Memnu hakların iadesi, ceza mahkûmiyeti nedeniyle bazı hakları kullanamayan kişilerin, cezanın infazından sonra belirli şartlarla bu haklarını yeniden kazanmasını sağlayan hukuki başvurudur. Güncel mevzuattaki teknik adıyla bu kurum, yasaklanmış hakların geri verilmesi olarak ifade edilir.

Bu başvuru özellikle sabıkası olan memur olabilir mi, adli sicil kaydı meslek hayatını etkiler mi, arşiv kaydı güvenlik soruşturmasında çıkar mı, cezam bitti ama kamu görevine girebilir miyim, memnu hakların iadesi kaç yıl sonra alınır gibi sorular bakımından önem taşır. Çünkü bazı durumlarda cezanın infaz edilmiş olması tek başına yeterli olmaz; özel kanunlardan kaynaklanan hak yoksunluklarının ayrıca mahkeme kararıyla giderilmesi gerekebilir.

Memnu hakların iadesi dilekçesi örneğine sayfa sonunda ulaşabilirsiniz.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.13/A, Türk Ceza Kanunu dışındaki özel kanunların belirli suç veya cezalara bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için yasaklanmış hakların geri verilmesi yolunu düzenlemektedir. Bu nedenle memnu hakların iadesi, yalnızca ceza hukukuna ilişkin teorik bir kurum değil; kamu görevine giriş, meslek ruhsatı, güvenlik soruşturması, seçilme hakkı ve bazı idari başvurular bakımından doğrudan pratik sonuç doğuran bir yoldur.


Memnu Hakların İadesi Ne Demek?

Memnu hakların iadesi, mahkûmiyet nedeniyle kullanılması engellenen bazı hakların mahkeme kararıyla kişiye yeniden tanınmasıdır. Buradaki “memnu hak” ifadesi, yasaklanmış veya kullanılmasına engel konulmuş hak anlamına gelir.

Ceza mahkûmiyeti alan kişi, bazı hakları mahkûmiyetin doğal sonucu olarak kaybedebilir. Örneğin kamu görevi üstlenme, seçme ve seçilme hakkının bazı yönleri, velayet veya vesayetle ilgili haklar, dernek-vakıf-sendika gibi tüzel kişiliklerde görev alma, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında görev üstlenme gibi haklar TCK m.53 kapsamında gündeme gelebilir.

Ancak memnu hakların iadesi daha çok TCK dışındaki özel kanunlardan doğan sürekli veya fiili hak engellerinin giderilmesi bakımından önemlidir. Örneğin kişi cezasını infaz etmiş olsa bile, özel bir meslek kanunu veya kamu görevine giriş şartı nedeniyle hâlâ sorun yaşayabilir. Bu noktada yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı, kişinin hukuki durumunu güçlendiren önemli bir mahkeme kararıdır.


TCK 53 ile Memnu Hakların İadesi Arasındaki Fark Nedir?

TCK m.53, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmayı düzenler. Kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olan kişi, kanunda sayılan bazı hakları cezanın infazı tamamlanıncaya kadar kullanamaz. TCK m.53 kapsamındaki hak yoksunluğu kural olarak infazın tamamlanmasıyla kendiliğinden sona erer.

Memnu hakların iadesi ise bundan farklıdır. Bu kurum, TCK dışındaki kanunların belirli suçlara veya cezalara bağladığı hak yoksunluklarını gidermek için kullanılır. Yani kişi TCK m.53 yönünden cezasını tamamlamış olsa bile, başka bir özel kanun nedeniyle kamu görevine giremiyor, belirli bir mesleği yapamıyor veya bir ruhsat alamıyorsa, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı gerekebilir.

Bu nedenle şu ayrım önemlidir:

TCK m.53 kapsamındaki hak yoksunlukları çoğu durumda infazla birlikte sona erer. Ancak özel kanunlardan kaynaklanan hak yoksunlukları her zaman kendiliğinden ortadan kalkmaz. İşte memnu hakların iadesi, bu ikinci alan için önemlidir.


Sabıka Kaydı Silinince Memnu Haklar Otomatik Geri Gelir mi?

