Sözleşme, iki veya daha fazla kişinin karşılıklı irade açıklamalarıyla hak ve borç doğuran hukuki bir ilişki kurmasıdır. Günlük hayatta kira sözleşmesi, satış sözleşmesi, iş sözleşmesi, vekâlet sözleşmesi, eser sözleşmesi, taşınmaz satış vaadi, hizmet alımı, abonelik sözleşmesi veya tüketici sözleşmesi gibi birçok işlem aslında sözleşme hukukunun konusuna girer.
Sözleşme yalnızca tarafların “anlaştık” demesinden ibaret değildir. Geçerli bir sözleşme; tarafların ehliyetli olmasını, iradelerinin sakatlanmamış bulunmasını, konunun hukuka ve ahlaka aykırı olmamasını, emredici kanun hükümlerine aykırı şartlar içermemesini ve çoğu zaman ispat bakımından yazılı şekilde düzenlenmesini gerektirir.
Özellikle yüksek bedelli, uzun süreli veya ticari sonuç doğuran sözleşmelerde; imzadan önce yapılacak hukuki inceleme, sonradan açılabilecek alacak, tazminat, fesih, iptal veya geçersizlik davalarının önüne geçebilir.
Kısa Cevap: Sözleşme Ne Demektir?
Sözleşme, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulan, hukuken bağlayıcı bir anlaşmadır. Bir tarafın mal teslim etmeyi, hizmet görmeyi, para ödemeyi, taşınmazı kullandırmayı, işi yapmayı veya belirli bir davranışta bulunmayı üstlenmesi; diğer tarafın da buna karşılık bir edim yüklenmesi sözleşmenin temel yapısını oluşturur.
Örneğin bir satış sözleşmesinde satıcı malı teslim etmeyi, alıcı bedeli ödemeyi üstlenir. Kira sözleşmesinde kiraya veren taşınmazın kullanımını bırakır, kiracı kira bedelini öder. İş sözleşmesinde işçi bağımlı olarak çalışır, işveren ücret ödeme borcu altına girer.
Sözleşme Yapmadan Önce Neden Hukuki Kontrol Gerekir?
Bir sözleşme imzalandıktan sonra, taraflar çoğu zaman sözleşmede yazılı olan hükümlerle bağlı hale gelir. Bu nedenle “nasıl olsa sonradan düzeltiriz” düşüncesi uygulamada ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Sözleşme yapılmadan önce özellikle şu soruların cevaplanması gerekir:
Sözleşmenin tarafları doğru yazılmış mı? İmza yetkisi olan kişi gerçekten yetkili mi? Sözleşmede bedel, ödeme tarihi, teslim tarihi, cezai şart, fesih hakkı, temerrüt, tazminat, yetkili mahkeme ve uyuşmazlık çözüm yolu açıkça düzenlenmiş mi? Taraflardan biri aşırı ölçüde korunurken diğer taraf ağır yükümlülük altına sokulmuş mu? Tüketici veya işçi aleyhine haksız şart niteliğinde hükümler var mı?
Bu sorulara imza öncesinde cevap verilmezse, sözleşme uyuşmazlığı çıktığında taraflardan biri kendisini zayıf, belirsiz veya aleyhe düzenlenmiş bir metinle karşı karşıya bulabilir.
Sözleşmenin Geçerli Olması İçin Aranan Temel Şartlar
Bir sözleşmenin hukuken geçerli ve uygulanabilir olması için yalnızca tarafların anlaşması yeterli değildir. Sözleşmenin kanuna, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına ve emredici hukuk kurallarına uygun olması gerekir.
Tarafların Sözleşme Yapma Ehliyeti Bulunmalıdır
Sözleşme yapacak kişilerin hukuki işlem ehliyetine sahip olması gerekir. Ayırt etme gücü bulunmayan kişilerin yaptığı işlemler kural olarak geçerli sonuç doğurmaz. Sınırlı ehliyetsiz kişilerin yaptığı bazı işlemler ise yasal temsilcinin onayına bağlı olabilir.
Şirketler bakımından ise imza atan kişinin şirketi temsil ve ilzama yetkili olup olmadığı ayrıca incelenmelidir. Uygulamada şirket kaşesi üzerine atılan her imza otomatik olarak şirketi bağlamaz. Yetki, ticaret sicili kayıtları, imza sirküleri, vekâletname veya yönetim kurulu kararı ile ayrıca değerlendirilmelidir.
