Madde Metni
Şahsi Cezasızlık Sebebi veya Cezada İndirim Yapılmasını Gerektiren Şahsi Sebep
Madde 167- (1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
Zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.
Madde Gerekçesi
Bu düzenlemenin temel amacı, aile birliğini korumak ve aile bireyleri arasındaki malvarlığına dayalı uyuşmazlıkların ceza mahkemeleri yerine aile içinde veya hukuk mahkemelerinde çözülmesini teşvik etmektir. Kanun koyucu, yakın akrabalar arasındaki ekonomik alışverişlerin ve mülkiyet ihlallerinin cezalandırılmasının, aile bağlarına suçun kendisinden daha fazla zarar verebileceği düşüncesiyle hareket etmiştir.
İkinci fıkrada ise aile bağının görece daha uzak olduğu veya ortak yaşamın bulunmadığı durumlar gözetilmiştir. Bu hallerde suçun cezasız kalması adalet duygusunu zedeleyebileceği için, cezanın tamamen kaldırılması yerine ciddi bir indirim yapılması ve suçun takibinin mağdurun iradesine (şikâyetine) bırakılması tercih edilerek ailevi mahremiyet ile adalet arasındaki denge korunmuştur.
Akrabalık Dereceleri ve Suçun Kapsamı
Madde kapsamında “şahsi cezasızlık” (hiç ceza verilmemesi) uygulanabilmesi için suçun; eşler (ayrılık kararı yoksa), anne-baba-çocuk (üstsoy-altsoy) veya aynı evde yaşayan kardeşler arasında işlenmesi gerekir. Önemli bir istisna olarak; yağma (gasp) ve nitelikli yağma suçlarında akrabalık bağı ne kadar yakın olursa olsun bu madde uygulanmaz; yani babasının parasını silahla gasp eden kişi bu indirimden yararlanamaz.
İndirimli ceza gerektiren ikinci fıkra ise; ayrı yaşayan eşler, farklı evlerde oturan kardeşler veya aynı evde yaşayan amca, dayı, teyze gibi akrabaları kapsar. Burada yasa, aile içi dayanışmanın derecesine göre bir kademelendirme yapmış; yakınlık azaldıkça veya ortak yaşam sona erdikçe ceza sorumluluğunu artırmıştır.
Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi
Birinci fıkra kapsamındaki yakın akrabalar için mahkemece “Cezaya Hükmolunmasına Yer Olmadığı” kararı verilir. Bu bir beraat kararı değildir; eylemin suç olduğu kabul edilir ancak akrabalık bağı nedeniyle cezai yaptırım uygulanmaz. Bu durum sanığın adli siciline (sabıka kaydına) bu şekilde işlenir.
İkinci fıkra kapsamındaki akrabalar için yargılama sonucunda belirlenecek ceza üzerinden yarısı oranında indirime gidilir. İnfaz rejimi açısından, indirim sonucu ceza 2 yılın altına düşerse HAGB veya erteleme gibi hükümlerin uygulanması çok daha kolay hale gelir. Ancak her iki durumda da mağdurun uğradığı maddi zararın tazmini hukuki (tazminat) sorumluluk olarak devam eder.
Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
Birinci fıkradaki hallerde suç şikâyete tabi olmasa dahi akrabalık bağı cezayı engeller. Ancak ikinci fıkradaki akrabalık hallerinde (ayrı yaşayan kardeşler vb.) suçun soruşturulması mutlaka şikâyete bağlıdır. Mağdur şikâyetinden vazgeçerse dava düşer. Bu durum, aile bireylerine “affetme” ve meseleyi aile içinde çözme yetkisi verir.
Zamanaşımı süresi, işlenen asıl suçun türüne göre belirlenir (genellikle 8 yıl). Uzlaşma açısından ise; madde kapsamındaki suçların çoğu zaten uzlaştırma kapsamındadır. Ancak 167. madde, uzlaşmadan bağımsız olarak doğrudan mahkemece uygulanması gereken bir “şahsi sebep” olduğu için, uzlaşma sağlanmasa dahi hakim akrabalık bağını resen (kendiliğinden) dikkate almak zorundadır.
Görevli Mahkeme
Bu madde başlı başına bağımsız bir suç tipi değildir. TCK m.167, malvarlığına karşı işlenen bazı suçlarda uygulanabilen şahsi cezasızlık veya ceza indirimi hükmüdür. Bu nedenle görevli mahkeme, 167. maddeye değil; işlenen asıl suçun niteliğine göre belirlenir.
Örneğin bir kişinin yakın akrabasına karşı basit dolandırıcılık (TCK m.157) suçunu işlemesi halinde yargılama Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılır. Mahkeme, suçun oluştuğunu kabul ederse ayrıca TCK m.167 kapsamında cezasızlık veya indirim şartlarının bulunup bulunmadığını değerlendirir.
Buna karşılık suç nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) gibi ağır cezalık bir hale dönüşmüşse görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olacaktır. Bu durumda da TCK m.167’de düzenlenen akrabalık ilişkisine dayalı indirim veya cezasızlık hükümleri yine ilgili mahkeme tarafından uygulanabilir. Uygulamada bu düzenleme, yağma suçu hariç olmak üzere birçok malvarlığı suçunda fail lehine bir “ceza koruma mekanizması” işlevi görmektedir.
TCK 167 Şahsi Cezasızlık ve Akrabaya Karşı İşlenen Suçlar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
TCK 167, bazı malvarlığı suçlarının yakın akrabalar arasında işlenmesi halinde fail hakkında ceza verilmemesini veya cezada indirim uygulanmasını sağlayan özel bir ceza hukuku düzenlemesidir.
Ayrılık kararı olmayan eşler, anne-baba ve çocuk gibi üstsoy-altsoy ilişkileri ile aynı evde yaşayan kardeşler arasında işlenen bazı malvarlığı suçlarında mahkeme ceza vermez.
Eğer kardeşler aynı evde yaşıyorsa TCK 167 kapsamında cezasızlık gündeme gelebilir. Ancak farklı evlerde yaşayan kardeşlerde suç şikâyete bağlı hale gelir ve cezada indirim uygulanabilir.
Hayır. TCK 167 hükmü yağma ve nitelikli yağma suçlarında uygulanmaz. Fail ile mağdur arasında yakın akrabalık bulunsa bile cezasızlık veya indirim hükümleri geçerli değildir.
Görevli mahkeme, işlenen asıl suçun niteliğine göre belirlenir. Basit dolandırıcılık veya hırsızlık suçlarında Asliye Ceza Mahkemesi; nitelikli dolandırıcılık gibi ağır suçlarda ise Ağır Ceza Mahkemesi görevli olabilir.


