Evlilik içinde fiziksel şiddet, psikolojik baskı, hakaret, tehdit, ekonomik kısıtlama, cinsel ilişkiye zorlama veya sürekli aşağılayıcı davranışlara maruz kalan eş için boşanma davası yalnızca evliliği sona erdiren bir dava değildir. Aynı zamanda mağdur eşin korunması, çocukların üstün yararının güvence altına alınması, maddi ve manevi zararların giderilmesi ve şiddet uygulayan eşin kusurunun mahkeme önünde ortaya konulması bakımından önemli bir hukuki süreçtir.

Türk hukukunda şiddet nedeniyle boşanma davası, çoğu durumda Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenen “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebine dayanır. Ancak şiddetin ağırlığına göre TMK m.162 kapsamında “hayata kast, pek kötü davranış veya ağır derecede onur kırıcı davranış” özel boşanma sebebi de gündeme gelebilir. TMK m.162’de, eşlerden birinin diğer eşin hayatına kastetmesi, ona pek kötü davranması veya ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunması halinde boşanma davası açabileceği düzenlenmiştir. Bu özel sebepte dava hakkı, öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde olaydan itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır; affeden tarafın dava hakkı bulunmaz.

Uygulamada en çok sorulan sorular şunlardır: “Eşim bana bir kere vurdu, boşanma sebebi olur mu?”, “Psikolojik şiddet boşanma davasında ispatlanabilir mi?”, “Ekonomik şiddet nedeniyle tazminat alınır mı?”, “Uzaklaştırma kararı boşanma davasını etkiler mi?”, “Şiddet gören eş velayeti alabilir mi?” Bu soruların tamamında temel mesele, şiddetin türü, delillerin gücü, kusur durumu ve mağdur eşin korunma ihtiyacıdır.

6284 sayılı Kanun da şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının korunması amacıyla tedbir kararlarına ilişkin usul ve esasları düzenler. Bu nedenle şiddet nedeniyle boşanma davası açılırken yalnızca boşanma talebi değil; uzaklaştırma, iletişim yasağı, müşterek konuttan uzaklaştırma, geçici velayet, tedbir nafakası ve tazminat talepleri de birlikte değerlendirilmelidir.

Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?

Şiddet nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin diğer eşe karşı fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel veya sosyal şiddet uygulaması sebebiyle açılan çekişmeli boşanma davasıdır. Bu dava, çoğunlukla evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanır.

Şiddet içeren davranışlar, evlilik ilişkisinde güveni, saygıyı, ortak yaşam iradesini ve eşlerin kişilik haklarını ağır biçimde zedeler. Bu nedenle mahkeme, şiddetin varlığını tespit ettiğinde kusur değerlendirmesinde şiddet uygulayan eşi ağır kusurlu kabul edebilir.

Tek Bir Şiddet Olayı Boşanma İçin Yeterli midir?

Evet. Şiddetin mutlaka sürekli olması gerekmez. Tek bir ciddi fiziksel şiddet, ölüm tehdidi, ağır hakaret, boğaz sıkma, darp, yaralama veya eşin onurunu ağır biçimde zedeleyen davranış boşanma sebebi olabilir.

Önemli olan olayın evlilik birliğini ortak hayatın devamı beklenemeyecek derecede sarsıp sarsmadığıdır. Bir eşin diğer eşe karşı şiddet uygulaması, çoğu durumda evlilik birliğinin devamını mağdur eş bakımından çekilmez hale getirir.

Boşanmada Şiddet Türleri Nelerdir?

Şiddet yalnızca darp veya yaralama değildir. Aile hukuku uygulamasında şiddet geniş yorumlanır. Mevcut metindeki sınıflandırma korunarak daha SEO uyumlu şekilde şu başlıklarla kullanılabilir:

Fiziksel Şiddet Nedeniyle Boşanma

Fiziksel şiddet; vurma, itme, boğaz sıkma, saç çekme, eşya fırlatma, yaralama, eve kilitleme, darp, bedensel bütünlüğe zarar verme veya zarar verme tehdidi içeren davranışlardır. Fiziksel şiddet varsa adli rapor, hastane kaydı, kolluk tutanağı, fotoğraf, kamera kaydı ve tanık anlatımları güçlü delil niteliği taşıyabilir.