Tarafların İradesi Serbest Olmalıdır
Sözleşme özgür iradeyle kurulmalıdır. Bir kişi hile, tehdit, korkutma, aldatma veya esaslı yanılma nedeniyle sözleşme imzalamışsa, bu sözleşmenin iptali gündeme gelebilir.
Örneğin kişi sözleşmenin içeriği hakkında yanıltılmışsa, imza baskı altında alınmışsa, sözleşmenin konusu gerçeğe aykırı şekilde anlatılmışsa veya karşı taraf bilinçli olarak önemli bilgileri gizlemişse irade sakatlığı iddiası ileri sürülebilir.
Sözleşmenin Konusu Hukuka ve Ahlaka Aykırı Olmamalıdır
Taraflar sözleşme serbestisi kapsamında diledikleri konuda anlaşma yapabilir. Ancak bu özgürlük sınırsız değildir. Kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, genel ahlaka veya kişilik haklarına aykırı sözleşme hükümleri geçersiz olabilir.
Örneğin iş sözleşmesinde asgari ücretin altında ücret kararlaştırılması, kiracının kanundan doğan temel haklarının tamamen ortadan kaldırılması, tüketiciyi ağır ve tek taraflı borç altına sokan hükümler veya kişilik haklarını ihlal eden şartlar hukuken geçersizlik tartışmasına yol açabilir.
Sözleşmede Edim ve Karşı Edim Dengesi Bulunmalıdır
Sözleşmelerin önemli bir kısmı karşılıklı borç doğurur. Bir taraf bir şeyi yapmayı, vermeyi veya katlanmayı üstlenirken; diğer taraf da buna karşılık bir edim yüklenir.
Satış sözleşmesinde mal ve bedel, kira sözleşmesinde kullanım hakkı ve kira parası, eser sözleşmesinde meydana getirilecek eser ve ücret, iş sözleşmesinde çalışma ve ücret bu dengenin örnekleridir.
Ancak bağışlama sözleşmesi gibi bazı sözleşmelerde karşılıklı edim dengesi klasik anlamda bulunmayabilir. Bu nedenle her sözleşme türü kendi hukuki niteliğine göre değerlendirilmelidir.
En Çok Karşılaşılan Sözleşme Türleri Nelerdir?
Sözleşmeler, tarafların amacına ve üstlendikleri borçlara göre farklı türlere ayrılır. Günlük yaşamda en sık karşılaşılan sözleşmeler; satış, kira, iş, eser, vekâlet, bağışlama, trampa, kullanım ödüncü ve tüketici sözleşmeleridir.
Satış Sözleşmesi
Satış sözleşmesi, satıcının bir malı veya hakkı alıcıya devretmeyi, alıcının ise bunun karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Günlük alışverişlerden araç satışına, ticari mal tesliminden taşınır satışlarına kadar birçok işlem satış sözleşmesi niteliği taşır.
Taşınmaz satışı gibi bazı sözleşmeler ise özel şekil şartına tabidir. Bu nedenle her satış işlemi basit yazılı metinle geçerli hale gelmeyebilir.
Kira Sözleşmesi
Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir taşınır veya taşınmazın kullanımını kiracıya bırakmayı, kiracının ise buna karşılık kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıyı koruyan özel hükümler bulunduğundan, sözleşmeye yazılan her hüküm geçerli kabul edilmez. Tahliye taahhüdü, kira artış şartı, depozito, aidat, bakım-onarım giderleri ve fesih hükümleri ayrıca dikkatle değerlendirilmelidir.
İş Sözleşmesi
İş sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak çalışmayı, işverenin ise ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. İş sözleşmelerinde işçi lehine emredici hükümler bulunduğundan, işçinin kanuni haklarını ortadan kaldıran sözleşme hükümleri çoğu zaman geçersiz olur.
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, ücret alacağı, rekabet yasağı ve cezai şart hükümleri iş sözleşmelerinde en sık uyuşmazlık doğuran alanlardır.
