendirilebilir.

Bu nedenle uygulamada yalnızca yakıtı ülkeye sokan kişi değil; kaçak akaryakıtı taşıyan, tankta bulunduran, istasyonda satışa sunan, ticari amaçla satın alan veya kaçak yakıt elde etmeye yarayan düzenek kuran kişiler de soruşturma kapsamına alınabilir.

Kaçak Akaryakıt Hangi Ürünleri Kapsar?

Akaryakıt kaçakçılığı denildiğinde uygulamada en sık şu ürünler gündeme gelir:

Mazot, motorin, benzin, biodizel, solvent, baz yağ, madeni yağ, asfalt türevleri ve akaryakıt yerine ikmal edilen petrol ürünleri bu kapsamda değerlendirilebilir.

Özellikle solvent, baz yağ veya madeni yağ gibi ürünlerin EPDK izni olmadan akaryakıt yerine kullanılması ya da akaryakıt olarak piyasaya sürülmesi, 5607 sayılı Kanun bakımından ayrı bir suç tipi oluşturabilir. Kanunda EPDK izni olmaksızın akaryakıt harici solvent, madeni yağ, baz yağ, asfalt ve benzeri petrol ürünlerinden akaryakıt üreten veya bunları akaryakıt yerine ikmal eden kişiler için 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.


Ulusal Marker Nedir?

Ulusal marker, Türkiye’de piyasaya sürülen akaryakıtın yasal ve denetlenebilir olduğunu göstermeye yarayan kimyasal işaretleyicidir. Benzin, motorin ve biodizel gibi ürünlere eklenen bu madde çıplak gözle görülemez; ancak özel cihazlarla ölçülerek yakıtın yasal olup olmadığı hakkında tespit yapılabilir.

Ulusal marker sistemi, kaçak akaryakıtın tespitinde en önemli teknik denetim araçlarından biridir. Bir akaryakıt ürününde ulusal marker hiç yoksa veya marker seviyesi geçersiz/düşükse, bu durum kaçak akaryakıt şüphesini doğurur.

Ulusal Marker Seviyesinin Düşük Çıkması Ne Anlama Gelir?

Marker seviyesinin düşük çıkması, akaryakıtın yasal dağıtım zinciri dışında temin edilmiş olabileceği yönünde şüphe oluşturur. Ancak tek başına teknik ölçüm her durumda otomatik mahkûmiyet anlamına gelmez.

Ceza yargılamasında numune alma işlemi, analiz raporu, zincirleme muhafaza, ölçüm cihazının usule uygun kullanılması, bilirkişi değerlendirmesi, yakıtın ticari amaçla bulundurulup bulundurulmadığı ve failin kastı birlikte incelenmelidir.

Bu nedenle “marker düşük çıktı” iddiası bulunan dosyalarda savunma yalnızca kanun maddesi üzerinden değil; numune alma, analiz, ticari amaç, mülkiyet ilişkisi, taşıma faaliyeti ve delil zinciri üzerinden kurulmalıdır.


Akaryakıt Kaçakçılığı Suçunun Cezası Nedir?

Akaryakıt kaçakçılığı suçunda ceza, fiilin türüne göre değişir. Kaçak akaryakıtın yurda sokulması, ulusal markersiz akaryakıtın ticari amaçla bulundurulması, petrol ürünlerinden kaçak akaryakıt üretilmesi veya kaçak akaryakıt elde etmeye yarayan düzenek kurulması farklı fıkralarda düzenlenmiştir.

Kaçak Akaryakıtı Yurda Sokma Suçu

Akaryakıtın gümrük işlemlerine tabi tutulmadan ülkeye sokulması hâlinde 5607 sayılı Kanun kapsamında ağır cezai sorumluluk doğar. Eşyanın gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması hâlinde ceza artırılabilir. Kanunda eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın ülkeye sokulması bakımından temel ceza 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 10.000 güne kadar adli para cezası olarak düzenlenmiş; akaryakıt gibi bazı ürünler bakımından nitelikli düzenlemeler ayrıca öngörülmüştür.

