TCK Madde 64 sanığın veya hükümlünün ölümü, ceza hukukunda ölümün ceza davası ve cezanın infazı üzerindeki etkilerini düzenleyen önemli bir hükümdür. Bu maddeye göre sanığın ölümü, kamu davasının düşmesine neden olur; çünkü ceza sorumluluğu şahsidir ve ölen kişi hakkında yargılamaya devam edilemez. Hükümlünün ölümü halinde ise hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezaları ortadan kalkar. Ancak müsadere ve yargılama giderleri gibi bazı hukuki sonuçlar bakımından ayrı değerlendirme yapılabilir. Bu nedenle TCK 64. madde, ceza sorumluluğu, kamu davasının düşmesi ve infaz hukuku açısından temel bir düzenlemedir.
Madde Metni
Madde 64- (1) Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.
(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.
Madde Gerekçesi
TCK 64 sanığın veya hükümlünün ölümü, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine dayanan temel hükümlerden biridir. Bu maddeye göre sanığın ölümü halinde kamu davası düşer; çünkü ceza yargılaması yalnızca suçu işlediği iddia edilen kişi hakkında yürütülebilir.
Ancak sanığın ölümü, her hukuki sonucu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Niteliği gereği müsadereye tabi eşya veya kazanç müsaderesi söz konusuysa, şartların bulunması halinde müsadereye ilişkin yargılamaya devam edilebilir ve dosyanın sonucuna göre karar verilebilir.
Hükümlünün ölümü, henüz infaz edilmemiş hapis cezası ve adli para cezasını ortadan kaldırır. Buna karşılık adli para cezası hükümlünün sağlığında kısmen veya tamamen infaz edilmişse, artık Devletten geri istenemez.
Kesinleşmiş müsadere kararları ve yargılama giderleri ise hükümlünün ölümünden sonra da hukuki sonuç doğurabilir. Bu nedenle hükümlünün sağlığında kesinleşmiş olan müsadere ve yargılama giderleri, şartları varsa mirasçılardan talep edilebilir.
Bu yönüyle TCK 64, kamu davasının düşmesi, cezanın infazı, müsadere, yargılama giderleri ve ceza sorumluluğunun şahsiliği bakımından önemli bir ceza hukuku düzenlemesidir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/3862 E. ve 2025/4750 K.
Özet: Türk Ceza Kanunu m.64’e göre sanığın ölümü kamu davasını düşürür; müsadere hariç. Hükümlünün ölümü hapis ve infaz edilmemiş adli para cezalarını kaldırır; kesinleşmiş müsadere ve giderler infaz edilir.
1. 5237 Sayılı Kanun’un “Sanığın veya hükümlünün ölümü” başlıklı 64. maddesinde yer alan; “(1) Sanığın ölümü hâlinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.
(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.” şeklindeki düzenlenme uyarınca sanığın ölümü durumunda kamu davasının düşürüleceği, sadece niteliği itibarıyla müsadereye tâbi olan eşya ve yararlar hakkında yargılamaya devam edileceği; hükümlünün ölümü hâlinde ise cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilmekle birlikte, müsadere ve yargılama giderlerine ilişkin hükmün infaz edileceği belirtilmek suretiyle hükümlü ile sanığın ölümüne farklı sonuçlar yüklenmiştir.
Sanığın ölümü ceza ve infaz ilişkisini düşürürken, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş olan hükümlünün ölümü sadece hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezalarının infaz ilişkisini ortadan kaldıracaktır. Buna bağlı olarak ölümden önce tahsil edilmiş bulunan para cezaları mirasçılarına iade edilmeyecek, buna karşın tahsil edilmemiş bulunan para cezaları da mirasçılardan istenmeyecek, bunun yanında müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin hükümler ölümden önce kesinleşmiş olmak kaydıyla infaz olunacaktır.
Suç teşkil eden bir fiilin işlenmesiyle fail ile devlet arasında doğan ceza ilişkisi, bu fiili işleyen sanığın ya da hükümlünün ölümüyle cezaların şahsiliği ilkesi nedeniyle başkası sorumlu tutulamayacağından, düşmektedir. Ölüm, bir vakıa olan suçu ortadan kaldırmayacak, fakat ortada suçtan sorumlu tutulacak kişi olmadığından, devletin suçla birlikte ortaya çıkan cezalandırma sorumluluk ve yetkisini sona erdirecektir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2021/1-400 E. ve 2025/1 K.
