İş kazası tazminat hesaplama, iş kazası geçiren işçinin veya ölüm hâlinde yakınlarının ne kadar maddi tazminat talep edebileceğini yaklaşık olarak görebilmesi için yapılan ön değerlendirmedir. İş kazası sonrası en çok araştırılan konuların başında “iş kazası tazminatı ne kadar çıkar”, “maluliyet oranı tazminatı nasıl etkiler”, “SGK ödemesi tazminattan düşülür mü”, “işveren kusurluysa tazminat artar mı” ve “destekten yoksun kalma tazminatı nasıl hesaplanır” soruları gelir.

Ancak iş kazası tazminatı yalnızca aylık maaş üzerinden hesaplanmaz. İşçinin yaşı, net geliri, kaza tarihi, hesap tarihi, sürekli iş göremezlik oranı, geçici iş göremezlik süresi, kusur oranı, SGK tarafından yapılan ödemeler, aktif dönem, pasif dönem ve bilirkişi hesap yöntemi birlikte değerlendirilir. Bu nedenle basit maaş çarpımıyla yapılan hesaplar çoğu zaman gerçek dava değerini göstermez.

İzmir’de iş kazası tazminat davası açmayı düşünen kişiler açısından özellikle kusur raporu, maluliyet raporu, SGK peşin sermaye değeri, gerçek ücret araştırması ve bilirkişi raporuna itiraz süreci büyük önem taşır. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması, koruyucu ekipman sağlamaması, eğitim vermemesi veya denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde tazminat hesabı doğrudan etkilenebilir.

Bu sayfadaki iş kazası tazminat hesaplama aracı, sürekli iş göremezlik ve ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı bakımından yaklaşık bir fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır. Araç; yaş, ücret, kusur, maluliyet, SGK mahsubu ve aktif-pasif dönem ayrımını dikkate alarak ön hesap yapar. Nihai dava değeri ise mahkeme dosyasındaki delillere, bilirkişi raporuna ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir.


İş Kazası Tazminat Hesaplama Aracı

Bu araç; iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik veya ölüm hâlinde yaklaşık maddi tazminat hesabı yapar. Hesaplama; yaş, ücret, kaza tarihi, hesap tarihi, maluliyet, kusur, geçici iş göremezlik ve SGK ödemeleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Sonuçlar yaklaşık niteliktedir. Mahkeme, bilirkişi raporu, kusur raporu, maluliyet raporu, SGK peşin sermaye değeri ve gerçek ücret araştırmasına göre farklı sonuç oluşabilir.

Genel Bilgiler

Hesaplama; kaza tarihi ile hesap tarihi arasını işlemiş dönem, hesap tarihinden sonraki kısmı ise işleyecek aktif/pasif dönem olarak yaklaşık şekilde ayırır.

Sürekli İş Göremezlik Bilgileri

Not: Geçici iş göremezlik zararı ayrı, sürekli iş göremezlik zararı ayrı hesaplanır. SGK tarafından yapılan ödemeler yaklaşık mahsup kalemi olarak düşülür.

Ölüm / Destekten Yoksun Kalma Bilgileri

Destekten yoksun kalma hesabında pay dağılımı yaklaşık yapılır. Eş ve çocukların fiili destek ilişkisi, yaşları, eğitim durumu, evlenme ihtimali, anne-baba desteği ve somut dosya özellikleri bilirkişi tarafından ayrıca değerlendirilir.

Bu robot kesin dava değeri veya bilirkişi raporu yerine geçmez; yalnızca ön değerlendirme sağlar.

Yaklaşık Hesap Sonucu

Yaklaşık Net Maddi Tazminat 0 ₺
SGK Mahsubu Öncesi Yaklaşık Zarar 0 ₺
Hesap KalemiDeğer
Uyarı: Manevi tazminat bu hesaplamaya dahil değildir. Manevi tazminat; olayın ağırlığı, kusur durumu, maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, iş güvenliği ihlalinin niteliği ve hâkimin takdirine göre ayrıca değerlendirilir.