Hayır. Adli sicil kaydının silinmesi, arşiv kaydının bulunması veya sabıka kaydının e-Devlet çıktısında görünmemesi her zaman memnu hakların geri geldiği anlamına gelmez.

Uygulamada birçok kişi “sabıkam silindi, artık hiçbir sorun kalmadı” düşüncesiyle hareket eder. Ancak kamu kurumları, meslek odaları, ruhsat makamları veya güvenlik soruşturması yapan idareler yalnızca güncel adli sicil kaydına değil; arşiv kaydına, mahkûmiyetin niteliğine, özel kanunlarda düzenlenen engel hükümlere ve kişinin başvurduğu görevin özelliklerine de bakabilir.

Bu nedenle adli sicil kaydının silinmesi ile memnu hakların iadesi kararı aynı şey değildir. Sabıka kaydı silinmiş olsa bile, bazı özel kanun engellerinin aşılması için ayrıca yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı gerekebilir.


Memnu Hakların İadesi Hangi Durumlarda Gerekir?

Memnu hakların iadesi, ceza mahkûmiyetinden sonra kişinin sosyal, mesleki veya kamusal hayatta karşılaştığı hukuki engelleri kaldırmak için gündeme gelir. Özellikle aşağıdaki durumlarda başvuru pratik önem taşır.

Kamu Görevine Girişte Memnu Hakların İadesi

Kamu kurumlarına memur, sözleşmeli personel, işçi, belediye personeli veya kamu kurumu çalışanı olarak başvuran kişilerden adli sicil ve arşiv kaydı istenebilir. Bazı suç tipleri veya mahkûmiyetler, ceza infaz edilmiş olsa bile kamu görevine girişte sorun çıkarabilir.

Bu nedenle kamu personeli olmak isteyen kişiler bakımından memnu hakların iadesi kararı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreçlerinde önemli bir hukuki belge olabilir.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasında Memnu Hakların İadesi

Güvenlik soruşturması yalnızca adli sicil kaydına bakılarak yapılmaz. Kişinin geçmiş mahkûmiyetleri, arşiv kayıtları, soruşturma geçmişi ve başvurulan görevin niteliği de değerlendirilebilir.

Bu nedenle “arşiv kaydım var, memur olabilir miyim?” sorusunun cevabı her dosyada aynı değildir. Mahkûmiyetin türü, infaz tarihi, suçun niteliği, başvurulan kurum ve özel kanun şartları birlikte değerlendirilmelidir.

Avukatlık, Mali Müşavirlik ve Meslek Ruhsatlarında Memnu Hakların İadesi

Bazı mesleklerde geçmiş mahkûmiyet, mesleğe kabul veya ruhsat bakımından engel oluşturabilir. Avukatlık, mali müşavirlik, özel güvenlik, bilirkişilik, arabuluculuk, noterlik veya benzeri alanlarda mahkûmiyetin niteliği ayrıca değerlendirilir.

Kişi cezasını tamamlamış olsa bile, ilgili meslek kanunundaki özel şartlar nedeniyle başvurusu reddedilebilir. Bu nedenle memnu hakların iadesi kararı, meslek hayatına dönüş veya meslek ruhsatı alma sürecinde önem kazanabilir.


Seçilme Hakkı ve Siyasi Haklar Bakımından Memnu Hakların İadesi

Bazı mahkûmiyetler seçilme hakkı, belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği, milletvekilliği veya siyasi görevler bakımından sorun oluşturabilir. Bu nedenle yasaklanmış hakların geri verilmesi başvurusu, siyasi hakların yeniden kullanılabilmesi bakımından da gündeme gelebilir.

Ancak burada TCK m.53/5 ve m.53/6 hükümleri saklıdır. Adli Sicil Kanunu m.13/A da bu istisnayı açıkça belirtmektedir. Bu nedenle her mahkûmiyet bakımından otomatik ve sınırsız bir hak iadesi sonucu doğacağı düşünülmemelidir.


Memnu Hakların İadesi Şartları Nelerdir?

Yasaklanmış hakların geri verilmesi için Adli Sicil Kanunu m.13/A’da belirli şartlar düzenlenmiştir. Bu şartlar yerine getirilmeden yapılan başvuru reddedilebilir.

