Madde Metni

Madde 114- (1) Bir kimseye karşı;

a) Bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya,

b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya,

Zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


Madde Gerekçesi

Türk Ceza Kanunu Madde 114 kapsamında düzenlenen hükmün gerekçesi, bireylerin demokratik toplum düzeninin temel unsurlarından biri olan siyasi hak ve özgürlüklerini serbestçe kullanabilmelerini güvence altına almaya yöneliktir; demokratik hukuk devletinde vatandaşların oy kullanma, seçilme, siyasi faaliyette bulunma ve siyasi partilere katılma gibi hakları anayasal güvence altındadır ve bu hakların cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka davranışlarla engellenmesi yalnızca bireysel özgürlüklere değil aynı zamanda demokratik sistemin işleyişine de zarar vermektedir; bu nedenle kanun koyucu, kişilerin siyasi haklarını kullanmalarını engelleyen fiilleri bağımsız bir suç olarak düzenleyerek hem bireylerin siyasi irade özgürlüğünü korumayı hem de demokratik düzenin sağlıklı şekilde işlemesini güvence altına almayı amaçlamıştır.


Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

Türk Ceza Kanunu Madde 114 bakımından cezanın niteliği, yargılama usulü ve infaz rejimi değerlendirildiğinde; bir kimsenin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla siyasi haklarını kullanmasının engellenmesi halinde fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür; yargılama bakımından bu suçtan doğan davalara kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi bakmakta olup soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından şikâyet aranmaksızın resen yürütülmektedir; infaz rejimi bakımından ise verilen hapis cezasının süresi ve sanığın kişisel durumu dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi veya kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi gibi kurumların uygulanması mümkün olabilmekte, kesinleşen hapis cezaları bakımından ise genel infaz hükümleri çerçevesinde koşullu salıverme ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanabilmektedir.

Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Tutuklama

Türk Ceza Kanunu Madde 114 kapsamında düzenlenen siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunda tutuklama tedbiri, Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 100 hükümleri doğrultusunda değerlendirilmektedir; tutuklama bir ceza değil koruma tedbiri niteliğinde olup uygulanabilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ile birlikte kaçma şüphesinin varlığı, delillerin yok edilmesi veya değiştirilmesi ihtimali ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi tutuklama nedenlerinden en az birinin mevcut olması gerekmektedir; söz konusu suç katalog suçlar arasında yer almadığından yalnızca suç isnadı tutuklama için yeterli kabul edilmemekte ve uygulamada çoğu durumda öncelikle yurtdışına çıkış yasağı, belirli yerlere gitmeme veya düzenli imza verme gibi adli kontrol tedbirleri değerlendirilmektedir, ancak somut olayın özelliklerine göre bu tedbirlerin yetersiz kalacağı kanaatine varılması halinde hâkim tarafından tutuklama kararı verilebilmesi mümkündür.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu Madde 114 bakımından şikâyet, uzlaşma ve zamanaşımı hükümleri değerlendirildiğinde; siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu şikâyete tabi olmayan suçlar arasında yer almakta olup suçun işlendiğine dair bir ihbar veya delil bulunması halinde Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturma başlatılmaktadır; uzlaşma bakımından ise bu suç uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almamaktadır, dolayısıyla tarafların uzlaşması soruşturma veya kovuşturmanın sona ermesine neden olmaz ve kamu davası devam eder; zamanaşımı açısından ise suç için kanunda öngörülen bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası dikkate alındığında dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olup bu süre içerisinde soruşturma veya kovuşturma yapılmadığı takdirde kamu davası açılamaz veya açılmış dava düşer, ayrıca zamanaşımını kesen bazı usul işlemleri nedeniyle zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlayabilir.

Görevli Mahkeme

Türk Ceza Kanunu Madde 114 kapsamında düzenlenen siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunda görevli mahkeme, suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alınarak belirlenmekte olup bu suçtan doğan davalara kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi bakmaktadır; zira söz konusu suç için kanunda bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup bu ceza miktarı ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar arasında yer almamaktadır, bu nedenle soruşturma Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülmekte ve düzenlenen iddianamenin kabulü ile kovuşturma Asliye Ceza Mahkemesinde yapılmaktadır.