İş Kazası Tazminat Hesaplama Nasıl Yapılır?

İş kazası tazminat hesaplama, yalnızca işçinin aylık maaşının belirli bir katsayıyla çarpılması değildir. Hesaplamada öncelikle işçinin kaza tarihindeki yaşı, net geliri, çalışma gücü kaybı, kusur oranı, SGK tarafından yapılan ödemeler ve aktif-pasif dönem ayrımı dikkate alınır. Bu nedenle aynı maaşı alan iki işçinin tazminatı, maluliyet oranı veya kusur durumu farklıysa tamamen değişebilir.

İş kazası geçiren bir işçi açısından tazminat hesabının temel amacı, kaza nedeniyle oluşan gelir kaybının belirlenmesidir. Örneğin işçi sürekli iş göremez hâle gelmişse, meslekte kazanma gücü kaybı oranı hesaplamada belirleyici olur. İşçi vefat etmişse bu kez destekten yoksun kalan eş, çocuk, anne veya baba yönünden ayrı değerlendirme yapılır.

İş kazası tazminatı hesaplanırken mahkeme dosyasında genellikle kusur raporu, maluliyet raporu ve aktüerya bilirkişi raporu alınır. Bu raporların her biri tazminat miktarını doğrudan etkiler. Kusur oranı düşük belirlenirse veya gerçek ücret eksik değerlendirilirse, hesaplanan tazminat da olması gerekenden düşük çıkabilir.

İş Kazası Tazminat Hesabında Dikkate Alınan Başlıca Unsurlar

İş kazası tazminat hesabında işçinin gerçek net ücreti, yaşı, cinsiyeti, çalışma süresi, maluliyet oranı, işveren kusuru, işçinin kendi kusuru, geçici iş göremezlik süresi, sürekli iş göremezlik oranı, SGK tarafından bağlanan gelir ve yapılan ödemeler birlikte değerlendirilir.

Bunun yanında kazanın meydana geldiği iş kolu da önemlidir. İnşaat kazası, fabrika kazası, tersane kazası, liman kazası, forklift kazası, makine kazası, elektrik çarpması, yüksekten düşme veya servis kazası gibi olaylarda kusur değerlendirmesi farklı teknik verilere dayanabilir.

Özellikle Aliağa, Torbalı, Kemalpaşa, Çiğli, Menemen ve Bornova gibi sanayi yoğun bölgelerde meydana gelen iş kazalarında, işyerinin tehlike sınıfı, iş güvenliği uzmanı raporları, eğitim tutanakları, kişisel koruyucu donanım kayıtları ve risk değerlendirme belgeleri ayrıca incelenmelidir.


İzmir İş Kazası Tazminat Davalarında Süreç Nasıl İşler?

İzmir’de meydana gelen iş kazalarında dava süreci, kazanın niteliğine ve tarafların durumuna göre farklı mahkemelerde gündeme gelebilir. İş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri çoğunlukla iş mahkemelerinde görülür. Ancak olayın aynı zamanda ceza hukuku yönü varsa, işveren veya sorumlu kişiler hakkında savcılık soruşturması ve ceza davası da söz konusu olabilir.

İzmir’de iş kazası dosyalarında en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar; işverenin kusuru, işçinin gerçek maaşı, maluliyet oranı, SGK bildiriminin yapılıp yapılmadığı, kazanın gerçekten iş kazası sayılıp sayılmayacağı ve bilirkişi hesap raporunun doğru olup olmadığı konularında ortaya çıkar.

Bayraklı, Bornova, Karşıyaka, Konak, Buca, Çiğli ve Gaziemir gibi merkez ilçelerde hizmet, inşaat, üretim, depo ve lojistik kaynaklı iş kazaları görülebilir. Aliağa’da ağır sanayi, rafineri, liman, tersane ve demir-çelik sektörlerinde; Torbalı ve Kemalpaşa’da fabrika, organize sanayi ve üretim tesislerinde; Menemen ve Menderes’te sanayi, tarım ve lojistik faaliyetlerinde iş kazası dosyaları farklı teknik incelemeler gerektirebilir.

