Madde Metni
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi
Madde 118- (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Madde Gerekçesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesine ilişkin gerekçe, kişilerin sendika kurma, sendikaya üye olma veya olmama ve sendikal faaliyetlere katılma özgürlüğünün korunmasını amaçlamaktadır; demokratik hukuk devletinde çalışma hayatının önemli unsurlarından biri olan sendikal hak ve özgürlüklerin serbest iradeye dayanması gerektiğinden, bireylerin bu haklarını kullanmaları cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmemeli ya da belirli bir sendikaya üye olmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlanmamalıdır; bu nedenle kanun koyucu, sendikal özgürlüklerin ihlal edilmesini cezai yaptırıma bağlayarak hem çalışanların hem de işverenlerin sendikal tercihlerinin baskı ve zorlamadan uzak şekilde oluşmasını güvence altına almayı hedeflemiştir; madde ile özellikle işverenler, işçiler veya üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilebilecek zorlayıcı davranışların önüne geçilmesi, sendikal örgütlenme özgürlüğünün korunması ve çalışma hayatında demokratik düzenin sağlanması amaçlanmış olup böylece sendika hakkının fiilen kullanılmasını engelleyen veya bireyleri belirli bir sendikal tercihe zorlayan davranışlara karşı etkili bir hukuki koruma sağlanması hedeflenmiştir.
Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesinde düzenlenen sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu bakımından cezanın niteliği, yargılama ve infaz rejimi şu şekilde değerlendirilmektedir: madde uyarınca cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikal faaliyete katılmaya veya katılmamaya zorlayan ya da bu nedenle işten çıkaran, işe almayan veya farklı muamelede bulunan kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir ve bu nedenle suçun yaptırımı yalnızca hapis cezası olup adlî para cezası seçimlik yaptırım olarak düzenlenmemiştir; suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olmayıp Cumhuriyet savcılığı tarafından resen yürütülür ve görevli mahkeme genel görevli ceza mahkemesi olan Asliye Ceza Mahkemesidir; infaz rejimi bakımından verilen hapis cezaları hakkında Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümleri uygulanır ve cezanın süresi ile failin kişisel durumu dikkate alınarak şartları bulunması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya koşullu salıverilme hükümleri uygulanabilir, ayrıca ceza miktarı itibarıyla belirli durumlarda denetimli serbestlik tedbirlerinden yararlanılması da mümkün olabilmektedir.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Tutuklama
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesinde düzenlenen sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu bakımından tutuklama tedbirinin uygulanabilmesi için genel tutuklama şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir; zira bu suç için kanunda bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup suç Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinde sayılan katalog suçlar arasında yer almamaktadır, bu nedenle tutuklama kararı otomatik olarak verilemez ve ancak kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ile birlikte kaçma şüphesi, delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ihtimali ya da tanık, mağdur veya diğer kişiler üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi tutuklama nedenlerinin somut olayda mevcut olması halinde hâkim tarafından tutuklama kararı verilebilir; ayrıca cezanın üst sınırının görece düşük olması ve ölçülülük ilkesi gereği uygulamada çoğunlukla tutuklama yerine adli kontrol tedbirleri tercih edilmekte olup şüpheli hakkında belirli yerlere gitmeme, imza yükümlülüğü, mağdura yaklaşmama veya belirli faaliyetleri sürdürmeme gibi tedbirler uygulanabilmektedir ve bu nedenle tutuklama son çare olarak değerlendirilir.
Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesinde düzenlenen sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu bakımından şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı hükümleri şu şekilde değerlendirilmektedir: söz konusu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı değildir ve Cumhuriyet savcılığı tarafından resen yürütülür, bu nedenle mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davanın düşmesi sonucunu doğurmaz; uzlaşma bakımından ise suç için öngörülen ceza miktarı ve suçun niteliği dikkate alındığında bu suç uzlaştırma kapsamında yer almamakta olup Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırma hükümleri uygulanmaz ve tarafların uzlaşması kamu davasının açılmasını veya yürütülmesini engellemez; zamanaşımı bakımından ise suç için öngörülen cezanın üst sınırının üç yıl olması nedeniyle dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olup bu süre içerisinde soruşturma veya kovuşturma yapılmazsa kamu davası düşer ve zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde yine Türk Ceza Kanunu’nda yer alan genel hükümler uygulanır.
Görevli Mahkeme
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesinde düzenlenen sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu bakımından görevli mahkeme, suç için öngörülen cezanın miktarı ve niteliği dikkate alınarak belirlenmektedir; madde kapsamında cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlayan, sendikal faaliyetlere katılmasını engelleyen veya bu nedenle farklı muamelede bulunan kişiler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup bu ceza miktarı ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar arasında yer almadığından yargılama genel görevli ceza mahkemesi olan Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılır; görev ve yetki hususu Ceza Muhakemesi Kanunu’nun görev ve yetkiye ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilir ve kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesi yetkili mahkeme olarak kabul edilir.