Ulusal Markersiz Akaryakıt Üretme, Bulundurma, Taşıma veya Satma Suçu

Ulusal marker içermeyen veya marker seviyesi geçersiz olan akaryakıtı ticari amaçla üreten, bulunduran, nakleden, satışa arz eden, satan ya da bu özelliğini bilerek ticari amaçla satın alan kişi hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası gündeme gelir.

Burada kritik unsur “ticari amaç”tır. Kişisel kullanım iddiası, yakıt miktarı, taşıma biçimi, aracın niteliği, depolama düzeni, satış bağlantıları, fatura/irsaliye kayıtları ve ticari faaliyetle bağlantı birlikte değerlendirilir.

Petrol Ürünlerinden Kaçak Akaryakıt Üretme Suçu

EPDK’dan izin alınmadan solvent, baz yağ, madeni yağ, asfalt veya benzeri petrol ürünlerinden akaryakıt üretilmesi ya da bu ürünlerin doğrudan akaryakıt yerine ikmal edilmesi hâlinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası söz konusu olur.

Bu suç tipi özellikle lisanssız üretim, kaçak dolum, akaryakıt istasyonu dışı satış, sahte fatura düzeni veya petrol ürünlerinin akaryakıt gibi kullanılması durumlarında gündeme gelir.

Kaçak Akaryakıt İçin Tank, Düzenek veya Ekipman Bulundurma Suçu

Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da piyasaya sürmeye yarayacak şekilde lisansa aykırı sabit veya seyyar tank, düzenek ya da ekipman bulundurulması da suçtur. Bu fiil için de 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.

Bu düzenleme, yalnızca kaçak yakıtın ele geçirilmesini değil, kaçakçılık faaliyetine elverişli altyapının kurulmasını da cezalandırmaktadır.


Kaçak Akaryakıt Dosyalarında En Önemli Deliller Nelerdir?

Akaryakıt kaçakçılığı dosyalarında mahkûmiyet veya beraat değerlendirmesi çoğu zaman teknik delillere bağlıdır. Bu dosyalarda sadece yakıtın ele geçirilmesi yeterli görülmeyebilir; yakıtın niteliği, marker sonucu, ticari amaç, failin bilgisi ve fiille bağlantısı ayrıca ispatlanmalıdır.

Numune Alma ve Analiz Raporları

Ulusal marker ölçümü, numune alma işlemiyle başlar. Numunenin kim tarafından, hangi usulle, hangi kaplara, hangi mühürle ve hangi tarihte alındığı önemlidir.

Savunma açısından şu sorular kritik olabilir: Numune usulüne uygun alındı mı? Numune mühürleri sağlam mıydı? Analiz raporunda marker seviyesi açıkça gösterildi mi? Numunenin aynı yakıttan alındığı kesin mi? Zincirleme muhafaza bozuldu mu?

Bu sorulardan biri bile dosyanın sonucunu etkileyebilir.

Ticari Amaç Unsuru

5607 sayılı Kanun kapsamında bazı fiiller bakımından ticari amaç açıkça aranır. Bu nedenle failin kaçak akaryakıtı ticari amaçla bulundurduğu, taşıdığı, sattığı veya satın aldığı somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Yakıt miktarı, aracın türü, tank kapasitesi, yakıtın depolandığı yer, fatura kayıtları, kamera görüntüleri, telefon görüşmeleri, ticari defterler ve sevk belgeleri bu kapsamda incelenebilir.

Kast ve Bilme Unsuru

Kaçak akaryakıt dosyalarında kişinin yakıtın kaçak olduğunu bilip bilmediği önem taşır. Özellikle “bu özelliğini bilerek ticari amaçla satın alma” fiilinde failin yakıtın markersiz, geçersiz markerli veya kaçak olduğunu bildiğinin ispatı gerekir.

Bu nedenle savunmada yalnızca “yakıt benim değildi” denilmesi çoğu zaman yeterli değildir. Yakıtın temin şekli, ödeme belgeleri, irsaliye, fatura, teslim alma süreci ve kişinin ticari pozisyonu birlikte açıklanmalıdır.