Aliağa İş Kazası Tazminat Hesaplama

Aliağa, İzmir’de iş kazası riskinin yüksek olduğu bölgelerden biridir. Rafineri, liman, tersane, ağır sanayi, demir-çelik ve enerji tesislerinde meydana gelen iş kazalarında kusur değerlendirmesi çoğu zaman teknik bilirkişi incelemesine bağlıdır. Yüksekten düşme, patlama, yanık, uzuv kaybı, makine kazası, kimyasal maruziyet veya gemi/liman faaliyetlerinden kaynaklanan kazalarda tazminat hesabı dikkatli yapılmalıdır.

Aliağa iş kazası tazminat hesaplama sürecinde yalnızca maaş ve maluliyet oranı değil, işyerindeki risk değerlendirme raporları, iş güvenliği eğitimleri, vardiya düzeni, koruyucu ekipman kullanımı ve olay sonrası tutanaklar da önem taşır. Ağır sanayi kazalarında maluliyet oranı yüksek olabileceği için hesaplanan maddi ve manevi tazminat miktarı da ciddi seviyelere ulaşabilir.

Torbalı İş Kazası Tazminat Hesaplama

Torbalı’da fabrika, depo, üretim tesisi, lojistik merkezi ve organize sanayi faaliyetleri nedeniyle iş kazası dosyaları sıkça gündeme gelebilir. Makineye el kaptırma, forklift kazası, pres makinesi kazası, yük düşmesi, elektrik çarpması, servis kazası veya üretim hattında meydana gelen yaralanmalar tazminat hesabı bakımından ayrı değerlendirilmelidir.

Torbalı iş kazası tazminat hesaplama sürecinde gerçek ücretin belirlenmesi özellikle önemlidir. Bazı dosyalarda bordroda gösterilen ücret ile işçinin fiilen aldığı ücret farklı olabilir. Bu durumda banka kayıtları, tanık anlatımları, emsal ücret araştırması ve meslek odası yazıları tazminat miktarını doğrudan etkileyebilir.

Kemalpaşa İş Kazası Tazminat Hesaplama

Kemalpaşa, İzmir’de sanayi ve lojistik faaliyetlerinin yoğun olduğu ilçelerden biridir. Bu nedenle Kemalpaşa’da meydana gelen iş kazalarında fabrika, depo, taşıma, yükleme-boşaltma, üretim hattı ve servis kazaları öne çıkar. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, bu tür dosyalarda temel tartışma konusudur.

Kemalpaşa iş kazası tazminat davalarında kusur oranı, iş güvenliği uzmanı raporları ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Eğer işçiye gerekli eğitim verilmemişse, koruyucu ekipman sağlanmamışsa, makine koruma sistemleri eksikse veya işyerinde risk değerlendirmesi yapılmamışsa işverenin kusuru artabilir. Bu da hesaplanacak tazminat miktarını doğrudan etkiler.


İş Kazasında Maluliyet Oranı Tazminatı Nasıl Etkiler?

Maluliyet oranı, iş kazası tazminat hesaplamasının en kritik unsurlarından biridir. Sürekli iş göremezlik oranı ne kadar yüksekse, işçinin gelecekteki gelir kaybı da o ölçüde artar. Örneğin yüzde 10 maluliyet ile yüzde 40 maluliyet arasında hesaplanan maddi tazminat bakımından ciddi fark oluşur.

Ancak maluliyet oranının doğru belirlenmesi gerekir. Her yaralanma otomatik olarak yüksek tazminat doğurmaz. Yaralanmanın işçinin mesleğine etkisi, kalıcı hasar bırakıp bırakmadığı, çalışma gücünü ne kadar azalttığı ve sağlık kurulu raporunun içeriği dikkatle incelenmelidir.

