TCK Madde 92 zorunluluk hali, organ veya doku ticareti suçlarında, organını ya da dokusunu satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşulların ceza sorumluluğuna etkisini düzenler. Bu madde, özellikle yoksulluk, çaresizlik veya ağır ekonomik baskı altında hareket eden kişinin durumunun mahkeme tarafından ayrıca değerlendirilmesini sağlar. TCK 92. madde, organ veya doku satışı fiilinde failin kişisel koşullarını, zorunluluk halini ve cezada indirim ya da ceza verilmemesi ihtimalini gündeme getirir. Bu nedenle madde, organ ticareti, zorunluluk hali, ceza indirimi ve ceza sorumluluğu bakımından özel bir düzenlemedir.

Madde Metni

Zorunluluk Hali

Madde 92- (1) Organ veya dokularını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak, hakkında verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.


Madde Gerekçesi

Türk Ceza Kanunu’nun 92. maddesinin gerekçesi, organ veya doku ticareti suçunda failin zorunluluk hali altında hareket etmesi durumunda kusurluluğunun azalabileceği veya ortadan kalkabileceği kabulüne dayanmaktadır; özellikle ağır ve kaçınılmaz bir tehlike karşısında, kendisinin veya yakınının hayatını ya da beden bütünlüğünü korumak amacıyla bu fiili işleyen kişinin içinde bulunduğu çaresizlik hali dikkate alınarak, somut olayın özelliklerine göre cezada indirim yapılabilmesine veya ceza verilmemesine imkân tanınması amaçlanmıştır.


Zorunluluk Hali ile Organ veya Doku Ticareti Suçu Arasındaki Temel Farklar

TCK 91 organ veya doku ticareti suçu, hukuka aykırı şekilde organ veya doku alınması, satılması, satın alınması, aracılık edilmesi, saklanması veya nakledilmesini cezalandıran bağımsız bir suç tipidir. TCK 92 zorunluluk hali ise bağımsız bir suç oluşturmaz; organ veya doku ticareti suçunda, organını ya da dokusunu satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik zorunlulukların ceza sorumluluğuna etkisini düzenler.

TCK 91, suçun maddi unsurlarını ve yaptırımlarını belirleyen asli hükümdür. TCK 92 ise yalnızca TCK 91 kapsamında işlenen fiiller bakımından uygulanabilen özel bir indirim veya cezasızlık nedenidir. Bu nedenle TCK 92, fiili hukuka uygun hale getirmez; ancak failin içinde bulunduğu ağır zorunluluk hali nedeniyle kusurluluğun azalabileceğini kabul eder.

Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

TCK 92 zorunluluk hali, organ veya doku ticareti suçunda mahkemeye cezada indirim yapma veya ceza vermekten vazgeçme imkânı tanır. Bu düzenleme, bağımsız bir suç tipi değil; TCK 91 organ veya doku ticareti suçu bakımından uygulanan şahsi bir değerlendirme nedenidir.

Yargılama, temel suç olan TCK 91 hükümleri çerçevesinde yürütülür. Mahkeme, organ veya doku satan kişinin ekonomik durumu, sosyal koşulları, çaresizlik hali ve fiili hangi baskı altında gerçekleştirdiğini değerlendirir. Ceza verilirse infaz rejimi 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir; ceza verilmemesi halinde ise infaz süreci gündeme gelmez.

Zorunluluk Halinde Tutuklama

TCK 92 kapsamında tutuklama, bu maddeye göre değil, isnat edilen temel suç olan TCK 91 organ veya doku ticareti suçu ve CMK m.100 hükümlerine göre değerlendirilir. Çünkü TCK 92 bağımsız bir suç değil, ceza sorumluluğunu etkileyen özel bir hükümdür.

Tutuklama kararı için kuvvetli suç şüphesi, kaçma ihtimali, delilleri karartma riski veya tanık ve mağdur üzerinde baskı kurulması gibi somut nedenler aranır. Ancak zorunluluk halinin açık şekilde ortaya konulması, failin kusur durumunu etkileyebileceğinden, somut olayda tutuklama yerine adli kontrol tedbirleri gündeme gelebilir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

TCK 92, bağımsız bir suç tipi olmadığı için şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı ayrıca bu maddeye göre belirlenmez. Bu hususlar, temel suç olan TCK 91 organ veya doku ticareti suçu dikkate alınarak değerlendirilir.

Organ veya doku ticareti suçu şikâyete tabi değildir ve savcılık tarafından resen soruşturulur. Bu suç uzlaşma kapsamında da değildir. Dava zamanaşımı ise TCK 91’deki fiilin niteliğine, ceza üst sınırına ve varsa nitelikli hallere göre genel zamanaşımı hükümleri çerçevesinde hesaplanır.

Görevli Mahkeme

TCK 92 zorunluluk hali bakımından görevli mahkeme ayrıca belirlenmez. Görevli mahkeme, temel suç olan TCK 91 organ veya doku ticareti suçu esas alınarak tespit edilir.

Organ veya doku ticareti suçunda fiilin niteliği ve ceza üst sınırı dikkate alındığında, birçok halde görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir. Ancak TCK 91’in daha hafif ceza öngören bazı fıkraları bakımından görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi olabilir. Yer bakımından yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.



