Kira sözleşmesinde depozito, kiracı ile kiraya veren arasında en sık uyuşmazlık çıkaran konulardan biridir. Halk arasında “depozito” olarak bilinen bu ödeme, Türk Borçlar Kanunu’ndaki karşılığıyla güvence bedeli niteliğindedir. Kiracının kira sözleşmesinden doğan borçlarını yerine getirmesini, taşınmazı özenle kullanmasını ve sözleşme sonunda kiralananı uygun şekilde teslim etmesini güvence altına almak amacıyla alınır.
Ancak depozito, ev sahibinin serbestçe kullanabileceği, keyfi şekilde kesebileceği veya kira ilişkisi sonunda iade etmekten kaçınabileceği bir bedel değildir. Özellikle konut ve çatılı işyeri kiralarında depozito miktarı, saklanma şekli, iade şartları ve kesinti yapılabilecek hâller kanunla sınırlandırılmıştır. Bu nedenle “ev sahibi depozitoyu vermiyor”, “depozito kaç aylık kira olabilir”, “kiracı çıkarken depozito nasıl geri alınır”, “boya masrafı depozitodan kesilir mi” veya “depozito iadesi için dava açılır mı” gibi sorular uygulamada sıkça gündeme gelir.
İzmir, Bayraklı, Karşıyaka, Bornova, Konak, Çeşme ve Balçova gibi kira bedellerinin yüksek olduğu bölgelerde depozito miktarları da ciddi seviyelere ulaşmaktadır. Bu nedenle kira sözleşmesi kurulurken depozitonun nasıl ödendiği, kaç aylık kira bedeline karşılık geldiği, hangi şartlarda iade edileceği ve taşınmazın tesliminde hangi belgelerin düzenleneceği büyük önem taşır.
Kira Sözleşmesinde Depozito Nedir?
Depozito, kiracının kira sözleşmesi kapsamında kiraya verene verdiği teminat bedelidir. Bu bedel, kiracının kira borcunu ödememesi, taşınmaza zarar vermesi, aidat veya yan gider borçlarını yerine getirmemesi ya da sözleşmeye aykırı davranması hâlinde kiraya verenin zararını güvence altına alır.
Bununla birlikte depozito, kiraya veren açısından ek bir kira geliri değildir. Kira ilişkisi sona erdiğinde kiracının borcu yoksa, taşınmaz olağan kullanıma uygun şekilde teslim edilmişse ve depozitodan kesinti yapılmasını haklı kılan somut bir zarar bulunmuyorsa, depozito kiracıya iade edilmelidir.
Depozitonun, kiracının sözleşme süresi boyunca taşınmazı iyi kullanıp kullanmadığına ilişkin bir güvence teminatı olduğu; kira sözleşmesinde tarafların hak ve yükümlülüklerini dengeleyen önemli bir unsur olarak kabul edildiği belirtilmektedir.
Depozito ile Güvence Bedeli Aynı Şey midir?
Uygulamada kullanılan “depozito” ifadesi, Türk Borçlar Kanunu bakımından güvence bedeli anlamına gelir. Kira sözleşmesinde “depozito”, “güvence bedeli”, “teminat bedeli” veya “kira teminatı” gibi farklı ifadeler kullanılsa da önemli olan ödemenin hangi amaçla yapıldığıdır.
Kiracı tarafından verilen ödeme, kira ilişkisinden doğabilecek zarar ve borçları güvence altına almak amacıyla alınmışsa, bu bedel güvence bedeli niteliğindedir. Bu nedenle kiraya veren, sözleşme sonunda haklı bir sebep yoksa depozitoyu iade etmekle yükümlüdür.
Depozito En Fazla Kaç Aylık Kira Bedeli Olabilir?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında depozito, yani güvence bedeli, en fazla üç aylık kira bedeli kadar olabilir. Türk Borçlar Kanunu madde 342 uyarınca, sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz.
