Madde Metni
Madde 71- (1) Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser.
(2) Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir.
Madde Gerekçesi
Tasarının ilgili maddesinin ikinci fıkrasında zamanaşımını kesen mahkûmiyet bakımından değişiklik yapılmıştır. Tasarıda daha önce işlediği bir suçtan mahkûm olan kimsenin zamanaşımı süresi içinde mahkûm olduğu suç türünden diğer bir suç işlediği takdirde ceza zamanaşımının kesileceği kabul edilmişti. Ancak, madde metninde yapılan değişiklikle, üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlendiğinde zamanaşımının kesileceği kabul edilmiştir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/1075 E. ve 2024/3133 K.
Özet: TCK 71 uyarınca, infaz için kanuna uygun tebligat zamanaşımını keser. Hükümlünün yakınına yapılan geçerli tebligatla zamanaşımı 18.09.2015’te kesilmiş, süre dolmadığından itirazın kabulü hukuka aykırı bulunmuştur.
KARAR : I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve 2024/3225 Sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanık hakkındaki 5237 Sayılı Kanun 157/1 ve 52. maddeleri gereğince hükmedilen 5.000,00 Türk lirası adli para cezasının, 5237 Sayılı Kanun’un 68/1-e maddeleri gereğince 10 yıllık ceza zamanaşımı süresine tâbi bulunduğu,
Aynı Kanun’un ceza zamanaşımının kesilmesi başlıklı 71/1. maddesinde yer alan “Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser.” şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında,
Sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.08.2015 tarihli ve 2012/2-6775 ilamat numaralı çağrı kağıdının sanık ile aynı konutta birlikte kalan sanığın ağabeyine usulüne uygun şekilde 18.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla; tebligatın zamanaşımını kesebilmesi için doğrudan hükümlüye yapılması zorunluluğu bulunmadığı, kanuna göre yapılan tebligatın yeterli olduğu cihetle, zamanaşımının 18.09.2015 tarihinde kesildiği ve bu nedenle ceza zamanaşımı süresinin henüz tamamlanmadığı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin (1), (2) ve (3). fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 5237 Sayılı Kanun’un “Ceza Zamanaşımının Kesilmesi” başlıklı 71. maddesi;
(1) Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser.
(2) Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir.
Şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/2050 E. ve 2021/14026 K.
Özet: TCK 71 ve ilgili hükümler uyarınca, aynı ilamda yer alan cezalar bağımsızdır. Bir ceza için yapılan tebligat veya yakalama yalnızca o cezanın zamanaşımını keser, diğerini etkilemez.
Somut dosyada tartışılması gereken husus, aynı suç sebebiyle ve aynı hükümle verilen hapis veya adli para cezalarından biri için yapılan ve ceza zamanaşımını kesen işlemin diğer ceza açısından zamanaşımını kesip kesmeyeceğidir.
Ceza zamanaşımının hangi sebeplerle kesileceği konusu 5237 Sayılı TCY’nin 71. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre;
1-) Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye Kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser.
2-) Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir.
TCY’nin 68/4. maddesine göre de türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmeyecektir.
Anılan yasal düzenlemeler ve mahkeme ilamında birden çok ceza olsa bile bir kişi hakkında hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğunu ve varlıklarını ayrı ayrı koruduklarından belirten 5275 Sayılı Yasa’nın 99/1. maddesindeki düzenleme bir arada değerlendirildiğinde, bir ceza için ceza zamanaşımını kesen işlemin diğer cezanın zamanaşımı açısından bir etki yaratmayacağı sonucunna ulaşılmaktadır. Toplanıp bir arada infaz edilmekte olan cezalar için konulan bu kural ayrı ayrı infaz edilmekte olan cezalar için hayli hayli geçerli olmalıdır. Dolayısıyla yakalama ve tebligat hangi cezanın infazı amacıyla yapıldıysa, yalnızca o ceza için ceza zamanaşımını kesecektir. Bu halde her bir ilamın infazına ilişkin işlemler ayrı ayrı yapıldığından, bir ceza için gerçekleşen kesme nedeninin diğer cezayı etkilememesi gerekir, YERDELEN, Erdal; Türk Ceza Hukuku Yaptırımları ve İnfazı, Adalet Yayınevi, 2021, s.721).