Akaryakıt Kaçakçılığı Suçunda Araç Müsaderesi

Akaryakıt kaçakçılığı dosyalarında en ağır sonuçlardan biri, suçta kullanılan aracın müsadere edilmesidir. Kamyon, tanker, tır dorsesi, otomobil, depo tankı veya taşıma düzenekleri müsadere tartışmasına konu olabilir.

Ancak müsadere otomatik bir sonuç değildir. Araçla suç arasındaki bağlantı, aracın kaçakçılık için özel olarak kullanılıp kullanılmadığı, gizli bölme bulunup bulunmadığı, taşınan yakıt miktarı ve orantılılık ilkesi dikkate alınmalıdır.

Her Araç Müsadere Edilir mi?

Hayır. Araç müsaderesi için aracın suçta kullanılması ve müsaderenin somut olayda orantılı olması gerekir.

Örneğin aracın taşıma kapasitesine göre çok düşük miktarda yakıt bulunması, aracın malikinin suçla bağlantısının olmaması veya aracın müsaderesinin ölçüsüz sonuç doğurması hâlinde müsadere kararına karşı itiraz ve kanun yolu değerlendirmesi yapılabilir.


Akaryakıt Kaçakçılığı Suçunda HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezasına Çevirme

Akaryakıt kaçakçılığı suçları, ceza miktarı ve kanuni düzenleme nedeniyle HAGB, erteleme ve adli para cezasına çevirme bakımından dikkatle değerlendirilmesi gereken suçlardandır.

Hapis Cezası Adli Para Cezasına Çevrilebilir mi?

Akaryakıt kaçakçılığı suçunda hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi kural olarak mümkün değildir. Çünkü kanunda hapis cezası ile birlikte adli para cezası ayrıca öngörülmektedir. Bu nedenle mahkeme, hapis cezasını tamamen adli para cezasına dönüştürmek yerine kanundaki yaptırım sistemini uygular.

HAGB Kararı Verilebilir mi?

Akaryakıt kaçakçılığı suçlarında HAGB değerlendirmesi, ceza miktarı, kanuni engeller, etkin pişmanlık hükümleri, sanığın kişisel durumu ve somut dosya kapsamına göre yapılır. Uygulamada etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadan HAGB veya erteleme imkânı çoğu dosyada mümkün olmayabilir.

Bu nedenle dosyanın yalnızca “ilk suç” veya “sabıka yok” mantığıyla değil, 5607 sayılı Kanun’daki özel düzenlemeler çerçevesinde ele alınması gerekir.


Akaryakıt Kaçakçılığı Suçunda Etkin Pişmanlık

Kaçakçılık suçlarında etkin pişmanlık hükümleri, sanık lehine önemli sonuçlar doğurabilir. Ancak etkin pişmanlığın uygulanması için kanunda öngörülen şartların doğru zamanda ve usule uygun şekilde yerine getirilmesi gerekir.

Etkin Pişmanlık Neden Önemlidir?

Etkin pişmanlık hükümleri uygulandığında cezada indirim yapılması ve bazı infaz/erteleme sonuçlarının farklı değerlendirilmesi mümkün olabilir. Bu nedenle akaryakıt kaçakçılığı dosyalarında daha soruşturma aşamasından itibaren etkin pişmanlık ihtimali analiz edilmelidir.

Ancak her dosyada etkin pişmanlık uygulanacağı düşünülmemelidir. Fiilin niteliği, kamu zararının giderilmesi, ödeme süreci, sanığın beyanı ve dosyanın aşaması birlikte değerlendirilmelidir.


Akaryakıt Kaçakçılığı Suçunda Zamanaşımı

Akaryakıt kaçakçılığı suçu şikâyete bağlı suçlardan değildir. Bu nedenle soruşturma yapılması için mağdur şikâyeti aranmaz. Savcılık, suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatabilir.

Akaryakıt Kaçakçılığı Şikâyete Bağlı mı?