Bu hüküm son derece açıktır. Ev sahibi veya kiraya veren, konut ya da çatılı işyeri kiralarında kiracıdan dört, beş, altı aylık kira bedeline denk gelecek şekilde depozito talep edemez. Örneğin aylık kira bedeli 25.000 TL olan bir konut için alınabilecek depozito kural olarak 75.000 TL’yi aşamaz.
Türk Borçlar Kanunu madde 342’ye göre konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence bedelinin üç aylık kira bedelini aşamayacağı açıkça belirtilmiştir.
Üç Aylık Depozito Sınırı Hangi Kiralar İçin Geçerlidir?
Üç aylık depozito sınırı özellikle konut ve çatılı işyeri kiraları bakımından uygulanır. Apartman dairesi, müstakil ev, villa, ofis, büro, dükkân, mağaza, klinik, muayenehane ve benzeri çatılı işyeri kiralarında kiracıdan alınabilecek güvence bedeli üç aylık kira bedelini geçemez.
Bu sınırın amacı, kira sözleşmesi kurulurken kiracının ağır bir ekonomik teminat yükü altına sokulmasını önlemektir. Depozito, kiraya verenin muhtemel zararlarını güvence altına alır; ancak kiraya verene ölçüsüz bir ekonomik avantaj sağlamaz.
Ev Sahibi Üç Aylıktan Fazla Depozito İsterse Ne Olur?
Kiraya verenin konut veya çatılı işyeri kirasında üç aylık kira bedelinden fazla depozito istemesi, Türk Borçlar Kanunu madde 342’deki sınıra aykırıdır. Kiracı uygulamada baskı altında bu bedeli ödemiş olsa bile, uyuşmazlık hâlinde fazla alınan kısmın iadesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle kira sözleşmesi imzalanırken depozito miktarı açıkça yazılmalı, ödeme banka yoluyla yapılmalı ve açıklama kısmına “kira sözleşmesi depozito/güvence bedeli” ibaresi eklenmelidir. Elden ödeme yapılmışsa mutlaka yazılı makbuz alınmalıdır.
Depozito Nasıl Saklanmalıdır?
Türk Borçlar Kanunu madde 342’ye göre güvence bedeli para olarak verilmişse, kiracı tarafından kiraya verenin onayı olmadan çekilemeyecek şekilde vadeli bir tasarruf hesabına yatırılmalıdır. Güvence kıymetli evrak olarak verilmişse, kıymetli evrak bankaya depo edilmelidir.
Banka, güvence bedelini ancak iki tarafın rızasıyla, kesinleşmiş icra takibiyle veya kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir. Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili dava açtığını veya icra/iflas takibi başlattığını bankaya yazılı olarak bildirmezse, banka kiracının talebi üzerine güvenceyi iade etmekle yükümlüdür.
Uygulamada ise depozitonun çoğu zaman bankada ortak bloke hesapta tutulmadığı, doğrudan kiraya verene nakit veya banka havalesiyle ödendiği görülmektedir. Bu durum depozitonun hukuki niteliğini ortadan kaldırmaz. Depozitonun ödendiği ispatlanabiliyorsa, kiracı şartları oluştuğunda iade talep edebilir.
Depozito Hangi Amaçla Alınır?
Depozitonun temel amacı, kiraya verenin kira sözleşmesinden doğabilecek zararlarını güvence altına almaktır. Kiracı kira bedelini ödemezse, taşınmazı sözleşmeye aykırı şekilde kullanırsa, olağan kullanım dışında hasar verirse veya taşınmazı eksik teslim ederse depozito gündeme gelebilir.
Ancak depozito yalnızca bu amaçlarla kullanılabilir. Kiraya veren, depozitoyu sırf kira ilişkisi sona erdi diye kendisinde tutamaz. Kiracının borcu yoksa, taşınmaz olağan kullanıma uygun şekilde teslim edilmişse ve zarar ispatlanamıyorsa depozito iade edilmelidir.
Ev Sahibi Depozitoyu Hangi Durumlarda Kesebilir?
Kiraya veren, depozitodan ancak haklı ve ispatlanabilir bir zarar varsa kesinti yapabilir. Kiracının ödenmemiş kira borcu, aidat veya yan gider borcu bulunması, taşınmazı olağan kullanım dışında zarara uğratması ya da demirbaşları eksik teslim etmesi hâlinde depozito kesintisi gündeme gelebilir.