Cezanın Tamamen İnfaz Edilmiş Olması

Memnu hakların iadesinin ilk şartı, mahkûm olunan cezanın tamamen infaz edilmiş olmasıdır. Burada yalnızca cezaevinden tahliye edilmiş olmak yeterli değildir.

Koşullu salıverme, denetimli serbestlik, infazın tamamlanması ve bihakkın tahliye tarihi birlikte değerlendirilmelidir. Kişi cezaevinden çıkmış olsa bile cezası infaz hukuku bakımından tamamen bitmemiş olabilir. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce infaz savcılığından alınacak belgelerle cezanın gerçekten tamamlanıp tamamlanmadığı kontrol edilmelidir.

İnfazdan Sonra 3 Yıl Geçmiş Olması

Memnu hakların iadesi için kural olarak cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıl geçmesi gerekir. Bu süre, mahkûmiyet kararının kesinleştiği tarihten veya kişinin cezaevinden çıktığı tarihten değil; cezanın bütün sonuçlarıyla infaz edilmiş sayıldığı tarihten itibaren başlar.

Adli Sicil Kanunu m.13/A’ya göre, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olması gerekir. Bu nedenle uygulamada en kritik tarih, çoğu zaman bihakkın tahliye tarihi veya infazın tamamen sona erdiğini gösteren tarihtir.

3 Yıllık Sürede Yeni Suç İşlenmemesi

Üç yıllık sürenin dolması tek başına yeterli değildir. Kişinin bu süre içinde yeni bir suç işlememiş olması gerekir. Yeni bir mahkûmiyet, devam eden ciddi ceza dosyaları veya kişinin iyi hâlini zedeleyen durumlar başvurunun reddine neden olabilir.

Mahkeme, başvuru sahibinin yalnızca süre şartını değil, infazdan sonraki yaşamını da değerlendirir.

İyi Hâlli Yaşam Sürdürüldüğüne Dair Mahkemede Kanaat Oluşması

Yasaklanmış hakların geri verilmesi için mahkemede kişinin iyi hâlli bir yaşam sürdüğü yönünde kanaat oluşmalıdır. İyi hâl, yalnızca cezaevindeki iyi hâl anlamına gelmez. İnfazdan sonraki sosyal yaşam, çalışma düzeni, aile hayatı, toplumla uyum, yeni bir suça karışmama ve hukuka uygun yaşam sürdürme birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle dilekçede yalnızca kanun maddesi yazılmamalı; kişinin infazdan sonraki yaşamı, çalışması, sosyal düzeni ve topluma uyumu somut şekilde açıklanmalıdır.


Memnu Hakların İadesi Kaç Yıl Sonra Alınır?

Memnu hakların iadesi için temel kural, cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren 3 yıl geçmesidir. Ancak bu süre hesabı uygulamada çoğu zaman yanlış yapılır.

Kişi cezaevinden çıkmış olabilir; fakat koşullu salıverme süresi devam ediyor olabilir. Denetimli serbestlik tamamlanmış olabilir; ancak infaz hukuku bakımından cezanın tamamen sona erdiği tarih daha sonra olabilir. Bu nedenle başvuru tarihi belirlenirken tahliye tarihi değil, infazın tamamen tamamlandığı tarih esas alınmalıdır.

Süre Mahkûmiyetin Kesinleşmesinden mi Başlar?

Kural olarak hayır. Memnu hakların iadesinde 3 yıllık süre mahkûmiyet kararının kesinleştiği tarihten başlamaz. Süre, cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Örneğin kişi 2018 yılında mahkûm olmuş, 2020 yılında cezaevinden çıkmış, ancak infazı 2022 yılında tamamen sona ermişse; 3 yıllık süre 2022 yılından itibaren hesaplanır.

Cezaevinden Çıkmak Süreyi Başlatır mı?

Her zaman başlatmaz. Cezaevinden tahliye olmak ile cezanın tamamen infaz edilmiş sayılması aynı şey değildir. Koşullu salıverme veya denetimli serbestlik devam ediyorsa, süre hesabında dikkatli olunmalıdır.

