Giriş
Bireylerin toplumsal ve profesyonel yaşamlarını derinden etkileyen resmi belgeler arasında, kişinin adli geçmişini kristalize eden Adli Sicil Kaydı (halk arasında bilinen adıyla “sabıka kaydı”) özel bir öneme sahiptir. Devletin adalet sisteminin bir yansıması olarak kabul edilen bu resmi kayıt, mahkeme kararları, verilen cezalar ve güvenlik tedbirlerine ilişkin ayrıntılı bilgileri barındırır. Her ne kadar geçmişte işlenmiş bir suçu ve bunun hukuki sonuçlarını gösterse de, bu kayıt, bireyin gelecekteki iş başvurularından kamu görevine atanmasına kadar hayatının pek çok kritik dönemeç noktasında karşısına çıkabilen, adeta görünmez bir bariyer işlevi görebilmektedir.
Toplumda çoğu zaman “sabıkalı olmak” gibi ağır bir etiketle anılan bu durum, cezasını tamamlamış ve topluma yeniden entegre olmak isteyen bireyler için sadece hukuki değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyoekonomik zorluklar da yaratır. Bu kayıt, bireyin geçmişiyle hesaplaşmasını zorunlu kılmakla kalmaz, aynı zamanda geleceğe dair umutlarını ve fırsatlarını da kısıtlayabilir. Ancak çağdaş hukuk sistemleri, bireylere ikinci bir şans tanıma ve geçmişteki hataların gölgesinden kurtulma imkânı sunar: Adli Sicil Kaydının Silinmesi. Bu süreç, cezasını çekmiş bir bireyin topluma tam ve onurlu bir şekilde yeniden katılımını hedefleyen, rehabilitasyon odaklı bir yaklaşımdır.
Adli sicil kaydının silinmesi, sadece basit bir idari işlem değil, kişinin geleceğini yeniden inşa etme, mesleki kariyerini ilerletme ve sosyal hayata tam olarak katılma potansiyelini geri kazanma yolunda atılan hayati bir adımdır. Bu süreç, titizlikle takip edilmesi gereken hukuki düzenlemelerle çevrilidir ve iki ana aşamadan oluşur: Adli Sicil Kaydının silinmesi ve ardından Adli Sicil Arşiv Kaydının silinmesi.
Bu kapsamlı makale, adli sicil kaydının silinmesi ile ilgili hukuki düzenlemeleri, sürecin işleyişini ve silinme koşullarını ayrıntılı olarak ele alacaktır. Amacımız, geçmişin yükünden kurtulmak ve daha aydınlık bir geleceğe adım atmak isteyen her birey için net, güvenilir ve kapsamlı bir hukuki yol haritası sunmaktır.
I. Adli Sicil Kaydının Tanımı ve Hukuki Temelleri
Adli sicil kaydı, bir bireyin adli durumuna ilişkin en güncel ve resmi bilgileri içeren, devletin merkezi bir veri tabanıdır. Türkiye’de bu kayıt sistemi, temel olarak 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu çerçevesinde düzenlenmiş ve hukuki güvence altına alınmıştır. Bu kayıt, yalnızca Türk mahkemeleri tarafından verilen kararları değil, aynı zamanda Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerde alınan ve Türk hukuk sistemine uygun şekilde tescil edilmiş ceza ve güvenlik tedbirlerine ilişkin bilgileri de kapsamaktadır.
Adli sicil kaydına işlenen temel bilgiler şunlardır: kesinleşmiş mahkumiyet kararları, hapis cezaları, adli para cezaları, koşullu salıverilme (şartla tahliye) kararları ve belli suçlara ilişkin olarak uygulanan güvenlik tedbirleri. Bu kayıt, kişinin adli geçmişiyle ilgili devletin sahip olduğu en kritik resmi belgedir ve çeşitli resmi işlemlerde, özellikle iş ve kamu görevine başvurularda sorgulanabilir.
A. Kaydın Silinmesine İlişkin Kanuni Düzenleme
Adli sicil kayıtlarının silinmesi ve arşivlenmesi süreci, 5352 sayılı Kanunun belirlediği katı kurallara tabidir. Kanunun geçici 2/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlarla ilgili kayıt silme işlemlerinin, bu Kanun hükümlerine göre yerine getirileceğini açıkça belirtmektedir.
Kanunun temel dayanağı olan “Adli sicil bilgilerinin silinmesi” başlıklı 9. maddesi ise, adli sicildeki bilgilerin hangi şartlarda silinerek arşiv kaydına alınacağını detaylandırmaktadır:
“(1) Adlî sicildeki bilgiler;
a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,
b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,
c) Ceza zamanaşımının dolması,
d) Genel af,
Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.”
