TCK Madde 119, hürriyete karşı suçlarda ortak nitelikli hâlleri düzenleyen önemli bir ceza hukuku hükmüdür. Bu madde, tehdit, cebir, eğitim hakkının engellenmesi, siyasi hakların engellenmesi, inanç özgürlüğünün engellenmesi, konut dokunulmazlığının ihlali ve benzeri suçların belirli ağırlaştırıcı koşullarla işlenmesi hâlinde cezanın artırılmasını öngörür. Türk Ceza Kanunu’nun 119. maddesi, suçun silahla, birden fazla kişiyle, kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak veya örgüt gücünden yararlanılarak işlenmesi gibi durumları daha ağır yaptırıma bağlar. Bu düzenleme, kişi özgürlüğünü, kamu düzenini ve temel hakların etkin korunmasını amaçlar.

Madde Metni

Ortak Hüküm

Madde 119- (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

(2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.


Madde Gerekçesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 119. maddesi, hürriyete karşı işlenen bazı suçların belirli ağırlaştırıcı koşullar altında gerçekleştirilmesi hâlinde cezanın artırılmasını sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. Bu hükümle, suçun işleniş biçiminin mağdur üzerinde oluşturduğu baskı, korku ve tehlike dikkate alınarak daha ağır bir yaptırım uygulanması hedeflenmiştir.

TCK 119 kapsamında özellikle suçun silahla işlenmesi, birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi, failin kendisini tanınmayacak hâle koyması, imzasız mektup veya özel işaretler kullanması, suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanması ya da kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması gibi hâller nitelikli durum olarak kabul edilmiştir. Bu koşullar, mağdurun direnme imkânını azaltmakta ve suçun oluşturduğu tehlikeyi artırmaktadır.

Kanun koyucu, hürriyete karşı suçların daha tehlikeli ve baskılayıcı biçimlerinin cezasız kalmamasını, temel cezanın olayın ağırlığına uygun şekilde artırılmasını amaçlamıştır. Böylece hem mağdurun daha etkin korunması hem de suçun işlenişindeki ağırlaştırıcı özelliklerin cezaya yansıtılması sağlanmaktadır.

Bu düzenleme ile ceza adaletinde orantılılık, hakkaniyet ve caydırıcılık ilkeleri güçlendirilmiş; toplumsal düzeni daha fazla tehdit eden cebir, tehdit ve baskı içerikli fiillerin daha ağır yaptırımla karşılanması amaçlanmıştır.



Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 119. maddesi, bağımsız bir suç tipi olmayıp hürriyete karşı suçlarda ortak nitelikli hâlleri düzenleyen bir ceza artırımı hükmüdür. Bu madde kapsamında suçun silahla işlenmesi, birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirilmesi, failin kendisini tanınmayacak hâle koyması, kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması veya suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılması gibi durumlar, temel suç bakımından cezanın artırılmasına neden olur.

TCK 119, doğrudan ayrı bir ceza öngörmediği için cezanın türü, yargılama usulü ve infaz rejimi, maddenin uygulandığı temel suç tipine göre belirlenir. Bu nedenle yargılama, ilgili suçun niteliğine göre asliye ceza mahkemesinde veya bazı hâllerde ağır ceza mahkemesinde yapılabilir. İnfaz rejimi bakımından ise artırımla belirlenen nihai ceza esas alınır; HAGB, cezanın ertelenmesi, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik gibi kurumların uygulanıp uygulanmayacağı somut olayda verilen cezanın miktarına göre değerlendirilir.

TCK 119 Kapsamında Tutuklama

TCK 119, bağımsız bir suç düzenlemediğinden tutuklama doğrudan bu maddeye göre değil, nitelikli hâlin uygulandığı esas suç üzerinden değerlendirilir. Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ve ayrıca kaçma şüphesi, delilleri karartma ihtimali veya mağdur ve tanıklar üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi CMK 100’de belirtilen tutuklama nedenlerinden birinin mevcut olması gerekir.

Ortak nitelikli hâllerin varlığı, suçun mağdur üzerindeki etkisini ve toplumsal tehlikeliliğini artırabileceğinden hâkim tarafından tutuklama değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Ancak TCK 119’un kendisi katalog suç niteliğinde değildir. Bu nedenle tutuklama kararı her somut olayda ilgili temel suç, delil durumu, ceza miktarı ve ölçülülük ilkesi dikkate alınarak verilir; çoğu durumda adli kontrol tedbirleri de değerlendirilir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

TCK 119, bağımsız bir suç tipi olmadığından şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı hükümleri doğrudan bu maddeye göre değil, nitelikli hâlin uygulandığı temel suça göre belirlenir. Temel suç şikâyete bağlıysa mağdurun süresinde şikâyette bulunması gerekir; şikâyete bağlı değilse soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen yürütülür.

Uzlaşma bakımından da aynı esas geçerlidir. Temel suç uzlaştırma kapsamında ise uzlaştırma hükümleri uygulanabilir; kapsam dışındaysa uzlaşma mümkün değildir. Zamanaşımı yönünden ise suçun kanunda öngörülen ceza miktarı ve nitelikli hâl nedeniyle ortaya çıkan hukuki durum dikkate alınarak genel dava zamanaşımı hükümleri uygulanır.

Görevli Mahkeme

TCK 119 bakımından görevli mahkeme, bu maddenin bağımsız bir suç oluşturmaması nedeniyle, nitelikli hâlin uygulandığı temel suç tipine göre belirlenir. Temel suçun ceza miktarı ve niteliği asliye ceza mahkemesinin görev alanına giriyorsa yargılama asliye ceza mahkemesinde yapılır.

Buna karşılık nitelikli hâlin uygulanmasıyla birlikte suçun kanuni ceza sınırı veya niteliği ağır ceza mahkemesinin görev alanına giriyorsa yargılama ağır ceza mahkemesinde yürütülebilir. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Mahkeme, somut olayda TCK 119 ortak hükmünün uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığını değerlendirerek temel ceza üzerinden gerekli artırımı yapar.


Sıkça Sorulan Sorular

TCK 119 ortak hüküm nedir?

TCK 119 ortak hüküm, hürriyete karşı işlenen bazı suçların belirli ağırlaştırıcı nedenlerle işlenmesi halinde cezanın artırılmasını düzenler. Bu madde, özellikle tehdit, cebir, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali ve sendikal hakların engellenmesi gibi suçlarda uygulanabilecek nitelikli halleri kapsar.

TCK 119 hangi hallerde cezanın artırılmasını sağlar?

TCK 119 kapsamında ceza, suçun silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hale koymasıyla, imzasız mektupla, özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte, kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi halinde artırılabilir. Bu haller, mağdur üzerinde daha yoğun korku, baskı ve irade özgürlüğü ihlali oluşturduğu için daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.

TCK 119 her suçta uygulanır mı?

TCK 119, Türk Ceza Kanunu’ndaki tüm suçlar için değil, kanunda açıkça bağlantı kurulan belirli hürriyete karşı suçlar bakımından uygulanır. Bu nedenle somut olayda önce temel suçun hangi madde kapsamında olduğu, ardından fiilin silah, birden fazla fail, kamu görevi nüfuzu veya örgüt gücü gibi ağırlaştırıcı nedenlerle işlenip işlenmediği değerlendirilir.