Madde Metni

Daha az cezayı gerektiren hal

Madde 159- (1) Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

Madde Gerekçesi

Türk Ceza Kanunu’nun 159. maddesi, dolandırıcılık suçunun temel veya nitelikli hallerine nazaran daha hafif bir cezai yaptırım öngören özel bir düzenlemedir. Bu maddenin kabul edilme amacı, failin aslında haklı bir nedene dayanan, ancak yasal yollar yerine hileli yöntemlerle tahsil etmeye çalıştığı bir alacağının bulunmasıdır. Kanun koyucu, failin amacının tamamen haksız bir kazanç elde etmek değil, mevcut bir hukuki ilişkiden doğan alacağına kavuşmak olmasını, suçun manevi unsuru bakımından daha az kusurlu bir durum olarak değerlendirmiştir.

Bu düzenleme ile mülkiyet hakkının korunması ile kişilerin kendi haklarını ararken başvurdukları yöntemlerin ölçülülüğü arasında bir denge gözetilmiştir. Fail, alacağını tahsil etmek için hileye başvurmuş olsa da, ortada uydurulmuş bir borç veya tamamen haksız bir yarar sağlama kastı bulunmadığı için, fiil “basit dolandırıcılık” kapsamından çıkarılarak daha hafif bir yaptırıma tabi tutulmuştur.


Hukuki İlişki ve Alacak Tahsili Amacı

Bu maddenin uygulanabilmesi için en temel şart, fail ile mağdur arasında suçun işlenmesinden önceye dayanan, geçerli veya en azından fail tarafından haklı olduğuna inanılan bir hukuki ilişkinin (sözleşme, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme vb.) bulunmasıdır. Failin hileli eylemi, doğrudan bu ilişkiden kaynaklanan ve muaccel (ödenme zamanı gelmiş) bir alacağın tahsiline yönelik olmalıdır.

Eğer failin tahsil etmeye çalıştığı miktar, gerçek alacağından çok daha fazlaysa veya aralarında hiçbir hukuki bağ bulunmayan birinden hileyle menfaat temin ediyorsa, bu madde hükümleri uygulanmaz. Bu durumda eylem, niteliğine göre TCK 157 veya 158 kapsamında değerlendirilir. Dolayısıyla, bu fıkranın uygulanabilmesi için “haklı bir alacağın varlığı” mahkemece titizlikle araştırılır.


Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

TCK’nın 159. maddesinde öngörülen ceza, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Kanun metnindeki “veya” ibaresi, hakime hapis cezası ile adli para cezası arasında bir seçimlik hak tanımaktadır; yani fail her iki cezayı birden almaz, sadece biri uygulanır. Suçun ceza üst sınırı dikkate alındığında görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

İnfaz rejimi açısından, öngörülen ceza miktarı oldukça düşük olduğundan, sanık hakkında genellikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya cezanın ertelenmesi kararları verilmektedir. Ayrıca, suçun temelinde bir alacak-borç ilişkisi yattığı için failin bu süreçte mağdurun zararını tazmin etmesi, yargılama sürecini olumlu yönde etkilemektedir.


Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Bu madde kapsamındaki dolandırıcılık hali, şikâyete tabi bir suçtur. Mağdurun şikâyeti olmaksızın soruşturma başlatılamaz; devam eden bir davada şikâyetten vazgeçilmesi halinde ise dava düşer. Bu yönüyle madde, kamu davası niteliği taşıyan genel dolandırıcılık suçlarından ayrılmaktadır.

Uzlaşma bakımından bu suç, CMK 253 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Taraflar arasında bir hukuki ihtilafın bulunması sebebiyle, uzlaştırma kurumu bu tür dosyalarda genellikle başarıyla sonuçlanmaktadır. Zamanaşımı süresi ise suçun ceza miktarı uyarınca genel hükümlere göre sekiz yıldır.


Görevli Mahkeme

Dolandırıcılığın bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yargılama sırasında mahkeme, öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığını ve alacağın gerçekliğini saptamak adına ilgili hukuk mahkemesi dosyalarını veya yazılı delilleri incelemekle yükümlüdür.