Madde Metni

Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi

Madde 113- (Değişik: 2/3/2014-6529/13 md.)

(1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla;

a) Bir kamu faaliyetinin yürütülmesine,

b) Kamu kurumlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen ya da kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak sunulan hizmetlerden yararlanılmasına,

engel olunması hâlinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) (Ek:12/5/2022-7406/7 md.) Suçun konusunun sağlık hizmeti olması hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranına kadar artırılır.


Madde Gerekçesi

Türk Ceza Kanunu Madde 113 kapsamında düzenlenen hükmün gerekçesi, bireylerin kamu kurumları tarafından sunulan hizmetlerden eşit ve özgür biçimde yararlanma hakkını güvence altına almaya yöneliktir; demokratik hukuk devletinde kamu hizmetleri tüm bireylere açık olup kişilerin dil, ırk, milliyet, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep gibi nedenlerle ya da hukuka aykırı başka davranışlarla bu hizmetlerden yararlanmasının engellenmesi bireyin temel hak ve özgürlüklerini ihlal ettiği gibi toplumsal eşitlik ilkesini de zedelemektedir; bu nedenle kanun koyucu, bireylerin kamu hizmetlerine erişiminin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesini bağımsız bir suç olarak düzenleyerek hem bireylerin kamu hizmetlerinden yararlanma hakkını korumayı hem de kamu hizmetlerinin düzenli ve eşit şekilde yürütülmesini sağlamayı amaçlamıştır.


Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

Türk Ceza Kanunu Madde 113 bakımından cezanın niteliği, yargılama usulü ve infaz rejimi değerlendirildiğinde; kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi halinde fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür; yargılama bakımından bu suçtan doğan davalara kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi bakmakta olup soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından şikâyet aranmaksızın resen yürütülmektedir; infaz rejimi bakımından ise verilen hapis cezasının süresi ve sanığın kişisel durumu dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi veya kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi gibi kurumların uygulanması mümkün olabilmekte, ayrıca kesinleşen hapis cezaları bakımından genel infaz hükümleri çerçevesinde koşullu salıverme ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanabilmektedir.

Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçunda Tutuklama

Türk Ceza Kanunu Madde 113 kapsamında düzenlenen kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçunda tutuklama tedbiri, Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 100 hükümlerine göre değerlendirilmektedir; tutuklama bir ceza değil koruma tedbiri niteliğinde olup uygulanabilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ile birlikte kaçma şüphesinin varlığı, delillerin yok edilmesi veya değiştirilmesi ihtimali ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi tutuklama nedenlerinden en az birinin mevcut olması gerekmektedir; söz konusu suç katalog suçlar arasında yer almadığından yalnızca suç isnadı tutuklama için yeterli kabul edilmemekte ve uygulamada çoğu durumda öncelikle yurtdışına çıkış yasağı, belirli yerlere gitmeme veya düzenli imza verme gibi adli kontrol tedbirleri değerlendirilmektedir, ancak somut olayın özelliklerine göre bu tedbirlerin yetersiz kalacağı kanaatine varılması halinde hâkim tarafından tutuklama kararı verilebilmesi mümkündür.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu Madde 113 bakımından şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı hükümleri değerlendirildiğinde; kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçu şikâyete tabi olmayan suçlar arasında yer almakta olup suçun işlendiğine dair bir ihbar veya delil bulunması halinde Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturma başlatılmaktadır; uzlaşma bakımından ise bu suç uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almamaktadır, dolayısıyla tarafların uzlaşması soruşturma veya kovuşturmanın sona ermesine neden olmaz ve kamu davası devam eder; zamanaşımı açısından ise suç için kanunda öngörülen bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası dikkate alındığında dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olup bu süre içerisinde soruşturma veya kovuşturma yapılmadığı takdirde kamu davası açılamaz veya açılmış dava düşer, ayrıca zamanaşımını kesen bazı usul işlemleri nedeniyle zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlayabilir.

Görevli Mahkeme

Türk Ceza Kanunu Madde 113 kapsamında düzenlenen kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçunda görevli mahkeme, suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alınarak belirlenmekte olup bu suçtan doğan davalara kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi bakmaktadır; zira söz konusu suç için kanunda bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup bu ceza miktarı ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar arasında yer almamaktadır, bu nedenle soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülmekte ve düzenlenen iddianamenin kabulü ile kovuşturma Asliye Ceza Mahkemesinde yapılmaktadır.