Bu nedenle başvuru öncesinde müddetname, infaz evrakı, koşullu salıverme kararı ve bihakkın tahliye tarihi incelenmelidir.

İnfaz Hukuki Bir Nedenle Sona Ermişse 5 Yıl Kuralı

Mahkûm olunan cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukuki nedenle son verilmişse, yasaklanmış hakların geri verilmesi için hükmün kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçmesi gerekir. Ancak bu süre, kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına 3 yıl eklenerek bulunacak süreden az olamaz.

Bu nedenle bazı dosyalarda sadece “5 yıl geçti” demek yeterli olmayabilir. Mahkûm olunan cezanın süresi ayrıca hesaba katılır.


Memnu Hakların İadesi İçin Hangi Mahkemeye Başvurulur?

Yasaklanmış hakların geri verilmesi başvurusu, kural olarak hükmü veren mahkemeye veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemeye yapılabilir.

Hükmü Veren Mahkemeye Başvuru

Mahkûmiyet kararını veren mahkeme, dosyanın geçmişine daha hâkim olduğu için uygulamada çoğu zaman tercih edilen yoldur. Mahkeme, kendi verdiği hüküm ve infaz bilgileri üzerinden değerlendirme yapabilir.

İkamet Yerindeki Mahkemeye Başvuru

Kişi artık mahkûmiyet kararını veren mahkemenin bulunduğu yerde yaşamıyorsa, ikamet ettiği yerdeki aynı dereceli mahkemeye başvurabilir. Örneğin hüküm İzmir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilmiş, kişi artık İstanbul’da yaşıyorsa, İstanbul’daki aynı dereceli mahkemeye başvuru yapılması mümkündür.


Memnu Hakların İadesi Dilekçesinde Neler Olmalı?

Memnu hakların iadesi dilekçesi, yalnızca kısa bir talep dilekçesi olarak hazırlanmamalıdır. Başvurunun kabul edilebilmesi için mahkemeye süre, infaz, iyi hâl ve hukuki yarar açık şekilde gösterilmelidir.

Mahkûmiyet Kararı Bilgileri Yazılmalıdır

Dilekçede kararı veren mahkeme, esas numarası, karar numarası, karar tarihi, kesinleşme tarihi ve mahkûmiyetin hangi suça ilişkin olduğu açıkça belirtilmelidir.

İnfazın Tamamlandığı Belgelendirilmelidir

İnfazın tamamlandığını gösteren belgeler dilekçeye eklenmelidir. Müddetname, bihakkın tahliye belgesi, infaz savcılığı yazısı, denetimli serbestlik bitiş belgesi ve benzeri evraklar başvurunun temel belgeleridir.

3 Yıllık Sürenin Dolduğu Açıklanmalıdır

Dilekçede cezanın hangi tarihte tamamen infaz edildiği ve bu tarihten itibaren 3 yıllık sürenin dolduğu açıkça gösterilmelidir. Süre hesabı belirsiz bırakılırsa mahkeme başvuruyu erken veya eksik görebilir.

İyi Hâl Somutlaştırılmalıdır

Başvuru sahibinin yeni bir suç işlemediği, düzenli bir yaşam sürdüğü, çalıştığı, ailesine baktığı, toplumsal yaşama uyum sağladığı veya mesleki hayatına dönmek istediği somut şekilde anlatılmalıdır.

Talep Net Kurulmalıdır

Dilekçenin sonuç kısmında açıkça yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verilmesi talep edilmelidir. Başvuru, adli sicil kaydının silinmesi talebiyle karıştırılmamalıdır.


Memnu Hakların İadesi İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?

Başvuru dosyasında genellikle şu belgeler bulunmalıdır:

Adli sicil kaydı, arşiv kaydı, mahkûmiyet karar örneği, kesinleşme şerhi, müddetname, infazın tamamlandığını gösteren belge, denetimli serbestlik veya koşullu salıverme belgeleri, ikametgâh belgesi ve iyi hâli destekleyen diğer evraklar.

