Madde Metni

Soruşturma koşulu olan cezanın hesaplanması

Madde 15- (1) Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.


Madde Gerekçesi

Ceza miktarının soruşturma koşulunu oluşturduğu hallerde, suçun ilgili olduğu kanun maddesindeki cezaya mı, yoksa iddia çerçevesinde kanuni ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler de göz önüne alınmak suretiyle bulunacak olan cezaya mı itibar edileceği hususuna açıklık getirilmesinde, uygulama bakımından yarar bulunduğu düşünülmüş ve bu gibi hallerde, soruşturma aşamasında ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ile, kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önüne alınmak suretiyle soruşturmaya esas oluşturacak cezanın hesaplanacağı belirtilmiştir.


Yargıtay Kararları

YARGITAY 11.CEZA DAİRESİ 2025/1292 E. ve 2025/5631 K.

ÖZET: TCK 15’e göre miktarın soruşturma şartı olduğu hallerde ceza, ağırlaştırıcı nedenlerin alt, hafifletici nedenlerin üst sınırı esas alınarak hesaplanır; istisnai hükümler kıyasla genişletilemez.

Kanun koyucunun düzenlediğinin aksine sonuçlara ulaşmaya izin verecek şekilde istisnai normları genişleterek yorum ya da kıyas yapmak mümkün değildir. Nitekim yasa koyucu ayrıksı bir durumu düzenlemek istediğinde bunu açıkça yasada norm haline getirdiği görülmektedir. Bu kapsamda; 5237 Sayılı Kanun’un 66. maddesinin üçüncü fıkrasında ”Dava zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.” şeklindeki düzenlemede, suçun nitelikli hallerinin zamanaşımı süresinin hesaplanmasında sanık aleyhine dikkate alınacağına yasada açıkça yer verilmiştir. Bu husustaki diğer bir düzenleme ise 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 14. maddesinde ”Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur.” şeklinde usule ilişkin bir hüküm içermektedir. Bu alanda üçüncü bir düzenlemeye de 5237 Sayılı Kanun’un 15. maddesinde ”Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.” şeklinde yer verilmiştir. Bu düzenlemeler dikkate alındığında yasa koyucu ayrıksı olarak düzenlemek istediği durumlarda iradesini norm haline dönüştürmektedir. Yasalar yorumlanırken yasa koyucunun muradını değiştirecek ve o kuralı geçersiz kılacak bir sonuca ulaşmak yargı organının yasa yapması olur.

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ, E. 2022/8408, K. 2023/9940, T. 12.12.2023

ÖZET: Kanun koyucu, istisnai durumları açıkça düzenlemektedir. Nitekim TCK 66/3, 15 ve 5235 sayılı Kanun 14’te ağırlaştırıcı nedenler açıkça belirtilmiştir. CMK 286/2-g’de böyle bir düzenleme bulunmadığından, temyizde ağırlaştırıcı haller dikkate alınamaz.

Ayrıca kanun koyucunun ayrıksı bir durumu düzenlemek istediğinde bunu açıkça yasada norm haline getirdiği görülmektedir. Bu kapsamda; 5237 Sayılı Kanun’un 66. maddesinin üçüncü fıkrasında ”Dava zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.” şeklindeki düzenlemede suçun nitelikli hallerinin zamanaşımı süresinin hesaplanmasında sanık aleyhine dikkate alınacağına yasada açıkça yer verilmiştir. Bu husustaki diğer bir düzenleme ise 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 14. maddesinde ”Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur.” şeklinde usule ilişkin bir hüküm içermektedir. Bu alanda üçüncü bir düzenlemeye de 5237 Sayılı Kanun’un 15. maddesinde yer verildiği görülmektedir; ”Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.” Bu düzenlemeler dikkate alındığında yasa koyucu ayrıksı olarak düzenlemek istediği hususları zaten norm haline dönüştürmektedir. Bu düzenlemeler doğrultusunda kanun koyucu temyiz yasa yolunda CMK.nın 286/2-g maddesinde suçun ağırlaştırıcı hallerinin de dikkate alınmasını isteseydi bu düzenlemeyi ayrıksı olarak gerçekleştirirdi.

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ, E. 2022/5835, K. 2023/10917, T. 26.12.2023

ÖZET: İstisnai hükümler kıyas veya geniş yorumla uygulanamaz. Kanun koyucu ayrıksı durumları TCK 66/3, 15 ve 5235 sayılı Kanun 14’te açıkça düzenlemiştir. Yorum yoluyla kapsam genişletmek yasama yetkisinin aşılması olur.

Kanun koyucunun düzenlediğinin aksine sonuçlara ulaşmaya izin verecek şekilde istisnai normları genişleterek yorum ya da kıyas yapmak mümkün değildir. Nitekim yasa koyucu ayrıksı bir durumu düzenlemek istediğinde bunu açıkça yasada norm haline getirdiği görülmektedir. Bu kapsamda; 5237 Sayılı Kanun’un 66. maddesinin üçüncü fıkrasında ”Dava zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.” şeklindeki düzenlemede, suçun nitelikli hallerinin zamanaşımı süresinin hesaplanmasında sanık aleyhine dikkate alınacağına yasada açıkça yer verilmiştir. Bu husustaki diğer bir düzenleme ise 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 14. maddesinde ”Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur.” şeklinde usule ilişkin bir hüküm içermektedir. Bu alanda üçüncü bir düzenlemeye de 5237 Sayılı Kanun’un 15. maddesinde ”Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.” şeklinde yer verilmiştir. Bu düzenlemeler dikkate alındığında yasa koyucu ayrıksı olarak düzenlemek istediği durumlarda iradesini norm haline dönüştürmektedir. Yasalar yorumlanırken yasa koyucunun muradını değiştirecek ve o kuralı geçersiz kılacak bir sonuca ulaşmak yargı organının yasa yapması olur.


1) “Soruşturma koşulu olan ceza” ne demek?

Bazı suçlarda, savcının soruşturma yapabilmesi cezanın belirli bir miktarı aşmasına bağlıdır. Yani cezanın alt veya üst sınırı, soruşturmanın başlayıp başlamayacağını belirler.

2) Ceza miktarı hesaplanırken hangi ceza esas alınır?

Kanundaki çıplak ceza değil; soruşturma aşamasında ileri sürülen ağırlaştırıcı nedenlerin alt sınırı ve hafifletici nedenlerin üst sınırı dikkate alınarak hesaplama yapılır.

3) Henüz dava yokken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler dikkate alınır mı?

Evet. Soruşturma aşamasında ileri sürülen bu nedenler, sadece soruşturma şartının oluşup oluşmadığını belirlemek için hesaba katılır.

4) Savcı veya mahkeme bu hesabı geniş yorumlayabilir mi?

Hayır. Bu madde istisnai bir düzenlemedir. Yargıtay’a göre kıyas veya geniş yorum yapılamaz; sadece kanunda açıkça belirtilen sınırlar esas alınır.

5) Bu hesaplama sanığın aleyhine keyfi şekilde kullanılabilir mi?

Hayır. Amaç sanığı cezalandırmak değil, soruşturma açılıp açılamayacağını belirlemektir. Ceza kesinleşmez; nihai ceza yargılama sonunda belirlenir.