Buna karşılık her yıpranma depozitodan kesinti sebebi değildir. Taşınmazın zaman içinde eskimesi, duvarlarda olağan kullanım izleri oluşması, parkede makul aşınma meydana gelmesi veya tesisatın yaşa bağlı yıpranması her durumda kiracının sorumluluğunu doğurmaz.
Olağan Eskime Depozitodan Kesinti Sebebi Değildir
Kiralanan taşınmazın normal kullanım sonucunda yıpranması olağandır. Duvar boyasının solması, parkede hafif kullanım izi oluşması, kapı kollarında eskime meydana gelmesi veya evin genel kullanım nedeniyle eski görünmesi tek başına depozito kesintisini haklı kılmaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 05.12.2018 tarihli kararında da kiracının sözleşmeye uygun kullanımdan doğan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmadığı, yalnızca kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumlu tutulabileceği açıkça vurgulanmıştır.
Bu nedenle ev sahibi, “ev eskidi”, “boya yıprandı”, “kullanım izi var” gibi genel ifadelerle depozitoyu kesemez. Depozitodan kesinti yapılabilmesi için kiracının olağan kullanım sınırlarını aşan kötü kullanımının, somut hasarın ve zarar miktarının ortaya konulması gerekir.
Kötü Kullanım Nedeniyle Depozito Kesilebilir mi?
Kiracının taşınmaza zarar vermesi, kapı veya camları kırması, mutfak dolaplarını tahrip etmesi, tesisata zarar vermesi, taşınmazda izinsiz ve zarar verici tadilat yapması, demirbaşları eksik teslim etmesi veya taşınmazı hor kullanması hâlinde kötü kullanım gündeme gelir.
Bu durumda kiraya veren, gerçek zararını ispatlamak şartıyla depozitodan kesinti talep edebilir. Ancak kesinti miktarı zararla orantılı olmalı, depozitonun tamamına keyfi şekilde el konulmamalıdır.
Depozito Kira Borcuna Sayılabilir mi?
Depozito, kural olarak kira bedelinin yerine geçmez. Kiracının “son ay kirayı ödemeyeyim, depozitodan düşülsün” şeklindeki yaklaşımı her durumda hukuken doğru değildir. Depozito, kira ilişkisinin sonunda doğabilecek zarar ve borçlara karşı güvence niteliğindedir.
Ancak taraflar açıkça anlaşırsa depozitonun kira borcuna mahsup edilmesi mümkündür. Bu anlaşmanın yazılı yapılması ileride doğabilecek uyuşmazlıkları önler. Aksi hâlde kiraya veren ödenmeyen kira bedeli için icra takibi başlatabilir; kiracı ise depozitonun iadesi veya mahsup edilmesi gerektiğini savunmak zorunda kalabilir.
Depozito Ne Zaman İade Edilir?
Kira sözleşmesi sona erdiğinde, kiracı taşınmazı teslim ettiğinde ve kiraya verenin depozitodan kesinti yapmasını haklı kılan bir alacağı bulunmadığında depozito iade edilmelidir. Bankaya yatırılan güvence bedeli bakımından kanunda üç aylık süre düzenlenmiştir. Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde dava veya icra takibi başlattığını bankaya bildirmezse, banka kiracının talebi üzerine güvenceyi iade eder.
Uygulamada depozito doğrudan kiraya verene ödendiği için iade süreci çoğu zaman tarafların yazışmaları, tahliye tutanağı ve taşınmaz teslim tutanağı üzerinden yürür. Bu nedenle kiracının taşınmazı teslim ederken yazılı teslim tutanağı düzenlemesi, sayaç durumlarını kayıt altına alması ve evin teslim anındaki hâlini fotoğraf veya video ile belgelemesi önemlidir.
Kiracı Çıkarken Depozito Nasıl Geri Alınır?
