Madde Metni

Haberleşmenin engellenmesi

Madde 124- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(2) Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi halinde, ikinci fıkra hükmüne göre cezaya hükmolunur.


Madde Gerekçesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 124. maddesine ilişkin gerekçe, kişiler arasındaki haberleşmenin serbest ve güvenli bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak ve iletişim özgürlüğünü korumak amacıyla düzenlenmiştir; haberleşme özgürlüğü, bireylerin özel hayatının ve kişisel ilişkilerinin korunmasının temel unsurlarından biri olup kişilerin iletişim kurma hakkının hukuka aykırı biçimde engellenmesi hem bireysel özgürlükleri hem de toplumsal iletişim düzenini olumsuz etkileyebilmektedir; bu nedenle kanun koyucu, kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesini suç olarak düzenleyerek bireylerin iletişim özgürlüğünü güvence altına almayı amaçlamış, ayrıca kamu kurumları arasındaki haberleşmenin veya basın ve yayın organlarının yayınının engellenmesi gibi durumların kamu düzeni ve demokratik toplum düzeni bakımından daha ağır sonuçlar doğurabileceğini dikkate alarak bu haller için daha ağır cezai yaptırımlar öngörmüştür; böylece haberleşme özgürlüğünün korunması, iletişim akışının kesintiye uğratılmasının önlenmesi ve toplumda bilgiye erişim ile iletişim hakkının güvence altına alınması hedeflenmiştir.


Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi


5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 124. maddesinde düzenlenen haberleşmenin engellenmesi suçu, cezanın türü, yargılama süreci ve infaz rejimi bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır. Buna göre, kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı şekilde engellenmesi halinde faile 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilebilmekte olup, bu yaptırım seçimliktir ve hâkim somut olayın özelliklerine göre uygun cezayı belirler. Buna karşılık, kamu kurumları arasındaki haberleşmenin engellenmesi ya da basın ve yayın organlarının yayınının hukuka aykırı şekilde durdurulması halinde suçun nitelikli hali oluşur ve 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Haberleşmenin engellenmesi suçunda soruşturma ve kovuşturma kural olarak resen yürütülür, yargılama süreci Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre gerçekleştirilir ve görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Verilen hapis cezalarının infazı ise Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında yerine getirilmekte olup; cezanın süresi, failin kişisel özellikleri ve dosya kapsamı dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi veya denetimli serbestlik gibi infaz kurumlarının uygulanması da mümkün olabilmektedir.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunda Tutuklama

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 124. maddesinde düzenlenen haberleşmenin engellenmesi suçu bakımından tutuklama, ancak genel tutuklama şartlarının varlığı halinde mümkündür. Suçun temel halinde, kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı şekilde engellenmesi fiili için 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörülmüş olup, bu suç Ceza Muhakemesi Kanunu m.100 kapsamında katalog suçlar arasında yer almamaktadır.

Bu nedenle tutuklama kararı otomatik olarak verilemez; hâkimin tutuklama kararı verebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ile birlikte kaçma şüphesi, delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ihtimali ya da tanık ve mağdur üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi somut tutuklama nedenlerinin ortaya konulması gerekir. Suçun, kamu kurumları arasındaki haberleşmenin engellenmesi veya basın ve yayın organlarının yayınının engellenmesi şeklindeki nitelikli hallerinde ise 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmekle birlikte, bu haller de katalog suç kapsamında değildir. Bu sebeple, ceza miktarının artmış olması tek başına tutuklama için yeterli olmayıp, ölçülülük ilkesi gözetilerek somut tutuklama nedenlerinin varlığı aranır. Uygulamada ise çoğu durumda tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerinin tercih edildiği görülmektedir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 124. maddesinde düzenlenen haberleşmenin engellenmesi suçu, şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı hükümleri bakımından farklı sonuçlar doğurmaktadır. Suçun temel halinde, kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı şekilde engellenmesi fiili bakımından soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır ve şikâyet bulunmaksızın Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturma başlatılamaz. Bu kapsamda şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay olup, süresi içinde başvuru yapılmaması halinde soruşturma imkânı ortadan kalkar.

Uzlaşma bakımından ise suçun temel şekli uzlaştırma kapsamında yer almakta olup, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri doğrultusunda uzlaştırma süreci işletilir; tarafların uzlaşması halinde kamu davası açılmaz, uzlaşmanın sağlanamaması durumunda ise soruşturma ve kovuşturma süreci devam eder. Buna karşılık, kamu kurumları arasındaki haberleşmenin engellenmesi veya basın ve yayın organlarının yayınının engellenmesi şeklindeki nitelikli hallerde soruşturma ve kovuşturma resen yürütülür ve bu hallerde uzlaşma hükümleri uygulanmaz.

Zamanaşımı bakımından ise suç için öngörülen ceza miktarına göre dava zamanaşımı süresi temel halde 8 yıl olup, nitelikli hallerde öngörülen daha ağır ceza nedeniyle zamanaşımı süreleri Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümlerine göre belirlenmektedir.

Görevli Mahkeme

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 124. maddesinde düzenlenen haberleşmenin engellenmesi suçu bakımından görevli mahkeme, suçun ceza miktarına göre belirlenmekte olup hem temel halde (6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası) hem de nitelikli hallerde (1 yıldan 5 yıla kadar hapis) yargılama Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılır. Bu suçlar ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmemektedir. Yetki bakımından ise Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir.