Madde Metni
Özel hayatın gizliliğini ihlal
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.[59]
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Madde Gerekçesi
Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesine ilişkin gerekçe, bireylerin özel hayatının gizliliğinin korunması ve kişisel mahremiyet alanına yönelik hukuka aykırı müdahalelerin önlenmesi amacıyla düzenlenmiştir; modern hukuk sistemlerinde özel hayatın gizliliği temel hak ve özgürlükler arasında yer almakta olup kişilerin konutları, özel yaşam alanları, görüntüleri, kişisel ilişkileri ve günlük yaşamlarına ilişkin faaliyetleri bu koruma kapsamına girmektedir; bu nedenle kanun koyucu, kişilerin özel yaşam alanına hukuka aykırı şekilde girilmesini, özel hayatlarına ilişkin görüntü veya seslerin izinsiz olarak kaydedilmesini ve elde edilen bu verilerin başkalarına verilmesi veya ifşa edilmesini suç olarak düzenleyerek bireylerin mahremiyetini güvence altına almayı amaçlamıştır; özellikle teknolojik gelişmelerle birlikte gizli kamera, kayıt cihazları ve dijital araçların kötüye kullanılma ihtimalinin artması, özel hayatın gizliliğinin ceza hukuku yoluyla korunmasını daha da önemli hale getirmiştir; bu düzenleme ile hem bireylerin kişisel yaşam alanı korunmakta hem de özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerin önüne geçilerek temel hak ve özgürlüklerin etkin şekilde güvence altına alınması hedeflenmektedir.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ile Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu Arasındaki Temel Fark
Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen Türk Ceza Kanunu Madde 134 suçu ile Türk Ceza Kanunu Madde 132 suçu arasındaki temel fark, korunan hukuki değer ve ihlalin gerçekleştiği alan bakımından ortaya çıkar; özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda korunan hukuki değer bireyin özel yaşam alanı ve kişisel mahremiyeti olup kişinin özel hayatına ilişkin görüntü, ses veya bilgilerin izinsiz olarak kaydedilmesi, elde edilmesi ya da ifşa edilmesi söz konusu olur ve bu suç genellikle kişinin konutu, özel ortamı veya kişisel yaşamına ilişkin görüntü ve bilgilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesiyle gerçekleşir; buna karşılık haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunda korunan hukuki değer kişiler arasındaki iletişimin gizliliğidir ve telefon görüşmesi, elektronik posta, mesajlaşma veya benzeri iletişim araçlarıyla yapılan haberleşmenin hukuka aykırı şekilde dinlenmesi, kaydedilmesi veya ifşa edilmesi suç oluşturur; dolayısıyla TCK 134 bireyin özel yaşam alanına yönelik müdahaleleri ve kişisel mahremiyetin ihlalini kapsarken, TCK 132 daha çok kişiler arasındaki iletişim ve haberleşme sürecinin gizliliğini korumayı amaçlar; sonuç olarak iki suç arasındaki temel fark, birinin bireyin özel yaşam alanını, diğerinin ise haberleşme ve iletişim sürecinin gizliliğini koruyan farklı hukuki değerleri güvence altına almasıdır.
Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi
Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen Türk Ceza Kanunu Madde 134 suçu, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı şekilde kaydedilmesi veya ifşa edilmesi fiillerini cezalandırmayı amaçlayan bir düzenlemedir; cezanın niteliği bakımından maddeye göre kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır, özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi halinde ise ceza iki yıldan beş yıla kadar hapis olarak uygulanır ve suçun basın veya yayın yoluyla işlenmesi halinde ceza artırılır; yargılama rejimi bakımından soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür ve kovuşturma ceza muhakemesi hukukunun genel görev kuralları gereğince Asliye Ceza Mahkemesinde yapılır, mahkeme yargılama sırasında özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini, görüntü veya ses kayıtlarının hukuka aykırı şekilde elde edilip edilmediğini ve ifşa edilip edilmediğini değerlendirerek suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına karar verir; infaz rejimi bakımından verilen hapis cezası ceza infaz hukukunun genel hükümlerine göre yerine getirilir ve koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi veya denetimli serbestlik gibi infaz kurumları uygulanabilir; sonuç olarak TCK madde 134, bireylerin özel yaşam alanını ve kişisel mahremiyetini korumayı amaçlayan önemli bir ceza hukuku düzenlemesi niteliğindedir.
Özel Hayatın Gizliliği İhlali Suçunda Tutuklama
Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen Türk Ceza Kanunu Madde 134 suçu bakımından tutuklama tedbiri, ceza muhakemesi hukukunun genel hükümleri çerçevesinde değerlendirilir; bu suç için kanunda öngörülen ceza özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis, özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi halinde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olduğundan teorik olarak tutuklama tedbirinin uygulanması mümkündür; ancak tutuklama kararı verilebilmesi için yalnızca suç şüphesinin bulunması yeterli değildir, aynı zamanda kaçma şüphesi, delilleri yok etme veya değiştirme ihtimali gibi tutuklama nedenlerinin de bulunması gerekir ve bu şartlar Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 100 kapsamında düzenlenmiştir; söz konusu suç katalog suçlar arasında yer almadığından uygulamada tutuklama kararı verilmesi çoğunlukla somut olayın ağırlığına, delil durumuna ve şüphelinin kaçma veya delilleri karartma ihtimaline bağlı olarak değerlendirilir ve çoğu durumda adli kontrol tedbirleri gibi daha hafif koruma önlemleri tercih edilir; sonuç olarak TCK madde 134 kapsamında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda tutuklama hukuken mümkün olmakla birlikte ceza muhakemesi sisteminde ölçülülük ve zorunluluk ilkeleri gereğince uygulamada sınırlı ve istisnai bir koruma tedbiri olarak kabul edilir.
Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen Türk Ceza Kanunu Madde 134 suçu bakımından şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı hükümleri ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukukunun genel kuralları çerçevesinde değerlendirilir; bu suç kural olarak şikâyete bağlı bir suçtur ve mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir, aksi halde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz; ceza muhakemesi sistemi bakımından özel hayatın gizliliğini ihlal suçu uzlaştırma kapsamında bulunan suçlar arasında yer alır ve bu nedenle soruşturma aşamasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilebilir, tarafların uzlaşması halinde kamu davası açılmaz veya açılmış dava düşer; zamanaşımı bakımından ise bu suç için öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olarak uygulanır ve bu süre içinde soruşturma veya kovuşturma yapılmadığı takdirde ceza davası açılamaz ya da açılmış dava düşer; sonuç olarak TCK madde 134 kapsamında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, bireylerin özel yaşam alanını ve mahremiyetini korumayı amaçlayan bir düzenleme olup şikâyet şartı, uzlaştırma süreci ve zamanaşımı bakımından ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukukunun genel hükümlerine tabidir.
Görevli Mahkeme
Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen Türk Ceza Kanunu Madde 134 suçu bakımından görevli mahkeme, ceza muhakemesi hukukundaki genel görev kuralları dikkate alınarak belirlenir; bu suç için kanunda öngörülen ceza özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis, özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi halinde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır ve bu ceza sınırları dikkate alındığında yargılama görevi kural olarak Asliye Ceza Mahkemesine aittir; soruşturma aşaması Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür ve kovuşturma suçun işlendiği yer mahkemesinde yapılır, mahkeme yargılama sırasında özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini, görüntü veya ses kayıtlarının hukuka aykırı şekilde elde edilip edilmediğini veya ifşa edilip edilmediğini değerlendirerek suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına karar verir; sonuç olarak TCK madde 134 kapsamında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda görevli mahkeme ceza muhakemesi hukukunun genel görev kuralları gereğince Asliye Ceza Mahkemesidir.