Kiracı, taşınmazı tahliye ederken öncelikle anahtar teslimini ispatlayabilecek şekilde hareket etmelidir. Anahtarın kiraya verene teslim edildiği tarih, hem kira sorumluluğunun sona ermesi hem de depozito iadesi bakımından önemlidir.
Kiracı taşınmazı teslim ederken mümkünse yazılı bir anahtar teslim tutanağı düzenlemelidir. Bu tutanakta teslim tarihi, taşınmazın genel durumu, demirbaşlar, sayaç bilgileri ve varsa tarafların hasar tespitleri yer almalıdır.
Kiraya veren depozitoyu iade etmiyorsa, kiracı öncelikle yazılı ihtar gönderebilir. Buna rağmen ödeme yapılmazsa icra takibi veya alacak davası yoluna başvurulabilir.
Depozito Son Kira Bedeli Üzerinden mi İade Edilir?
Depozito iadesinde en çok merak edilen konulardan biri, yıllar önce ödenen depozitonun aynı tutarla mı yoksa güncel kira bedeli üzerinden mi iade edileceğidir. Eğer kira sözleşmesinde depozito “bir aylık kira bedeli”, “iki aylık kira bedeli” gibi kira bedeline bağlı şekilde belirlenmişse, tahliye tarihinde depozitonun güncel kira bedeliyle orantılı olarak iadesi talep edilebilir. Bu durumda başlangıçta verilen depozitonun kira bedeline oranı dikkate alınır ve iade hesabı son/güncel kira bedeli üzerinden yapılabilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Depozitonun güncel kira bedeline göre iade edilmesi ile kiracının son ay kirasını ödemeyip “depozitodan düşülsün” demesi aynı şey değildir. Kiracı, kiraya verenin açık kabulü olmadıkça son kira bedelini tek taraflı olarak depozitoya mahsup edemez. Depozito, kira sözleşmesinin sonunda iade veya mahsup konusu yapılabilecek bir güvence bedelidir; kira borcunun otomatik yerine geçen bir ödeme değildir.
Depozito İadesinde Anahtar Teslimi Neden Önemlidir?
Depozito iadesi yalnızca taşınmazın fiilen boşaltılmasıyla değil, anahtarın usulüne uygun şekilde kiraya verene teslim edilmesiyle de yakından ilgilidir. Çünkü kira ilişkisinin sona erdiğinin ve taşınmazın kiraya verenin hâkimiyetine geçtiğinin ispatı çoğu zaman anahtar teslimiyle sağlanır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2017/4599 E., 2018/12416 K. sayılı kararında, kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirmiş sayılabilmesi için taşınmazı fiilen boşaltmasının tek başına yeterli olmadığı; anahtarın usulüne uygun şekilde kiraya verene teslim edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması hâlinde, kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini ispat yükü kiracıya aittir.
Bu nedenle kiracı, anahtar teslimini ispatlayamıyorsa kira ilişkisinin kendi ileri sürdüğü tarihte sona erdiğini kanıtlamakta güçlük yaşayabilir. Kiraya veren anahtarı almaktan kaçınırsa, kiracının mahkemeden tevdi mahalli tayini istemesi ve anahtarı belirlenen yere teslim ederek durumu kiraya verene bildirmesi gerekir.
Kiraya Veren Depozitoyu İade Etmezse Ne Yapılır?
Kiraya verenin depozitoyu iade etmemesi hâlinde kiracı hukuki yollara başvurabilir. Bu durumda öncelikle depozitonun ödendiği, kira ilişkisinin sona erdiği, taşınmazın teslim edildiği ve kiraya verenin haklı bir kesinti sebebi bulunmadığı ortaya konulmalıdır.
Kiracı, somut olayın özelliklerine göre icra takibi başlatabilir veya alacak davası açabilir. Kiraya veren ise depozitoyu neden iade etmediğini, hangi zararların oluştuğunu ve bu zararların kiracının kusurundan kaynaklandığını ispat etmek durumundadır.
Depozito İadesinde İspat Yükü Kimdedir?
