Madde Metni
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi
Madde 121- (1) Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur.
Madde Gerekçesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 121. maddesine ilişkin gerekçe, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken hukuka uygun davranmalarını sağlamak ve bireylerin idare karşısındaki haklarını etkin biçimde korumak amacıyla düzenlenmiştir; hukuk devleti ilkesinin gereği olarak bireylerin idari işlemler veya kamu görevlilerinin davranışları nedeniyle uğradıkları haksızlıkları ilgili mercilere şikâyet edebilme hakkı bulunmaktadır ve bu hakkın kullanılmasının engellenmesi, bireylerin hak arama özgürlüğünü zedeleyerek kamu yönetiminde keyfiliğe yol açabilir; bu nedenle kanun koyucu, görevini kötüye kullanarak bir kimsenin şikâyet hakkını kullanmasını engelleyen kamu görevlisinin cezalandırılmasını öngörmüş ve böylece hem bireyin başvuru ve şikâyet hakkını güvence altına almayı hem de kamu görevlilerinin hukuka uygun hareket etmelerini sağlamayı hedeflemiştir; söz konusu düzenleme ile idarenin işlem ve eylemlerinin denetlenebilirliği güçlendirilmekte, bireylerin hak arama özgürlüğü korunmakta ve kamu görevlilerinin görevlerini kötüye kullanmalarına karşı cezai bir yaptırım getirilerek hukuk devleti ilkesinin etkin biçimde uygulanması amaçlanmaktadır.
Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 121. maddesinde düzenlenen dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu bakımından cezanın niteliği, yargılama ve infaz rejimi şu şekilde değerlendirilmektedir: madde kapsamında kamu görevlisinin görevini kötüye kullanarak bir kimsenin şikâyet veya dilekçe hakkını kullanmasını engellemesi suç olarak kabul edilmiş ve bu fiili gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında altı aya kadar hapis cezası öngörülmüştür; söz konusu ceza kısa süreli hapis cezası niteliğinde olduğundan hâkim tarafından şartların bulunması halinde adlî para cezasına çevrilebilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi mümkündür; suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olmayıp Cumhuriyet savcılığı tarafından resen yürütülür ve görevli mahkeme genel görevli ceza mahkemesi olan Asliye Ceza Mahkemesidir; yargılama süreci Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre yürütülürken verilen hapis cezasının infazı ise Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde yerine getirilir ve cezanın süresi ile failin kişisel durumu dikkate alınarak koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik gibi infaz kurumlarının uygulanması da mümkün olabilmektedir.
Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Tutuklama
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 121. maddesinde düzenlenen dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu bakımından tutuklama tedbirinin uygulanabilmesi için genel tutuklama şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir; söz konusu suç için kanunda altı aya kadar hapis cezası öngörülmüş olup bu suç Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinde sayılan katalog suçlar arasında yer almamaktadır ve cezanın üst sınırının oldukça düşük olması nedeniyle uygulamada tutuklama tedbirine başvurulması son derece istisnai niteliktedir; hâkimin tutuklama kararı verebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ile birlikte kaçma şüphesi, delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ihtimali ya da tanık, mağdur veya diğer kişiler üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi tutuklama nedenlerinin somut olayda mevcut olması gerekir; ayrıca ölçülülük ilkesi gereği bu suç bakımından çoğu durumda tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerinin uygulanması tercih edilmekte olup imza yükümlülüğü veya belirli yükümlülüklere tabi tutulma gibi daha hafif tedbirler uygulanabilmektedir.
Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 121. maddesinde düzenlenen dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu bakımından şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı hükümleri şu şekilde değerlendirilmektedir: söz konusu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı değildir ve Cumhuriyet savcılığı tarafından resen yürütülür, bu nedenle mağdurun şikâyetten vazgeçmesi kamu davasının düşmesine yol açmaz; uzlaşma bakımından ise suç için öngörülen cezanın altı aya kadar hapis olması ve suçun niteliği dikkate alındığında bu suç uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almakta olup uzlaştırma hükümleri Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uygulanabilir ve soruşturma aşamasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilerek tarafların uzlaşması halinde kamu davası açılmaz, uzlaşma sağlanamazsa soruşturma ve kovuşturma süreci devam eder; zamanaşımı bakımından ise suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olup bu sürenin hesaplanmasında Türk Ceza Kanunu’nda yer alan genel zamanaşımı hükümleri uygulanır ve bu süre içinde soruşturma veya kovuşturma yapılmazsa kamu davası düşer.
Görevli Mahkeme
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 121. maddesinde düzenlenen dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu bakımından görevli mahkeme, suç için öngörülen cezanın niteliği ve miktarı dikkate alınarak belirlenmektedir; söz konusu suçta kamu görevlisinin görevini kötüye kullanarak bir kimsenin şikâyet veya dilekçe hakkını kullanmasını engellemesi fiili için altı aya kadar hapis cezası öngörülmüş olup bu ceza miktarı ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar arasında yer almadığından yargılama genel görevli ceza mahkemesi olan Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılır; görev ve yetki hususu Ceza Muhakemesi Kanunu’nun görev ve yetkiye ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilir ve kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesi yetkili mahkeme olarak kabul edilir.