Yargıtay Kararları

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8807 E. ve 2023/6026 K.

Özet: sanığın böbreğini para karşılığı satması olayında yerel mahkemenin TCK m.92 kapsamında zorunluluk hali kabul ederek ceza verilmesine yer olmadığına karar vermesi hukuka aykırı bulunmuş, ekonomik sıkıntının bu suça ilişkin cezasızlık nedeni oluşturmayacağı ve TCK m.92’nin dar yorumlanması gerektiği vurgulanarak hüküm bozulmuştur.

Organ ticareti yapma suçunda, organ veya dokularını satanlar yönünden TCK’nın 92. maddesinde organ ve dokularını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten vazgeçilebileceği düzenlenmiş, bu şekilde Yasa koyucu TCK’nın 25/2. maddesindeki ağır şartlardan ayrılarak özel bir zorunluluk hali düzenlenmiştir. Bununla birlikte madde başlığında zorunluluk hali kavramı kullanılmış ise de, esasen maddede organlarını verenler yönünden özel bir cezasızlık halinin düzenlendiği, madde başlığının içerikle örtüşmediği de kabul edilmektedir. Bu hüküm uygulanırken çok özenli davranılmalı, maddenin yorumunda organ ve doku ticaretine ilişkin suçlarla mücadelede etkisiz kalınacak bir yorum ve uygulamadan kaçınılmalı, hukuk düzeninin kendi içinde çelişmeyeceği nazara alınarak Organ ve Doku Nakli Kanunu’nun 3. maddesindeki yasaklama hükmü gözetilmelidir. Sanığın savunmalarında belirttiği üzere, bir araba alış-verişi sebebiyle borçlanarak borcunu ödemek için böbreğini satmaya karar verip, diğer köylüleri aracılığıyla tanıştığı organ ticareti yapan sanıklarla irtibata geçerek anlatılan şekilde atılı suçların işlendiği olayda, kendi eylemiyle bilerek ve isteyerek neden olduğu ekonomik sıkıntısını, hayati önem taşıyan bir organını para karşılığında satmak dışında başka bir yolla giderebilme imkanının bulunması, öte yandan kişinin ekonomik sıkıntısını bu şekilde gidermeyi tercih etmesinde tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasındaki orantıdan da söz edebilme imkanının bulunmaması ve söz konusu eylemin hukukun genel ilkeleri gereğince kişinin bedeni üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlarının aşılması niteliğinde olması karşısında, TCK’nın 92. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesine yeterli şartların oluşmadığı gözetilip, atılı suçtan mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde zorunluluk halinin varlığının kabulüyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi…i uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/12-543 E. 2023/606 K.

Özet: Organ veya doku ticareti suçunda TCK m.92’de düzenlenen zorunluluk halinin yalnızca organını satan kişi bakımından özel ve sınırlı bir cezasızlık hali olduğu, bunun dışındaki kişiler açısından TCK m.25/2 genel zorunluluk halinin uygulanamayacağı, aksi yorumun suçun teşvikine yol açacağı belirtilerek bu yöndeki uygulamaların hukuka aykırı olduğu kabul edilmiştir.

Organ ticareti yapma suçunda, organ veya dokularını satanlar yönünden TCK’nın 92. maddesinde organ ve dokularını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten vazgeçilebileceği düzenlenmiş, bu şekilde Yasa koyucu TCK’nın 25/2. maddesindeki ağır şartlardan ayrılarak özel bir zorunluluk hali düzenlenmiştir. Bununla birlikte madde başlığında zorunluluk hali kavramı kullanılmış ise de, esasen maddede organlarını verenler yönünden özel bir cezasızlık halinin düzenlendiği, madde başlığının içerikle örtüşmediği de kabul edilmektedir. Bu hüküm uygulanırken çok özenli davranılmalı, maddenin yorumunda organ ve doku ticaretine ilişkin suçlarla mücadelede etkisiz kalınacak bir yorum ve uygulamadan kaçınılmalı, hukuk düzeninin kendi içinde çelişmeyeceği nazara alınarak Organ ve Doku Nakli Kanunu’nun 3. maddesindeki yasaklama hükmü gözetilmelidir. Sanığın savunmalarında belirttiği üzere, bir araba alış-verişi sebebiyle borçlanarak borcunu ödemek için böbreğini satmaya karar verip, diğer köylüleri aracılığıyla tanıştığı organ ticareti yapan sanıklarla irtibata geçerek anlatılan şekilde atılı suçların işlendiği olayda, kendi eylemiyle bilerek ve isteyerek neden olduğu ekonomik sıkıntısını, hayati önem taşıyan bir organını para karşılığında satmak dışında başka bir yolla giderebilme imkanının bulunması, öte yandan kişinin ekonomik sıkıntısını bu şekilde gidermeyi tercih etmesinde tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasındaki orantıdan da söz edebilme imkanının bulunmaması ve söz konusu eylemin hukukun genel ilkeleri gereğince kişinin bedeni üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlarının aşılması niteliğinde olması karşısında, TCK’nın 92 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesine yeterli şartların oluşmadığı gözetilip, atılı suçtan mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde zorunluluk halinin varlığının kabulüyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi…maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.”