Madde Metni
Soruşturma ve kovuşturma koşulu
Madde 131– (1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
(2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.
Madde Gerekçesi
Türk Ceza Kanunu’nun 131. maddesine ilişkin gerekçe, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması bakımından hangi durumlarda şikâyet şartının aranacağını ve hangi hallerde suçun re’sen takip edileceğini belirlemek amacıyla düzenlenmiştir; ceza hukukunda kural olarak hakaret suçunun mağdurun kişilik haklarını koruyan bir suç olması nedeniyle şikâyete bağlı olarak soruşturulması kabul edilmiştir, çünkü bu tür fiiller çoğu zaman mağdur ile fail arasında kişisel nitelikte bir uyuşmazlık oluşturur ve mağdurun iradesi ceza sürecinin başlatılmasında belirleyici olmalıdır; ancak kanun koyucu bazı durumlarda suçun yalnızca bireysel bir hak ihlali olmaktan çıkıp kamu otoritesine veya kamu görevinin saygınlığına yönelik bir saldırı niteliği kazanabileceğini dikkate almış ve özellikle kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret edilmesi gibi hallerde suçun şikâyete bağlı olmaksızın re’sen soruşturulmasını öngörmüştür; böylece bir yandan bireylerin şeref ve saygınlığının korunması sağlanırken diğer yandan kamu görevinin itibarı ve kamu düzeninin korunması amaçlanmıştır; bu düzenleme ile kanun koyucu, hakaret suçunun kişisel yönü ile kamu düzenine ilişkin yönü arasında denge kurarak ceza muhakemesi sürecinin hangi durumlarda mağdurun iradesine bağlı olacağını, hangi durumlarda ise kamu yararı gereği doğrudan devlet tarafından yürütüleceğini belirlemiştir.
Soruşturma ve Kovuşturma Koşulu Suçu ile Soruşturulması ve Kovuşturulması Şikayete Bağlı Suçlar Arasındaki Temel Fark
Soruşturma ve kovuşturma koşulu suçu ile soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar arasındaki temel fark, ceza muhakemesi sürecinin başlatılması için gerekli olan hukuki şartın niteliğinde ortaya çıkar; ceza hukukunda bazı suçların soruşturulabilmesi için belirli bir usulî şartın gerçekleşmesi gerekir ve bu şartlar genel olarak soruşturma veya kovuşturma koşulu olarak adlandırılır, örneğin izin, talep veya karar gibi bir makamın iradesi gerekli olabilir ve bu durumda şart gerçekleşmeden savcılık tarafından soruşturma başlatılamaz ya da dava açılamaz; buna karşılık şikâyete bağlı suçlarda soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için mağdurun veya kanunda belirtilen kişinin şikâyette bulunması gerekir ve bu şikâyet ceza muhakemesinin başlaması için zorunlu bir irade beyanıdır, mağdur şikâyette bulunmazsa soruşturma yapılamaz ve yapılmışsa düşer; dolayısıyla soruşturma ve kovuşturma koşulu kavramı daha geniş bir üst kavramdır ve şikâyet bu koşullardan yalnızca biridir, ayrıca şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkı belirli süre içinde kullanılmalıdır ve çoğu zaman geri alınabilirken diğer soruşturma koşullarında bu hak genellikle mağdura değil belirli bir kamu makamına veya kuruma aittir; sonuç olarak temel fark, şikâyete bağlı suçlarda sürecin mağdurun iradesine bağlı olması, soruşturma ve kovuşturma koşulu bulunan suçlarda ise ceza muhakemesinin başlamasının kanunda öngörülen farklı bir usulî şartın gerçekleşmesine bağlı olmasıdır.
Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi
Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen Türk Ceza Kanunu Madde 131, hakaret suçunun hangi durumlarda şikâyete bağlı olarak soruşturulacağını ve hangi hallerde şikâyet aranmaksızın resen soruşturma yapılacağını belirleyen bir düzenleme olup bağımsız bir suç tipi veya doğrudan bir ceza yaptırımı öngörmez; bu nedenle cezanın niteliği bakımından uygulanacak yaptırım, hakaret suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu Madde 125 hükümlerine göre belirlenir ve bu suç için genellikle üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür; yargılama rejimi bakımından soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür ve kovuşturma ceza muhakemesi hukukundaki genel görev kuralları gereğince Asliye Ceza Mahkemesinde yapılır, ancak suçun niteliğine göre şikâyet şartının bulunup bulunmadığı veya suçun resen takip edilip edilmeyeceği TCK 131 hükmüne göre değerlendirilir; infaz rejimi açısından ise hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi halinde ceza kısa süreli hapis veya adli para cezası şeklinde olabilir ve koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gibi ceza infaz hukukuna ilişkin kurumlar uygulanabilir; sonuç olarak TCK madde 131, ceza miktarını belirleyen bir hüküm değil, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının hangi şartlara bağlı olduğunu belirleyen usul niteliğinde bir düzenleme olarak ceza muhakemesi sürecinde önemli bir rol oynar.
