Madde Metni
Madde 120- (1) Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Madde Gerekçesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 120. maddesine ilişkin gerekçe, kamu görevlilerinin sahip oldukları yetki ve görevlerini hukuka uygun şekilde kullanmalarını sağlamak ve bireylerin temel hak ve özgürlüklerini idarenin keyfi müdahalelerine karşı korumak amacıyla düzenlenmiştir; kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken kanunla belirlenen sınırlar içinde hareket etmeleri hukuk devleti ilkesinin gereğidir ve bu sınırların aşılması durumunda bireylerin kişisel özgürlükleri ile güvenliği ciddi biçimde zarar görebilmektedir; bu nedenle kanun koyucu, kamu görevlisinin görevini kötüye kullanarak bir kimse üzerinde hukuka aykırı arama yapmasını suç olarak düzenleyerek hem bireyin özel hayatını hem de kişi özgürlüğü ve güvenliğini korumayı hedeflemiştir; söz konusu düzenleme ile arama yetkisinin yalnızca kanunun öngördüğü şartlar ve usuller çerçevesinde kullanılmasının sağlanması, keyfi arama uygulamalarının önlenmesi ve kamu görevlilerinin yetkilerini kötüye kullanmalarına karşı cezai bir yaptırım getirilmesi amaçlanmış olup böylece hukuk devleti ilkesinin ve temel hakların etkin biçimde korunması hedeflenmiştir.
Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 120. maddesinde düzenlenen haksız arama suçu bakımından cezanın niteliği, yargılama ve infaz rejimi şu şekilde değerlendirilmektedir: madde kapsamında kamu görevlisinin görevini kötüye kullanarak bir kimse üzerinde hukuka aykırı şekilde arama yapması suç olarak kabul edilmiş ve bu fiili gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür; suçun yaptırımı hapis cezası olmakla birlikte cezanın alt ve üst sınırları dikkate alındığında kısa süreli hapis cezası niteliğinde olduğundan hâkim tarafından şartların oluşması halinde adlî para cezasına çevrilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi mümkündür; suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olmayıp Cumhuriyet savcılığı tarafından resen yürütülür ve görevli mahkeme genel görevli ceza mahkemesi olan Asliye Ceza Mahkemesidir; yargılama süreci Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre yürütülürken verilen hapis cezasının infazı ise Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde yerine getirilir ve cezanın süresi ile failin kişisel durumu dikkate alınarak koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik gibi infaz kurumlarının uygulanması da mümkün olabilmektedir.
Haksız Arama Suçunda Tutuklama
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 120. maddesinde düzenlenen haksız arama suçu bakımından tutuklama tedbirinin uygulanabilmesi için genel tutuklama şartlarının gerçekleşmesi gerekir; söz konusu suç için kanunda üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup bu suç Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinde belirtilen katalog suçlar arasında yer almamaktadır ve cezanın üst sınırının düşük olması nedeniyle uygulamada tutuklama tedbirine başvurulması oldukça istisnai niteliktedir; hâkimin tutuklama kararı verebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ile birlikte kaçma şüphesi, delilleri yok etme veya değiştirme ihtimali ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi tutuklama nedenlerinin somut olayda mevcut olması gerekir; ayrıca ölçülülük ilkesi gereği çoğu durumda tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerinin uygulanması tercih edilmekte olup bu tedbirler arasında imza yükümlülüğü, belirli yerlere gitmeme veya görevle bağlantılı bazı faaliyetlerden geçici olarak uzaklaştırma gibi önlemler yer alabilmektedir.
Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 120. maddesinde düzenlenen haksız arama suçu bakımından şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı hükümleri şu şekilde değerlendirilmektedir: söz konusu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı değildir ve Cumhuriyet savcılığı tarafından resen yürütülür, bu nedenle mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davanın düşmesi sonucunu doğurmaz; uzlaşma bakımından ise suç için öngörülen ceza miktarı ve suçun niteliği dikkate alındığında bu suç uzlaştırma kapsamında yer almamakta olup uzlaştırma hükümleri uygulanmaz ve soruşturma ile kovuşturma süreci normal usule göre devam eder; zamanaşımı bakımından ise suç için kanunda üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olması nedeniyle dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olup bu sürenin hesaplanmasında Türk Ceza Kanunu’nda yer alan genel zamanaşımı hükümleri uygulanır ve süre içinde soruşturma veya kovuşturma yapılmazsa kamu davası düşer.
Görevli Mahkeme
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 120. maddesinde düzenlenen haksız arama suçu bakımından görevli mahkeme, suç için öngörülen cezanın miktarı ve niteliği dikkate alınarak belirlenmektedir; söz konusu suçta kamu görevlisinin görevini kötüye kullanarak bir kimse üzerinde hukuka aykırı arama yapması fiili için üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup bu ceza miktarı ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar arasında bulunmadığından yargılama genel görevli ceza mahkemesi olan Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılır; görev ve yetkiye ilişkin hükümler Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde uygulanır ve kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesi yetkili mahkeme olarak kabul edilir.