Maluliyet Raporuna İtiraz Edilebilir mi?

Evet. İş kazası dosyasında alınan maluliyet raporu eksik, hatalı veya çelişkili ise rapora itiraz edilebilir. Özellikle işçinin şikayetleri tam değerlendirilmemişse, branş muayeneleri eksik yapılmışsa veya rapor ile mevcut sağlık durumu arasında uyumsuzluk varsa yeniden rapor alınması talep edilebilir.

Maluliyet oranı düşük belirlenirse tazminat miktarı da düşük çıkar. Bu nedenle iş kazası tazminat davasında yalnızca hesap raporu değil, hesaplamanın dayandığı sağlık raporu da dikkatle incelenmelidir.


İş Kazasında Kusur Oranı Tazminatı Nasıl Etkiler?

İş kazası tazminatında kusur oranı, hesaplanan zararın hangi oranda işverene yükletileceğini belirler. Eğer kazanın meydana gelmesinde işverenin kusuru yüksekse, işçinin talep edebileceği tazminat da buna göre artar. Buna karşılık işçinin kendi kusuru bulunduğu kabul edilirse, hesaplanan tazminattan indirim yapılabilir.

Kusur raporlarında işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alıp almadığı, işçiye eğitim verip vermediği, koruyucu ekipman sağlayıp sağlamadığı, denetim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve işyerindeki riskleri önceden değerlendirip değerlendirmediği incelenir.

Kusur Raporuna İtiraz Neden Önemlidir?

Kusur raporu hatalıysa tazminat hesabı da hatalı olur. Örneğin işverenin alması gereken güvenlik önlemleri yeterince araştırılmadan işçiye yüksek kusur verilirse, hesaplanan tazminat gerçeğin çok altında kalabilir. Bu nedenle kusur raporuna itiraz, iş kazası tazminat davasının en önemli aşamalarından biridir.

İnşaatta düşme, makine kazası, elektrik çarpması, forklift kazası veya servis kazası gibi olaylarda teknik standartlar farklıdır. Her kazada aynı kusur değerlendirmesi yapılamaz. İşyerinin tehlike sınıfı, işçinin görevi ve alınması gereken önlemler somut olaya göre belirlenmelidir.


SGK Ödemesi İş Kazası Tazminatından Düşülür mü?

İş kazası sonrası SGK tarafından yapılan bazı ödemeler tazminat hesabında mahsup edilebilir. Özellikle sürekli iş göremezlik geliri, peşin sermaye değeri ve geçici iş göremezlik ödemeleri hesaplamada dikkate alınabilir. Ancak her ödeme aynı şekilde düşülmez. Hangi ödemenin ne ölçüde mahsup edileceği, dosyanın niteliğine ve hesaplama yöntemine göre değerlendirilmelidir.

SGK ödemesinin yanlış veya fazla mahsup edilmesi, işçinin alacağı tazminatı ciddi şekilde azaltabilir. Bu nedenle bilirkişi raporunda SGK mahsubunun nasıl yapıldığı dikkatle kontrol edilmelidir.

SGK Peşin Sermaye Değeri Nedir?

SGK peşin sermaye değeri, iş kazası nedeniyle bağlanan gelirin bugünkü değerinin hesaplanmasıdır. İş kazası tazminat davalarında bilirkişi raporlarında bu değer, belirli koşullarda tazminattan düşülebilir. Ancak burada önemli olan, mahsubun doğru kalemden ve doğru oranla yapılmasıdır.

İş kazası hesaplama aracında SGK peşin sermaye değeri ayrı bir kalem olarak gösterilir. Böylece kullanıcı, SGK ödemesi düşülmeden önceki zarar ile mahsup sonrası yaklaşık net tazminatı ayrı ayrı görebilir.


Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

İş kazası ölümle sonuçlanmışsa, vefat eden işçinin yakınları destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Bu tazminat; eş, çocuk, anne, baba veya destek ilişkisi ispatlanabilen kişiler bakımından gündeme gelebilir. Hesaplamada ölen kişinin yaşı, geliri, destek verdiği kişiler, çocukların yaşları, eşin durumu ve kusur oranı dikkate alınır.

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin hayatta kalsaydı yakınlarına sağlayacağı ekonomik desteğin bugünkü değeridir. Bu nedenle hesaplamada yalnızca maaş değil, destek payları da önemlidir. Eşin ve çocukların pay oranları, çocukların destek yaşı, ölenin kişisel tüketim payı ve SGK tarafından bağlanan gelir birlikte değerlendirilir.

Çocuklar İçin Destek Süresi Nasıl Belirlenir?

Çocuklar bakımından destek süresi çoğu zaman yaşa ve eğitim durumuna göre belirlenir. Küçük yaştaki çocuklar için destek süresi daha uzun olabilir. Eğitim hayatı devam eden çocuklarda destek süresinin uzaması gündeme gelebilir. Bu nedenle destekten yoksun kalma hesabında çocukların yaşı ve eğitim durumu önemlidir.

Bu sayfadaki hesaplama aracı, çocuk yaşlarını ayrı ayrı girme imkânı verdiği için daha gerçekçi bir ön hesap sunar. Ancak nihai hesaplama yine mahkeme bilirkişi raporuna göre yapılır.


İş Kazası Manevi Tazminat Nasıl Belirlenir?

İş kazası tazminat hesaplama araçları genellikle maddi tazminat hesabı yapar. Manevi tazminat ise matematiksel bir formülle kesin olarak belirlenmez. İş kazasının ağırlığı, yaralanmanın niteliği, kalıcı sakatlık olup olmadığı, tarafların kusur durumu, olayın işçi üzerindeki etkisi ve sosyal-ekonomik koşullar birlikte değerlendirilir.

Ağır yaralanma, uzuv kaybı, yüz bölgesinde kalıcı iz, mesleği yapamaz hâle gelme veya ölümle sonuçlanan iş kazalarında manevi tazminat talebi ayrıca önem kazanır. Manevi tazminatın amacı, yaşanan acı ve elem karşılığında hakkaniyete uygun bir giderim sağlamaktır.

Maddi ve Manevi Tazminat Birlikte İstenebilir mi?

Evet. İş kazası nedeniyle hem maddi hem de manevi tazminat birlikte talep edilebilir. Maddi tazminat gelir kaybı, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve destekten yoksun kalma zararını kapsarken; manevi tazminat yaşanan acı, elem ve yaşam kalitesindeki düşüş nedeniyle talep edilir.

Bu nedenle iş kazası sonrası yalnızca hesaplama sonucu çıkan maddi tazminata odaklanmak yeterli değildir. Manevi tazminat talebi de somut olayın ağırlığına göre ayrıca değerlendirilmelidir.


İş Kazası Tazminat Davasında Bilirkişi Raporu Neden Önemlidir?

İş kazası tazminat davasında bilirkişi raporu, tazminat miktarını belirleyen en önemli belgelerdendir. Bilirkişi; işçinin yaşı, geliri, maluliyet oranı, kusur oranı, aktif-pasif dönem hesabı ve SGK ödemelerini dikkate alarak hesaplama yapar. Ancak bilirkişi raporu her zaman doğru olmayabilir.

Gerçek ücret eksik alınmışsa, maluliyet oranı yanlış uygulanmışsa, SGK mahsubu hatalı yapılmışsa veya aktif-pasif dönem yanlış kurulmuşsa tazminat hesabı da hatalı olur. Bu nedenle bilirkişi raporuna süresinde ve teknik gerekçelerle itiraz edilmesi gerekir.