Hayır. Akaryakıt kaçakçılığı kamu düzenini, vergi sistemini, enerji piyasasını ve ekonomik güvenliği ilgilendiren bir suç olduğundan şikâyete tabi değildir.

Dava Zamanaşımı Ne Kadardır?

Akaryakıt kaçakçılığı bakımından zamanaşımı süresi, isnat edilen fiilin kanundaki ceza miktarına ve suç tarihine göre değerlendirilmelidir. Uygulamada birçok dosyada 8 yıllık dava zamanaşımı süresi gündeme gelebilir; ancak daha ağır nitelikli hâller, kesilme/durma sebepleri ve fiilin niteliği ayrıca incelenmelidir.

Bu nedenle zamanaşımı değerlendirmesi yapılırken yalnızca suç tarihine bakmak yeterli değildir. İddianame tarihi, mahkeme işlemleri, kesici işlemler ve uygulanacak fıkra birlikte değerlendirilmelidir.


Akaryakıt Kaçakçılığı Davası Hangi Mahkemede Görülür?

Akaryakıt kaçakçılığı suçlarında görevli mahkeme, isnat edilen fiilin niteliğine ve ceza miktarına göre belirlenir. Uygulamada bu dosyalar çoğunlukla asliye ceza mahkemelerinde görülür. Ancak dosyanın kapsamı, örgütlü suç iddiası, başka suçlarla bağlantı veya nitelikli hâller görev değerlendirmesini etkileyebilir.

Soruşturma Aşamasında Ne Olur?

Soruşturma aşamasında genellikle yakıta el konulur, numune alınır, analiz raporu beklenir, araç ve tanklar incelenir, şüphelilerin beyanları alınır ve ticari kayıtlar araştırılır.

Bu aşamada yapılacak savunma, ileride açılacak davanın yönünü doğrudan etkileyebilir. Özellikle numune alma usulsüzlüğü, ticari amaç bulunmaması, yakıtın kaynağı, fatura/irsaliye kayıtları ve failin kastı erkenden ortaya konulmalıdır.


Kaçak Akaryakıt Dosyalarında Savunma Nasıl Kurulur?

Akaryakıt kaçakçılığı dosyalarında savunma, yalnızca “suçu işlemedim” beyanıyla sınırlı kalmamalıdır. Bu tür dosyalar teknik, ticari ve cezai unsurların birlikte değerlendirildiği dosyalardır.

Teknik Savunma

Teknik savunmada numune alma işlemi, analiz sonucu, marker ölçümü, yakıtın niteliği, laboratuvar raporu ve zincirleme muhafaza incelenir.

Ticari Amaç Savunması

Ticari amaç bulunup bulunmadığı ayrıca tartışılmalıdır. Yakıtın miktarı, kullanım amacı, taşıma şekli, aracın niteliği, yakıtın satın alma belgeleri ve ticari bağlantılar savunmanın merkezinde yer alır.

Kast Savunması

Failin yakıtın kaçak olduğunu bilip bilmediği, özellikle satın alma ve taşıma fiillerinde belirleyicidir. Kişinin iyi niyetli olarak faturalı veya görünüşte yasal bir ürün aldığı iddiası varsa, bu iddianın somut belgelerle desteklenmesi gerekir.


Akaryakıt Kaçakçılığı Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları

Akaryakıt kaçakçılığı suçlarında Yargıtay uygulaması; yalnızca ulusal marker sonucuna değil, akaryakıtın miktarına, niteliğine, ele geçiriliş biçimine, gizli tank veya düzenek bulunup bulunmadığına, ticari amaç unsuruna, lehe kanun değerlendirmesine, etkin pişmanlık hükümlerine, zamanaşımına ve müsadere şartlarına birlikte bakmaktadır. Özellikle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/11, 3/14, 4/8, 5/2 ve 13. maddeleri, bu suç tipinde en sık tartışılan hükümlerdir.