Psikolojik Şiddet Nedeniyle Boşanma

Psikolojik şiddet; sürekli hakaret, aşağılama, küçük düşürme, tehdit, kıskançlık bahanesiyle baskı kurma, telefon kontrolü, sosyal çevreden izole etme, aileyle görüştürmeme, ev içinde korku iklimi oluşturma gibi davranışları kapsar.

Psikolojik şiddet her zaman fiziksel iz bırakmaz. Bu nedenle mesaj kayıtları, WhatsApp yazışmaları, ses kayıtlarının hukuka uygunluk durumu, tanık beyanları, sosyal medya içerikleri ve psikolojik destek kayıtları önem kazanır.

Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma

Ekonomik şiddet; eşin çalışmasına engel olunması, gelirine el konulması, evin temel ihtiyaçları için para verilmemesi, kredi kartının baskı aracı yapılması, eşin sürekli borçlandırılması, ekonomik bağımlılık yaratılması veya malvarlığının diğer eşten kaçırılması şeklinde ortaya çıkabilir.

Ekonomik şiddet, boşanma davasında kusur değerlendirmesine etki edebilir. Ayrıca mağdur eş lehine tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerini güçlendirebilir.

Cinsel Şiddet Nedeniyle Boşanma

Cinsel şiddet; rıza dışı cinsel ilişkiye zorlama, cinsel baskı, aşağılayıcı cinsel davranışlar, tehdit yoluyla cinsel birliktelik talebi veya eşin bedensel dokunulmazlığını ihlal eden fiiller şeklinde görülebilir. Bu tür iddialarda mahremiyet, delil güvenliği ve ceza soruşturması boyutu ayrıca dikkatle ele alınmalıdır.

Sosyal Şiddet ve İzolasyon Nedeniyle Boşanma

Sosyal şiddet; eşin ailesiyle, arkadaşlarıyla, iş çevresiyle veya sosyal hayatıyla bağının koparılmasıdır. “Dışarı çıkamazsın”, “ailenle görüşemezsin”, “telefonunu bana göstereceksin” gibi davranışlar evlilik içinde kontrol ve baskı ilişkisi yaratıyorsa boşanma sebebi olarak ileri sürülebilir.

Şiddet Nedeniyle Boşanmanın Hukuki Dayanakları

Şiddet nedeniyle boşanma davasında iki temel hukuki dayanak öne çıkar: TMK m.166 ve TMK m.162.

TMK m.166 Kapsamında Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

Şiddet olayları çoğu zaman TMK m.166/1 kapsamında değerlendirilir. Bu maddeye göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa boşanma kararı verilebilir.

Şiddet uygulayan eşin davranışları; güveni, sadakati, saygıyı, huzuru ve ortak yaşam iradesini ortadan kaldırdığı için evlilik birliğini temelinden sarsan ağır kusurlu davranış niteliği taşır.

TMK m.162 Kapsamında Pek Kötü Davranış ve Onur Kırıcı Davranış

Şiddet çok ağır nitelikteyse, TMK m.162 kapsamında özel boşanma sebebi gündeme gelir. Hayata kast, pek kötü davranış veya ağır derecede onur kırıcı davranış halinde dava açılabilir. Bu madde bakımından dikkat edilmesi gereken en önemli nokta sürelerdir: mağdur eş, olayı öğrendiği tarihten itibaren altı ay ve her hâlde olaydan itibaren beş yıl içinde dava açmalıdır. Affetme varsa aynı olaya dayalı dava hakkı kaybedilebilir.

Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasında Deliller

Şiddet iddiasının ispatı, davanın sonucunu doğrudan etkiler. Mahkeme yalnızca iddiaya değil, bu iddiayı destekleyen delillere bakar.

Hangi Deliller Kullanılabilir?

Şiddet nedeniyle boşanma davasında şu deliller kullanılabilir:

Adli raporlar, hastane kayıtları, darp raporu, kolluk tutanakları, savcılık soruşturma evrakı, uzaklaştırma kararı, 6284 tedbir dosyaları, WhatsApp ve SMS yazışmaları, sosyal medya mesajları, fotoğraflar, kamera kayıtları, komşu ve aile tanıkları, okul rehberlik kayıtları, psikolojik destek kayıtları, banka hareketleri ve ekonomik baskıyı gösteren belgeler.