Depozito ödediğini iddia eden kiracı, öncelikle bu ödemeyi ispatlamalıdır. Banka dekontu, kira sözleşmesindeki depozito hükmü, makbuz, mesajlaşmalar ve tanık beyanları bu noktada önem taşıyabilir.
Buna karşılık depozitoyu iade etmeyen kiraya veren, kesinti yapmasını haklı kılan somut sebepleri ortaya koymalıdır. Sadece “ev hasarlıydı”, “boya masrafı çıktı”, “temizlik yapılmadı” gibi genel ifadeler yeterli değildir. Hasarın niteliği, bedeli, kiracının sorumluluğu ve depozitodan yapılacak kesinti miktarı somutlaştırılmalıdır.
Dövizle Depozito Alınabilir mi?
Türkiye’de yerleşik kişiler arasında yapılan kira sözleşmelerinde, kural olarak kira bedeli ve sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz. Bu yasak, depozito gibi kira sözleşmesinden doğan güvence bedelleri bakımından da önem taşır.
Ancak depozitonun döviz olarak alınmış olması, kiraya verene “bu bedeli iade etmeme” hakkı vermez. Kişi kendi hukuka aykırı davranışından yararlanamaz. Bu nedenle dövizle alınan depozitonun iadesi konusunda somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılmalı; kiraya verenin sırf döviz yasağını ileri sürerek iade yükümlülüğünden kaçınamayacağı kabul edilmelidir.
2018 tarihli düzenleme uyarınca Türkiye’de yerleşik kişiler arasında kira sözleşmesinden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli kararlaştırılamayacağı, ancak kiraya verenin bu sebeple depozitoyu iade etmeme hakkının bulunmadığı ifade edilmiştir.
Depozito İadesinde Yargıtay Kararı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2017/4599 E., 2018/12416 K. sayılı ve 05.12.2018 tarihli kararı, depozito iadesi, anahtar teslimi, olağan eskime ve kötü kullanım ayrımı bakımından önemlidir.
Karara konu olayda, kira sözleşmesinde depozito bedelinin alındığı; kiracının taşınmazı borçsuz ve hasarsız şekilde, boş, temiz, boyalı ve bakımlı olarak teslim etmesi hâlinde depozitonun aynen iade edileceği belirtilmiştir. Yargıtay, kiracının kiralananı özenle kullanmak ve sözleşme sonunda aldığı hâliyle teslim etmekle yükümlü olduğunu; ancak sözleşmeye uygun kullanımdan doğan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmadığını vurgulamıştır. Kiracı, yalnızca kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur.
Bu karar, depozito uyuşmazlıklarında mahkemenin yalnızca tarafların iddialarıyla yetinmemesi gerektiğini göstermektedir. Mahkeme; kira sözleşmesi hükümlerini, tahliye tarihini, anahtar teslimini, taşınmazın teslim hâlini, kiracının borcu olup olmadığını ve varsa zararın olağan kullanım mı yoksa kötü kullanım mı olduğunu incelemelidir.
Yargıtay Kararının Depozito Davalarına Etkisi
Yargıtay kararına göre, kiraya veren depozitoyu iade etmiyorsa bunun haklı sebebini ortaya koymalıdır. Kiracı taşınmazı sözleşmeye uygun kullanmışsa, yalnızca olağan eskime nedeniyle depozito kesintisi yapılamaz.
Aynı kararda, kiracının taşınmazı tahliye ettiğini ve anahtarı teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği de açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle depozito iadesi talep eden kiracı bakımından en önemli belgelerden biri anahtar teslim tutanağıdır.
İzmir’de Depozito İadesi Uyuşmazlıklarında Nelere Dikkat Edilmelidir?
İzmir’de kira bedellerinin yükselmesiyle birlikte depozito uyuşmazlıkları da artmaktadır. Özellikle Bayraklı, Karşıyaka, Bornova, Konak, Çeşme ve Balçova gibi bölgelerde konut ve işyeri kiralarında alınan depozito miktarları ciddi seviyelere ulaşabilmektedir.