Kişi başvuruyu belirli bir meslek, kamu görevi veya ruhsat işlemi için yapıyorsa, ilgili kurumun ret yazısı veya başvuru belgesi de dosyaya eklenebilir. Böylece mahkemeye başvurunun soyut değil, somut bir hukuki ihtiyaçtan kaynaklandığı gösterilmiş olur.


Memnu Hakların İadesi Kararı Ne İşe Yarar?

Memnu hakların iadesi kararı, ceza mahkûmiyeti nedeniyle özel kanunlardan kaynaklanan bazı hak yoksunluklarının giderilmesini sağlar. Bu karar, kişinin kamu görevine başvurusu, meslek ruhsatı, güvenlik soruşturması, seçilme hakkı veya belirli idari işlemler bakımından hukuki durumunu güçlendirir.

Ancak karar, her olayda otomatik olarak tüm kurumların kişiyi kabul edeceği anlamına gelmez. İlgili kurum, kendi özel mevzuatına göre ayrıca değerlendirme yapabilir. Bu nedenle kararın hangi amaçla alınacağı baştan doğru belirlenmelidir.


Memnu Hakların İadesi Adli Sicil Kaydını Siler mi?

Memnu hakların iadesi kararı ile adli sicil kaydının silinmesi birbirinden farklı kurumlardır. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı, özel kanunlardan kaynaklanan hak yoksunluklarının giderilmesi bakımından önemlidir. Adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi ise Adli Sicil Kanunu’nda ayrıca düzenlenen farklı bir süreçtir.

Bu nedenle memnu hakların iadesi kararı alındığında, ayrıca adli sicil veya arşiv kaydı bakımından hangi işlemlerin yapılabileceği değerlendirilmelidir.


Memnu Hakların İadesi Reddedilirse Ne Yapılır?

Mahkeme başvuruyu reddederse, ret gerekçesi dikkatle incelenmelidir. Ret nedeni süre şartının dolmaması, infazın tamamlanmamış olması, yeni suç kaydı, iyi hâl kanaatinin oluşmaması veya dilekçenin eksik hazırlanması olabilir.

Ret kararına karşı somut duruma göre itiraz yolu değerlendirilebilir. Eğer ret nedeni süre eksikliği ise, kanuni süre dolduktan sonra yeniden başvuru yapılması gündeme gelebilir.


Memnu Hakların İadesinde En Sık Yapılan Hatalar

Memnu hakların iadesi başvurularında en sık yapılan hata, cezaevinden çıkış tarihinin infazın tamamlanma tarihi sanılmasıdır. Oysa koşullu salıverme ve denetimli serbestlik süreçleri dikkate alınmadan yapılan başvurular erken başvuru olarak reddedilebilir.

İkinci hata, adli sicil kaydının silinmesi ile yasaklanmış hakların geri verilmesinin aynı şey sanılmasıdır. Üçüncü hata ise dilekçede iyi hâlin somutlaştırılmamasıdır. Mahkemeye yalnızca “iyi hâlliyim” demek yeterli değildir; kişinin infazdan sonraki yaşam düzeni ve yeni suç işlememiş olması somut şekilde ortaya konulmalıdır.


Memnu Hakların İadesi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Cezam Bitti, Hemen Memnu Hakların İadesi Alabilir miyim?

Genellikle hayır. Kural olarak cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıl geçmesi gerekir. Cezaevinden çıkış tarihi ile infazın tamamen sona erdiği tarih aynı olmayabilir.

Sabıkam Silindi, Yine de Memnu Hakların İadesi Gerekir mi?

Bazı durumlarda evet. Sabıka kaydının silinmesi, özel kanunlardan kaynaklanan tüm hak engellerinin otomatik olarak kalktığı anlamına gelmez.

Arşiv Kaydı Olan Memur Olabilir mi?

Bu sorunun cevabı mahkûmiyetin türüne, başvurulan kuruma, özel kanun hükümlerine ve güvenlik soruşturması sonucuna göre değişir. Memnu hakların iadesi kararı bu süreçte başvuru sahibinin hukuki durumunu güçlendirebilir.

Memnu Hakların İadesi Kararı Her Mesleğe Giriş İçin Yeterli midir?

