TCK Madde 112, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunu düzenleyen önemli ceza hukuku hükümlerinden biridir. Eğitim hakkının engellenmesi, cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla kişinin eğitim ve öğretim faaliyetlerine katılmasının önlenmesi hâlinde gündeme gelir. Bu suçta korunan temel değer, bireyin eğitim hakkı, öğrenim özgürlüğü ve kişisel gelişim imkânıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 112. maddesi, okul, kurs, ders, sınav veya benzeri eğitim faaliyetlerinin hukuka aykırı şekilde engellenmesini cezai yaptırıma bağlar. Bu düzenleme, özellikle öğrencilerin ve eğitim kurumlarının güvenliğini korumayı amaçlar.

Madde Metni

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi

Madde 112- (Değişik: 2/3/2014-6529/12 md.)

(1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla;

a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine,

b) Kişinin eğitim ve öğretim hakkını kullanmasına,

c) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına,

engel olunması hâlinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


Madde Gerekçesi

Türk Ceza Kanunu’nun 112. maddesinde düzenlenen eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu, bireylerin anayasal güvence altında bulunan eğitim hakkından serbestçe yararlanmasını korumak amacıyla kabul edilmiştir. Eğitim hakkı, kişinin bireysel gelişimi, mesleki geleceği, toplumsal hayata katılımı ve demokratik toplum düzeninin sürdürülebilmesi bakımından temel haklardan biridir.

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, yalnızca öğrencinin ders, okul, sınav veya eğitim faaliyetine katılmasının önlenmesi anlamına gelmez; aynı zamanda eğitim kurumlarının düzenli, güvenli ve kesintisiz şekilde faaliyet göstermesine yönelik müdahaleleri de kapsar. Bu nedenle cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka davranışlarla eğitim faaliyetlerinin engellenmesi, hem bireysel özgürlüğe hem de kamu düzenine zarar veren ciddi bir fiil olarak kabul edilmiştir.

Kanun koyucu, TCK 112. madde ile öğrencilerin eğitim alma hakkını, öğretim faaliyetlerinin sürekliliğini ve eğitim kurumlarının güvenliğini ceza hukuku yoluyla koruma altına almıştır. Böylece kişilerin eğitim kurumlarına devam etmesinin, derslere katılmasının veya eğitim faaliyetlerinden yararlanmasının hukuka aykırı biçimde engellenmesi bağımsız bir suç olarak düzenlenmiş; eğitim ve öğretim hakkının etkin, güvenli ve kesintisiz şekilde kullanılabilmesi amaçlanmıştır.



Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi


Türk Ceza Kanunu’nun 112. maddesinde düzenlenen eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunda cezanın niteliği hapis cezasıdır. Eğitim ve öğretim hakkının cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi hâlinde fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu suç, bireyin eğitim hakkını, öğrenim özgürlüğünü ve eğitim kurumlarının kesintisiz faaliyet yürütmesini korumayı amaçlar.

Yargılama bakımından bu suçtan doğan davalara kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar. Soruşturma, şikâyet şartı aranmaksızın Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen yürütülür. İnfaz rejimi açısından ise verilen hapis cezasının süresi, failin sabıkası ve somut olayın özelliklerine göre HAGB, cezanın ertelenmesi, adlî para cezasına çevirme, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik gibi kurumlar değerlendirilebilir.

Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçunda Tutuklama

TCK 112 kapsamında tutuklama tedbiri, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesine göre değerlendirilir. Tutuklama bir ceza değil, geçici bir koruma tedbiridir. Bu nedenle yalnızca suç isnadı tutuklama için yeterli değildir; kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ile kaçma şüphesi, delilleri karartma ihtimali veya tanık ve mağdur üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi nedenlerin bulunması gerekir.

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu, katalog suçlar arasında yer almadığından uygulamada çoğunlukla tutuklama yerine adli kontrol tedbirleri değerlendirilir. Yurt dışına çıkış yasağı, belirli yerlere gitmeme, eğitim kurumuna yaklaşmama veya düzenli imza yükümlülüğü gibi tedbirler yeterli görülmezse, somut olayın ağırlığına göre tutuklama kararı verilebilir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

TCK 112 eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu, şikâyete tabi değildir. Suçun işlendiğine ilişkin ihbar, delil veya yeterli şüphe bulunması hâlinde Cumhuriyet savcılığı re’sen soruşturma başlatır. Mağdurun şikâyetçi olmaması veya sonradan şikâyetten vazgeçmesi soruşturma ya da kovuşturmayı kendiliğinden sona erdirmez.

Uzlaşma bakımından bu suç uzlaştırma kapsamında değildir. Bu nedenle tarafların anlaşması kamu davasının açılmasını veya devamını engellemez. Zamanaşımı yönünden ise suç için öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında dava zamanaşımı süresi genel olarak 8 yıl olarak uygulanır. Zamanaşımını kesen usul işlemleri bulunması hâlinde süre yeniden işlemeye başlayabilir.

Görevli Mahkeme

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunda görevli mahkeme, suç için öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında asliye ceza mahkemesidir. Çünkü TCK 112 kapsamında öngörülen ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olup ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlardan değildir.

Bu nedenle soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür; yeterli şüphe oluşması hâlinde düzenlenen iddianamenin kabulüyle birlikte kovuşturma asliye ceza mahkemesinde yapılır. Mahkeme, eğitim hakkının hangi fiille engellendiğini, cebir veya tehdidin bulunup bulunmadığını, hukuka aykırı davranışın niteliğini ve delil durumunu birlikte değerlendirerek karar verir.


Sıkça Sorulan Sorular

TCK 112 eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu nedir?

TCK 112 eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçu, kişinin eğitim veya öğretim faaliyetlerine katılmasının hukuka aykırı şekilde engellenmesi halinde oluşur. Bu suçta korunan temel hukuki değer, bireyin eğitim hakkı, öğrenim özgürlüğü ve kamusal eğitim faaliyetlerine serbestçe erişebilme hakkıdır.

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi hangi davranışlarla işlenebilir?

Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, öğrencinin okula gitmesinin, derslere katılmasının, sınava girmesinin veya eğitim kurumundaki faaliyetlerden yararlanmasının zorla ya da hukuka aykırı şekilde engellenmesiyle meydana gelebilir. Fiilin oluşması için mağdurun eğitim faaliyetine erişiminin ciddi biçimde sınırlandırılması veya ortadan kaldırılması gerekir.

TCK 112 suçunda ceza hangi hallerde gündeme gelir?

TCK 112 kapsamında ceza sorumluluğu, failin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla mağdurun eğitim ve öğretim hakkını kullanmasını engellemesi halinde doğabilir. Somut olayda engellemenin yöntemi, mağdurun eğitim sürecine etkisi, fiilin süresi ve failin kastı birlikte değerlendirilerek ceza hukuku sorumluluğu belirlenir.