Türkiye’de yabancı uyruklu kişilerin yasal olarak çalışabilmesi için kural olarak çalışma izni alması gerekir. Yabancının Türkiye’de bulunması, oturma izni almış olması, daha önce başka bir yerde çalışmış olması veya belirli bir ülkeden gelmiş olması tek başına çalışma hakkı vermez. Çalışma izni alınmadan yapılan çalışma, izinsiz yabancı çalıştırma olarak değerlendirilebilir.
Bu nedenle Türkiye’de yabancı işçi çalıştırmak isteyen şirketlerin, evinde yabancı bakıcı, dadı, temizlikçi, hasta bakıcısı veya yaşlı bakıcısı çalıştırmak isteyen kişilerin çalışma izni sürecini doğru yürütmesi gerekir. Özellikle Türkmen, Özbek, Gürcü, Azeri, Kazak, Kırgız, Ukraynalı, Rus, Moldovalı veya farklı uyruktan yabancıların çalıştırılması bakımından da temel kural aynıdır: Yabancı kişi Türkiye’de çalışacaksa çalışma izni gerekir.

Çalışma izni süreci yalnızca elektronik başvuru yapılmasından ibaret değildir. Başvurunun nereden yapılacağı, yabancının ikamet durumu, çalışacağı işin niteliği, işverenin şartları, ödenecek ücret, başvuruda sunulacak belgeler ve olası ret sebepleri birlikte değerlendirilmelidir.
Türkiye’de Yabancıların Çalışma İzni Alması Zorunlu Mu?
Türkiye’de yabancıların ücret karşılığında çalışabilmesi için çalışma izni alması gerekir. Bu kural, şirketlerde çalışan yabancılar için geçerli olduğu gibi ev hizmetlerinde çalışan yabancılar için de geçerlidir.
Yabancı kişi bir işyerinde işçi olarak çalışacaksa, evde çocuk bakıcısı veya hasta bakıcısı olacaksa, yaşlı bakım hizmeti verecekse, düzenli temizlik işi yapacaksa, şirket ortağı olarak fiilen çalışacaksa veya kendi adına ticari faaliyet yürütecekse çalışma izni gündeme gelir.
Oturma izni ile çalışma izni aynı şey değildir. Yabancının Türkiye’de oturma izninin bulunması, o kişinin serbestçe çalışabileceği anlamına gelmez. Aynı şekilde yabancının Türkmen, Özbek, Gürcü veya Azeri olması da tek başına çalışma hakkı sağlamaz.
Çalışma İzni Başvurusu Nasıl Yapılır?
Çalışma izni başvurusu yurt içinden veya yurt dışından yapılabilir. Başvurunun hangi yoldan yapılacağı, yabancının Türkiye’de bulunup bulunmadığına ve geçerli ikamet izni olup olmadığına göre belirlenir.
Yabancı Türkiye’de geçerli bir ikamet izniyle bulunuyorsa çoğu durumda yurt içinden başvuru yapılabilir. Yabancı Türkiye dışında bulunuyorsa başvuru Türkiye Cumhuriyeti dış temsilcilikleri üzerinden başlatılır. Türkiye’deki işveren ise başvuruyu elektronik sistem üzerinden tamamlar.
Başvuruda yabancı çalışanın kimlik ve pasaport bilgileri, işveren bilgileri, iş sözleşmesi, görev tanımı, ücret bilgisi, çalışma adresi ve gerekli diğer belgeler sunulur. Başvuruda eksik veya hatalı bilgi verilmesi çalışma izni reddine neden olabilir.
Yurt İçinden Çalışma İzni Başvurusu
Yurt içinden çalışma izni başvurusu, yabancının Türkiye’de geçerli bir ikamet hakkının bulunması hâlinde yapılır. Başvuru genellikle işveren tarafından elektronik sistem üzerinden gerçekleştirilir.