Ulusal Marker Seviyesi Geçersiz Akaryakıtta Zamanaşımı ve Müsadere

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/2516, K. 2025/16770, T. 17.12.2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu kararında, sanığa ait tanktan alınan numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz çıkması ve toplam 5.040 kg akaryakıt ele geçirilmesi üzerine yapılan yargılamayı değerlendirmiştir. Kararda, ele geçirilen akaryakıtın mineral yağ ve markere tabi biodizel karışımı olduğu; ancak akaryakıtın ülkeye kaçak yollarla sokulduğuna dair dosyada delil bulunmadığı belirtilmiştir.

Kararda şu tespit yapılmıştır:

“1 numaralı tanktan alınan numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz sonuç vermesi üzerine toplam 5.040 kg akaryakıt ele geçirildiği… ancak suça konu akaryakıtın ülkeye kaçak yollarla sokulduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı…”

Yargıtay, bu durumda sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’un 3/11. maddesinin birinci cümlesi kapsamında kaldığını kabul etmiştir. Bu içtihat, marker seviyesinin geçersiz çıkmasının önemli bir delil olduğunu; ancak akaryakıtın ülkeye kaçak sokulduğu iddiası bakımından ayrıca somut delil aranması gerektiğini göstermektedir.

Aynı kararda zamanaşımı yönünden de önemli bir değerlendirme yapılmıştır:

“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü… 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.”

Bu karar, akaryakıt kaçakçılığı dosyalarında zamanaşımı incelemesinin yalnızca suç tarihine göre değil; zamanaşımını kesen son işlem, mahkûmiyet tarihi, bozma sonrası yargılama süreci ve uygulanacak suç vasfı birlikte değerlendirilerek yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Yargıtay ayrıca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesine rağmen, suça konu akaryakıtın müsaderesine hükmetmiştir:

“Sanık hakkındaki kamu davasının… gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle… düşmesine, davaya konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun’un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine…”

Bu nedenle, akaryakıt kaçakçılığı dosyalarında dava zamanaşımı nedeniyle düşse bile kaçak eşya niteliğindeki akaryakıt hakkında müsadere kararı verilebileceği unutulmamalıdır.


Kaçak Akaryakıtın Miktarı ve Kastın Yoğunluğu Cezayı Etkiler

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4763, K. 2025/13361, T. 05.11.2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin bu kararında, 11.000 litre ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ele geçirilen bir olay değerlendirilmiştir. Daire, suçun sanık tarafından işlendiğine dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görmemiştir. Ancak ele geçirilen akaryakıtın miktarı ve kastın yoğunluğu nedeniyle temel cezanın alt sınırdan belirlenmesini hukuka aykırı bulmuştur.

Kararda şu ifadeye yer verilmiştir:

“Dava konusu 11.000 litre ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıtın miktarına ve kastın yoğunluğuna göre sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini…”

Bu karar, kaçak akaryakıtın miktarının yalnızca suçun sübutu bakımından değil, cezanın belirlenmesi bakımından da önemli olduğunu göstermektedir. Özellikle yüksek miktarda ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ele geçirilen dosyalarda, mahkemenin alt sınırdan ceza vermesi her zaman yeterli görülmemekte; TCK m.61 uyarınca suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, akaryakıt miktarı ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması gerekebilmektedir.


Akaryakıt Kaçakçılığı Suçunda Lehe Kanun Değerlendirmesi ve Karma Uygulama Yasağı

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4763, K. 2025/13361, T. 05.11.2025

Akaryakıt kaçakçılığı suçlarında, suç tarihinden sonra 5607 sayılı Kanun’da değişiklik yapılmışsa, mahkeme eski ve yeni kanunları ayrı ayrı uygulayıp sonucunu karşılaştırmalıdır. Yargıtay’a göre mahkeme, eski kanundan temel cezayı alıp yeni kanundaki indirim hükümlerini buna ekleyemez. Bu tür uygulama “karma uygulama” niteliğinde olup bozma nedenidir.

