Madde Metni
Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri
Madde 57- (1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar.
(2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir. (Ek cümle:24/12/2025-7571/15 md.) Ancak, hakkında 32 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları için kurumda geçirilecek süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise altı aydan az olamaz.
(3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir.
(4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır.
(5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, infaz hâkimliğince yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır.
(6) (Mülga:24/12/2025-7571/15 md.)
(7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir.
Madde Gerekçesi
Maddede akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri düzenlenmiştir. Buna göre, fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişiler, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar.
Akıl hastaları ile ilgili güvenlik tedbiri açısından belli bir süre öngörülmüş değildir. Bu nedenle, güvenlik tedbiri, akıl hastasının toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına kadar uygulanmaya devam edilecektir.
Kusur yeteneği tam olarak kalkmamış olmakla birlikte, işlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişinin mahkûm olduğu hapis cezasının, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine çevrilmesine de olanak tanınmıştır.
Keza, suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınması ve bu kişilerin tedavisinin, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam etmesi öngörülmüştür. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine mahkeme veya hâkim kararıyla serbest bırakılabilecektir.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/4355 E. ve 2025/8102 K.
Özet: TCK 57 uyarınca akıl hastalarına özgü koruma ve tedavi tedbirine karar verilebilmesi için yeterli raporla illiyet ve savunma durumu belirlenmeli; ayrıca 57/1 uygulama maddesi hükümde açıkça gösterilmelidir.
III. GEREKÇE
1. Maktul hakkında düzenlenen … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün otopsi raporları ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 01.02.2022 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğu anılan raporların yetersiz ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğu ayrıca dosyada % 70 oranında engelli olduğuna dair tespit bulunan maktulün suça konu eyleme ilişkin olarak beden veya ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olup olmadığına dair de herhangi bir rapor alınmadığı anlaşılmakla, maktulün engel durumuna ve bu husustaki tedavi evrakları ile dosyaya konu olay sonrası yapılan tüm tedavi, ölü muayene ve otopsi işlemlerine ilişkin evraklarının Adlî Tıp Üst Kuruluna gönderilerek sanığın eylemi neticesinde maktulde meydana gelen yaralanmanın 5237 Sayılı Kanun’un 86… . maddelerinde belirlenen ölçütlere göre belirlenmesi, olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı bulunup bulunmadığının ve olay sırasında maktulün beden veya ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olup olmadığının tespit edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekeceği gözetilmeden, yetersiz raporlara dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanığın almış olduğu hapis cezasının tamamının yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınması tedbiri olarak uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesi olan 5237 Sayılı Kanun’un 57/1. maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/8541 E. ve 2025/15863 K.
Özet: TCK 57 yönünden, sanığın akıl hastalığına ilişkin raporlar temin edilip çelişkiler giderilmeden; TCK 32 kapsamında algılama ve yönlendirme yeteneği araştırılmadan hüküm kurulması hukuka aykırıdır.
”DAVA : Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 Sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 Sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 Sayılı Kanun’un 22. maddesiyle 5271 Sayılı Kanun’a eklenen geçici 6.maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 Sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
KARAR : Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Suça sürüklenen çocuğun duruşmada cezai ehliyetinin bulunmadığına ilişkin raporu olduğunu beyan etmesi ve adli sicil kaydı incelendiğinde 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32/1 ve 57/1. maddelerinin uygulandığı ilâmlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 32. maddesi kapsamında verilen raporlar temin edilerek 5237 Sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibarıyla üzerine atılı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınarak, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,..”
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/213 E. ve 2025/6599 K.
Özet: TCK 57 yönünden, farklı dosyalardaki akıl hastalığı raporları çelişkili olduğundan Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmadan ve TCK 32 kapsamında değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması hukuka aykırıdır.
Ancak;
Bozma üzerine yapılan yargılamada, sanığın akıl hastalığı konusunda alınan, … Şehir Hastanesi’nin 04.10.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, sanığın işlediği fiille ilgili olarak cezai sorumluluğunun tam olduğu belirtilmiş ise de; UYAP üzerinden sanığın adli sicil kaydında yapılan incelemede, yakın tarihlerde işlediği suçlar nedeni ile yargılandığı diğer dava dosyalarında, sanık hakkında, 5237 Sayılı Kanun’un 57. maddesi gereği akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, bu şekilde, farklı dava dosyalarında, sanık hakkında alınan raporlar arasında çelişki olduğu anlaşılmakla, sanığın Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna sevkine karar verilerek, gerektiğinde gözlem altına alınarak muayenesi yapıldıktan sonra suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu nedenle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında, 5237 Sayılı TCK’nın 32. maddesi kapsamına göre rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile bozma ilamındaki husus yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
SONUÇ : Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2023 tarihli, 2023/90 Esas, 2023/874 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.


