Madde Metni
Madde 151- (1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Mülga:9/7/2021-7332/17 md.)
Madde Gerekçesi
TCK’nın 151. maddesi, mala zarar verme suçunu düzenleyerek başkasına ait taşınır veya taşınmaz malın kasten tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması ya da kullanılamaz hale getirilmesi gibi fiilleri cezalandırmayı amaçlamakta olup maddenin gerekçesinde, malvarlığına karşı işlenen suçlar kapsamında bireylerin mülkiyet hakkının korunmasının hedeflendiği, failin mala yönelik doğrudan zarar verici eylemleriyle mağdurun ekonomik değerlerinde azalma meydana getirmesinin suçun temelini oluşturduğu belirtilmiştir; bu düzenleme ile yalnızca malın tamamen yok edilmesi değil, değerinin düşürülmesi veya kullanım amacının engellenmesi de suç kapsamına alınarak mülkiyet hakkına yönelik her türlü kasıtlı müdahalenin cezai yaptırıma bağlanması sağlanmış, ayrıca suçun oluşması için failin kastının mala zarar vermeye yönelmiş olması gerektiği vurgulanarak, taksirli davranışların bu madde kapsamında değerlendirilmeyeceği açıkça ortaya konulmuştur.
Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi
TCK m.151 kapsamında mala zarar verme suçu bakımından cezanın niteliği, yargılama ve infaz rejimi birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle cezanın niteliği açısından bu suç için dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüş olup hâkim somut olayın özelliklerine göre hapis cezası veya adli para cezası arasında seçim yapabilmekte, ayrıca nitelikli halleri (TCK m.152) bulunmadıkça ceza görece hafif kabul edilmektedir; yargılama bakımından bu suç kural olarak şikâyete tabi olup mağdurun şikâyeti üzerine soruşturma ve kovuşturma yürütülür ve görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir, ayrıca suç uzlaştırma kapsamında bulunduğundan soruşturma aşamasında uzlaştırma prosedürü uygulanır; infaz rejimi açısından ise hükmedilen cezanın miktarına bağlı olarak kısa süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlara çevrilebilir, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme gibi kurumlar uygulanabilir, koşullu salıverilme oranı genel hükümlere tabi olup genellikle cezanın yarısı infaz edildikten sonra uygulanır ve adli para cezaları ise doğrudan infaz edilir.
Mala Zarar Verme Suçunda Tutuklama
Mala zarar verme suçu (TCK m.151) bakımından tutuklama tedbiri, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi çerçevesinde istisnai olarak uygulanabilen bir koruma tedbiri olup bu suç katalog suçlar arasında yer almadığından tutuklama nedenleri karine olarak kabul edilmez ve hâkim somut olayda kuvvetli suç şüphesinin varlığı ile birlikte kaçma şüphesi veya delilleri yok etme, gizleme ya da değiştirme ihtimalinin bulunduğunu somut olgularla ortaya koymak zorundadır; ayrıca bu suç için öngörülen cezanın görece düşük olması nedeniyle ölçülülük ilkesi gereği çoğu durumda tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine başvurulması tercih edilmekte, ancak suçun örgütlü şekilde işlenmesi, tekrarlanma riski veya kamu düzenini ciddi biçimde tehdit eden özel durumların bulunması halinde tutuklama kararı verilmesi mümkün olmaktadır.
Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
TCK m.151 kapsamında mala zarar verme suçu bakımından şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı hususları birlikte değerlendirildiğinde; bu suç kural olarak şikâyete tabi olup mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet hakkını kullanması gerekir, şikâyetten vazgeçilmesi halinde kamu davası düşer; uzlaşma bakımından ise bu suç Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında uzlaştırma hükümlerine tabi olup soruşturma aşamasında uzlaştırma süreci işletilmek zorundadır ve tarafların uzlaşması halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir veya açılmış dava düşer; zamanaşımı açısından değerlendirildiğinde ise suç için öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesi uyarınca dava zamanaşımı süresi genellikle 8 yıl olup bu süre içinde dava açılmaz veya sonuçlandırılmazsa kamu davası düşer, ayrıca ceza zamanaşımı süreleri de hükmolunan cezanın tür ve miktarına göre infaz aşamasında ayrıca uygulanır.
Görevli Mahkeme
TCK m.151 kapsamında mala zarar verme suçu bakımından görevli mahkeme, 5235 sayılı Kanun ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca asliye ceza mahkemesidir, zira bu suç için öngörülen ceza miktarı ağır ceza mahkemesinin görev sınırları içerisinde yer almamaktadır; ayrıca yetkili mahkeme genel kural gereği suçun işlendiği yer mahkemesi olup, suçun birden fazla yerde işlenmesi veya neticenin farklı bir yerde gerçekleşmesi halinde yetki CMK ’ da ki genel yetki kurallarına göre belirlenir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/1600 E. ve 2025/19802 K.
Özet: Sanığın başkasına ait araca zarar vererek aküyü çalması TCK 151 kapsamında mala zarar verme oluşturmuş, ancak zamanaşımı nedeniyle dava düşürülerek hüküm ortadan kaldırılmıştır.
DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra dosyaya sunduğu 20.02.2015 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılmasına, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay’ın ilgili dairesine ait olması nedeniyle, Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02.03.2015, 28.05.2015, 18.06.20 15… .10.2024 tarihli ek kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu, sanığın yokluğunda verilen kararın savunmasında bildirdiği adrese tebliğe çıkarılarak komşusu imzasına 05.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, ancak UYAP’ tan yapılan incelemede gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihte sanığın cezaevinde başka suçtan hükümlü olduğu, bu nedenle yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşıldığından eski hâle getirme talebinin kabulüyle sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, belirlenemeyen bir saatte şikâyetçinin park hâlindeki aracının ön kaputunu sert bir cisimle kanırtarak aracın aküsünü çalması biçimindeki eyleminin 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-e ve 151/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu, bu suçlar yönünden öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, 20.11.2014 tarihli mahkûmiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname ‘ ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 Sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 Sayılı CMK’nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/11276 E. ve 2025/19675 K.
Özet: Sanıkların mala zarar verme eylemleri TCK 151 kapsamında değerlendirilmiş; ancak dava zamanaşımı süresi dolduğundan mahkûmiyet hükümleri bozulmuş ve kamu davalarının düşürülmesine karar verilmiştir.
DAVA : Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozmaya uyularak kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 Sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 Sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 Sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
KARAR : I-) Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında mala zarar verme, sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
1-) Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk … ve sanık …’nın mala zarar verme suçlarından eylemlerine uyan 5237 Sayılı TCK’nın 151/1 ve 31/3 (suça sürüklenen çocuk hakkında) maddelerinin gerektirdiği cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, maddelerinde öngörülen, suça sürüklenen çocuk için 5 yıl 4 aylık ve sanık için öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımının, suç tarihi ile zamanaşımını kesen ilk işlem olan suça sürüklenen çocuk hakkında iddianame tanzimi tarihi olan 12.07.2023 tarihi arasında dolduğu,
2-) Sanık …’ın 22.02.2015 tarihinde gece saat 24.00 sıralarında katılana ait camı açık olan dolmuşun içerisinden hırsızlık yapması biçimindeki eylemine uyan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, 24.02.2016 olan ilk mahkûmiyet tarihinden 28.03.2024 olan ikinci mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 Sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık, sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Katılanın evine suça sürüklenen çocuk … ile birlikte hırsızlık amacıyla giren sanık … hakkında, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde, 5237 Sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ : Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