Eser Sözleşmesi
Eser sözleşmesi, yüklenicinin belirli bir sonucu meydana getirmeyi, iş sahibinin ise bunun karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
İnşaat yapımı, tadilat, yazılım geliştirme, mimari proje, internet sitesi hazırlanması, özel üretim ürün veya belirli bir teknik sonucun ortaya çıkarılması eser sözleşmesine örnek gösterilebilir.
Bu sözleşmelerde işin ayıplı yapılması, teslim tarihinin gecikmesi, bedel artışı, eksik iş, cezai şart ve ayıp ihbarı gibi konular önem taşır.
Vekâlet Sözleşmesi
Vekâlet sözleşmesi, vekilin müvekkilin menfaatine ve iradesine uygun şekilde belirli bir işi görmeyi üstlendiği sözleşmedir. Vekâlet sözleşmesinde vekil çoğu zaman belirli bir sonucu garanti etmez; ancak işi özenle yürütmekle yükümlüdür.
Avukatlık, danışmanlık, temsil, takip, başvuru veya belirli işlemlerin yürütülmesi vekâlet ilişkisinin konusu olabilir.
Bağışlama Sözleşmesi
Bağışlama sözleşmesi, bir kişinin malvarlığından karşılıksız olarak başka bir kişi lehine kazandırmada bulunmasıdır. Bağışlamada karşı edim bulunmaması nedeniyle diğer sözleşmelerden ayrılır.
Ancak bağışlamanın da şekil, ehliyet, geri alma ve tenkis gibi farklı hukuki sonuçları olabilir. Özellikle miras hukuku ile bağlantılı bağışlamalarda, sonradan mirasçılar arasında uyuşmazlık çıkması mümkündür.
Trampa Sözleşmesi
Trampa, tarafların para yerine mal veya hak değişimi yaptığı sözleşme türüdür. Uygulamada taşınmaz, araç, arsa, ekipman veya ticari malların değişimi şeklinde görülebilir.
Trampa sözleşmesinde tarafların devredeceği malların değeri, ayıp durumu, teslim tarihi ve ek ödeme yapılıp yapılmayacağı açıkça yazılmalıdır.
Sözleşme Nasıl Kurulur?
Sözleşme, tarafların birbirine uygun irade açıklamalarıyla kurulur. Bu süreçte genellikle bir taraf teklif yapar, diğer taraf bu teklifi kabul eder. Hukuki dilde bu durum öneri ve kabul olarak ifade edilir.
Yazılı Sözleşme Şart mıdır?
Her sözleşmenin yazılı yapılması şart değildir. Ancak yazılı sözleşme, ispat kolaylığı sağlar. Özellikle yüksek bedelli işlemler, kira ilişkileri, ticari ilişkiler, iş sözleşmeleri, hizmet alımları, inşaat ve eser sözleşmeleri yazılı şekilde yapılmalıdır.
Bazı sözleşmelerde ise yazılı şekil yeterli olmaz; resmi şekil gerekir. Örneğin taşınmaz satışının resmi şekilde yapılması gerekir. Bu nedenle sözleşmenin türüne göre şekil şartı ayrıca incelenmelidir.
Sözlü Sözleşme Geçerli midir?
Kural olarak şekle tabi olmayan sözleşmeler sözlü olarak da kurulabilir. Ancak uyuşmazlık çıktığında sözlü anlaşmanın içeriğini ispatlamak zorlaşır.
Bu nedenle uygulamada “sözlü anlaştık” denilen birçok olayda taraflar, neye anlaştıklarını, bedelin ne olduğunu, teslim tarihini, hizmet kapsamını veya fesih şartını ispatlamakta güçlük çeker.
E-posta ve WhatsApp Yazışmaları Sözleşme Sayılır mı?
Tarafların e-posta, mesajlaşma veya dijital yazışmalar üzerinden anlaşmaya varması bazı durumlarda sözleşmesel ilişkiyi gösterebilir. Ancak sözleşmenin türü şekil şartına tabi ise yalnızca mesajlaşma yeterli olmayabilir.
Yine de ticari ilişkilerde e-posta, teklif, sipariş formu, fatura, ödeme dekontu, teslim tutanağı ve yazışmalar sözleşmenin varlığını ve kapsamını ispat bakımından önemli delil niteliği taşıyabilir.
Sözleşme Feshi Nedir?
Sözleşmenin feshi, geçerli şekilde kurulmuş bir sözleşmenin geleceğe etkili olarak sona erdirilmesidir. Fesihte sözleşme geçmişe dönük olarak ortadan kalkmaz; kural olarak fesih tarihinden sonraki borç ilişkisi sona erer.
Sözleşme Hangi Hallerde Feshedilir?
Sözleşme; sürenin dolması, tarafların anlaşması, sözleşmede düzenlenen fesih hakkının kullanılması veya haklı nedenle fesih yoluyla sona erebilir.
Örneğin kira sözleşmesinde belirli şartlarda tahliye ve fesih gündeme gelebilir. İş sözleşmesinde işçi veya işveren haklı nedenle fesih yapabilir. Eser sözleşmesinde işin ayıplı veya eksik yapılması fesih ya da dönme tartışmasına yol açabilir.
Haklı Fesih Nedir?
Haklı fesih, taraflardan birinin sözleşmeye aykırı davranışı veya sözleşmenin devamını çekilmez hale getiren ciddi bir sebep nedeniyle sözleşmenin sona erdirilmesidir.
Örneğin ödeme yapılmaması, teslimin sürekli gecikmesi, işin ayıplı yapılması, güven ilişkisinin bozulması, ağır borç ihlali veya taraflardan birinin sözleşmeye aykırı davranışı haklı fesih sebebi olabilir.
Sözleşme Feshedilince Tazminat İstenebilir mi?
Fesih tek başına her zaman tazminat doğurmaz. Ancak feshe neden olan tarafın sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle zarar oluşmuşsa, zarar gören taraf tazminat talep edebilir.
Bu nedenle fesih bildirimi yapılmadan önce sözleşmedeki hükümler, ihtar şartı, süre verme yükümlülüğü, cezai şart, temerrüt hükümleri ve ispat araçları birlikte değerlendirilmelidir.
Sözleşmenin İptali Nedir?
Sözleşmenin iptali, sözleşmenin kuruluş aşamasındaki bir sakatlık nedeniyle geçersiz hale getirilmesi anlamına gelir. Fesihten farklı olarak iptal, çoğu durumda sözleşmenin baştan itibaren hükümsüz sayılması sonucunu doğurabilir.
Hile Nedeniyle Sözleşmenin İptali
Bir taraf, diğer tarafı bilerek yanıltmış ve bu yanıltma nedeniyle sözleşme imzalanmışsa hile nedeniyle iptal gündeme gelebilir.
Örneğin satılan malın önemli bir ayıbının gizlenmesi, taşınmazın hukuki durumunun gerçeğe aykırı anlatılması, ödeme gücü olmayan kişinin kendisini farklı göstermesi veya sözleşme şartlarının kasıtlı biçimde yanlış açıklanması hile iddiasına konu olabilir.
Tehdit Nedeniyle Sözleşmenin İptali
Bir kişi korkutularak, baskı altına alınarak veya kendisine ya da yakınlarına zarar verileceği tehdidiyle sözleşme imzalamışsa, tehdit nedeniyle iptal hakkı doğabilir.
Ancak tehdit iddiasının soyut şekilde ileri sürülmesi yeterli değildir. Olayın somut delillerle desteklenmesi gerekir.
Yanılma Nedeniyle Sözleşmenin İptali
Taraflardan biri sözleşmenin esaslı unsurlarında yanılmışsa, yanılma nedeniyle iptal gündeme gelebilir. Burada her basit pişmanlık veya sonradan zarar edildiğinin anlaşılması iptal sebebi değildir.
Yanılmanın esaslı, sözleşmenin kurulmasına etkili ve hukuken dikkate alınabilir nitelikte olması gerekir.
Sözleşmenin Hükümsüzlüğü ve Geçersizliği
Sözleşmenin geçersizliği, sözleşmenin hukuki sonuç doğurmaması veya bazı hükümlerinin uygulanamaması anlamına gelir. Geçersizlik bazen sözleşmenin tamamını, bazen yalnızca belirli maddelerini etkiler.
Kesin Hükümsüzlük Nedir?
Kanuna, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına veya emredici hükümlere aykırı sözleşmeler kesin hükümsüz olabilir. Kesin hükümsüzlük halinde sözleşme baştan itibaren geçerli sonuç doğurmaz.
