Madde Metni

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama

Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Konuşmasında sürekli zorluğa,

c) Yüzünde sabit ize,

d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde dört yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde altı yıldan az olamaz.

(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde dokuz yıldan az olamaz.41

(3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.

(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


Madde Gerekçesi

Madde metninde kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri belirlenmiştir.

Birinci fıkranın (a) bendinde, kasten yaralama suçunun mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olması, bu suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli olarak öngörülmüştür. Bunun için duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olunmalıdır. Vücutta çift olarak bulunan organlardan birinin işlevini tamamen yitirmesi hâlinde, diğer organ fonksiyon görmeye devam edebilir. Bu durumda dahi, organın işlevinin zayıflaması değil, ikinci fıkraya göre işlevin yitirilmesi söz konusudur. Çünkü, bent metninde duyu veya organlardan birinin işlevinden söz edilmiştir.

Keza, kasten yaralamanın mağdurun konuşmasında sürekli zorluğa neden olması, (b) bendinde bu suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli olarak öngörülmüştür. Bu hükmün uygulanabilmesi için, konuşma yeteneğinin tamamen yitirilmesi değil, konuşma yeteneğinin kullanılmasında güçlükle karşılaşılması gerekir. Aksi takdirde ikinci fıkra hükmü uygulanır.

Fıkranın (c) bendine göre, kasten yaralama suçunun yüzde sabit ize neden olması, bu suçtan dolayı daha ağır bir ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Burada geçen yüz deyimi, çehre karşılığında kullanılmıştır ve kişinin boyun ve kulakları dahil, başın ön kısmını ifade eder. Yüzde sabit iz, yaralama sonucu yüzde meydana gelen daimî, sürekli izlerdir. Ancak bu izler yüzün sürekli değişikliği hâlinden farklıdır. Sabit iz yüzü değiştirmemekte ve mağduru öteden beri tanıyanlarda, kişiliği bakımından herhangi bir duraksamaya neden olmamaktadır. İkinci fıkrada söz konusu edilen yüzde sürekli değişiklik hâlinde ise, bunun tam tersi söz konusudur; yüzüne kezzap atılmış bulunan kişinin durumu buna örnek teşkil eder.

Fıkranın (d) bendine göre, kasten yaralamanın kişinin hayatını tehlikeye sokan bir duruma neden olması, bu suçtan dolayı daha ağır bir ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Kasten yaralamanın hayati tehlikeye sebebiyet verip vermediğinin tespiti, tıbbi bir değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.

Fıkranın (e) bendinde, kasten yaralamanın gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olması hâli düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış diğer hâlleri belirlenmiştir.

Fıkranın (a) bendinde kasten yaralama sonucunda mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesi hâlinde, suçun temel şekline nazaran verilecek cezanın artırılması öngörülmüştür.

(b) bendinde ise, duyu veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi hâlinde cezanın artırılması öngörülmüştür. İşlevin zayıflamasıyla yitirilmesi arasındaki farka ilişkin açıklama için birinci fıkranın gerekçesine bakılmalıdır.

Fıkranın (c) bendinde, kasten yaralama sonucunda mağdurun konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolması hâli düzenlenmiştir.

(d) bendinde yüzünün sürekli değişikliğe uğraması hâli öngörülmüştür. Bu hususa ilişkin açıklama için birinci fıkranın gerekçesine bakılmalıdır.

Nihayet (e) bendinde, kasten yaralama suçunun gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine neden olunması hâli düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına neden olması hâline ilişkin düzenleme yapılmıştır. Bu itibarla, kırığın mağdurun hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, fail hakkında fıkrada belirtilen oranlarda cezaya hükmolunacaktır.

Dördüncü fıkrada, kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmiş olması hâline ilişkin hükme yer verilmiştir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış bu kasten yaralama hâllerinde, failin bu ağır neticeden sorumlu tutulabilmesi için, “Genel Hükümler Kitabı”nda yer alan netice sebebiyle ağırlaşmış suçlara ilişkin hükümler, burada da geçerlidir.


Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi

TCK m.87’de düzenlenen kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri bakımından cezanın niteliği, TCK m.86’da tanımlanan kasten yaralama fiili sonucunda mağdurda kalıcı iz, organ kaybı, duyulardan veya organlardan birinin işlevinin zayıflaması ya da yitirilmesi, konuşma yeteneğinin kaybı, yüzünde sabit iz, kemik kırığı veya hayati tehlike gibi ağır neticelerin meydana gelmesine göre belirlenir ve bu hâllerde temel ceza artırılır; neticenin ağırlığına göre ceza belirli oranlarda yükseltilmekte, ölüm gerçekleşirse artık kasten öldürme hükümleri uygulanmaktadır; suç kural olarak re’sen soruşturulur ve kovuşturulur, görevli mahkeme cezanın üst sınırına göre belirlenir ve çoğu ağır neticeli hâlde Asliye Ceza Mahkemesi görevli olmakla birlikte ölüm neticesinde Ağır Ceza Mahkemesi görevli olur; infaz rejimi bakımından hükmolunan süreli hapis cezası 5275 sayılı Kanun hükümlerine tabi olup koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve tekerrür hükümleri genel esaslara göre uygulanır.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçunda Tutuklama

TCK m.87’de düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda tutuklama, bir ceza değil 5271 sayılı CMK m.100 ve devamında düzenlenen bir koruma tedbiri olup uygulanabilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığı ile birlikte kaçma şüphesi, delilleri yok etme veya değiştirme ihtimali ya da mağdur veya tanıklar üzerinde baskı kurulması tehlikesi gibi somut tutuklama nedenlerinden en az birinin bulunması gerekir; suç katalog suçlar arasında yer almadığından otomatik tutuklama söz konusu değildir ve hâkim ölçülülük ilkesini gözeterek adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağını gerekçelendirmelidir; soruşturma evresinde tutuklama kararı sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise davaya bakan mahkeme tarafından verilir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

TCK m.87’de düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu kural olarak şikâyete tabi değildir ve re’sen soruşturulup kovuşturulur; zira mağdurda hayati tehlike, organ kaybı, duyulardan veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi, yüzünde sabit iz ya da kemik kırığı gibi ağır neticelerin gerçekleşmesi kamu düzenini doğrudan ilgilendirdiğinden mağdurun şikâyetinden bağımsız olarak işlem yapılır; uzlaşma bakımından CMK m.253 uyarınca uzlaşma kapsamı dışında kalır, çünkü ağır neticeli yaralama suçları uzlaştırmaya tabi değildir; zamanaşımı yönünden ise TCK m.66 hükümleri uygulanır ve suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre dava zamanaşımı süresi belirlenir, nitelikli ağır neticeli hâllerde cezanın üst sınırı dikkate alındığında genel olarak on beş yıllık dava zamanaşımı süresi söz konusu olur.

Görevli Mahkeme

TCK m.87’de düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda görevli mahkeme, 5235 sayılı Kanun’un 12 ve 14. maddeleri uyarınca suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir; cezanın üst sınırı on yılı aşmayan hâllerde görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir, ancak netice itibarıyla uygulanacak yaptırımın üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiriyorsa görev Ağır Ceza Mahkemesine geçer; ölüm neticesinin gerçekleşmesi hâlinde ise suç vasfı kasten öldürmeye dönüşeceğinden görev doğrudan Ağır Ceza Mahkemesine ait olur; yer bakımından yetki ise CMK hükümleri gereğince suçun işlendiği yer mahkemesindedir.


Yargıtay Kararları

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/3737 E. ve 2025/8557 K.

Özet: Sanıklar, TCK 87 kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkûm edildi. Menfaat çatışmasına rağmen aynı müdafiyle savunma yapılması hukuka aykırı bulunarak hüküm bozuldu.

KARAR : I. HUKUKİ SÜREÇ

1. Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2021 tarihli ve 2020/89 Esas, 2021/96 Karar sayılı kararı ile;

a. Sanık … hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-a-c-d, 29/1, 62… . maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Sanık … hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 Sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-a-c-d, 29/1, 62… . maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2021/1736 Esas, 2024/234 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 Sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;

a. Sanık … hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 Sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-a-c-d, 29/1, 62… . maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Sanık … hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 Sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-a-c-d, 29/1, 62… . maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıkların kasten öldürme teşebbüs suçundan cezalandırılmaları gerektiğine, eksik ceza tayin edildiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına ilişkindir.

2. Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, gerekçesiz karar verildiğine, suçun sübutuna, meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin derecesine, hükme esas alınan adli raporların yetersiz olduğuna ve katılan lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığının kabulü gerektiği; aynı suçlardan yargılanan sanıklar … ve … arasında savunmalarına göre menfaat çatışması oluştuğu gözetilmeden, ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 Sayılı Kanun’un 152. maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

SONUÇ : Başkaca yönleri incelenmeksizin gerekçe bölümünde açıklanan menfaat çatışması nedeniyle sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2021/1736 Esas, 2024/234 Karar sayılı kararının, 5271 Sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 Sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 1.Ceza Dairesi 2024/1331 E. ve 2025/7843 K.

Özet: TCK 87 kapsamında, sanığın araçla çarparak mağdurda organ işlev zayıflığına neden olduğu; fazla ceza tayini ve eksik araştırma nedeniyle hüküm bozulmuştur.

DAVA : Sanık hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan verilen hükmün incelenmesinde;

Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2022/57 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararına konu eylem için 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırı, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın türü ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-d maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında katılan …’e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan verilen hükmün incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 Sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

KARAR : I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2022/57 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan …’e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 Sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-a, 87/1-son, 87/3 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.10.2023 tarihli ve 2023/444 Esas ve 2023/2300 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 Sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında katılan …’e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 Sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-a ve 53 maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan … vekilinin temyiz sebepleri özetle, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına,

2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle, eksik inceleme ile karar verildiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın eyleminin taksirle yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, katılan … vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Dosya kapsamına göre; sanık ile katılan arasında husumet bulunduğu, suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile tali yoldan geri geri gitmek suretiyle ana yola çıktığı sırada katılanın kullandığı motosikleti görmesiyle birlikte aracı motosiklete doğru döndürüp hızını artırarak ve frene basmayarak katılanın sevk ve idaresindeki motosiklete çarptığı, motosiklette yolcu olarak bulunan katılan …’in yere düştüğü, katılan …’in ise … Bilimsel Teknolojik Araştırmalar ve Uygulama Merkezine ait duvara kadar süreklendikten sonra durduğu ve bu sürüklenme sonucunda söz konusu duvar ile araç arasında sıkıştığı, katılan …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, katılan …’in ise duyularından veya organlarından birinin işlevinin zayıflayacak şekilde ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi 2 (orta) derecede olacak şekilde yaralandığı olayda;

a. Katılan …’deki yaralanma dikkate alındığında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 Sayılı Kanun’un 86/1 maddesi uyarınca temel cezaya hükmedilirken, aynı Kanun’un 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek, sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken, sanığın eylemi ile orantılı olmayan şekilde azamiye yakın hadden ceza tayin edilmesi suretiyle fazla ceza tayini,

b. Tarafların beyanlarında bir kısmı yargıya intikal etmiş olaylar olduğunu ve tanık Sevim’in 29.06.2022 tarihli celsede katılanların, sanığı dövdüklerini beyan etmeleri karşısında suç tarihi öncesindeki ilgili olaylar araştırılarak suretlerinin dosya arasına alınmaması ile sanık hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 29. maddesinde belirtilen haksız tahrik hükümlerinin uygulama alanı bulup bulmayacağının değerlendirilmemesi suretiyle eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

SONUÇ : A. Sanık hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan verilen hüküm yönünden:

5271 Sayılı Kanun’un 286/2-d maddesinin ilgili bölümünde yer verilen; “… İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272. maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3 maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 Sayılı Kanun’un 298/1 maddesi uyarınca oybirliğiyle REDDİNE,

B. Sanık hakkında katılan …’e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan verilen hüküm yönünden:

Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle katılan … vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri “fazla ceza tayini ve eksik araştırma” nedeniyle yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.10.2023 tarihli ve 2023/444 Esas ve 2023/2300 Karar sayılı kararının 5271 Sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 Sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.