Bu başvuruda işverenin yabancı çalıştırma şartlarını taşıması, yabancıya ödenecek ücretin mevzuata uygun olması, çalışmanın gerçek bir ihtiyaca dayanması ve belgelerin eksiksiz sunulması gerekir.
Yurt içinden başvuru yapılırken yabancının mevcut ikamet izni, pasaport süresi, çalışacağı iş, işverenin mali ve personel durumu dikkatle incelenmelidir.
Yurt Dışından Çalışma İzni Başvurusu
Yurt dışından çalışma izni başvurusu, yabancının bulunduğu ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti konsolosluğu veya dış temsilciliği üzerinden başlatılır. Yabancı kişi dış temsilciliğe başvurur, Türkiye’deki işveren ise elektronik başvuru sisteminden süreci tamamlar.
Başvuru kabul edilirse yabancıya Türkiye’de çalışma hakkı tanınır. Yurt dışından çalışma izni alan yabancının belirlenen süre içinde Türkiye’ye giriş yapması gerekir. Süresi içinde Türkiye’ye giriş yapılmaması hâlinde çalışma izni iptal edilebilir.
Çalışma İzni Başvurusu Kaç Günde Sonuçlanır?
Çalışma izni başvurularının sonuçlanma süresi başvurunun türüne, sektörüne, belgelerin eksiksiz olup olmamasına ve idarenin ek inceleme yapıp yapmamasına göre değişebilir.
Belgeler eksiksizse başvuru daha hızlı sonuçlanabilir. Ancak eksik belge, hatalı bilgi, ön izin gerektiren meslek, işveren kriterlerinin yetersizliği veya yabancının durumuna ilişkin tereddütler süreci uzatabilir.
Eksik belge bildirimi alınırsa bu bildirim ciddiye alınmalı ve istenen belgeler süresi içinde tamamlanmalıdır. Eksiklik giderilmezse başvuru reddedilebilir.
Çalışma İzni Başvurusu İçin Gerekli Belgeler
Çalışma izni başvurusunda gerekli belgeler başvuru türüne göre değişir. Genel olarak yabancıya ve işverene ilişkin belgeler istenir.
Yabancı çalışan bakımından pasaport bilgileri, fotoğraf, ikamet izni bilgisi, diploma veya mesleki yeterlilik belgesi, iş sözleşmesi ve görev tanımı gerekebilir.
İşveren bakımından vergi levhası, ticaret sicil bilgileri, faaliyet belgesi, SGK kayıtları, işyerindeki çalışan sayısı, ücret bilgisi ve işin niteliğini gösteren belgeler önem taşır.
Ev hizmetlerinde yapılacak başvurularda ise çalışmanın yapılacağı adres, bakım veya hizmet ihtiyacı, yabancı çalışanın görevi, ücret bilgisi ve işverenin ödeme gücü ayrıca önemlidir.
Çalışma İzni Türleri Nelerdir?
Türkiye’de yabancılara farklı türlerde çalışma izni verilebilir. Başvuruda doğru izin türünün seçilmesi gerekir.
Başlıca çalışma izni türleri şunlardır:
Süreli çalışma izni, yabancının belirli bir işveren yanında belirli süreyle çalışmasını sağlar.
Süresiz çalışma izni, belirli şartları sağlayan yabancılara daha geniş çalışma hakkı tanır.
Bağımsız çalışma izni, yabancının kendi adına ve hesabına çalışabilmesini sağlar.
Turkuaz Kart, yüksek nitelikli yabancı iş gücü, yatırımcılar, bilim insanları, akademisyenler, sanatçılar, sporcular ve Türkiye’ye katkı sağlayabilecek kişiler için özel bir sistemdir.
İstisnai çalışma izni, bazı özel statüdeki yabancılar için daha farklı değerlendirme yapılmasını sağlayan izin türüdür.