Tanık Beyanı Yeterli Olur mu?

Bazı olaylarda tanık beyanı çok önemlidir. Özellikle ev içinde yaşanan şiddet olayları çoğu zaman dışarıdan doğrudan görülmez. Ancak olay sonrası mağdurun hali, komşuların duyduğu bağırma sesleri, yakın çevreye yapılan anlatımlar, kolluk başvuruları ve hastane kayıtları birlikte değerlendirildiğinde güçlü bir ispat zinciri kurulabilir.

Ses Kaydı ve Mesajlar Delil Olur mu?

Mesajlar, e-postalar ve sosyal medya yazışmaları çoğu durumda delil olarak ileri sürülebilir. Ses kaydı konusunda ise hukuka uygunluk ayrıca değerlendirilmelidir. Kişinin kendisine yönelen ani bir saldırı, tehdit veya hakareti başka türlü ispat etme imkânı bulunmadığı hallerde alınan kayıtlar somut olaya göre değerlendirilebilir. Ancak her kayıt otomatik olarak hukuka uygun kabul edilmez.

Şiddet Gören Eş Uzaklaştırma Kararı Alabilir mi?

Evet. Şiddet gören veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan eş, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir talep edebilir. 6284 sayılı Kanun’un amacı, şiddete uğrayan veya şiddet tehlikesi altında bulunan kişilerin korunması ve şiddetin önlenmesine ilişkin tedbirlerin düzenlenmesidir.

6284 Kapsamında Hangi Tedbirler İstenebilir?

Uzaklaştırma kararı, müşterek konuttan uzaklaştırma, iletişim yasağı, mağdurun bulunduğu yere yaklaşmama, çocukla kişisel ilişkinin sınırlandırılması, geçici koruma, geçici maddi yardım, tedbir nafakası ve gerekli hallerde kimlik veya adres bilgilerinin gizlenmesi gibi tedbirler talep edilebilir.

Uzaklaştırma Kararı Boşanma Davasını Etkiler mi?

Uzaklaştırma kararı tek başına boşanma sebebini kesin olarak ispatlamaz; ancak boşanma dosyasında önemli bir delil olarak değerlendirilebilir. Özellikle kolluk başvurusu, darp raporu, tanık beyanı ve mesaj kayıtlarıyla birlikte sunulduğunda şiddet iddiasını güçlendirir.

Şiddet Nedeniyle Boşanmada Tazminat

Şiddet uygulayan eş, kusurlu davranışı nedeniyle mağdur eşin kişilik haklarını ihlal etmiş olabilir. Bu durumda mağdur eş, maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?

Evet. Fiziksel şiddet, tehdit, ağır hakaret, cinsel şiddet, psikolojik baskı ve ekonomik şiddet kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyorsa mağdur eş lehine manevi tazminata hükmedilebilir.

Maddi Tazminat Talep Edilebilir mi?

Şiddet nedeniyle boşanma, mağdur eşin mevcut veya beklenen menfaatlerini zedelemişse maddi tazminat talep edilebilir. Örneğin evlilik nedeniyle ekonomik düzeni bozulan, çalışması engellenen, gelir kaybına uğrayan veya boşanma sebebiyle mali zarara uğrayan eş, koşulları varsa maddi tazminat isteyebilir.

Şiddet Nedeniyle Boşanmada Velayet

Şiddet iddiası bulunan boşanma davalarında velayet değerlendirmesi yapılırken çocuğun üstün yararı esas alınır. Mahkeme, yalnızca anne veya babanın talebine değil; çocuğun güvenliği, psikolojik gelişimi, bakım düzeni, şiddete tanıklık edip etmediği ve ebeveynlerin çocuğa yaklaşımına bakar.

Şiddet Uygulayan Eş Velayeti Alabilir mi?