Bu nedenle kiracıların kira sözleşmesini, depozito ödeme belgesini, banka dekontunu, mesajlaşmaları, teslim tutanağını ve taşınmazın teslim anındaki fotoğraf/video kayıtlarını saklaması önemlidir. Kiraya verenin de depozitodan kesinti yapmak istemesi hâlinde zarar kalemlerini belgeyle ortaya koyması gerekir.
Taşınmaz Teslim Tutanağı Neden Önemlidir?
Taşınmaz teslim tutanağı, depozito iadesi bakımından en önemli belgelerden biridir. Bu tutanakta anahtar teslim tarihi, taşınmazın genel durumu, demirbaşların mevcut olup olmadığı, sayaç bilgileri ve varsa hasar tespitleri yer almalıdır.
Teslim tutanağı düzenlenmemişse, ileride “ev hasarlı teslim edildi”, “anahtar geç verildi”, “kiracı çıkmadı”, “depozito kesildi” gibi iddialar daha karmaşık hâle gelebilir. Bu nedenle kiracı ve kiraya verenin tahliye anında kısa da olsa yazılı bir teslim belgesi hazırlaması uyuşmazlık riskini azaltır.
Kira Depozitosu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Ev sahibi depozitoyu vermiyorsa, depozito kaç aylık alınır, depozito son kira bedeli üzerinden mi iade edilir ve boya badana masrafı depozitodan kesilir mi gibi en çok aranan soruların kısa cevapları.
Konut ve çatılı işyeri kiralarında ev sahibi en fazla üç aylık kira bedeli kadar depozito alabilir. Örneğin aylık kira bedeli 25.000 TL ise alınabilecek depozito kural olarak 75.000 TL’yi aşamaz. Üç aylık yasal sınırı aşan depozito talepleri, kira sözleşmesinde yazılı olsa bile uyuşmazlık hâlinde tartışma konusu yapılabilir.
Depozito kira sözleşmesinde “bir aylık kira bedeli” veya “iki aylık kira bedeli” şeklinde belirlenmişse, iade sırasında depozitonun son/güncel kira bedeliyle orantılı olarak hesaplanması talep edilebilir. Ancak bu durum, kiracının son ay kirasını tek taraflı olarak depozitoya sayabileceği anlamına gelmez. Depozito iadesi ile son kira borcuna mahsup farklı hukuki konulardır.
Kiracı evi teslim etmiş, kira veya aidat borcu bulunmuyor ve taşınmazda kötü kullanımdan kaynaklanan somut bir hasar yoksa depozitonun iadesini isteyebilir. Ev sahibi depozitoyu iade etmiyorsa önce yazılı ihtar gönderilebilir; sonuç alınamazsa depozito alacağı için icra takibi veya alacak davası gündeme gelebilir.
Her boya badana masrafı depozitodan kesilemez. Kiralanan evin normal kullanımdan dolayı eskimesi, duvarlarda hafif izler oluşması veya boyanın zamanla solması olağan yıpranma kabul edilebilir. Ancak kiracı duvarlara zarar vermiş, taşınmazı hor kullanmış veya olağan kullanım dışında hasar oluşturmuşsa, ev sahibi somut zararı ispat ederek depozitodan kesinti talep edebilir.
Kiracı çıkarken anahtar teslimini yazılı tutanakla yapmalı, evin teslim anındaki durumunu fotoğraf veya video ile kayıt altına almalı, sayaç bilgilerini ve demirbaşları belgelemelidir. Depozito ödemesi banka dekontu, kira sözleşmesi veya makbuzla ispatlanabiliyorsa kiracının depozito iadesi talebi daha güçlü hâle gelir.
Kira sözleşmesinde depozito miktarı, ödeme tarihi, ödeme şekli, iade şartları, hangi hâllerde kesinti yapılabileceği ve taşınmazın teslim durumu açıkça yazılmalıdır. Depozito maddesi belirsiz bırakılırsa tahliye sırasında uyuşmazlık çıkabilir. Güncel kira sözleşmesi örneği hazırlamak veya PDF/Word formatında indirmek için 2026 güncel kira sözleşmesi örneği sayfamıza buradan ulaşabilirsiniz.


