Madde Metni

Reşit olmayanla cinsel ilişki

Madde 104- (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) (Ek: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.


Madde Gerekçesi

Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu, çocukların cinsel gelişimlerinin korunması ve erken yaşta gerçekleştirilen cinsel ilişkilerin olumsuz sonuçlarının önlenmesi amacıyla kabul edilmiştir; bu düzenleme ile cebir, tehdit veya hile bulunmaksızın, on beş yaşını doldurmuş ancak henüz on sekiz yaşını tamamlamamış olan çocukla gerçekleştirilen cinsel ilişkiler cezai yaptırıma bağlanarak çocukların cinsel istismara açık durumlarının önüne geçilmesi hedeflenmiştir; kanun koyucu bu suç tipini, çocuğun rızasının bulunduğu ancak yaş ve gelişim düzeyi nedeniyle korunmaya ihtiyaç duyduğu durumları kapsayacak şekilde düzenlemiş ve böylece çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimlerinin korunmasını amaçlamıştır; ayrıca suçun takibinin mağdurun veya kanuni temsilcisinin şikâyetine bağlı tutulması suretiyle, olayın niteliğine göre mağdurun menfaatlerinin gözetilmesi ve aile hayatı üzerindeki etkilerin dikkate alınması hedeflenmiştir.


Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu ile Çocukların Cinsel İstismarı Suçu Arasındaki Temel Fark

Türk Ceza Kanunu bakımından reşit olmayanla cinsel ilişki suçu ile çocukların cinsel istismarı suçu arasındaki temel fark, mağdurun yaşı, fiilin gerçekleşme biçimi ve rıza unsurunun değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır; TCK’nın 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda mağdur on beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını tamamlamamış bir çocuk olup fiil cebir, tehdit veya hile olmaksızın ve mağdurun rızasıyla gerçekleşmektedir; buna karşılık TCK’nın 103. maddesinde düzenlenen çocukların cinsel istismarı suçunda mağdur on beş yaşını doldurmamış çocuklar ya da fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklar olup bu durumda çocuğun rızası hukuken geçerli kabul edilmez ve gerçekleştirilen cinsel davranış doğrudan suç oluşturur; ayrıca cebir, tehdit, hile veya mağdurun iradesini etkileyen başka bir nedenin bulunması hâlinde on beş ile on sekiz yaş arasındaki çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar da çocukların cinsel istismarı suçu kapsamında değerlendirilmektedir.


Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda cezanın niteliği hapis cezası olup, cebir, tehdit veya hile olmaksızın on beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını tamamlamamış çocukla cinsel ilişkiye giren kişi hakkında belirli süreli hapis cezası öngörülmüştür; suçun bazı nitelikli hâllerinde cezanın artırılması söz konusu olabilmektedir; yargılama bakımından suç için öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında görevli mahkeme Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca asliye ceza mahkemesi olup soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlı olarak yürütülür; infaz rejimi bakımından ise verilen hapis cezaları genel infaz hükümlerine tabi olup cezanın miktarına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya denetimli serbestlik gibi kurumlar somut olayın özelliklerine göre uygulanabilmektedir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Tutuklama

Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda tutuklama tedbiri, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinde yer alan genel tutuklama şartlarının bulunması hâlinde uygulanabilir; tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ve ayrıca kaçma şüphesi, delilleri karartma ihtimali veya mağdur ve tanıklar üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi tutuklama nedenlerinden birinin mevcut olması gerekir; bu suç CMK’da sayılan katalog suçlar arasında yer almadığından tutuklama otomatik olarak uygulanmaz ve suçun şikâyete bağlı olması da dikkate alınarak uygulamada çoğunlukla tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine başvurulmaktadır.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu şikâyete tabi bir suç olup soruşturma ve kovuşturma mağdurun veya kanuni temsilcisinin şikâyeti üzerine yürütülür; şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde dava düşer; uzlaşma bakımından ise suç Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre uzlaşma kapsamındaki suçlar arasında yer almadığından uzlaştırma hükümleri uygulanmaz; zamanaşımı bakımından ise suç için öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alınarak genel dava zamanaşımı hükümleri uygulanmakta olup bu suç bakımından dava zamanaşımı süresi on beş yıl olarak kabul edilmektedir.

Görevli Mahkeme

Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda görevli mahkeme, suç için öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca asliye ceza mahkemesidir; soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür ve kovuşturma şikâyete bağlı olarak görevli asliye ceza mahkemesinde yapılır.


Yargıtay Kararları

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2023/9-146 K. 2025/379

Özet: Katılanın gerçek yaşının yalnızca nüfus kaydı ve yetersiz raporla belirlenmesi yeterli görülmeyip, bilimsel yöntemlerle kesin yaş tespiti yapılmadan hüküm kurulması eksik araştırma sayılmış; bu nedenle kararın hukuka aykırı olduğu kabul edilmiştir.

“Uyuşmazlık; sanığa müsnet reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, katılanın kemik yaşının tespitine ilişkin belirlemenin adli tahkikat ile anlaşılacağını içeren rapor ile UYAP siteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinin yaş tespiti ve hüküm kurulması bakımından yeterli olup olmadığının, bu bağlamda eksik araştırmayla karar verilip verilmediğinin, kabule göre de belirlenen gerçek yaşla ilgili olarak hüküm fıkrasında bir tespit yapılmadan uygulama yapılmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

Sanık ile ablasının iş yerinde çalışan katılanın duygusal yakınlıklarının bulunduğu ve cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın cinsel ilişkiye girdikleri hususunda Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında bir uyuşmazlık bulunmayan ve bu kabulde de dosya içeriği itibarıyla bir isabetsizliğin olmadığı anlaşılan dosyada;

Nüfus kaydına göre suç tarihinde 17… aylık olan katılanın annesi şikâyetçinin, katılanı günü gününe doğru şekilde nüfusa kaydettirdiğini, kızının yaşını bildiğinden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı hekimleri tarafından düzenlenen raporu kabul etmediğini beyan etmesi, anılan raporda da kemik gelişiminin gebelik, hormonal faktörler, beslenme ve benzeri sebeplerden etkilenebileceği ve bu nedenle radyolojik incelemeler sonucunda gerçek yaşından farklı bir sonuç da elde edilebileceğinin açıkça belirtilmesi karşısında; ilgili Nüfus Müdürlüğünden katılanın MERNİS doğum tutanağı celp edilerek hastane doğumlu olup olmadığının tespiti ile radyoloji uzmanının da katılımıyla tam teşekküllü bir hastaneden sağlık kurulu raporu aldırılıp, gerekli görülmesi hâlinde Adli Tıp Kurumundan görüş sorularak katılanın suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak belirlenmesinden sonra, tespit olunan gerçek yaşla ilgili olarak gerekmesi hâlinde hüküm fıkrasında yapılacak tespite istinaden sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucunda karar verildiği kabul edilmelidir.”