Madde Metni

Cezadan mahsup

Madde 16- (1) Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.


Madde Gerekçesi

Maddede, suç nerede işlenmiş olursa olsun, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen sürelerin aynı suçtan dolayı Türkiye’de yapılacak yargılama sonunda verilecek cezadan indirilmesi öngörülmüş, böylece adalet esaslarına uyulması sağlanmıştır.


Yargıtay Kararları

YARGITAY, 1. CEZA DAİRESİ, E. 2023/5759, K. 2023/6165

ÖZET: TCK 16 gereği, yabancı ülkede aynı suçtan tutuklu geçen süre Türkiye’deki cezadan mahsup edilir. BAE’de 97 gün tutukluluk iddiası araştırılmadan karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

T. 13.10.20232. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 16. maddesi;

“Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.”

Şeklinde düzenlenmiştir.

3. Somut olayda; hükümlü infazı halen devam etmekte olan mahkumiyetine konu suç nedeniyle hakkında çıkartılan uluslararası yakalama kararı nedeniyle yakalandığı Birleşik Arap Emirlikleri devletinde 97 gün tutuklu kaldığını ileri sürmesi karşısında, 5237 Sayılı Kanun’un 16. maddesindeki açık düzenleme dikkate alınarak bu konuda gerekli bilgi ve belgeler getirtilip, incelenmek suretiyle hükümlünün mahsup talebi ile ilgili karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ, E. 2015/128, K. 2015/31, T. 31.3.2015

ÖZET: TCK 8 ve 9 gereği suç Türkiye’de işlendiğinden yeniden yargılama mümkündür. BM Sözleşmesi 14/7 engel değildir. Ancak TCK 16 uyarınca Yunanistan’da geçen süre cezasından mahsup edilmelidir.

5237 Sayılı T.C.K.nın 8/1. maddesinde, “Türkiye’de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır.” denilmekte, aynı Kanunun 9. maddesinde, Türkiye’de işlenen suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimsenin, Türkiye’de yeniden yargılanacağı belirtilmekte ve yine aynı Kanunun 16. maddesinde de “Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.” şeklinde hüküm yer almaktadır. Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 14/7. maddesinde ise, “Hiç kimse, bir ülkenin yasalarına ve ceza usulüne göre daha önce kesin olarak mahkum olmuş ya da beraat etmişse, aynı fiil için yeniden yargılanamaz ve cezalandırılmaz.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Bu bilgiler ışığında somut olaya gelince;

Sanığın, üç Afgan göçmeni menfaat karşılığı ve yasa dışı yollarla Kuşadası’ndan jet-ski ile sınırdan geçirdikten sonra, Yunanistan’da yakalanıp bu ülkede yargılanarak ceza aldığı olayda, göçmen kaçakçılığı suçunun seçimlik hareketlerinden biri olan yurt dışına göçmen çıkarma fiilinin, Yunanistan adaleti tarafından “yurda kaçak göçmen sokmak” şeklinde nitelendirilerek sanığın cezalandırılmasının, fiilin her iki ülke yönünden suç olarak kabulü sebebiyle Türkiye’de işlenen göçmen kaçakçılığı suçuna dair yargılamaya engel teşkil etmeyeceği ve mülkilik ilkesi gereğince sanığın bu suçtan cezalandırılarak, koruma, faile göre şahsilikle evrenselllik ilkeleri yönünden mükerrer infazın önlenmesi, adalet ve hakkaniyet esasları gözetilerek 5237 Sayılı T.C.K.nın 16. maddesine göre, yurt dışında gözaltında, tutukluluk veya hükümlülükte geçirdiği süreler saptanarak bu cezasından mahsubunun gerektiği gözetilmeden, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 14/7. maddesine yanlış anlam yüklenerek davanın reddine karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleriyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ, E. 2006/1, K. 2006/3, T. 20.1.2006

ÖZET: TCK 16 uyarınca yabancı ülkede geçen süre mahsup edilir; ancak somut olayda İtalya’da infaz edilen 20 yılın indirimi için yasal dayanak bulunmadığından, sadece 153 gün ve yol süresi mahsup edilmelidir.

5237 sayılı TCY’nın 16. maddesine göre yabancı bir ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta ya da hükümlülükte geçen süre, Türkiye’de aynı suçtan dolayı verilecek cezadan indirilecektir.

