İçindekiler
I.GİRİŞ
Elektrik dağıtım şirketleri tarafından yürütülen kamulaştırma süreçleri, son yıllarda özellikle İzmir ve çevresinde artan enerji yatırımlarıyla birlikte önemli hukuki uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Bu kapsamda taşınmaz maliklerinin en sık yönelttiği soru, elektrik şirketlerinin doğrudan kamulaştırma yapıp yapamayacağıdır.
İlk bakışta özel şirketlerin bu yetkiye sahip olduğu düşünülse de, hukuki açıdan durum farklıdır. Nitekim Türk hukuk sisteminde kamulaştırma yetkisi yalnızca kamu tüzel kişilerine tanınmıştır. Bununla birlikte uygulamada elektrik dağıtım şirketlerinin süreci yönlendirdiği ve fiilen belirleyici olduğu görülmektedir.
Bu nedenle konunun yalnızca teorik çerçevede değil, uygulamadaki görünümüyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu yazıda, elektrik dağıtım şirketlerinin kamulaştırma sürecindeki rolü, ilgili kurumların yetki paylaşımı ve ortaya çıkan hukuki sorunlar detaylı şekilde incelenmektedir.
II.Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Hukuki Konumu
Elektrik dağıtım faaliyetleri özel hukuk tüzel kişileri tarafından yürütülse de, bu durum şirketlere doğrudan kamulaştırma yetkisi vermez. Zira kamulaştırma, Anayasa’nın 46. maddesi uyarınca mülkiyet hakkına yapılan istisnai bir müdahaledir ve yalnızca kamu gücüne dayanılarak kullanılabilir.
Bununla birlikte dağıtım şirketleri, kamulaştırma sürecinin tamamen dışında değildir. Aksine, projeyi hazırlayan, ihtiyaç duyulan taşınmazları belirleyen ve süreci finanse eden taraf çoğu zaman bu şirketlerdir. Dolayısıyla hukuki yetki kamuya ait olmakla birlikte, fiili süreç özel sektör tarafından yönlendirilmektedir.
Bu durum, uygulamada “kamulaştırma yetkisi kimde?” sorusunun daha karmaşık bir hale gelmesine neden olmaktadır.
III.Elektrik Dağıtımının Kamu Hizmeti Niteliği
Elektrik dağıtımı, süreklilik arz eden ve kamu yararına hizmet eden bir faaliyet olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarında, elektrik dağıtımının klasik anlamda bir kamu hizmeti olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Her ne kadar faaliyet özel şirketler eliyle yürütülse de, devletin düzenleme ve denetim yükümlülüğü devam etmektedir. Nitekim bu alanda verilen lisanslar, serbest piyasa faaliyetinden ziyade kamu hizmetinin özel sektör eliyle yürütülmesine imkân tanımaktadır.
Buna bağlı olarak, taşınmazlara yapılan müdahalelerde kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında hassas bir denge kurulması zorunludur.
IV.Kamulaştırmanın Hukuki Dayanağı ve Şartları
Kamulaştırma işleminin hukuka uygun olabilmesi için belirli şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Öncelikle ortada somut bir kamu yararı bulunmalıdır. Bunun yanında seçilen yerin zorunlu olması ve alternatif çözümlerin bulunmaması gerekir.
Ayrıca, müdahalenin ölçülü olması ve taşınmaz malikine gerçek değer üzerinden bedel ödenmesi zorunludur. Aksi halde kamulaştırma işlemi hukuka aykırı hale gelir ve iptal veya tazminat davalarına konu olabilir.
Bu noktada özellikle bedel tespiti ve değerleme süreci, uygulamada en fazla uyuşmazlık doğuran alanlardan biridir.
V.Kurumsal Yapı: EPDK, TEDAŞ ve Dağıtım Şirketleri
Elektrik dağıtımına ilişkin kamulaştırma süreci tek bir kurum tarafından yürütülmemektedir. Aksine süreç, birden fazla kurumun rol aldığı karma bir yapı üzerine kuruludur.
Öncelikle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), kamu yararı kararını alarak sürecin hukuki temelini oluşturur. Bunun ardından kamulaştırılan taşınmazlar, tapuda TEDAŞ adına tescil edilir. Bu durum, enerji altyapısının kamu mülkiyetinde kalmasını sağlamaktadır.
Buna karşılık dağıtım şirketleri, güzergâh belirleme, teknik planlama ve finansman gibi süreçlerin tamamında belirleyici konumdadır. Dolayısıyla hukuki mülkiyet ile fiili kullanım arasında bir ayrışma ortaya çıkmaktadır.
VI.Kamulaştırma Usulleri
Kamulaştırma süreci belirli aşamalardan oluşmaktadır. İlk olarak malik ile uzlaşma yoluna gidilmesi gerekir. Bu aşama, kanunen zorunlu olup dava açılmadan önce tamamlanmalıdır.
Ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamazsa, bu durumda bedel tespiti ve tescil davası açılır. Mahkeme, taşınmazın değerini bilirkişi aracılığıyla belirler ve belirlenen bedelin ödenmesiyle birlikte tescil işlemi gerçekleştirilir.
Bunun yanında acele kamulaştırma yöntemi de bazı durumlarda uygulanmaktadır. Bununla birlikte bu yöntem istisnai nitelikte olup, her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
VII.Taşınmaza Müdahalenin Türleri
Elektrik dağıtım faaliyetleri kapsamında taşınmazlara yapılan müdahaleler farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir.
Bazı durumlarda doğrudan mülkiyet kamulaştırması yapılmakta ve taşınmazın belirli bir kısmı tamamen kamu adına tescil edilmektedir. Özellikle trafo ve pilon alanlarında bu yöntem tercih edilmektedir.
Diğer yandan enerji nakil hatlarında çoğunlukla irtifak hakkı tesis edilmektedir. Bu durumda mülkiyet malik üzerinde kalmakta; ancak kullanım hakkı ciddi ölçüde sınırlandırılmaktadır.
Bu nedenle irtifak hakkı tesisinde yalnızca kullanılan alan değil, taşınmazın tamamında meydana gelen değer kaybı dikkate alınmalıdır.
VIII.Kamulaştırmasız El Atma
Bazı durumlarda kamulaştırma işlemi yapılmaksızın taşınmaza müdahale edildiği görülmektedir. Bu tür müdahaleler, hukuken kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilmektedir.
Örneğin elektrik direği dikilmesi, hat geçirilmesi veya taşınmazın kullanımının fiilen engellenmesi bu kapsamdadır. Bu gibi hallerde taşınmaz maliklerinin tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.
Nitekim yargı kararlarında, mülkiyet hakkına yapılan bu tür müdahalelerin ağır ihlal oluşturduğu kabul edilmektedir. Bu doğrultuda taşınmazın güncel değeri üzerinden tazminat hesaplanmaktadır.
IX.SONUÇ
Elektrik dağıtım alanındaki kamulaştırma sistemi, hukuken kamuya ait olmakla birlikte fiilen özel şirketlerin yönlendirdiği karma bir yapı göstermektedir. Bu durum, uygulamada mülkiyet hakkı bakımından çeşitli uyuşmazlıklara yol açmaktadır.
Bu nedenle taşınmaz maliklerinin, kamulaştırma sürecini dikkatle takip etmesi ve hak kaybı yaşamamak adına hukuki destek alması önem taşımaktadır. Özellikle İzmir’de artan enerji yatırımları dikkate alındığında, bu tür davalarda uzman desteği sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından belirleyici olacaktır.


