TCK Madde 93 etkin pişmanlık, organ veya doku ticareti suçlarında failin suç ortaya çıkmadan önce ya da sonra yetkili makamlara bilgi vermesi halinde ceza sorumluluğuna etkisini düzenler. Bu madde, organ veya doku ticareti suçu ile mücadelede suçun faillerinin ortaya çıkarılması, mağdurların korunması ve hukuka aykırı organ-doku ticareti zincirinin engellenmesi bakımından önemlidir. TCK 93. madde, failin etkin pişmanlık göstermesi, suç ortaklarını bildirmesi veya suçun aydınlatılmasına katkı sağlaması halinde ceza verilmemesi ya da cezada indirim yapılması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle madde, etkin pişmanlık, ceza indirimi ve cezasızlık bakımından özel bir hükümdür.
Madde Metni
Madde 93- (1) Organ veya dokularını satan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suç haber alındıktan sonra, organ veya dokularını satan kişi, gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve diğer suçluların yakalanmasına hizmet ve yardım ederse; hakkında verilecek cezanın, yardımın niteliğine göre, dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
TCK 93 Etkin Pişmanlık Madde Gerekçesi
TCK 93 etkin pişmanlık, organ veya doku ticareti suçu bakımından suçun ortaya çıkarılmasını, faillerin tespit edilmesini ve hukuka aykırı organ-doku ticareti zincirinin engellenmesini amaçlayan özel bir düzenlemedir. Bu madde, suçla mücadelede failin sonradan gösterdiği iş birliğini ceza sorumluluğu açısından dikkate alır.
Etkin pişmanlık hükümleri, suçun işlenmesinden sonra yetkili makamlara başvurarak suçun aydınlatılmasına katkı sağlayan kişi hakkında uygulanabilir. Failin organ veya doku ticareti sürecindeki diğer kişileri bildirmesi, delillerin ortaya çıkarılmasına yardımcı olması veya suç organizasyonunun deşifre edilmesini sağlaması bu kapsamda değerlendirilebilir.
TCK 93 madde gerekçesi, yalnızca failin cezalandırılmasını değil, aynı zamanda suçun önlenmesini, mağduriyetlerin azaltılmasını ve kamu düzeninin korunmasını hedefler. Bu nedenle etkin pişmanlık gösteren kişi hakkında şartların oluşması halinde cezada indirim yapılabilir veya ceza verilmemesi gündeme gelebilir.
Bu yönüyle TCK 93, organ veya doku ticareti, etkin pişmanlık, ceza indirimi, cezasızlık ve suçla etkin mücadele bakımından ceza hukukunda önemli bir tamamlayıcı hükümdür.
Etkin Pişmanlık ile Zorunluluk Hali Arasındaki Temel Fark
TCK 93 etkin pişmanlık, organ veya doku ticareti suçu işlendikten sonra failin kendi iradesiyle yetkili makamlara başvurması, suçun ortaya çıkarılmasına veya diğer faillerin yakalanmasına katkı sağlaması halinde uygulanır. Bu nedenle etkin pişmanlık, suç sonrası davranışa bağlı bir ceza indirimi veya cezasızlık nedeni niteliğindedir.
TCK 92 zorunluluk hali ise suçun işlendiği anda failin içinde bulunduğu ağır sosyal ve ekonomik koşulların kusurluluğa etkisini düzenler. Özellikle organını veya dokusunu satan kişinin çaresizlik, yoksulluk ya da zorunluluk baskısı altında hareket etmesi halinde mahkeme, cezada indirim yapabilir veya ceza vermekten vazgeçebilir.
Bu nedenle TCK 93 etkin pişmanlık suçtan sonraki iş birliğine, TCK 92 zorunluluk hali ise fiil anındaki zorlayıcı şartlara dayanır. Her iki madde de bağımsız bir suç tipi değildir; temel suç olan TCK 91 organ veya doku ticareti suçu kapsamında uygulanır.
Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi
TCK 93, bağımsız bir suç değil, organ veya doku ticareti suçuna ilişkin etkin pişmanlık hükmüdür. Bu nedenle cezanın niteliği, temel suç olan TCK 91 hükümlerine göre belirlenir. Etkin pişmanlık şartları oluşursa fail hakkında cezada indirim yapılabilir veya ceza verilmemesi gündeme gelebilir.
Yargılama, organ veya doku ticareti suçunun unsurları çerçevesinde yürütülür. Mahkeme, failin suçun aydınlatılmasına gerçekten katkı sağlayıp sağlamadığını, verdiği bilgilerin faillerin yakalanmasına veya delillerin ortaya çıkarılmasına etkisini değerlendirir. Ceza verilmesi halinde infaz rejimi, hükmedilen cezanın türü ve süresine göre 5275 sayılı İnfaz Kanunu kapsamında uygulanır.
Etkin Pişmanlık Halinde Tutuklama
TCK 93 etkin pişmanlıkta tutuklama, bu maddeye göre değil, isnat edilen temel suç olan TCK 91 organ veya doku ticareti suçu ve CMK m.100 hükümlerine göre değerlendirilir. Çünkü etkin pişmanlık, ayrı bir suç değil; ceza sorumluluğunu etkileyen şahsi bir nedendir.