Süreli Çalışma İzni
Süreli çalışma izni, uygulamada en sık karşılaşılan çalışma izni türüdür. İlk başvuruda genellikle en fazla bir yıl süreyle verilir. Çalışma ilişkisi devam ederse uzatma başvurusu yapılabilir.
İlk uzatma başvurusunda en fazla iki yıl, sonraki uzatma başvurularında ise her defasında en fazla üç yıl süreyle izin verilebilir. Ancak bu süreler otomatik hak değildir. Her başvuru somut koşullara göre değerlendirilir.
Yabancı kişi mevcut çalışma izniyle başka bir işveren yanında çalışamaz. İşveren değişikliği yapılacaksa yeni çalışma izni başvurusu gerekir.
Süresiz Çalışma İzni
Süresiz çalışma izni, uzun dönem ikamet izni bulunan veya Türkiye’de belirli süre kanuni çalışma geçmişi olan yabancılar için gündeme gelebilir.
Süresiz çalışma izni alan yabancı, çalışma ve sosyal güvenlik hakları bakımından daha geniş haklara sahip olur. Ancak bu izin Türk vatandaşlığı anlamına gelmez. Süresiz çalışma izni sahibi yabancı seçme ve seçilme hakkı elde etmez, askerlik yükümlülüğü doğmaz ve bazı kamu görevlerine girme hakkı bulunmaz.
Bağımsız Çalışma İzni
Bağımsız çalışma izni, yabancının Türkiye’de kendi adına iş yapabilmesi için verilen izindir. Şirket kurmak, ticari faaliyet yürütmek, serbest meslek faaliyeti yapmak veya kendi işini yönetmek isteyen yabancılar bakımından önemlidir.
Bu başvurularda yabancının Türkiye’deki durumu, mesleki niteliği, yapacağı iş, ekonomik katkısı, yatırım planı ve istihdam oluşturma ihtimali değerlendirilir.
Turkuaz Kart
Turkuaz Kart, Türkiye’ye nitelikli yabancı iş gücü kazandırmak amacıyla oluşturulmuş özel bir çalışma ve ikamet sistemidir. Bilim, teknoloji, akademi, sanat, spor, yatırım, ihracat ve stratejik sektörlerde Türkiye’ye katkı sağlayabilecek yabancılar Turkuaz Kart kapsamında değerlendirilebilir.
Turkuaz Kart başlangıçta geçiş dönemiyle verilir. Bu dönemde yabancının faaliyetleri izlenir. Geçiş süreci başarılı tamamlanırsa Turkuaz Kart süresiz hâle gelebilir.
Turkuaz Kart sahibinin eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocukları da Türkiye’de ikamet hakkı bakımından avantajlı bir statü elde edebilir.
İstisnai Çalışma İzni
İstisnai çalışma izni, bazı yabancılar için özel değerlendirme yapılmasını sağlayan izin türüdür. Nitelikli uzmanlar, yatırımcılar, bilimsel, kültürel, sanatsal veya sportif başarı sahibi yabancılar, Türk vatandaşıyla evli yabancılar, Türk soylu yabancılar, KKTC vatandaşları, AB vatandaşları, uluslararası koruma veya geçici koruma kapsamındaki kişiler bazı durumlarda istisnai çalışma izni kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak istisnai çalışma izni, herkesin kolayca çalışma izni alabileceği anlamına gelmez. Yine de başvurunun şartlara uygun şekilde hazırlanması gerekir.
Evde Yabancı Temizlikçi, Dadı veya Bakıcı Çalıştırmak
Türkiye’de evde yabancı temizlikçi, yabancı dadı, çocuk bakıcısı, hasta bakıcısı, yaşlı bakıcısı veya yatılı ev yardımcısı çalıştırmak isteyen kişilerin de çalışma izni alması gerekir.
Uygulamada özellikle Türkmen temizlikçi, Özbek bakıcı, Gürcü dadı, yabancı hasta bakıcısı, yatılı yabancı çocuk bakıcısı ve yabancı ev yardımcısı çalıştırma konuları sık gündeme gelir. Bu kişilerin Türkiye’de bulunması veya oturma izni almış olması, çalışma izni yerine geçmez.
Ev hizmetlerinde çalışma izni alınmadan yabancı çalıştırılması hâlinde işveren hakkında idari para cezası uygulanabilir. Yabancı çalışan bakımından ise sınır dışı süreci gündeme gelebilir.
Evde Yabancı Temizlikçi Çalıştırmak Yasal Mı?
Evde yabancı temizlikçi çalıştırmak yasaktır denilemez. Ancak düzenli şekilde ev hizmeti veren yabancı temizlikçi için çalışma izni alınması gerekir.
Haftanın belirli günleri eve gelen, sürekli temizlik işi yapan, yatılı kalan veya düzenli ücret karşılığı ev hizmeti sunan yabancı kişi çalışma iznine tabi olabilir.
“Gündelik yabancı temizlikçi çalıştırmak”, “Türkmen temizlikçi çalıştırmak”, “Özbek ev yardımcısı çalıştırmak”, “Gürcü temizlikçi çalıştırmak” gibi durumlarda çalışmanın niteliğine göre izin zorunluluğu değerlendirilmelidir.
Yabancı Dadı Çalıştırmak İçin Çalışma İzni
Yabancı dadı çalıştırmak isteyen ailelerin çalışma izni başvurusu yapması gerekir. Çocuk bakımı için yabancı çalışan istihdam edilecekse başvuruda çocuğun yaşı, bakım ihtiyacı, dadının görevleri, çalışacağı adres, yatılı veya gündüzlü çalışma düzeni ve ücret bilgisi açıkça belirtilmelidir.
Türkmen dadı, Özbek dadı, Gürcü dadı veya farklı uyruktan çocuk bakıcısı çalıştırmak bakımından da temel kural aynıdır. Yabancı kişinin milliyeti değil, Türkiye’deki yasal statüsü ve çalışma izni şartları önemlidir.
Yabancı Hasta Bakıcısı veya Yaşlı Bakıcısı Çalıştırmak
Evde hasta, yaşlı veya engelli bireyin bakımı için yabancı bakıcı çalıştırılması mümkündür. Ancak bu durumda da çalışma izni alınmalıdır.
Başvuruda bakım ihtiyacının gerçek ve sürekli olduğu, yabancının hangi görevi yerine getireceği, çalışacağı adres, ücret durumu ve işverenin ödeme gücü gösterilmelidir.
Özellikle yabancı hasta bakıcısı çalışma izni, yabancı yaşlı bakıcısı çalıştırma, Türkmen hasta bakıcısı, Özbek yaşlı bakıcısı, Gürcü bakıcı ve yatılı yabancı hasta bakıcısı konularında başvuru dikkatli hazırlanmalıdır.
Türkmen, Özbek, Gürcü ve Diğer Yabancı Uyruklu Çalışanlar
Türkmen, Özbek, Gürcü, Azeri, Kazak, Kırgız, Ukraynalı, Rus veya Moldovalı yabancıların Türkiye’de çalışabilmesi için kural olarak çalışma izni gerekir.
Uyruk tek başına çalışma hakkı sağlamaz. Yabancının Türkiye’de hangi statüyle bulunduğu, ikamet izni olup olmadığı, çalışacağı işin niteliği, işverenin durumu ve başvuru şartları birlikte değerlendirilir.
Özellikle ev hizmetlerinde bu uyruklardan yabancı çalışanlar sık tercih edilmektedir. Ancak “zaten Türkiye’de yaşıyor”, “oturma izni var”, “daha önce başka evde çalışmış”, “Türkmen olduğu için sorun olmaz” gibi düşünceler hukuken doğru değildir.
Geçici Koruma Altındaki Yabancı İşçi Çalıştırma
Geçici koruma kapsamındaki yabancıların çalıştırılması mümkündür. Ancak bu kişiler için özel kurallar ve sınırlamalar bulunabilir.
Geçici koruma altındaki yabancıların çalıştırılmasında çalışılacak il, işin niteliği, sektör, işyerindeki Türk çalışan sayısı ve istihdam kotası önemlidir.
Genel olarak işyerinde çalıştırılacak geçici koruma kapsamındaki yabancı sayısı, Türk çalışan sayısına göre sınırlanabilir. Çalışan sayısı az olan işyerlerinde ise yalnızca sınırlı sayıda yabancı çalıştırılmasına izin verilebilir.
Bu nedenle geçici koruma kapsamındaki yabancıyı çalıştırmadan önce izin süreci kontrol edilmelidir.
Yabancı Öğrenciler Türkiye’de Çalışabilir Mi?
Türkiye’de öğrenci ikamet izni bulunan yabancılar, tek başına bu izinle çalışamaz. Yabancı öğrencinin yasal olarak çalışabilmesi için ayrıca çalışma izni alması gerekir.
Ön lisans ve lisans öğrencileri genellikle ilk yılını tamamladıktan sonra kısmi süreli çalışma izni alabilir. Yüksek lisans ve doktora öğrencileri bakımından çalışma imkânları daha geniştir.
Öğrenci ikamet izni ile çalışma izni karıştırılmamalıdır. Öğrenci ikamet izni, yabancıya doğrudan çalışma hakkı vermez.
Çalışma İzni Olan Yabancı İkamet İzni Almalı Mı?
Çalışma izni, kural olarak ikamet izni yerine geçer. Bu nedenle çalışma izni alan yabancının ayrıca ikamet izni alması gerekmez.
Ancak çalışma izni sona erdiğinde yabancının Türkiye’de kalış hakkı da etkilenebilir. Çalışma izni biten yabancı, Türkiye’de kalmaya devam edecekse süresi içinde yeni ikamet veya çalışma izni sürecini planlamalıdır.
Çalışma İzni Uzatma Başvurusu
Çalışma izni süresi dolmadan önce uzatma başvurusu yapılmalıdır. Süresi dolmuş çalışma izni için yapılan uzatma başvuruları reddedilebilir.
Uzatma başvurusunda mevcut çalışma ilişkisinin devam ettiği, yabancının aynı işte çalıştığı, ücret ve SGK kayıtlarının uyumlu olduğu, işveren şartlarının hâlen sağlandığı gösterilmelidir.
Çalışma izni alınmış olması, sonraki uzatma başvurusunun otomatik kabul edileceği anlamına gelmez.
Çalışma İzni Başvurusu Neden Reddedilir?
Çalışma izni başvurusu birçok nedenle reddedilebilir. Ret sebebi bazen eksik belge, bazen işveren kriterlerinin yetersizliği, bazen de yabancının çalışacağı işin uygun görülmemesi olabilir.
Başvurunun reddedilebileceği başlıca durumlar şunlardır:
Başvurunun uluslararası iş gücü politikasına aykırı görülmesi,
sahte veya yanıltıcı belge sunulması,
yabancı istihdamı gerekçesinin yetersiz bulunması,
yabancının gerekli mesleki niteliği taşımaması,
işverenin yabancı çalıştırma şartlarını sağlamaması,
Türk vatandaşlarına özgü mesleklerde başvuru yapılması,
başvurunun süresinde tamamlanmaması,
eksik belgelerin süresinde sunulmaması,
kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından sakınca bulunması,
yabancının Türkiye’ye girişine veya kalışına engel durum bulunması.
Ret kararı alındığında gerekçe dikkatle incelenmelidir. Çünkü itiraz veya dava süreci bu gerekçeye göre hazırlanır.
Çalışma İzni Reddi Kararına İtiraz
Çalışma izni başvurusu reddedilen kişi veya işveren, ret kararına karşı itiraz yoluna başvurabilir. İtirazda yalnızca “karar haksızdır” demek yeterli değildir.
İtiraz dilekçesinde ret kararının neden hukuka aykırı olduğu, yabancının çalışacağı işin gerçek olduğu, işverenin yabancı çalıştırma ihtiyacının bulunduğu, belgelerin yeterli olduğu ve varsa eksikliklerin giderildiği açıklanmalıdır.
İtiraz reddedilirse idari yargıda dava açılması gündeme gelebilir. Bu nedenle çalışma izni reddi kararlarında süreler kaçırılmamalıdır.
Çalışma İzni Reddi Sonrası Dava Açılır Mı?
Çalışma izni reddi sonrasında idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Bu dava, idarenin ret kararının hukuka aykırı olduğu iddiasına dayanır.
Dava açılırken ret gerekçesi, başvuru dosyası, sunulan belgeler, işverenin durumu, yabancının niteliği ve idarenin değerlendirmesi birlikte incelenmelidir.
Çalışma izni reddi davalarında süre önemlidir. Süre geçirildiğinde dava açma hakkı kaybedilebilir.
Çalışma İzni Hangi Durumlarda İptal Edilir?
Verilmiş bir çalışma izni sonradan iptal edilebilir. Çalışma izninin alınmış olması, her durumda sürenin sonuna kadar geçerli kalacağı anlamına gelmez.
Çalışma izni şu durumlarda iptal edilebilir:
Yabancının süresi içinde Türkiye’ye gelmemesi,
başvuruda sahte belge kullanıldığının anlaşılması,
çalışma ilişkisinin sona ermesi,
yabancının izne aykırı şekilde başka işte çalışması,
pasaport veya benzeri belgenin geçerliliğini yitirmesi,
kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakınca doğması,
yabancının kanuna aykırı faaliyette bulunduğunun tespit edilmesi.
Çalışma izni iptal edildiğinde yabancının Türkiye’de kalış hakkı da etkilenebilir.
İzinsiz Yabancı Çalıştırmanın Cezası
Çalışma izni olmadan yabancı çalıştırmak hem işveren hem de yabancı çalışan bakımından risklidir.
İzinsiz yabancı çalıştırma hâlinde işverene idari para cezası uygulanabilir. Yabancı çalışan hakkında da idari işlem ve sınır dışı süreci gündeme gelebilir.
Evde yabancı temizlikçi, Türkmen bakıcı, Özbek dadı, Gürcü hasta bakıcısı veya yabancı yatılı yardımcı çalıştıran kişiler de bu risklerle karşılaşabilir. Ev hizmeti olması, çalışma izni zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.
Yabancı Çalışana Asgari Ücretin Altında Maaş Ödenebilir Mi?
Yabancı çalışana asgari ücretin altında ücret ödenemez. Bazı mesleklerde ve izin türlerinde ödenecek ücretin asgari ücretin belirli katları seviyesinde olması gerekebilir.
Yabancı çalışana düşük ücret ödenmesi, hem çalışma izni başvurusu bakımından sorun yaratabilir hem de işçilik alacakları bakımından dava konusu olabilir.
Eksik ücret alan yabancı çalışan, geriye dönük ücret alacaklarını talep edebilir.
Ön İzin Gerektiren Mesleklerde Çalışma İzni
Bazı mesleklerde çalışma izni başvurusundan önce ilgili kurumdan ön izin alınması gerekir. Sağlık, eğitim, akademik çalışma ve AR-GE gibi alanlarda özel değerlendirme yapılabilir.
Sağlık alanında çalışacak yabancıların mesleki yeterliliği ilgili kurumlarca değerlendirilir. Eğitim alanında çalışacak yabancılar için Milli Eğitim Bakanlığı veya ilgili kurum görüşleri gerekebilir. Üniversitelerde görev alacak yabancı öğretim elemanları bakımından YÖK süreci gündeme gelebilir.
Ön izin gereken durumlarda doğrudan çalışma izni başvurusu yapılması ret sebebi olabilir.
Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Çalışma Hakkı
Türk soylu yabancılar bazı özel düzenlemeler kapsamında Türkiye’de çalışma hakkı elde edebilir. Ancak bu kişilerin de her alanda sınırsız çalışma hakkı bulunmaz.
Türk soylu yabancılar belirli şartlarla kamu kurumlarında veya özel sektörde çalışabilir. Ancak silahlı kuvvetler, güvenlik teşkilatı ve bazı kamu görevleri bakımından sınırlamalar devam eder.
Çalışma izni alan Türk soylu yabancılar sosyal güvenlik, vergi, ücret ve çalışma koşulları bakımından aynı işyerinde çalışan diğer kişilerle benzer kurallara tabi olur.
İzmir’de Yabancı Çalışma İzni ve Yabancı İşçi Çalıştırma
İzmir’de yabancı çalışma izni başvuruları özellikle turizm, sağlık, tekstil, lojistik, ihracat, teknoloji, restoran, otelcilik, ev hizmetleri ve yabancı ortaklı şirketler bakımından sık gündeme gelir.
Bayraklı, Bornova, Konak, Karşıyaka, Çiğli, Gaziemir, Torbalı, Kemalpaşa, Menemen, Aliağa, Menderes ve Urla gibi bölgelerde yabancı personel ihtiyacı artabilmektedir.
İzmir’de yabancı işçi çalıştırmak isteyen şirketlerin veya evinde yabancı bakıcı, dadı, temizlikçi ya da hasta bakıcısı çalıştırmak isteyen kişilerin başvuru öncesinde izin şartlarını kontrol etmesi gerekir.
Çalışma İzni Başvurusunda En Sık Yapılan Hatalar
Çalışma izni başvurularında en sık yapılan hata, oturma izni ile çalışma izninin karıştırılmasıdır. Bir diğer hata ise yabancının milliyetine güvenilerek izin alınmadan çalıştırılmasıdır.
Uygulamada şu hatalar sık görülür:Yabancının oturma izni olduğu için çalışabileceğinin düşünülmesi, ev hizmetlerinde çalışma izni gerekmediğinin sanılması, Türkmen, Özbek veya Gürcü çalışanların izinsiz çalıştırılabileceğinin düşünülmesi, yanlış izin türüyle başvuru yapılması, eksik belge sunulması, ücret kriterinin yanlış belirlenmesi, işveren şartlarının kontrol edilmemesi, çalışma izni süresi geçtikten sonra uzatma başvurusu yapılması, yabancının mevcut izinle başka işveren yanında çalıştırılması ve ret kararına süresinde itiraz edilmemesi çalışma izni başvurularında en sık yapılan hatalardır. Bu hatalar başvurunun reddine, çalışma izninin iptaline veya idari para cezasına yol açabilir.
Sonuç
Türkiye’de yabancıların çalışma izni alması, yabancı işçi çalıştırmak isteyen işverenler ve ev hizmetlerinde yabancı çalışan istihdam etmek isteyen kişiler bakımından dikkatle yürütülmesi gereken bir süreçtir.
Yabancı temizlikçi, Türkmen bakıcı, Özbek dadı, Gürcü hasta bakıcısı, yabancı yaşlı bakıcısı, şirket çalışanı, öğrenci veya geçici koruma kapsamındaki yabancı bakımından temel kural aynıdır: Türkiye’de çalışmak için çalışma izni gerekir.
Başvurunun doğru yapılması, belgelerin eksiksiz sunulması, işveren şartlarının sağlanması, ücret kriterlerinin doğru belirlenmesi ve ret kararlarına karşı süresinde itiraz edilmesi hak kaybını önleyebilir.