Şiddet uygulayan eşin velayeti alması her dosyada imkânsız değildir; ancak şiddet, çocuğun güvenliğini veya psikolojik gelişimini etkiliyorsa velayet değerlendirmesinde ciddi şekilde aleyhe sonuç doğurabilir. Çocuğun şiddete doğrudan maruz kalması veya şiddete tanıklık etmesi mahkeme açısından önemlidir.

Kişisel İlişki Sınırlandırılabilir mi?

Evet. Şiddet riski varsa çocukla kişisel ilişki refakatçi eşliğinde, belirli gün ve saatlerle, uzman gözetiminde veya daha sınırlı şekilde kurulabilir. Ağır risk hallerinde kişisel ilişkinin geçici olarak kaldırılması dahi gündeme gelebilir.

Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Şiddet nedeniyle boşanma davası, aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.

Dava Dilekçesinde Neler Olmalı?

Dava dilekçesinde şiddet olayları tarih sırasına göre anlatılmalı, her olay mümkün olduğunca somutlaştırılmalı, deliller açıkça belirtilmeli, varsa 6284 tedbirleri, savcılık başvuruları, darp raporları ve tanıklar gösterilmelidir.

Dilekçede şu talepler birlikte değerlendirilebilir:

Boşanma, velayet, tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddi tazminat, manevi tazminat, ziynet alacağı, mal rejiminden kaynaklanan haklar, uzaklaştırma ve koruyucu tedbir talepleri.

Önce Uzaklaştırma mı, Boşanma Davası mı?

Somut olayın aciliyetine göre değişir. Can güvenliği riski varsa öncelikle 6284 kapsamında koruma ve uzaklaştırma talep edilmesi gerekebilir. Ancak uzaklaştırma kararı alınması, ayrıca boşanma davası açılmasına engel değildir.

Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasında Sık Yapılan Hatalar

Şiddet nedeniyle boşanma davalarında en büyük hata, olayların genel ifadelerle anlatılmasıdır. “Bana şiddet uyguladı”, “sürekli hakaret etti”, “ekonomik baskı yaptı” gibi soyut cümleler tek başına yeterli olmayabilir.

Olayları Tarih ve Delille Anlatmamak

Dilekçede olay tarihi, yer, olayın nasıl gerçekleştiği, kimlerin gördüğü, olay sonrası hangi başvuruların yapıldığı açıkça yazılmalıdır.

Sadece Duygusal Anlatımla Yetinmek

Boşanma davası hukuki bir süreçtir. Bu nedenle mağduriyet elbette anlatılmalıdır; ancak her iddia delil, tanık, belge veya somut olay örgüsüyle desteklenmelidir.

6284 Dosyasını Boşanma Dosyasına Sunmamak

Uzaklaştırma kararı, kolluk başvurusu veya savcılık dosyası varsa bunların boşanma davasında delil olarak sunulması gerekir. Aksi halde mahkeme bu dosyalardan kendiliğinden haberdar olmayabilir.

İzmir’de Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası ve Hukuki Süreç

İzmir’de eşinden şiddet gören, tehdit edilen, hakarete uğrayan, ekonomik baskı altında tutulan veya psikolojik şiddet nedeniyle evliliğini sürdüremeyen kişiler için şiddet nedeniyle boşanma davası, aile mahkemeleri nezdinde açılan çekişmeli boşanma davalarından biridir. Özellikle İzmir boşanma avukatı”, “İzmir’de şiddet nedeniyle boşanma davası nasıl açılır”, “eşim bana şiddet uyguladı boşanabilir miyim”, “uzaklaştırma kararı boşanma davasını etkiler mi”, “psikolojik şiddet boşanma sebebi midir” ve “ekonomik şiddet nedeniyle tazminat alınır mı” gibi aramalar, bu davalarda en sık karşılaşılan hukuki sorunlara işaret eder. İzmir, Bayraklı, Bornova, Karşıyaka, Konak, Buca, Karabağlar, Çiğli, Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe, Gaziemir ve çevre ilçelerde yaşayan kişiler bakımından dava sürecinde yalnızca boşanma talebi değil; 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı, iletişim yasağı, müşterek konuttan uzaklaştırma, tedbir nafakası, velayet, çocukla kişisel ilişkinin sınırlandırılması, maddi ve manevi tazminat talepleri de birlikte değerlendirilmelidir.