Kararda bu husus şu şekilde açıklanmıştır:

“Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun hükümlerine göre ise eylemin… somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime elverişli biçimde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun’un belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi…”

Aynı kararda, mahkemenin suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuna göre temel cezayı belirledikten sonra sonraki kanunlardaki indirim hükümlerini tartışması hukuka aykırı görülmüştür:

“Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’a göre belirlenen temel cezadan sonra 5607 sayılı Kanun’un 3/22… 5/2. maddelerinin tartışılması suretiyle karma uygulama yapılması bozmayı gerektirmiştir.”

Bu içtihat, akaryakıt kaçakçılığı dosyalarında lehe kanun incelemesinin teknik ve denetime elverişli şekilde yapılması gerektiğini göstermektedir. Mahkeme, eski ve yeni kanun hükümlerini parça parça birleştiremez. Her kanun dönemi kendi içinde uygulanmalı, sonuç cezalar karşılaştırılmalı ve sanık lehine olan düzenleme buna göre belirlenmelidir.


Gizli Yer Altı Tankı, Lisansa Aykırı Düzenek ve Suç Vasfı

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/20090, K. 2025/12401, T. 01.10.2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin bu kararında, lisanslı bir petrol iş yerinde yapılan arama ve kazı çalışması sonucunda, pompalardan birine bağlı, vaziyet planında yer almayan gizli bir düzenek ve yer altı tankından 1.100 kg akaryakıt ele geçirilmesi olayı değerlendirilmiştir.

Kararda şu tespit yapılmıştır:

“Sanığın sahibi olduğu Petrol adlı iş yerinde yapılan usûlüne uygun arama ve kazı çalışması sonucu pompalardan birisine bağlantılı vaziyet planında yer almayan gizli bir düzenek ile yer altı tankından toplam 1.100 kg akaryakıt ele geçirildiği…”

Yargıtay, böyle bir durumda eylemin yalnızca 5607 sayılı Kanun’un 3/11. maddesi kapsamında değerlendirilmesini yeterli bulmamıştır. Mahkemeye, 5607 sayılı Kanun’un 3/11, 3/14 ve 4/8. maddeleri ile TCK m.44’teki fikri içtima kuralını birlikte değerlendirme yükümlülüğü yüklemiştir.

Kararda şu değerlendirme yapılmıştır:

“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesi de dikkate alınarak 5607 sayılı Kanun’un 3/11 ya da 3/14. maddeleri ile 4/8. maddesi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile sanık hakkında anılan Kanun’un 3/11. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi…”

Bu karar, akaryakıt kaçakçılığı davalarında suç vasfının belirlenmesinin son derece önemli olduğunu göstermektedir. Eğer olayda lisansa aykırı gizli tank, yer altı bağlantısı, pompa düzeneği veya kaçak satışa elverişli ekipman varsa, fiil yalnızca ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt bulundurma olarak değerlendirilemez. Bu durumda 5607 sayılı Kanun m.3/14 ve m.4/8 hükümleri de tartışılmalıdır.


5607 Sayılı Kanun m.3/14 ve m.4/8 İlişkisi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/20090, K. 2025/12401, T. 01.10.2025

Aynı kararda Yargıtay, 5607 sayılı Kanun’un 3/14. maddesi ile 4/8. maddesi arasındaki ilişkiyi de ayrıntılı şekilde açıklamıştır. 5607 sayılı Kanun’un 3/14. maddesi, kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da piyasaya sürmeye yarayacak şekilde lisansa aykırı sabit veya seyyar tank, düzenek ya da ekipman bulundurmayı cezalandırmaktadır.

Kararda kanun hükmü şu şekilde aktarılmıştır:

“Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”

Yargıtay, 4/8 hükmünün uygulanabilmesi için 3/14. maddede belirtilen nitelikte bir tank, düzenek veya ekipmanın kaçak akaryakıt satışında kullanılması gerektiğini belirtmiştir:

“5607 sayılı Kanun’un 4/8. maddesinin uygulanabilmesi için… Enerji Piyasası Düzenleme Kurulundan alınan izin belgesine esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak yapılan ya da bulundurulan sabit veya seyyar tank, düzenek yahut ekipmanlar kullanılarak kaçak akaryakıt satışının gerçekleştirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.”