Her zaman yeterli olmayabilir. İlgili meslek kanunu ayrıca değerlendirme yapılmasını öngörebilir. Ancak yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı, özel kanunlardan kaynaklanan hak yoksunluklarının giderilmesi bakımından önemli bir mahkeme kararıdır.

Memnu Hakların İadesi İçin Avukat Gerekli mi?

Zorunlu değildir; ancak süre hesabı, infaz belgeleri, özel kanun engelleri ve başvurunun hangi mahkemeye yapılacağı teknik konulardır. Eksik veya erken yapılan başvuru reddedilebileceğinden, dosyanın hukuki olarak incelenmesi önemlidir.

Sonuç: Memnu Hakların İadesi Neden Önemlidir?

Memnu hakların iadesi, mahkûmiyet sonrası kişinin yeniden toplumsal, mesleki ve kamusal hayata katılabilmesi için önemli bir hukuki yoldur. Bu kurum sayesinde cezasını infaz etmiş, belirli süreyi suç işlemeden geçirmiş ve iyi hâlli yaşam sürdüğü anlaşılan kişiler, özel kanunlardan kaynaklanan bazı hak yoksunluklarının kaldırılmasını talep edebilir.

Ancak bu başvuru, basit bir sabıka silme işlemi değildir. İnfaz tarihi, bihakkın tahliye tarihi, 3 yıllık süre, 5 yıllık özel ihtimal, iyi hâl, yeni suç işlememe şartı, adli sicil ve arşiv kaydı birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle memnu hakların iadesi başvurusu yapılmadan önce mahkûmiyet kararı, infaz evrakı, adli sicil kaydı ve başvurunun hangi hak veya meslek bakımından gerekli olduğu dikkatle incelenmelidir. Doğru hazırlanmış bir başvuru, kişinin kamu görevine, mesleki hayata veya sosyal haklarına yeniden erişebilmesi bakımından belirleyici olabilir.


Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi Taleplidir

… AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE
veya
… ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE

TALEPTE BULUNAN: Ad Soyad / T.C. Kimlik No / Adres

MÜDAFİİ: Av. Murat Turgut MİNAR

KARARI VEREN MAHKEME: … Mahkemesi

ESAS NO: … / … E.

KARAR NO: … / … K.

KARAR TARİHİ: … / … / …

KESİNLEŞME TARİHİ: … / … / …

KONU: 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesi uyarınca, müvekkil hakkında mahkûmiyet nedeniyle doğan yasaklanmış hakların geri verilmesi talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

  1. Müvekkil Hakkında Verilen Mahkûmiyet Kararı Kesinleşmiş ve İnfaz Süreci Tamamlanmıştır
    Müvekkil hakkında … Mahkemesi’nin …/… E., …/… K. sayılı ve …/…/… tarihli kararı ile … suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Anılan karar …/…/… tarihinde kesinleşmiş olup, mahkûmiyet hükmünün infazı tamamlanmıştır. Müvekkilin cezasına ilişkin infaz süreci sona ermiş; koşullu salıverme, denetimli serbestlik ve infaz hukukundan kaynaklanan yükümlülükler tamamlanmıştır. Bu husus, dilekçemiz ekinde sunulan müddetname, infaz savcılığı yazısı, bihakkın tahliye belgesi ve adli sicil kayıtları ile sabittir. Bu nedenle yasaklanmış hakların geri verilmesi bakımından aranan ilk şart olan cezanın tamamen infaz edilmiş olması şartı somut olayda gerçekleşmiştir.

  2. Cezanın İnfazından Sonra Kanunda Aranan Süre Dolmuştur
    5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesi uyarınca yasaklanmış hakların geri verilebilmesi için, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren kanunda öngörülen sürenin geçmiş olması gerekir. Müvekkil yönünden infazın tamamlandığı tarih …/…/… olup, bu tarihten itibaren kanunda aranan süre dolmuştur. Başvurumuz, cezanın yalnızca cezaevinde geçirilen kısmına veya tahliye tarihine değil; infazın tüm sonuçlarıyla tamamlandığı tarihe göre yapılmaktadır. Bu nedenle talebimiz süre yönünden de usul ve yasaya uygundur.

  3. Müvekkil İnfazdan Sonra Yeni Bir Suç İşlememiştir
    Müvekkil, mahkûmiyet hükmünün infazından sonra herhangi bir suça karışmamış, hakkında yeni bir mahkûmiyet kararı verilmemiş ve yaşamını hukuka uygun şekilde sürdürmüştür. Adli sicil kaydı ve arşiv kaydı incelendiğinde de müvekkilin infaz sonrası dönemde yeniden suç işlediğine dair herhangi bir durum bulunmadığı görülecektir. Müvekkil, cezanın infazından sonraki süreçte toplumsal yaşama uyum sağlamış, düzenli ve iyi hâlli bir yaşam sürdürmüştür.

  4. Müvekkilin İyi Hâlli Yaşam Sürdürdüğü Açıktır
    Yasaklanmış hakların geri verilmesi başvurularında mahkemece yalnızca şekli süre şartı değil, kişinin infaz sonrası yaşam tarzı da değerlendirilir. Müvekkil, infazın tamamlanmasından sonra toplum içinde düzenli, uyumlu ve hukuka saygılı bir hayat sürdürmüştür. Müvekkil; ailesiyle birlikte düzenli bir yaşam kurmuş, çalışma hayatına devam etmiş, herhangi bir disiplin veya adli olaya karışmamış ve yeniden suç işleme eğilimi göstermemiştir. Bu nedenle müvekkil hakkında iyi hâlli yaşam sürdüğü yönünde kanaat oluşmasına engel herhangi bir husus bulunmamaktadır.

  5. Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi Müvekkilin Mesleki ve Sosyal Hayatı Bakımından Zorunludur
    Müvekkil hakkında geçmiş mahkûmiyet nedeniyle bazı özel kanunlardan kaynaklanan hak yoksunlukları gündeme gelebilmektedir. Bu durum, müvekkilin kamu kurumlarına başvuru yapması, mesleki faaliyette bulunması, ruhsat veya izin alması, güvenlik soruşturması süreçlerinden geçmesi ve sosyal hayatına tam anlamıyla devam etmesi bakımından fiili ve hukuki engel oluşturmaktadır. Cezasını infaz etmiş, kanunda öngörülen süreyi suç işlemeden geçirmiş ve iyi hâlli yaşam sürdüğü anlaşılan müvekkilin, mahkûmiyetin sürekli bir sosyal dışlanma sonucuna dönüşmemesi için yasaklanmış haklarının geri verilmesi gerekmektedir. Ceza hukukunun amacı yalnızca cezalandırma değil, aynı zamanda kişinin yeniden topluma kazandırılmasıdır. Müvekkil yönünden infaz tamamlanmış, kanuni süre dolmuş ve iyi hâl şartı gerçekleşmiştir. Bu nedenle yasaklanmış hakların geri verilmesi şartları oluşmuştur.

HUKUKİ NEDENLER

  • 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.13/A,
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu,
  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun,
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER

Mahkûmiyet kararı, kesinleşme şerhi, müddetname, infaz savcılığı yazısı, bihakkın tahliye belgesi, denetimli serbestlik belgeleri, adli sicil kaydı, arşiv kaydı, ikametgâh belgesi, çalışma belgeleri, sosyal ve mesleki durumu gösteren belgeler, tanık beyanları, her türlü yasal delil.

NETİCE VE TALEP

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

  • Müvekkil hakkında … Mahkemesi’nin …/… E., …/… K. sayılı mahkûmiyet kararı nedeniyle doğan yasaklanmış hakların, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesi uyarınca geri verilmesine,
  • Bu kararın ilgili kurumlara bildirilmesine,
  • Yargılama giderlerinin talep eden üzerinde bırakılmasına,

karar verilmesini saygıyla bilvekale arz ve talep ederiz.

Talepte Bulunan / Müdafii
Av.Murat Turgut MİNAR


author avatar
Av. Murat Turgut MİNAR Avukat
Av. Murat Turgut Minar, İzmir Barosu’na 12460 sicil numarasıyla kayıtlı olup; ceza hukuku, kamulaştırma hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, icra ve iflas hukuku ile iş hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.