TCK Madde 114, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunu düzenleyen önemli ceza hukuku hükümlerinden biridir. Bu suç, bir kimsenin siyasi partiye üye olma, siyasi faaliyette bulunma, seçim çalışmalarına katılma veya siyasi haklarını kullanma özgürlüğünün cebir, tehdit ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi hâlinde gündeme gelir. Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesi, bireyin demokratik yaşama katılma hakkını, siyasi irade özgürlüğünü ve anayasal haklarını korumayı amaçlar. Bu düzenleme, siyasi baskıların önlenmesi ve demokratik toplum düzeninin güvence altına alınması bakımından önem taşır.

Madde Metni

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi

Madde 114- (1) Bir kimseye karşı;

a) Bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya,

b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya,

Zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


Madde Gerekçesi

Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesinde düzenlenen siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, bireylerin demokratik toplum düzeni içinde sahip oldukları siyasi hak ve özgürlükleri serbestçe kullanabilmelerini güvence altına almak amacıyla kabul edilmiştir. Demokratik hukuk devletinde kişilerin oy kullanma, seçilme, siyasi faaliyette bulunma, siyasi partiye üye olma veya siyasi düşüncelerini açıklama gibi hakları anayasal koruma altındadır.

Siyasi hakların engellenmesi, yalnızca bireyin kişisel özgürlüğüne yönelik bir müdahale değildir; aynı zamanda demokratik sistemin sağlıklı işleyişini de zedeleyen ciddi bir fiildir. Bir kişinin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla siyasi faaliyetlerden alıkonulması, siyasi tercihlerini açıklamasının engellenmesi veya siyasi haklarını kullanmasının önüne geçilmesi, hem bireysel irade özgürlüğünü hem de toplumun demokratik yapısını olumsuz etkiler.

Kanun koyucu, TCK 114. madde ile kişilerin siyasi haklarını kullanmalarını engelleyen fiilleri bağımsız bir suç olarak düzenlemiştir. Bu düzenleme ile bireylerin siyasi irade özgürlüğünün korunması, demokratik katılımın güvence altına alınması ve siyasi baskı yoluyla temel hakların ihlal edilmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Böylece siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, hem bireysel özgürlükleri hem de demokratik kamu düzenini koruyan önemli bir ceza hukuku hükmü niteliği taşır.



Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesinde düzenlenen siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunda cezanın niteliği hapis cezasıdır. Bir kimsenin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla siyasi haklarını kullanmasının engellenmesi hâlinde fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu suç, bireyin siyasi irade özgürlüğünü, demokratik katılım hakkını ve anayasal güvence altındaki siyasi haklarını korumayı amaçlayan önemli bir ceza hukuku düzenlemesidir.

Yargılama bakımından bu suçtan doğan davalara kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar. Suç, şikâyete tabi olmadığından soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen yürütülür. İnfaz rejimi bakımından ise verilen hapis cezasının süresi, failin sabıkası ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi, kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik gibi kurumlar değerlendirilebilir.

Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Tutuklama

TCK 114 kapsamında düzenlenen siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunda tutuklama, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca değerlendirilir. Tutuklama bir ceza değil, geçici bir koruma tedbiridir. Bu nedenle yalnızca suç isnadı tutuklama için yeterli değildir; kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması gerekir.

Bunun yanında kaçma şüphesi, delilleri yok etme veya değiştirme ihtimali, mağdur ya da tanıklar üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi somut tutuklama nedenlerinden en az birinin mevcut olması aranır. Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, katalog suçlar arasında yer almadığından uygulamada çoğunlukla tutuklama yerine adli kontrol tedbirleri değerlendirilir. Ancak somut olayın ağırlığı ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı kanaati oluşursa hâkim tarafından tutuklama kararı verilebilir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

TCK 114 siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, şikâyete tabi değildir. Suçun işlendiğine dair ihbar, delil veya yeterli şüphe bulunması hâlinde Cumhuriyet savcılığı re’sen soruşturma başlatır. Mağdurun şikâyetçi olmaması veya sonradan şikâyetten vazgeçmesi, soruşturma ya da kovuşturmanın kendiliğinden sona ermesine neden olmaz.

Uzlaşma bakımından bu suç uzlaştırma kapsamında değildir. Bu nedenle tarafların anlaşması kamu davasının açılmasını veya devamını engellemez. Zamanaşımı yönünden ise suç için öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında dava zamanaşımı süresi genel olarak 8 yıl olarak uygulanır. Zamanaşımını kesen usul işlemleri bulunması hâlinde süre yeniden işlemeye başlayabilir.

Görevli Mahkeme

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunda görevli mahkeme, suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alınarak belirlenir. TCK 114 kapsamında öngörülen ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olduğundan, bu suçtan doğan davalara kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar.

Bu nedenle soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür; yeterli şüphe oluşması hâlinde düzenlenen iddianamenin kabulüyle birlikte kovuşturma asliye ceza mahkemesinde yapılır. Mahkeme, siyasi hakkın hangi fiille engellendiğini, cebir veya tehdidin bulunup bulunmadığını, hukuka aykırı davranışın niteliğini ve dosyadaki delilleri birlikte değerlendirerek karar verir.


Sıkça Sorulan Sorular

TCK 114 siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu nedir?

TCK 114 siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, bir kişinin siyasi haklarını kullanmasının cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi halinde oluşur. Bu suçta korunan temel hukuki değer, bireyin seçme, seçilme, siyasi faaliyete katılma ve demokratik haklarını özgürce kullanma hakkıdır.

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi hangi davranışlarla işlenebilir?

Siyasi hakların engellenmesi, kişinin oy kullanmasının, siyasi parti faaliyetine katılmasının, aday olmasının, toplantı veya propaganda çalışmalarına iştirak etmesinin hukuka aykırı şekilde engellenmesiyle meydana gelebilir. Fiilin oluşması için mağdurun siyasi iradesinin baskı altına alınması veya siyasi hakkını kullanmasının fiilen zorlaştırılması yeterli olabilir.

TCK 114 suçu şikâyete tabi midir?

TCK 114 siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, kural olarak şikâyete tabi olmayan suçlardandır ve Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen soruşturulur. Somut olayda cebir, tehdit, baskı yöntemi, mağdurun siyasi hakkını kullanıp kullanamadığı ve fiilin demokratik sürece etkisi birlikte değerlendirilir.