Madde Metni

Özel kanunlarla ilişki

Madde 5- (1) Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.


Madde Gerekçesi

Özel ceza kanunlarında ve ceza içeren kanunlarda suç tanımlarına yer verilmesinin yanı sıra, çoğu zaman örneğin teşebbüs, iştirak ve içtima gibi konularda da bu Kanunda benimsenen ilkelerle çelişen hükümlere yer verilmektedir. Böylece, ceza kanununda benimsenen genel kurallara aykırı uygulamaların yolu açılmakta ve temel ilkeler dolanılmaktadır. Tüm bu sakıncaların önüne geçebilmek bakımından, ayrıca hukuk uygulamasında birliği sağlamak ve hukuk güvenliğini sağlamak için; diğer kanunlarda sadece özel suç tanımlarına yer verilmesi ve bu suçlarla ilgili yaptırımların belirlenmesi ile yetinilmelidir. Buna karşılık, suç ve yaptırımlarla ilgili olarak bu kanunda belirlenen genel ilkelerin, özel kanunlarda tanımlanan suçlar açısından da uygulanmasının temin edilmesi gerekmektedir. Aksi yöndeki düzenlemelerin hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırılık oluşturması nedeniyle Hükûmet Tasarısındaki madde metni değiştirilmiştir.


Yargıtay Kararları

DANIŞTAY 12. DAİRE 2022/3410 E. ve 2025/1184 K.

Özet: TCK 5 uyarınca genel hükümler, özel kanunlardaki ceza içeren fiillere de uygulanır. Disiplin cezaları ve zamanaşımı 657’ye tabi olsa da, ceza sorumluluğunda TCK’nın genel ilkeleri esas alınır.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu‘nun 125. maddesinin birinci fıkrasının ( E ) bendinin ( g ) alt bendinde; “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

Aynı Kanun’un “Zamanaşımı” başlıklı 127. maddesinde ise; “Bu Kanunun 125. maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;

a- ) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,

b- ) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,

Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ”Özel kanunlarla ilişki” başlığını taşıyan 5. maddesinde; bu Kanunun genel hükümlerinin, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanacağı; ”Zaman bakımından uygulama” başlığını taşıyan 7. maddesinde ise; Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

DANIŞTAY 8. DAİRE 2022/492 E. ve 2025/28 K.

Özet: TCK 5’e göre, Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunlarındaki suçlar ve hak yoksunlukları da uygulanır; böylece 5237 dışındaki kanunlarla ilişki sağlanarak uyum temin edilir.

Nitekim; 5352 Sayılı Kanun’un 13/A maddesinin gerekçesinde; “5352 Sayılı Adlî Sicil Kanununun Geçici 2. maddesinde, diğer kanunlardaki kasıtlı bir suçtan dolayı belirli süreyle hapis cezasına veya belli suçlardan dolayı bir cezaya mahkum olan kişilerin, belli hakları kullanmaktan süresiz olarak yoksun bırakılmasına ilişkin hükümleri saklı tutulmuştur. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki çeşitli kanunlardaki süresiz hak yoksunluğu doğuran bu hükümlere rağmen, yasaklanmış hakların geri verilmesi yolunun kapalı tutulması, uygulamada ciddi sorunlara yol açacaktır. Bu sorunların çözümüne yönelik olarak, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki çeşitli kanunlardaki kasıtlı bir suçtan dolayı belirli süreyle hapis cezasına veya belli suçlardan dolayı bir cezaya mahkum olan kişilerin süresiz olarak kullanmaktan yasaklandıkları hakları tekrar kullanabilmelerine imkân tanıyan bir düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.” ifadeleri yer almaktadır.

Bu maddede bahsedilen “5237 Sayılı Kanun dışındaki kanunlar” ifadesinden, 5237 Sayılı TCK’nın “Özel kanunlarla ilişki” başlıklı 5. maddesinde, “Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.” hükmü uyarınca çeşitli suç ve hürriyeti bağlayıcı cezalar ile hak yoksunluklarının düzenlendiği 5237 Sayılı Kanun dışındaki diğer kanunların anlaşılması gerektiği açıktır.

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ 2021/18938 E. ve 2025/474 K.

Özet: TCK 5 uyarınca genel hükümler, özel kanunlardaki ceza içeren fiillere de uygulanır. Disiplin cezaları ve zamanaşımı 657’ye tabi olsa da, ceza sorumluluğunda TCK’nın genel ilkeleri esas alınır.

Konumuzla ilgili mevzuat hükümlerine gelince;

1- )5237 Sayılı TCK’nin Özel kanunlarla ilişki başlıklı 5. maddesinde: Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır düzenlemesine yer verilmiştir.

Buna göre TCK’nin genel hükümleri özel ceza kanunları ile suç ve ceza içeren diğer kanunlar hakkında da mutlak olarak uygulanacak; özel ceza kanunlarında veya ceza hükmü içeren diğer kanunlarda, TCK’nin genel hükümlerinde getirilen düzenlemelerin aksine hükümler yer alamayacaktır. Hukuk uygulamasında birliği ve hukuk güvenliğini sağlamak için diğer kanunlarda yalnızca suç tanımlarına ve bu suçların yaptırımlarına yer verilmesi ile yetinilmesi gerektiği belirtilmiş; suç ve yaptırımlarla ilgili olarak TCK’de belirlenen genel ilkelerin, özel kanunlarda tanımlanan suçlar açısından da uygulanması gerektiği, aksi yöndeki düzenlemelerin hukuk devleti ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmayacağı ifade edilmiştir.


TCK m.5 (Özel Kanunlarla İlişki) – SSS

TCK m.5 (Özel Kanunlarla İlişki) – Sıkça Sorulan Sorular

TCK m.5, Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümlerinin (ör. teşebbüs, iştirak, içtima, zaman bakımından uygulama gibi temel ilkeler), özel ceza kanunları ve ceza içeren diğer kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanacağını düzenler.

Genel ilke olarak hayır. Özel kanunlarda suç tanımı ve yaptırım belirlenebilir; ancak TCK’nın genel hükümlerindeki ilkelere aykırı hükümlerle temel kuralların dolanılması amaçlanamaz. Bu yaklaşım, uygulama birliği ve hukuk güvenliği bakımından önemlidir.

Disiplin yaptırımları ve disiplin soruşturmasının usulü çoğu zaman özel kanunlara (ör. 657 sayılı DMK) tabidir. Ancak “ceza sorumluluğunun esasları” yönünden TCK’nın genel ilkeleriyle bağlantı kurulması, TCK m.5’in sistematiğinde önem taşır.

Not: Disiplin–ceza ayrımı somut olaya göre değerlendirilmelidir.

Disiplin cezalarında zamanaşımı çoğunlukla özel kanundaki düzenlemelere göre yürür. Buna karşılık, ceza hukukunun genel ilkeleriyle ilgili alanlarda (ör. zaman bakımından uygulama, fail lehine kanun ilkesi gibi) TCK’nın yaklaşımıyla uyum aranmaktadır.

Temel amaç; ceza hukukunda uygulama birliğini sağlamak, TCK’nın genel hükümlerinin özel kanunlarla etkisizleştirilmesini önlemek ve böylece hukuk güvenliğini güçlendirmektir.

Bilgi notu: Bu SSS metni genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay değerlendirmesi için dosya içeriği ve ilgili özel kanun hükümleri birlikte ele alınmalıdır.