Bu hüküm uyarınca, adli sicil kaydının silinmesi ilk aşamada kaydın tamamen yok edilmesi değil, arşiv kaydına dönüştürülmesi anlamına gelmektedir. Yalnızca ilgili kişinin vefat etmesi durumunda adli sicil bilgileri tamamen silinir. Ayrıca, yurt dışındaki mahkumiyetler, adli para cezaları ve erteleme hükümleri gibi bazı istisnai kayıtlar, adli sicile işlenmeden doğrudan arşive kaydedilebilir.
Adli sicil kaydının silinmesi, kişinin geçmişteki suçlarının hukuki olarak belirli şartlar ve süreler sonrasında geride bırakılmasına olanak tanıyan, toplumsal barış ve bireysel rehabilitasyon ilkesine hizmet eden önemli bir mekanizmadır.
II. Adli Sicil Kaydının Silinmesi Koşulları
Adli sicil kaydının silinerek arşiv kaydına alınabilmesi için 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nda kesin olarak belirtilen hukuki şartların eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi zorunludur. Bu şartların sağlanması, bireyin hukuki statüsünde önemli bir dönüşümün önünü açar.
A. Ceza İnfazının Tamamlanması
Adli sicil kaydının silinmesi için ilk ve en temel şart, hükmedilen cezanın infazının eksiksiz bir şekilde tamamlanmış olmasıdır. Bu şart, cezanın türüne göre farklı şekillerde gerçekleşir:
- Hapis Cezaları: Kişi, mahkûmiyetine konu olan hapis cezasının tamamını ceza infaz kurumunda çekmiş olmalı veya denetimli serbestlik gibi infaz yöntemleriyle cezasını sonlandırmış olmalıdır. Koşullu salıverilme durumunda ise, bu sürenin de tamamlanması gerekir.
- Adli Para Cezaları: Hükmedilen adli para cezasının tamamının ödenmiş veya tahsil edilmiş olması şarttır.
- Ertelenmiş Cezalar (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hariç): Eğer ceza ertelenmiş ise, erteleme süresinin dolması ve kişinin bu süre zarfında herhangi bir yükümlülüğü ihlal etmemiş olması gerekmektedir.
B. Zamanaşımı Durumunun Gerçekleşmesi
Kanun, ceza zamanaşımının dolmasını da kaydın silinmesi için geçerli bir sebep olarak kabul eder. Ceza zamanaşımı, yasalarda öngörülen sürenin dolmasıyla birlikte devletin cezayı infaz etme hakkının sona ermesi anlamına gelir. Her suçun ve cezanın zamanaşımı süresi farklılık gösterir. Zamanaşımı süresi dolmuşsa, cezanın infaz edilmesi hukuken mümkün olmaz ve bu durum, adli sicil kaydının silinerek arşive alınmasını gerektirir.
C. Af Durumu
Cumhuriyetin yetkili organları tarafından ilan edilen Genel Af ya da özel bir affın yürürlüğe girmesi, adli sicil kaydının silinmesini doğrudan sağlayan hukuki nedenlerdendir. Af kararları, yasal düzenlemelerle belirlenen kapsam ve takvime uygun olarak ceza almış kişilerin kayıtlarının silinmesi veya arşivlenmesi sonucunu doğurur.
D. Şikayetten Vazgeçme veya Etkin Pişmanlık
Bazı suçlarda (özellikle şikâyete bağlı suçlar), ceza mahkûmiyetini tüm sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme ya da cezasızlık hali sağlayan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, ilgili kaydın adli sicilden silinerek arşive alınmasını sağlar.
E. Kişinin Ölümü
Kişinin vefat etmesi, adli sicil kaydındaki bilgilerin otomatik olarak ve tamamen silinmesine yol açar. Bu durumda, kayıt artık bir arşiv kaydına dönüştürülmez, hukuken tamamen ortadan kalkar.
III. Sabıka Kaydı (Adli Sicil) Nasıl Silinir?
Sabıka kaydının silinmesi, yani kayıtların belirli bir süreçten sonra silinmesi veya arşiv kaydına alınması süreci, iki ana aşamadan oluşan, hukuki takip gerektiren bir dizi işlemi içerir.
1. Sabıka Kaydının Silinmesi İçin Gereken Şartların Detayları
Sabıka kaydı olarak bilinen Adli Sicil Kaydının silinmesi için öncelikle bu kayda konu olan mahkumiyet kararının hukuki ve fiili sonuçlarının tamamlanmış olması şarttır.
- Hükmün Kesinleşmesi: Adli sicile yalnızca yargı yollarının (temyiz, itiraz vb.) tükenmesiyle kesinleşmiş olan mahkumiyet kararları kaydedilir.
- İnfazın Tamamlanması Zorunluluğu: Yukarıda detaylandırıldığı gibi hapis, para cezası veya erteleme süreleri dolmuş olmalıdır.