Şiddet nedeniyle boşanma davasında darp raporu, hastane kaydı, kolluk başvurusu, savcılık şikâyeti, koruma kararı, WhatsApp yazışmaları, SMS kayıtları, sosyal medya mesajları, fotoğraflar ve tanık beyanları delil olarak önem taşır. Bu nedenle İzmir’de boşanma davası açmayı düşünen şiddet mağduru eşlerin, dava öncesinde hem can güvenliği bakımından gerekli tedbirleri alması hem de boşanma dosyasında kullanılacak delilleri düzenli şekilde hazırlaması gerekir.

Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasında Sonuç

Şiddet, Türk aile hukukunda evlilik birliğini sürdürülemez hale getiren en ağır kusurlu davranışlardan biridir. Fiziksel şiddet kadar psikolojik, ekonomik, cinsel ve sosyal şiddet de boşanma davasında dikkate alınabilir. Şiddet gören eş; boşanma, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat, uzaklaştırma ve koruma tedbirlerini birlikte talep edebilir.

Bu nedenle şiddet nedeniyle boşanma davası açılmadan önce olayların somutlaştırılması, delillerin korunması, 6284 tedbirlerinin değerlendirilmesi ve dava dilekçesinin güçlü bir hukuki kurgu ile hazırlanması gerekir. Doğru delil stratejisiyle yürütülen bir boşanma davası, yalnızca evliliğin sona ermesini değil; mağdur eşin ve varsa çocukların güvenliğinin sağlanmasını da hedefler.


Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Şiddet nedeniyle boşanma davası, deliller, tazminat, velayet ve koruma tedbirleri hakkında en çok merak edilen sorular.

Evet. Evlilik içinde fiziksel, psikolojik, ekonomik veya cinsel şiddete maruz kalan eş, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca boşanma davası açabilir. Şiddet, evlilik birliğini temelinden sarsan ağır bir kusur olarak kabul edilir.

Evet. Yargıtay uygulamasında, evlilik birliğini çekilmez hale getiren tek bir ciddi şiddet eylemi dahi boşanma sebebi olarak kabul edilebilir. Şiddetin mutlaka sürekli veya tekrarlanan nitelikte olması gerekmez.

Evet. Darp raporu güçlü bir delil olmakla birlikte tek delil değildir. Tanık beyanları, kolluk tutanakları, mesaj kayıtları, sosyal medya yazışmaları, hastane kayıtları ve diğer hukuka uygun delillerle de şiddet olgusu ispatlanabilir.

Evet. Sürekli hakaret, aşağılama, tehdit, baskı kurma, sosyal çevreden izole etme, değersizleştirme ve sistematik kontrol davranışları psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilir. Bu davranışlar evlilik birliğini temelinden sarsıyorsa boşanma sebebi oluşturur.

Evet. Eşin çalışmasına engel olmak, gelirini kontrol etmek, evin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamamak, ekonomik baskı kurmak veya eşin maddi bağımsızlığını ortadan kaldırmak ekonomik şiddet sayılabilir. Ekonomik şiddet de boşanma ve tazminat taleplerinde dikkate alınır.

Evet. Şiddete maruz kalan eş, şartları oluşmuşsa maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Şiddet eylemi kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığından, mahkeme kusur durumu ve olayın ağırlığına göre tazminata hükmedebilir.

Velayet konusunda temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Şiddet uygulayan eşin davranışları çocuğun fiziksel, ruhsal veya duygusal gelişimini olumsuz etkiliyorsa, bu durum velayet değerlendirmesinde aleyhe sonuç doğurabilir.

Evet. Şiddet mağduru eş, 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma, iletişim yasağı, eve yaklaşmama ve benzeri koruma tedbirleri talep edebilir. Bu tedbirler boşanma davasından bağımsız olarak da istenebilir.

Davanın süresi mahkemenin iş yoğunluğuna, delillerin toplanma hızına, tanık sayısına ve tarafların usul işlemlerine göre değişir. Şiddet iddiası bulunan çekişmeli boşanma davaları çoğu zaman delil incelemesi gerektirdiğinden birkaç ay ile birkaç yıl arasında sürebilir.

Şiddet nedeniyle boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.