Özet: Türk Ceza Kanunu m.64’e göre sanığın ölümü kamu davasını düşürür; müsadere hariç. Hükümlünün ölümü hapis ve infaz edilmemiş adli para cezalarını kaldırır; kesinleşmiş müsadere ve giderler infaz edilir, diğer sanıklara dava sürer.
1- ) İlgili Mevzuat ve Öğretide Ön Soruna İlişkin Görüşler
TCK’nın “Sanığın veya hükümlünün ölümü” başlıklı 64. maddesi;
“Sanığın ölümü hâlinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.
( 2 ) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.” şeklinde düzenlenmiştir.
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi ise aynı Kanun’un 74. maddesinde düzenlenmiştir.
TCK’nın 64. maddesinde; sanığın ölümü durumunda kamu davasının düşürüleceği, sadece niteliği itibarıyla müsadereye tabi olan eşya ve maddi menfaatler hakkında yargılamaya devam olunacağı, hükümlünün ölümü hâlinde ise hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezalarının ortadan kalkacağı ancak müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hükmün infaz olunacağı belirtilmek suretiyle hükümlü ile sanığın ölümüne farklı sonuçlar bağlanmıştır. Bu nedenledir ki, hükümden sonra ve fakat hüküm kesinleşmeden kanun yolu safhasında sanığın ölmesi hâlinde hükmün kesinleşmesinin önlenmesi gerekir.
Kamu davası açılmadan önce şüphelinin ölmesi durumunda kovuşturma imkânının bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına, kamu davası açıldıktan sonra sanığın ölmesi hâlinde ise derece mahkemesince davanın düşmesine karar verilecektir. Ölü şahıs hakkında yargılama yapılamayacağından esas itibarıyla dava, ölüm gününde düşmüş sayılır. Ölüm nedeniyle davanın düşürülmesine dair verilecek karar da nitelik olarak beyani/ihbari bir karardır. Ölümün ceza ilişkisini sadece ölen kişi bakımından sona erdirmesi nedeniyle iştirak hâlinde işlenen suçlarda diğer sanıklar hakkında davaya devam edilecektir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/3862 E. ve 2025/4750 K.
Özet: Türk Ceza Kanunu m.64’e göre sanığın ölümü kamu davasını düşürür; müsadere hariç. Hükümlünün ölümü hapis ve infaz edilmemiş para cezalarını kaldırır; kesinleşmiş müsadere ve giderler infaz edilir, cezalar mirasçılara geçmez.
II. GEREKÇE
1. 5237 Sayılı Kanun’un “Sanığın veya hükümlünün ölümü” başlıklı 64. maddesinde yer alan;
“(1) Sanığın ölümü hâlinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.
(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.”
Şeklindeki düzenlenme uyarınca sanığın ölümü durumunda kamu davasının düşürüleceği, sadece niteliği itibarıyla müsadereye tâbi olan eşya ve yararlar hakkında yargılamaya devam edileceği; hükümlünün ölümü hâlinde ise cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilmekle birlikte, müsadere ve yargılama giderlerine ilişkin hükmün infaz edileceği belirtilmek suretiyle hükümlü ile sanığın ölümüne farklı sonuçlar yüklenmiştir.
Sanığın ölümü ceza ve infaz ilişkisini düşürürken, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş olan hükümlünün ölümü sadece hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezalarının infaz ilişkisini ortadan kaldıracaktır. Buna bağlı olarak ölümden önce tahsil edilmiş bulunan para cezaları mirasçılarına iade edilmeyecek, buna karşın tahsil edilmemiş bulunan para cezaları da mirasçılardan istenmeyecek, bunun yanında müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin hükümler ölümden önce kesinleşmiş olmak kaydıyla infaz olunacaktır.
Suç teşkil eden bir fiilin işlenmesiyle fail ile devlet arasında doğan ceza ilişkisi, bu fiili işleyen sanığın ya da hükümlünün ölümüyle cezaların şahsiliği ilkesi nedeniyle başkası sorumlu tutulamayacağından, düşmektedir. Ölüm, bir vakıa olan suçu ortadan kaldırmayacak, fakat ortada suçtan sorumlu tutulacak kişi olmadığından, devletin suçla birlikte ortaya çıkan cezalandırma sorumluluk ve yetkisini sona erdirecektir.

