Madde Metni

İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme

Madde 153- (1) İbadethanelere, bunların eklentilerine, buralardaki eşyaya, mezarlara, bunların üzerindeki yapılara, mezarlıklardaki tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik olarak yapılan yapılara yıkmak, bozmak veya kırmak suretiyle zarar veren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Birinci fıkrada belirtilen yerleri ve yapıları kirleten kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(3) Birinci ve ikinci fıkralardaki fiillerin, ilgili dini inanışı benimseyen toplum kesimini tahkir maksadıyla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.


Madde Gerekçesi

Somut olayda, mağdurun taşınmazı veya malı üzerinde hukuka uygun zilyetlik veya kullanım hakkı bulunmasına rağmen sanığın bu hakkı engelleyici, sınırlandırıcı veya ortadan kaldırıcı nitelikte davranışlarda bulunarak mağdurun maldan yararlanmasını fiilen imkânsız hale getirdiği anlaşılmakta olup, bu eylem 5237 sayılı TCK’nın 153. maddesinde düzenlenen “mala zarar vermenin dışında malın kullanılmasını engelleme” suçunu oluşturur; zira kanun koyucu yalnızca mala fiziksel zarar verilmesini değil, aynı zamanda mal üzerindeki kullanım ve yararlanma hakkının ihlalini de cezalandırmak suretiyle mülkiyet hakkını geniş anlamda koruma altına almış olup, olayın oluş şekli, tarafların konumu ve eylemin doğurduğu sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının mağdurun kullanım hakkını engellemeye yönelik olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır.

Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

TCK’nın 153. maddesinde düzenlenen mala zarar vermenin dışında malın kullanılmasını engelleme suçunda cezanın niteliği kural olarak hapis veya adli para cezası şeklinde belirlenmekte olup, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu ve mağdur üzerindeki etkisi cezanın belirlenmesinde dikkate alınır; yargılama rejimi bakımından bu suç genel hükümlere tabi olup soruşturma ve kovuşturma süreci Cumhuriyet savcılığı ve Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yürütülür, deliller serbestçe değerlendirilir ve kanun yolları açıktır; infaz rejimi açısından ise hükmedilen cezanın türüne göre cezanın ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, adli para cezasına çevrilmesi, denetimli serbestlik ve koşullu salıverme gibi kurumlar uygulanabilir olup, infaz sürecinde hükümlünün hak ve yükümlülükleri 5275 sayılı Kanun çerçevesinde belirlenir.

İbadethanelere ve Mezarlıklara Zarar Verme Suçunda Tutuklama

TCK’nın 153. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçu bakımından tutuklama tedbiri, 5271 sayılı CMK’nın 100. maddesi uyarınca ancak kuvvetli suç şüphesinin varlığı ve tutuklama nedenlerinden en az birinin bulunması halinde uygulanabilir; bu suç katalog suçlar arasında yer almadığından tutuklama zorunlu olmayıp somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir ve özellikle delilleri karartma, kaçma şüphesi veya tanık ve mağdurlar üzerinde baskı kurulması ihtimali gibi hususlar dikkate alınır; ayrıca suçun toplum üzerindeki etkisi ve kamu düzenine yönelik hassasiyeti göz önünde bulundurulmakla birlikte, ölçülülük ilkesi gereği adli kontrol tedbirlerinin yeterli olduğu durumlarda tutuklama yerine bu tedbirlerin uygulanması esastır.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

TCK’nın 153. maddesinde düzenlenen ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçu bakımından şikâyet aranmayıp suç resen soruşturulup kovuşturulur; uzlaşma hükümleri bu suç tipi açısından uygulanmaz, zira suçun konusu kamu düzeni ve toplumun ortak değerleridir; zamanaşımı ise suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66. maddesi uyarınca belirlenmekte olup, bu suç bakımından genel olarak sekiz yıllık dava zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre dolduğunda kamu davasının düşmesine karar verilir.

Görevli Mahkeme

TCK’nın 153. maddesinde düzenlenen mala zarar vermenin dışında malın kullanılmasını engelleme suçu ile ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçlarında görevli mahkeme, öngörülen cezanın türü ve üst sınırı dikkate alındığında kural olarak Asliye Ceza Mahkemesidir; bu suçlar ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren katalog suçlardan olmadığından, özel bir görev düzenlemesi bulunmadıkça yargılama genel görevli mahkeme olan Asliye Ceza Mahkemesinde yapılır.