Madde Metni

Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Madde 111- (1) Tehdit, şantaj, cebir veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının işlenmesi sonucunda yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.


Madde Gerekçesi

Türk Ceza Kanunu Madde 111 kapsamında düzenlenen hükmün gerekçesi, cebir, tehdit veya hile kullanılarak işlenen suçlar arasında ortaya çıkabilecek fiil birleşmesi ve suçların birlikte gerçekleşmesi durumlarında uygulanacak ceza hukukunun doğru şekilde belirlenmesini sağlamaya yöneliktir; kanun koyucu bu düzenleme ile özellikle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu işlenirken aynı zamanda başka suçların da meydana gelmesi halinde hangi suçtan ve ne şekilde cezalandırma yapılacağını açıklığa kavuşturmayı amaçlamıştır; zira uygulamada cebir, tehdit veya hile kullanılarak gerçekleştirilen fiiller çoğu zaman birden fazla suç tipinin unsurlarını aynı anda oluşturabilmekte ve bu durum ceza hukukunda içtima sorunlarını gündeme getirmektedir; bu nedenle söz konusu hüküm ile bir fiilin birden fazla suç tipini oluşturması halinde failin yalnızca daha ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması veya ilgili suçların birlikte değerlendirilmesi suretiyle adil ve ölçülü bir cezalandırma yapılması hedeflenmiş, böylece hem hukuki belirlilik sağlanmış hem de uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.


Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

Türk Ceza Kanunu Madde 111 bakımından cezanın niteliği, yargılama usulü ve infaz rejimi değerlendirildiğinde; bu madde bağımsız bir suç tipi veya ceza öngörmemekte olup Türk Ceza Kanunu Madde 108, Türk Ceza Kanunu Madde 106 veya Türk Ceza Kanunu Madde 109 gibi suçların işlenmesi sırasında ortaya çıkabilecek fiil birleşmesi durumlarında hangi suçtan cezalandırma yapılacağını belirleyen bir ceza hukuku içtima kuralı niteliğindedir; bu nedenle cezanın türü ve miktarı, somut olayda gerçekleşen esas suçun kanuni yaptırımına göre belirlenmekte ve yargılama da ilgili suçun görev alanına giren mahkemede yürütülmektedir; buna bağlı olarak suçun niteliğine göre yargılama çoğunlukla Asliye Ceza Mahkemesi veya bazı nitelikli durumlarda Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılmakta, infaz rejimi ise verilen nihai ceza üzerinden genel infaz hükümlerine göre uygulanmakta ve koşullu salıverme, denetimli serbestlik, cezanın ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumlar somut olayın koşullarına göre değerlendirilebilmektedir.

Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri Uygulanması Suçunda Tutuklama

Türk Ceza Kanunu Madde 111 kapsamında düzenlenen tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması bakımından tutuklama söz konusu değildir; zira tutuklama Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 100 uyarınca yalnızca gerçek kişiler hakkında uygulanabilen bir koruma tedbiridir ve tüzel kişiler (şirket, dernek, vakıf gibi) hakkında tutuklama kararı verilmesi mümkün değildir; bu nedenle tüzel kişiler bakımından ceza değil güvenlik tedbirleri uygulanmakta olup suçun tüzel kişinin faaliyetleri çerçevesinde işlenmesi halinde tüzel kişiye özgü olarak faaliyet izninin iptali veya müsadere gibi güvenlik tedbirleri uygulanabilmektedir, ancak suçun faili olan gerçek kişiler hakkında gerekli şartların bulunması halinde tutuklama tedbirine başvurulabilir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu Madde 111 bakımından şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı hükümleri değerlendirildiğinde; bu madde bağımsız bir suç tipi düzenlememekte, cebir, tehdit veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi suçların birlikte gerçekleşmesi durumunda uygulanacak ceza hukuku içtima kuralını ortaya koymaktadır, bu nedenle şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı bakımından esas alınacak hükümler somut olayda işlenen asıl suçun hükümlerine göre belirlenmektedir; buna göre ilgili suç şikâyete tabi ise mağdurun şikâyeti aranır, uzlaştırma kapsamına giren bir suç söz konusu ise uzlaşma hükümleri uygulanabilir ve dava zamanaşımı süresi de yine işlenen suç için kanunda öngörülen ceza miktarına göre belirlenir.

Görevli Mahkeme

Türk Ceza Kanunu Madde 111 bakımından görevli mahkeme, bu maddenin bağımsız bir suç tipi düzenlememesi ve yalnızca cebir, tehdit veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi suçların birlikte gerçekleşmesi halinde uygulanacak içtima kuralını belirlemesi nedeniyle, somut olayda işlenen esas suçun görevli mahkemesine göre belirlenmektedir; bu kapsamda suçun temel halleri bakımından yargılama görevi kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi’ne ait olup suçun nitelikli halleri veya kanunda daha ağır cezayı gerektiren durumların bulunması halinde yargılama Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılmaktadır.