TCK Madde 123, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu düzenleyen önemli ceza hukuku hükümlerinden biridir. Bu suç, bir kimsenin sırf huzur ve sükûnunu bozmak amacıyla ısrarla telefonla aranması, gürültü yapılması veya hukuka aykırı başka davranışlarla rahatsız edilmesi hâlinde gündeme gelir. Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu, bireyin günlük yaşam huzurunu, psikolojik güvenliğini ve özel hayatını korumayı amaçlar. Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesi, özellikle ısrarlı takip, rahatsız edici aramalar, mesajlar ve sistematik huzur bozucu davranışlar bakımından önemli bir koruma sağlar.

Madde Metni

Kişilerin huzur ve sükununu bozma

Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.


Madde Gerekçesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesi, bireylerin huzur ve sükûn içinde yaşama hakkını korumak amacıyla düzenlenmiştir. Bu hükümle, kişinin günlük hayatını, özel yaşamını ve psikolojik bütünlüğünü rahatsız edici davranışlarla sürekli şekilde ihlal eden eylemlerin cezai yaptırıma bağlanması hedeflenmiştir.

Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu, bir kimsenin sırf huzurunu bozmak amacıyla ısrarla telefonla aranması, mesaj gönderilmesi, gürültü yapılması veya benzeri hukuka aykırı davranışlarla rahatsız edilmesi hâlinde gündeme gelir. Bu tür fiiller, özellikle süreklilik kazandığında mağdur üzerinde ciddi bir baskı, huzursuzluk ve güvensizlik duygusu oluşturur.

Kanun koyucu, TCK 123. madde ile bireyin kişisel huzurunu, sosyal yaşamını ve özel hayatını koruma altına almıştır. Bu düzenleme sayesinde, ısrarlı aramalar, rahatsız edici mesajlar, takip niteliğindeki davranışlar ve benzeri huzur bozucu eylemler cezalandırılarak hem bireysel yaşam alanının hem de toplumsal düzenin korunması amaçlanmaktadır.


Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçuyla Bağlantılı En Çok Aranan Hukuki Konular

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu; ısrarlı arama, mesaj gönderme, rahatsız edici davranışlar, mağdurun huzurunun hedef alınması, tehdit, hakaret, ısrarlı takip ve ceza yargılaması süreci bakımından birlikte değerlendirilmelidir.

İnfaz Yatar Hesaplama Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda ceza, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hesabı. Israrlı Takip Suçu Mağdurun sürekli takip edilmesi, iletişim araçlarıyla rahatsız edilmesi ve güvenlik duygusunun zedelenmesi. Tehdit Suçu Rahatsız edici davranışların mağdurda korku ve endişe oluşturacak tehdit içerikleriyle birlikte değerlendirilmesi. Hakaret Suçu Mesaj, arama veya sosyal medya üzerinden onur kırıcı sözlerle mağdurun kişilik haklarına saldırı. Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Telefon, mesajlaşma ve iletişim içeriklerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi veya paylaşılması. Sosyal Medya Üzerinden Hakaret Suçu Sosyal medya mesajları, yorumlar ve dijital iletişim yoluyla mağdurun huzurunun bozulması.

Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunda cezanın niteliği hapis cezasıdır. Madde kapsamında, sırf mağdurun huzur ve sükûnunu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya benzeri davranışlarla rahatsızlık verilmesi suç olarak kabul edilmiştir. Bu fiili işleyen kişi hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu bakımından öngörülen ceza kısa süreli hapis cezası niteliğinde olduğundan, şartların oluşması hâlinde adlî para cezasına çevirme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi gibi kurumların uygulanması mümkündür. Suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcılığı tarafından soruşturma başlatılır ve yargılama kural olarak asliye ceza mahkemesinde yapılır. Verilen hapis cezasının infazı ise genel infaz hükümlerine göre yerine getirilir; cezanın süresi ve failin kişisel durumu dikkate alınarak koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri değerlendirilebilir.

Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçunda Tutuklama

TCK 123 kapsamında düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunda tutuklama, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesine göre değerlendirilir. Tutuklama bir ceza değil, geçici bir koruma tedbiridir. Bu nedenle yalnızca suç isnadı tutuklama için yeterli değildir; kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ve ayrıca kaçma şüphesi, delilleri karartma ihtimali veya mağdur ya da tanıklar üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi tutuklama nedenlerinin somut olayda mevcut olması gerekir.

Bu suç, katalog suçlar arasında yer almadığından ve ceza üst sınırı düşük olduğundan uygulamada tutuklama tedbirine başvurulması oldukça istisnaidir. Çoğu durumda tutuklama yerine adli kontrol tedbirleri tercih edilebilir. İmza yükümlülüğü, belirli yerlere yaklaşmama, mağdurla iletişim kurmama veya benzeri daha hafif tedbirler, somut olayın özelliklerine göre uygulanabilir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

TCK 123 kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu, şikâyete tabi suçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle mağdurun şikâyeti olmaksızın Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen soruşturma başlatılamaz. Mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunması gerekir. Bu süre içinde şikâyet hakkı kullanılmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

Uzlaşma bakımından bu suç uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturma aşamasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilebilir; tarafların uzlaşması hâlinde kamu davası açılmaz, dava açılmışsa düşme kararı verilebilir. Uzlaşma sağlanamazsa soruşturma veya kovuşturma süreci devam eder. Zamanaşımı bakımından ise suç için öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında dava zamanaşımı süresi genel olarak 8 yıl olarak uygulanır.

Görevli Mahkeme

Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunda görevli mahkeme, suç için öngörülen cezanın miktarı ve niteliği dikkate alınarak belirlenir. TCK 123 kapsamında bu suç için üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünden, yargılama ağır ceza mahkemesinde değil, kural olarak asliye ceza mahkemesinde yapılır.

Görev ve yetkiye ilişkin hususlar Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre değerlendirilir. Kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesi yetkili mahkeme kabul edilir. Mahkeme, failin davranışlarının ısrarlı olup olmadığını, mağdurun huzurunu bozma amacının bulunup bulunmadığını, telefon aramaları, mesajlar, gürültü veya benzeri rahatsız edici eylemlerin sürekliliğini ve dosyadaki delilleri birlikte değerlendirerek karar verir.


Sıkça Sorulan Sorular

TCK 123 kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu nedir?

TCK 123 kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, bir kişiye sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya hukuka aykırı başka davranışlarda bulunulması halinde oluşur. Bu suçta korunan temel hukuki değer, kişinin huzurlu yaşam hakkı, özel hayatı, psikolojik bütünlüğü ve rahatsız edilmeden günlük hayatını sürdürebilme özgürlüğüdür.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu hangi davranışlarla işlenebilir?

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, mağdurun sürekli aranması, mesaj gönderilmesi, kapısına gidilmesi, çevresinde rahatsız edici şekilde bulunulması, gürültü çıkarılması veya mağduru huzursuz etmeye yönelik ısrarlı davranışlarla işlenebilir. Somut olayda ısrar unsuru, failin rahatsız etme amacı, davranışların yoğunluğu ve mağdur üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.

TCK 123 suçu şikâyete tabi midir?

TCK 123 kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, kural olarak şikâyete tabi suçlardandır. Bu nedenle mağdurun kanuni süre içinde şikâyette bulunması gerekir. Ancak somut olayda fiilin ısrarlı takip, tehdit, hakaret veya başka bir suçla birlikte işlenip işlenmediği ayrıca incelenmelidir.