- Adli Sicil Arşiv Kaydına Otomatik Geçiş: 5352 sayılı Kanun’un 9. maddesi gereği, cezanın infazının tamamlanması veya af gibi diğer silinme koşullarının oluşmasıyla birlikte adli sicil kaydındaki bilgiler, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü (ASİGM) tarafından resen (kendiliğinden) silinerek otomatik olarak arşiv kaydına alınır. Ancak uygulamada, bu resen silme işleminin takibi veya hızlandırılması için bireyin ASİGM’ye bir dilekçe ile başvurması gerekebilir.
2. Adli Sicil Kaydının Silinmesi Süreci ve Başvuru
Süreç, iki aşamalı bir hukuki dönüşüm içerir:
Aşama 1: Adli Sicil Kaydının Arşive Alınması (Silinmesi)
Bu aşama, cezanın infazının tamamlandığı veya diğer silinme şartlarının oluştuğu anda gerçekleşir. Kişi, bu işlemin gerçekleştiğini teyit etmek veya süreci hızlandırmak için doğrudan Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne ya da bulundukları yerdeki Cumhuriyet Başsavcılıkları aracılığıyla dilekçe ile başvurmalıdır. Başvuru, kişinin bizzat kendisi tarafından yapılabileceği gibi, vekâletname ile yetkilendirilmiş bir avukat aracılığıyla da gerçekleştirilebilir.
Aşama 2: Adli Sicil Arşiv Kaydının Tamamen Silinmesi
Adli sicil kaydı arşive alındıktan sonra, kaydın arşividen de tamamen silinmesi için suç türüne, cezanın niteliğine ve en önemlisi Memnu Hakların İadesi (Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi) kararına bağlı olarak belirli sürelerin (5, 15, 30 yıl) geçmesi beklenir. Bu süreç, ikinci bölüm olan “Adli Sicil Arşiv Kaydının Silinmesi” başlığı altında detaylandırılmıştır.
3. Başvuru İçin Gerekli Belgeler
Adli sicil kaydının silinmesi için başvuruda bulunacak kişilerin, hukuki şartların yerine geldiğini kanıtlayan resmi belgeleri eksiksiz sunmaları gerekmektedir. Gerekli temel belgeler şunlardır:
- Dilekçe: Başvuru sahibinin açık talebini içeren, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne hitaben yazılmış imzalı dilekçe.
- Kimlik Belgesi Fotokopisi: Başvuru sahibinin geçerli T.C. Kimlik Kartı veya Nüfus Cüzdanı fotokopisi.
- İnfazın Tamamlandığına Dair Belgeler:
- Hapis cezasının tamamlandığını gösteren Ceza İnfaz Kurumu yazısı veya ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan alınmış belge (aslı veya onaylı fotokopisi).
- Adli para cezasının ödendiğine dair ödeme makbuzları.
- Ertelenmiş hapis cezası veya denetimli serbestlik süresinin başarıyla dolduğunu gösteren mahkeme veya infaz kurumu kararları.
ASİGM, sunulan bu belgeleri titizlikle inceleyerek, yasal şartların oluşup oluşmadığına karar verir ve buna uygun olarak silme veya arşivleme işlemini gerçekleştirir. Başvuru takibinin, günümüzde e-Devlet uygulaması üzerinden de yapılabildiği unutulmamalıdır.
4. İş Başvurularında Adli Sicil Kaydı ve Arşiv Kaydı Ayrımı
Özellikle iş başvuruları sırasında, talep edilen sabıka kaydı belgesi önemlidir. Özel sektör kuruluşları genellikle yalnızca Adli Sicil Kaydını (arşiv kaydı hariç) talep etmektedir. Bu nedenle, infazın tamamlanmasının ardından kaydın arşive alınması bile, birçok özel sektör iş başvurusunda kişinin sicilinin temiz görünmesini sağlayabilir. Ancak, kamu kurumları ve bazı özel sektör pozisyonları (güvenlik, maliye vb.) yasal yetkileri dahilinde Adli Sicil Arşiv Kaydını da sorgulayabilir. Bu nedenle, bireyin tam anlamıyla “temiz” bir sicile sahip olabilmesi için arşiv kaydının da tamamen silinmesi süreci kritik önem taşır.
IV. Adli Sicil Arşiv Kaydının Silinmesi: Nihai Temizlik
Adli sicil arşiv kaydı, bireylerin geçmişte almış oldukları ve infazını tamamlamış oldukları cezaların, yasal süreler boyunca muhafaza edildiği ikinci bir kayıt sistemidir. Bu kayıt, adli sicil kaydından farklı olarak, infazı tamamlanmış mahkûmiyetlere dair bilgileri içerir. Adli sicil kaydının silinmesiyle birlikte otomatik olarak arşiv kaydına dönüştürülen bu veriler, belirli bir süre boyunca, yalnızca kanunda belirtilen yetkili kurumlar tarafından talep edilebilir.