Örneğin kanunun açıkça yasakladığı bir konuda yapılan sözleşme veya kişilik haklarını ağır şekilde sınırlayan bir hüküm geçersizlik tartışmasına konu olabilir.
Kısmi Hükümsüzlük Nedir?
Bazı durumlarda sözleşmenin yalnızca belirli maddesi geçersiz olur; sözleşmenin geri kalanı ayakta kalabilir. Özellikle haksız şartlar bakımından bu durum önemlidir.
Örneğin tüketici sözleşmesinde yer alan tek taraflı, dengesiz ve müzakere edilmemiş bir hüküm geçersiz sayılabilir; ancak sözleşmenin diğer hükümleri yürürlükte kalabilir.
Haksız Şart Nedir?
Haksız şart, özellikle tüketici sözleşmelerinde, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan ve tüketici aleyhine dürüstlük kuralına aykırı biçimde dengesizlik yaratan hükümdür.
Tüketici Sözleşmelerinde Haksız Şart Örnekleri
Tüketicinin dava açma hakkını fiilen zorlaştıran hükümler, satıcı veya sağlayıcıya tek taraflı değişiklik yetkisi veren şartlar, tüketiciye ağır cezai şart yükleyen hükümler, tüketici aleyhine ispat yükünü değiştiren düzenlemeler veya ayıplı mal ve hizmet sorumluluğunu ortadan kaldırmaya çalışan hükümler haksız şart niteliği taşıyabilir.
Haksız Şartın Sonucu Nedir?
Haksız şart tüketici bakımından bağlayıcı olmaz. Sözleşmenin geri kalan hükümleri ise ayakta kalabilir. Bu nedenle haksız şart iddiası, sözleşmenin tamamının değil, ilgili hükmün geçersizliği sonucunu doğurabilir.
Sözleşme İmzalamadan Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler
Sözleşme imzalamadan önce yalnızca bedel ve taraf isimlerine bakmak yeterli değildir. Uyuşmazlıkların büyük kısmı, sözleşmenin başlangıçta eksik, belirsiz veya tek taraflı hazırlanmasından kaynaklanır.
Taraf Bilgileri ve Yetki Kontrolü
Sözleşmede tarafların adı, soyadı, unvanı, adresi, vergi numarası, kimlik bilgileri ve temsil yetkisi açıkça yazılmalıdır. Şirketlerde imza atan kişinin yetkili olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.
Sözleşmenin Konusu Açık Yazılmalıdır
Sözleşmenin konusu belirsiz bırakılmamalıdır. Malın niteliği, hizmetin kapsamı, yapılacak iş, teslim edilecek ürün, taşınmazın bilgileri, işin teknik özellikleri ve tarafların yükümlülükleri açıkça düzenlenmelidir.
Bedel, Ödeme ve Teslim Tarihleri Net Olmalıdır
Bedel, ödeme zamanı, ödeme yöntemi, taksitler, gecikme faizi, teslim tarihi ve gecikme halinde uygulanacak hükümler net şekilde yazılmalıdır.
Belirsiz ödeme ve teslim hükümleri, sonradan ciddi ispat sorunları doğurabilir.
Cezai Şart ve Tazminat Hükümleri İncelenmelidir
Sözleşmelerde cezai şart hükümleri sıkça yer alır. Ancak cezai şartın hangi durumda uygulanacağı, miktarı, sınırı ve hakkaniyete uygunluğu değerlendirilmelidir.
Aşırı ağır cezai şartlar, özellikle zayıf taraf aleyhine düzenlenmişse sonradan uyuşmazlık konusu olabilir.
Fesih ve İhtar Şartları Açık Olmalıdır
Sözleşmenin hangi hallerde feshedileceği, fesih bildiriminin nasıl yapılacağı, ihtar gerekip gerekmediği, süre verilip verilmeyeceği ve fesih sonrası tarafların hakları açıkça düzenlenmelidir.
“Taraflardan biri dilediği zaman fesheder” şeklindeki basit hükümler her sözleşme bakımından güvenli değildir.
Yetkili Mahkeme ve Uygulanacak Hukuk Belirtilmelidir
Özellikle ticari sözleşmelerde yetkili mahkeme, arabuluculuk, tahkim, uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözüm yöntemi önemlidir.
Ancak tüketici, işçi veya özel koruma hükümleri bulunan alanlarda tarafların yetki düzenlemesi her zaman geçerli olmayabilir.