Tutuklama kararı için kuvvetli suç şüphesi, kaçma ihtimali, delilleri karartma riski veya tanık ve mağdur üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi somut nedenler aranır. Ancak failin suçun ortaya çıkarılmasına ciddi katkı sağlaması, delilleri karartma veya kaçma riskini azaltabileceğinden, somut olayda adli kontrol tedbirleri daha ölçülü bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
TCK 93, bağımsız bir suç tipi olmadığı için şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı bakımından ayrıca uygulanmaz. Bu konular, temel suç olan TCK 91 organ veya doku ticareti suçu esas alınarak belirlenir.
Organ veya doku ticareti suçu şikâyete tabi değildir ve Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturulur. Bu suç uzlaşma kapsamında da değildir. Dava zamanaşımı ise TCK 91’de düzenlenen fiilin niteliğine, ceza üst sınırına ve varsa nitelikli hallere göre genel zamanaşımı hükümleri çerçevesinde hesaplanır.
Görevli Mahkeme
TCK 93 etkin pişmanlık, ayrı bir suç oluşturmadığından görevli mahkeme bu maddeye göre belirlenmez. Görevli mahkeme, temel suç olan TCK 91 organ veya doku ticareti suçu dikkate alınarak tayin edilir.
Organ veya doku ticareti suçunda fiilin niteliği ve ceza üst sınırı itibarıyla birçok durumda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir. Daha hafif yaptırım öngörülen bazı fıkralar bakımından ise görev Asliye Ceza Mahkemesine ait olabilir. Yer bakımından yetkili mahkeme, kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7656 E. ve 2025/5678 K.
Özet: Sanığın, suçu kendi beyanıyla ortaya çıkarması nedeniyle Türk Ceza Kanunu m.93 kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmemesi hukuka aykırı bulunarak hüküm bozulmuş, sanık lehine yeniden inceleme yolu açılmıştır.
Sanık hakkında yürütülmekte olan başka bir suça ilişkin soruşturma işlemleri sırasında, kolluk beyanı ile incelemeye konu organ ticareti suçunu anlatması üzerine suçtan haberdar olunduğu, sanığın beyanı ile geriye dönük incelemeler neticesinde suçun aydınlığa kavuştuğu görülmekle, sanık hakkında TCK’nın 93. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
DAVA : İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık … müdafii ile sanık … tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
KARAR : I. HUKUKİ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında organ ticareti suçundan, sanığın ekonomik ve sosyal koşullar nedeni ile söz konusu ticareti yaptığı anlaşıldığından TCK 92/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına; sanık … hakkında ise organ ticareti suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 91/3. maddesi delaletiyle 91/1, 62, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık … müdafii, sanık … ve mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin kabulü ile sanıklar hakkındaki hükümlerin kaldırılarak sanık … hakkında organ ticareti suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 91/3. maddesi delaletiyle 91/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, sanık … hakkında ise organ ticareti suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 91/3. maddesi delaletiyle 91/1, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca esastan ret ve bozma kararı görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri: sanığın suç kastının olmadığına, maddi sıkıntıları nedeniyle böbreğini sattığına, samimi itirafları ile olayın ortaya çıktığına, olayın asıl mağdurunun sanık … olduğuna ilişkin, sanık …’ın temyiz sebepleri; sanık …’in soyut beyanlarına göre hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık …’nin böbrek hastası olduğu, diyalize girerek yaşamını sürdürdüğü sırada sanık … ile iletişime geçtiği, … vasıtası ile böbrek vericisi … ile tanıştığı, sanık …’nin akrabası olan sanık … … ‘nin nüfus cüzdanının alınarak, nüfus cüzdanı üzerine …’in fotoğrafının yapıştırıldığı, düzenlenen sahte kimlik ile Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinde, sanık …’den alınan böbreğin 12/12/2014 tarihinde …’ye nakledildiği olay kapsamında, temyiz incelemesine konu sanık … hakkında kurulan hükümde, sanığın ekonomik ve sosyal koşullar nedeni ile söz konusu ticareti yaptığı anlaşıldığından TCK 92/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, sanık … hakkında ise sabit olan organ ticareti suçundan eylemine uyan TCK’nın 91/3. maddesi delaleti ile TCK’nın 91/1. maddesi gereğince cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık …, sanık … müdafinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yapılan yargılama sonucunda ise sanık … hakkında TCK’nın 92. maddesi uygulanma koşullarının oluşmadığı ve sanık … bakımından ise üzerine atılı eylemi ısrarlı bir şekilde yapmaya devam ettiği gözetilerek temel ceza tayini sırasında asgari hadden ayrılınması gerektiği halde alt sınırdan ceza verilmesinin hatalı olduğu kabul edilerek sanıklar hakkında eylemlerine uyan TCK’nın 91/3. maddesi delaleti ile TCK’nın 91/1. maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
1.Sanık … ( … ) … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2.Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince ise;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Dosya kapsamı incelendiğinde, sanık … hakkında yürütülmekte olan başka bir suça ilişkin soruşturma işlemleri sırasında, 15.01.2015 tarihli kolluk beyanı ile incelemeye konu organ ticareti suçunu anlatması üzerine suçtan haberdar olunduğu, sanığın beyanı ile geriye dönük incelemeler neticesinde suçun aydınlığa kavuştuğu görülmekle, sanık hakkında TCK’nın 93. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
SONUÇ : Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya 5. Asliye Ceza Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.