A. Adli Sicil Arşiv Kaydının İçeriği ve Gizliliği
Arşiv kaydının varlık nedeni, kişilerin geçmişteki mahkumiyet ve ceza infaz süreçlerinin kaydını tutmak ve bu kayıtlara erişimi yalnızca kamu düzeni ve güvenliği açısından zorunlu olan kurumlar ve durumlarla sınırlı tutmaktır. Arşiv kaydında yer alan temel bilgiler, suçun tarihi, mahkemesi, ceza kararları, kesinleşme tarihi ve infaz bilgileri olup, bu bilgiler yüksek düzeyde kişisel veri gizliliğine tabidir.
Adli Sicil Kanunu, arşiv kaydındaki bilgilere erişimi kesin suretle sınırlandırmıştır. Bireyin kendisi, avukatı, hakimler, savcılar, seçim kurulları ve ilgili kamu kurumları dışında bu bilgilere erişim mümkün değildir ve bu bilgilerin yetkisiz kişilerle paylaşılması kanunen yasaktır.
B. Adli Sicil Arşiv Kaydının Silinmesi Süreleri
Adli sicil arşiv kaydının tamamen silinmesi, adli sicil kaydının silinmesinden çok daha karmaşık ve uzun süreli bir süreci ifade eder. Bir mahkûmiyet kaydının arşiv kaydına alınması infazın tamamlanmasıyla gerçekleşse de, kaydın arşivden tamamen silinmesi için 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 12. maddesinde belirtilen yasal sürelerin geçmesi zorunludur.
Kaydın arşive alınmasından itibaren işlemeye başlayan ve suçun türüne göre değişen bu süreler şöyledir:
| Süre | Koşul | Açıklama |
| 5 Yıl | Diğer mahkûmiyetler için Memnu Hakların İadesi Kararı alınması durumunda. | Genellikle daha hafif suçlar veya hukuki süreçlerle haklarının iadesini sağlamış kişiler için geçerlidir. |
| 15 Yıl | Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı (Memnu Hakların İadesi) alınmışsa. | Bu süre, genellikle hukuki süreçle haklarını geri alanlar için uygulanan daha kısa süredir. |
| 30 Yıl | Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı (Memnu Hakların İadesi) alınmamışsa. | Bu, en uzun bekleme süresidir ve yasaklanmış haklarını geri alma yoluna gitmeyen kişiler için geçerlidir. |
C. Memnu Hakların İadesinin Kritik Rolü
Memnu Hakların İadesi (Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi) kararı, arşiv kaydının silinme süresini doğrudan etkileyen en kritik hukuki unsurdur. Bireyin, mahkumiyet nedeniyle kaybettiği seçme-seçilme, kamu hizmetinden yararlanma gibi hakların iadesini talep etmesi ve mahkemece bu kararın verilmesi, arşiv kaydının silinme süresini 30 yıldan 15 yıla düşürür. Bu karar, ilgili mahkemeye (Hükmü veren mahkemeye) yapılan bireysel bir başvuru ile alınır ve adli sicil arşiv kaydının silinme sürecini önemli ölçüde hızlandırır.
D. Başvuru ve Sürecin Yönetimi
Adli sicil arşiv kaydının tamamen silinmesi için başvurular, tıpkı ilk aşamada olduğu gibi, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne hitaben yazılan bir dilekçe ile yapılır. Başvuruda, ilgili yasal sürelerin dolduğunu gösteren belgeler ve varsa Memnu Hakların İadesi Kararı sunulmalıdır. Başvuru sonrası inceleme süresi ortalama 1 ila 2 ay sürebilir.
Sonuç
Adli Sicil Kaydının Silinmesi, kişinin geçmişteki hukuki yükümlülüklerini yerine getirerek toplumda belirli şartlarla temiz bir sayfa açmasını sağlayan, bireysel özgürlük ve rehabilitasyon ilkesine dayanan son derece önemli bir hukuki süreçtir. Bu süreç, sadece adli sicil kaydının arşive alınmasından ibaret olmayıp, ardından gelen arşiv kaydının silinmesi aşaması ile tamamlanır. Ceza infazlarının tamamlanması, yasal sürelerin geçmesi ve özellikle Memnu Hakların İadesi gibi hukuki mekanizmaların doğru kullanılması, bireylerin sosyal ve profesyonel yaşantılarında yeni bir başlangıç yapabilmelerini mümkün kılar. Bu karmaşık ve uzun soluklu süreçte hak kaybı yaşamamak adına, deneyimli bir hukuk danışmanlığından destek almak, sürecin doğru, hızlı ve şeffaf bir şekilde yönetilmesi için büyük önem taşımaktadır.