Bu içtihat özellikle akaryakıt istasyonlarında yapılan aramalarda büyük önem taşır. Gizli tank, kaçak pompa bağlantısı, yer altı boru hattı veya vaziyet planında bulunmayan teknik düzenek tespit edildiğinde, bu durum yalnızca delil niteliğinde kalmayıp suç vasfını ve cezanın ağırlığını da doğrudan etkileyebilir.


Kaçak Eşyanın Değerinin Hafif veya Pek Hafif Olması

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/20090, K. 2025/12401, T. 01.10.2025

5607 sayılı Kanun kapsamında kaçak eşyanın değerinin hafif veya pek hafif olması, cezada indirim nedeni olarak uygulanabilir. Ancak mahkemenin bu konuda doğru sınıflandırma yapması gerekir. Eşyanın değeri “pek hafif” olduğu hâlde yalnızca “hafif” kabul edilirse, sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olur.

Yargıtay kararında bu husus şu şekilde ifade edilmiştir:

“Suça konu kaçak eşyanın değerinin ‘pek hafif’ olduğu anlaşılmakla… sanığın cezasında 1/2 ila 2/3 oranında indirim yapılması gerekirken, Mahkemece hafif kabul edilmek suretiyle 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini…”

Bu karar, akaryakıt kaçakçılığı dosyalarında yalnızca suçun oluşup oluşmadığının değil, ele geçirilen akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin de dikkatle incelenmesi gerektiğini göstermektedir. Çünkü eşyanın değerinin “hafif” veya “pek hafif” kabul edilmesi, sonuç cezada ciddi fark doğurabilir.


Etkin Pişmanlık İhtaratı ve Gümrüklenmiş Değerin Ödenmesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/20090, K. 2025/12401, T. 01.10.2025

Akaryakıt kaçakçılığı suçlarında etkin pişmanlık hükümleri sanık lehine önemli sonuçlar doğurabilir. Ancak etkin pişmanlık indiriminin doğru uygulanabilmesi için sanığa soruşturma aşamasında usulüne uygun ihtarat yapılıp yapılmadığı, ödeme aşaması ve ödenen tutar birlikte değerlendirilmelidir.

Yargıtay, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı ve sanığın kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin iki katını ödediği olayda, daha yüksek indirim oranı uygulanması gerektiğini belirtmiştir:

“Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını kovuşturma evresinde ödeyen sanığın cezasında 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesi uyarınca yarı oranında indirim yapılması yerine üçte bir oranda indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.”

Bu içtihat, akaryakıt kaçakçılığı dosyalarında etkin pişmanlık savunmasının yalnızca ödeme yapılıp yapılmadığı üzerinden değil, ihtaratın yapılıp yapılmadığı ve ödemenin hangi aşamada gerçekleştiği üzerinden de kurulması gerektiğini göstermektedir.


Akaryakıt Kaçakçılığı Suçunda Sonuç

Akaryakıt kaçakçılığı suçu, yalnızca ekonomik bir suç değildir. Devletin vergi gelirlerini, enerji piyasasının güvenliğini, tüketici sağlığını ve kamu düzenini etkileyen ciddi bir suç tipidir. Bu nedenle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda akaryakıtla ilgili fiiller için ağır hapis ve adli para cezaları öngörülmüştür.

Bununla birlikte her marker düşüklüğü, her yakıt taşıma işlemi veya her depolama faaliyeti otomatik olarak mahkûmiyet sonucunu doğurmaz. Ceza yargılamasında numune alma işlemi, analiz raporu, ticari amaç, kast, failin fiille bağlantısı ve delil zinciri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bu nedenle akaryakıt kaçakçılığı soruşturma ve davalarında savunma; mevzuat, teknik analiz, ticari kayıtlar ve ceza muhakemesi ilkeleri birlikte ele alınarak hazırlanmalıdır.

author avatar
Av. Murat Turgut MİNAR Avukat
Av. Murat Turgut Minar, İzmir Barosu’na 12460 sicil numarasıyla kayıtlı olup; ceza hukuku, kamulaştırma hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku ile iş hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.