Soruşturma ve Kovuşturma Koşulu Suçunda Tutuklama
Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen Türk Ceza Kanunu Madde 131, hakaret suçunun hangi durumlarda şikâyete bağlı olarak soruşturulacağını ve hangi hallerde resen soruşturma yapılacağını belirleyen usule ilişkin bir hüküm olup bağımsız bir suç tipi veya doğrudan bir ceza yaptırımı içermez; bu nedenle tutuklama tedbiri doğrudan bu maddeye dayanılarak uygulanamaz ve değerlendirme hakaret suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu Madde 125 hükümleri çerçevesinde yapılır; ceza muhakemesi hukukunda tutuklama ancak güçlü suç şüphesinin bulunması ve kaçma ya da delilleri karartma tehlikesi gibi şartların varlığı halinde uygulanabilen istisnai bir koruma tedbiridir ve bu şartlar Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 100 kapsamında düzenlenmiştir; hakaret suçunun ceza sınırı genellikle üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası olduğundan ve katalog suçlar arasında yer almadığından uygulamada bu tür suçlar bakımından tutuklama tedbirine başvurulması oldukça sınırlı ve istisnai kabul edilir, çoğu durumda ifade alma, serbest bırakma veya adli kontrol gibi daha hafif koruma tedbirleri tercih edilir; sonuç olarak TCK madde 131 doğrudan tutuklama ile ilgili bir düzenleme içermemekte olup yalnızca hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının hangi şartlara bağlı olduğunu belirleyen usul niteliğinde bir hüküm olarak değerlendirilir.
Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen Türk Ceza Kanunu Madde 131, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının hangi durumlarda şikâyete bağlı olacağını ve hangi hallerde şikâyet aranmaksızın resen soruşturma yapılacağını belirleyen bir düzenlemedir; bu madde bağımsız bir suç tipi veya ceza yaptırımı öngörmediğinden şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı konuları esas olarak hakaret suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu Madde 125 hükümleri çerçevesinde değerlendirilir; buna göre hakaret suçu kural olarak şikâyete bağlı bir suçtur ve mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir, aksi halde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz; ancak kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret edilmesi gibi bazı durumlarda suç şikâyete bağlı olmaksızın resen soruşturulur; ceza muhakemesi sistemi bakımından hakaret suçu uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer aldığından soruşturma aşamasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilebilir ve tarafların uzlaşması halinde kamu davası açılmaz veya açılmış dava düşer; zamanaşımı bakımından ise hakaret suçuna ilişkin dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır ve bu süre içinde soruşturma veya kovuşturma yapılmadığı takdirde ceza davası açılamaz ya da açılmış dava düşer; sonuç olarak TCK madde 131, hakaret suçunda şikâyet şartının hangi durumlarda aranacağını belirleyen usul niteliğinde bir düzenleme olup uzlaştırma ve zamanaşımı hükümleri hakaret suçuna ilişkin genel kurallara göre uygulanır.
Görevli Mahkeme
Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen Türk Ceza Kanunu Madde 131, hakaret suçunun hangi durumlarda şikâyete bağlı olarak soruşturulacağını ve hangi hallerde resen soruşturma yapılacağını belirleyen usule ilişkin bir düzenleme olup bağımsız bir suç tipi veya doğrudan bir ceza yaptırımı öngörmez; bu nedenle görevli mahkeme belirlenirken esas alınan düzenleme hakaret suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu Madde 125 hükümleridir ve bu suç için öngörülen ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası olduğundan ceza muhakemesi hukukundaki genel görev kuralları gereğince yargılama görevi Asliye Ceza Mahkemesine aittir; soruşturma aşaması Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür ve kovuşturma suçun işlendiği yer mahkemesinde yapılır, mahkeme somut olayda hakaret fiilinin unsurlarının oluşup oluşmadığını ve soruşturma için gerekli şikâyet şartının bulunup bulunmadığını değerlendirerek hüküm kurar; sonuç olarak TCK madde 131 doğrudan görevli mahkemeyi belirleyen bir hüküm niteliğinde değildir ancak hakaret suçuna ilişkin yargılama usulü uygulanır ve bu nedenle görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.