765 sayılı TCY’da, sözü edilen 16. madde benzeri bir düzenleme bulunmadığı halde, 16. maddede belirtilen koşulların bulunması halinde, hakkaniyet ve kesin hükme saygı gereği, yabancı bir ülkede geçen özgürlük kısıtlanmasına ilişkin sürelerinin, Türkiye’de aynı suçtan dolayı verilecek cezadan indirilmesi gerektiği, Türk öğreti ve uygulamasında benimsenmiştir, ( Ord. Prof. Dr. S. Dönmezer – Prof. Dr. S. Erman, Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku, 8. bası, C.3, n. 2199; Prof. Dr. Feridun Yenisey, Milletlerarası Ceza Hukuku, 1988 bası, s.192; Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 06.03.1975 tarih ve 758/680 sayılı kararı ).

Yabancı bir ülkede infaz edilen cezayı, Türkiye’de hükmolunan cezadan indirmek, sonuç olarak yabancı mahkeme kararlarına ülke içinde etki ve infaz kabiliyeti tanımak için ulusal yasada açıklık bulunması gerektiği ( S. Dönmezer – S. Erman aynı yapıt, n.2199 ); her ne şekilde olursa olsun, yabancı bir ülkedeki özgürlük kısıtlamaları sürelerinin Türkiye’de verilecek cezadan indirilebilmesi için yasal düzenlemeye gereksinim bulunduğu belirtilmiştir, ( F. Yenisey, aynı yapıt, s.193 ).

4. ) Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.04.2004 tarih ve 1/45-85 sayılı kararında da açıklandığı üzere, kısa sayılabilecek bir süre içinde, 3713, 4616, 4771, 5218 sayılı, infaza ilişkin hükümler içeren Yasalar çıkarılmış olup, bu Yasalar karşılaştırıldığında, hükümlünün öldürme eylemi bakımından en lehine olan yasanın, 3713 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin ( a ) bendi olduğu, bu Yasanın uygulandığı durumda ayrıca 4616 sayılı Yasa gereğince 10 yıllık indirim yapılmasına olanak bulunmadığı;

Anlaşılmıştır.

5. ) Somut olay, yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde;

a. ) Vatikan Devlet Başkanına karşı gerçekleştirilen öldürmeye kalkışma eylemi nedeniyle, İtalya’da gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta ve hükümlülükte geçen sürenin, Türkiye’de işlediği suçlarından dolayı verilen cezalardan indirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından;

b. ) Bu nedenlerle, hükümlünün cezalarından, öldürme suçundan gözetim ve tutuklulukta geçirdiği 153 gün ile iade sırasında yolda geçirdiği bir günlük sürenin indirilmesi gerekirken, İtalya’da geçirilen ve yanlış hesaplanan 20 yıl ile 4616 sayılı Yasa uyarınca 10 yıllık sürelerin mahsubu sonucu erken koşullu salıverilmeye ilişkin Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2006 tarih, 16-09 müt. sayılı kararına karşı yapılan itirazı reddeden, Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2006 tarih, 10 müt. sayılı hükmü yerinde görülmediğinden, bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

1) “Cezadan mahsup” ne demek?

Bir kişi aynı suç nedeniyle yabancı ülkede gözaltında, tutuklu ya da hükümlü kaldıysa, bu süre Türkiye’de verilecek cezadan düşülür. Yani iki kez fiilen ceza çekilmez.

2) Suç nerede işlenmiş olursa olsun mahsup yapılır mı?

Evet. Suç Türkiye’de ya da yurt dışında işlenmiş olabilir. Önemli olan, aynı suç nedeniyle yabancı ülkede özgürlükten yoksun kalınmış olmasıdır.

3) Yabancı ülkede verilen cezanın tamamı mı düşülür?

Hayır. Sadece fiilen geçirilen süre (gözaltı, tutukluluk, hükümlülük) mahsup edilir. Yabancı mahkemenin verdiği cezanın kâğıt üzerindeki süresi değil, gerçekte çekilen süre dikkate alınır.

4) Yabancı ülkede mahkûmiyet varsa Türkiye’de tekrar yargılama olur mu?

Bazı suçlarda evet. Türkiye’de yeniden yargılama yapılabilir; ancak mükerrer infazı önlemek için yabancı ülkede geçirilen süre TCK 16 gereği mutlaka cezadan indirilir.

5) Mahkeme bu mahsubu kendiliğinden yapmak zorunda mı?

Evet. Yargıtay’a göre mahkeme, yabancı ülkede geçirilen süreyi re’sen araştırmalı ve açıkça kararda göstermelidir. Aksi hâl bozma sebebidir.