TCK Madde 122, nefret ve ayrımcılık suçunu düzenleyen önemli ceza hukuku hükümlerinden biridir. Bu suç, bir kişinin dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya benzeri nedenlerle ayrımcılığa uğratılması hâlinde gündeme gelir. Nefret ve ayrımcılık suçu, bireylerin toplum içinde eşit, özgür ve insan onuruna uygun şekilde yaşamalarını korumayı amaçlar. Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesi, kişilerin kamuya arz edilmiş hizmetlerden yararlanmasının, işe alınmasının veya ekonomik faaliyetlere katılmasının ayrımcı nedenlerle engellenmesini cezai yaptırıma bağlar.
Madde Metni
Madde 122- (Değişik: 2/3/2014-6529/15 md.)
(1) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle;
a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini,
b) Bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını,
c) Bir kişinin işe alınmasını,
d) Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını,
engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Madde Gerekçesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesi, bireylerin dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya benzeri nedenlerle ayrımcılığa uğramasını önlemek amacıyla düzenlenmiştir. Bu hükümle, herkesin kanun önünde eşit olduğu kabul edilerek kişilerin temel hak ve özgürlüklerden eşit, adil ve insan onuruna uygun şekilde yararlanması ceza hukuku güvencesi altına alınmıştır.
Nefret ve ayrımcılık suçu, kişinin sahip olduğu kimlik, inanç, düşünce veya kişisel özellikler nedeniyle mal ve hizmetlerden yararlanmasının engellenmesi, işe alınmaması, ekonomik faaliyetlerinin kısıtlanması ya da kamuya açık imkânlardan faydalanmasının önüne geçilmesi hâlinde gündeme gelir. Bu tür ayrımcı davranışlar, yalnızca bireyin haklarını ihlal etmekle kalmaz; aynı zamanda toplumsal barışı, eşitlik ilkesini ve birlikte yaşama kültürünü de zedeler.
Kanun koyucu, TCK 122. madde ile ayrımcılığa dayalı fiilleri suç olarak düzenleyerek bireylerin kamu hizmetlerinden, ekonomik faaliyetlerden ve sosyal yaşamın sunduğu imkânlardan eşit biçimde yararlanmasını amaçlamıştır. Böylece insan onurunun korunması, ayrımcı uygulamaların önlenmesi ve toplumda eşitlik ilkesinin etkin şekilde uygulanması hedeflenmiştir.
Nefret ve Ayrımcılık Suçuyla Bağlantılı En Çok Aranan Hukuki Konular
Nefret ve ayrımcılık suçu; kişinin dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığı nedeniyle mal ve hizmetten yararlanmasının engellenmesiyle ilgilidir. Bu suç; tehdit, cebir, kamu hizmetlerinden yararlanma hakkı, hakaret ve ceza hukuku süreçleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesinde düzenlenen nefret ve ayrımcılık suçunda cezanın niteliği hapis cezasıdır. Madde kapsamında bir kimsenin dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep gibi nedenlerle mal veya hizmetten yararlanmasının engellenmesi, işe alınmasının reddedilmesi, ekonomik faaliyette bulunmasının kısıtlanması ya da kamuya açık hizmetlerden faydalanmasının önüne geçilmesi suç olarak kabul edilmiştir. Bu fiilleri işleyen kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Yargılama bakımından nefret ve ayrımcılık suçunda görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Suç, şikâyete tabi olmadığından soruşturma ve kovuşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen yürütülür. İnfaz rejimi açısından ise verilen hapis cezasının süresi, failin sabıkası ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri değerlendirilebilir.
Nefret ve Ayrımcılık Suçunda Tutuklama
TCK 122 kapsamında düzenlenen nefret ve ayrımcılık suçunda tutuklama, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesine göre değerlendirilir. Tutuklama bir ceza değil, geçici bir koruma tedbiridir. Bu nedenle yalnızca suç isnadı tutuklama için yeterli değildir; kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması gerekir.
Bunun yanında kaçma şüphesi, delilleri yok etme veya değiştirme ihtimali, mağdur ya da tanıklar üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi somut tutuklama nedenlerinden birinin mevcut olması aranır. Nefret ve ayrımcılık suçu, katalog suçlar arasında yer almadığından uygulamada çoğu durumda tutuklama yerine adli kontrol tedbirleri değerlendirilir. Yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü, belirli yerlere gitmeme veya mağdura yaklaşmama gibi tedbirler somut olayın özelliklerine göre uygulanabilir.
Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
TCK 122 nefret ve ayrımcılık suçu, şikâyete tabi suçlardan değildir. Suçun işlendiğine ilişkin ihbar, delil veya yeterli şüphe bulunması hâlinde Cumhuriyet savcılığı re’sen soruşturma başlatır. Bu nedenle mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, kamu davasının kendiliğinden düşmesine neden olmaz.
Uzlaşma bakımından nefret ve ayrımcılık suçu uzlaştırma kapsamında yer almaz. Bu nedenle tarafların anlaşması, soruşturma veya kovuşturmanın sona ermesini sağlamaz. Zamanaşımı bakımından ise suç için öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında dava zamanaşımı süresi genel olarak 8 yıl olarak uygulanır. Bu süre içinde soruşturma veya kovuşturma yapılmazsa kamu davası düşebilir.
Görevli Mahkeme
Nefret ve ayrımcılık suçunda görevli mahkeme, suç için öngörülen cezanın miktarı ve niteliği dikkate alınarak belirlenir. TCK 122 kapsamında fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünden, bu suç ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmez.
Bu nedenle yargılama kural olarak asliye ceza mahkemesinde yapılır. Soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür; yeterli şüphe oluşması hâlinde düzenlenen iddianamenin kabulüyle kovuşturma asliye ceza mahkemesinde devam eder. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Sıkça Sorulan Sorular
TCK 122 nefret ve ayrımcılık suçu nedir?
TCK 122 nefret ve ayrımcılık suçu, kişinin dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya benzeri nedenlerle hukuka aykırı şekilde ayrımcılığa uğraması halinde oluşur. Bu suçta korunan temel hukuki değer, bireyin eşitlik hakkı, insan onuru, ayrımcılığa uğramama hakkı ve toplumsal yaşamda eşit muamele görme güvencesidir.
Nefret ve ayrımcılık suçu hangi davranışlarla işlenebilir?
Nefret ve ayrımcılık suçu, bir kişiye mal veya hizmet satılmaması, kamuya arz edilmiş bir hizmetten yararlanmasının engellenmesi, işe alınmasının önlenmesi ya da ekonomik faaliyette bulunmasının hukuka aykırı şekilde sınırlandırılması gibi davranışlarla meydana gelebilir. Somut olayda ayrımcılık nedeni, failin kastı, mağdurun hangi haktan mahrum bırakıldığı ve fiilin sosyal yaşama etkisi birlikte değerlendirilir.
TCK 122 suçu şikâyete tabi midir?
TCK 122 nefret ve ayrımcılık suçu, kural olarak şikâyete tabi olmayan suçlardandır ve Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen soruşturulabilir. Bu nedenle mağdurun ayrıca şikâyeti bulunmasa dahi, suçun öğrenilmesi halinde ceza soruşturması başlatılabilir ve ayrımcılık içeren fiil ceza hukuku kapsamında incelenir.