Bilirkişi Raporunda En Sık Yapılan Hatalar

İş kazası tazminat dosyalarında bilirkişi raporlarında en sık görülen hatalar; gerçek ücretin asgari ücret kabul edilmesi, hatalı kusur oranı üzerinden hesap yapılması, maluliyet oranının yanlış uygulanması, SGK ödemelerinin fazla mahsup edilmesi, pasif dönem hesabının eksik yapılması ve destek paylarının yanlış belirlenmesidir.

Bu hatalar ilk bakışta küçük gibi görünse de sonuç tazminatı ciddi şekilde değiştirebilir. Bu yüzden iş kazası tazminat hesaplama aracı yalnızca ön fikir verir; asıl değerlendirme dosya belgeleri ve bilirkişi raporu üzerinden yapılmalıdır.


İş Kazası Sonrası Hangi Belgeler Toplanmalıdır?

İş kazası sonrası hak kaybı yaşanmaması için belgelerin mümkün olduğunca erken toplanması gerekir. Hastane raporları, adli vaka kayıtları, iş kazası bildirimi, SGK evrakları, işyeri tutanakları, kamera kayıtları, tanık bilgileri, bordrolar, banka kayıtları, iş güvenliği eğitim formları ve koruyucu ekipman teslim belgeleri önemlidir.

Özellikle işverenin kusurunun ispatı bakımından iş güvenliği belgeleri büyük önem taşır. Eğitim verilmemiş olması, koruyucu ekipman sağlanmaması, risk değerlendirmesi yapılmaması veya işyerinde gerekli denetimlerin yerine getirilmemesi işveren kusurunu artırabilir.

Gerçek Ücret Nasıl İspatlanır?

İş kazası tazminat hesabında gerçek ücret çok önemlidir. İşçinin bordroda düşük ücretle gösterilmesi hâlinde, tazminat da düşük hesaplanabilir. Bu nedenle gerçek ücretin ispatı için banka kayıtları, tanık beyanları, emsal ücret araştırması, meslek odası yazıları ve işçinin yaptığı işin niteliği birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle vasıflı işçiler, ustalar, operatörler, kaynakçılar, vinç operatörleri, şoförler, makine çalışanları ve teknik personel bakımından yalnızca asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerçeğe uygun olmayabilir.


İzmir İş Kazası Avukatı Desteği Neden Önemlidir?

İş kazası dosyaları hem iş hukuku hem sosyal güvenlik hukuku hem de ceza hukuku yönü bulunan teknik dosyalardır. Bu nedenle süreç yalnızca dava dilekçesi hazırlamakla sınırlı değildir. SGK bildirimi, kusur tespiti, maluliyet raporu, bilirkişi hesabı, manevi tazminat talebi, ceza soruşturması ve icra aşaması birlikte düşünülmelidir.

İzmir’de iş kazası avukatı desteği özellikle Aliağa, Torbalı, Kemalpaşa, Çiğli, Bornova, Bayraklı, Karşıyaka, Buca, Konak, Gaziemir, Menemen ve Menderes gibi iş kazalarının sık görülebildiği bölgelerde önem kazanır. Her ilçedeki iş kolu ve kaza tipi farklı olduğu için dosyanın teknik zemini de farklı kurulmalıdır.

İş Kazası Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmeli?

İş kazası davası açmadan önce olayın iş kazası niteliği, SGK bildirimi, hastane kayıtları, kusur durumu, maluliyet ihtimali, gerçek ücret, tanıklar, kamera kayıtları ve zamanaşımı süresi değerlendirilmelidir. Eksik belgeyle açılan davalarda süreç uzayabilir veya tazminat hesabı eksik yapılabilir.

Bu nedenle iş kazası sonrası mümkünse ilk aşamada belgeler toplanmalı, olay anlatımı netleştirilmeli ve hak kaybı doğurabilecek işlemlerden kaçınılmalıdır. Özellikle işverenle yapılan ibraname, ödeme protokolü veya anlaşma teklifleri dikkatle incelenmeden imzalanmamalıdır.