Sözleşme Uyuşmazlıklarında Hangi Davalar Açılabilir?
Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda açılabilecek davalar, sözleşmenin türüne ve ihlalin niteliğine göre değişir.
Alacak Davası
Taraflardan biri sözleşmeden doğan ödeme borcunu yerine getirmemişse alacak davası açılabilir. Kira alacağı, satış bedeli, hizmet bedeli, eser bedeli, komisyon, ücret veya cari hesap alacağı bu kapsama girebilir.
Tazminat Davası
Sözleşmeye aykırılık nedeniyle zarar doğmuşsa, zarar gören taraf tazminat talep edebilir. Eksik ifa, ayıplı ifa, geç ifa, hiç ifa etmeme veya sözleşmeye aykırı davranış tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Sözleşmenin Feshi Davası
Bazı sözleşmelerde fesih beyanı yeterli olabilirken, bazı durumlarda mahkeme kararı gerekebilir. Özellikle taşınmaz, kira, eser, ticari ilişki ve uzun süreli sözleşmelerde fesih süreci dikkatle yürütülmelidir.
Sözleşmenin İptali Davası
Hile, tehdit, yanılma veya ehliyetsizlik gibi nedenlerle sözleşmenin iptali istenebilir. İptal davasında en önemli konular süre, delil ve irade sakatlığının ispatıdır.
Menfi Tespit ve İstirdat Davası
Kişi sözleşme nedeniyle borçlu olmadığını düşünüyorsa menfi tespit davası; haksız şekilde ödeme yaptıysa istirdat davası gündeme gelebilir.
Sözleşme Hazırlarken En Sık Yapılan Hatalar
Sözleşme uyuşmazlıklarının önemli kısmı, kötü niyetten çok kötü hazırlanmış sözleşmelerden doğar.
İnternetten Hazır Sözleşme Örneği Kullanmak
Hazır sözleşme örnekleri her somut olaya uygun olmayabilir. Bir kira sözleşmesi, eser sözleşmesi, ticari tedarik sözleşmesi veya hizmet sözleşmesi kendi şartlarına göre düzenlenmelidir.
Hazır metinlerde tarafların özel ihtiyaçları, riskleri, ödeme planı, teknik şartları, fesih sebepleri ve ispat sorunları çoğu zaman yeterince yer almaz.
Sözleşme Eklerini Düzenlememek
Teknik şartname, ödeme planı, teslim tutanağı, proje, keşif özeti, teklif formu, fatura, yazışmalar ve ek protokoller sözleşmenin ayrılmaz parçası haline getirilmelidir.
Aksi halde taraflar sonradan “bu iş sözleşmeye dahil değildi” veya “bu bedel ayrıca kararlaştırılmıştı” şeklinde uyuşmazlık yaşayabilir.
Cezai Şartı Belirsiz Yazmak
Cezai şartın hangi durumda doğacağı, ne kadar olacağı, gecikme başına mı yoksa tek seferlik mi uygulanacağı, tazminatla birlikte istenip istenemeyeceği açıkça yazılmalıdır.
Fesih Bildirimini Yanlış Yapmak
Sözleşme feshi çoğu zaman yazılı ihtar, noter bildirimi, süre verme veya delillendirilebilir bildirim gerektirir. Sözlü fesih, ileride ispat sorunu yaratabilir.
Sonuç
Sözleşme, taraflar arasında güven ve öngörülebilirlik sağlayan en temel hukuki araçlardan biridir. Ancak kötü hazırlanmış, eksik düzenlenmiş veya tek taraflı hükümler içeren sözleşmeler ileride alacak, tazminat, fesih, iptal ve geçersizlik davalarına yol açabilir.
Bu nedenle sözleşme imzalamadan önce tarafların kimliği, yetkisi, edimleri, ödeme planı, teslim tarihi, fesih şartları, cezai şart, temerrüt, tazminat, yetkili mahkeme, haksız şart ve şekil şartı bakımından detaylı inceleme yapılmalıdır.
Özellikle ticari sözleşmeler, kira sözleşmeleri, eser sözleşmeleri, iş sözleşmeleri, taşınmazla ilgili sözleşmeler ve yüksek bedelli işlemler bakımından hukuki destek alınması, sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önemlidir.



