1. Giriş

Afet ve acil durumlar, insanların yaşamlarını, mallarını ve altyapılarını tehdit eden, beklenmedik ve genellikle yıkıcı olaylardır. Türkiye, özellikle deprem, sel, heyelan gibi doğal afetlere yatkın bir coğrafyada yer alması nedeniyle afet yönetimi konusunda oldukça hassastır. Afetlerin yönetimi, bu tür olayların hem öncesinde hem de sonrasında etkili bir şekilde müdahale edilmesini gerektiren karmaşık bir süreçtir. Bu bağlamda, Türkiye’de afet yönetimini koordine eden temel kamu kurumlarından biri, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)’dır.

AFAD, afetlerin öncesinde, sırasındaki müdahalelerde ve sonrası iyileştirme çalışmalarında önemli bir rol oynamaktadır. Ancak, AFAD’ın yalnızca müdahale ve koordinasyonla sınırlı olmayan önemli bir yetkisi daha vardır: Kamulaştırma Yetkisi. AFAD, afet risklerini azaltma, afet sonrası yeniden yapılandırma ve halkın güvenliğini sağlama amacıyla çeşitli taşınmazları kamulaştırma yetkisine sahiptir. Bu yetki, Türkiye’deki afet yönetimi ve afet sonrası iyileştirme süreçleriyle doğrudan ilişkilidir. Bu makalede, AFAD’ın kamulaştırma yetkisi, hukuki çerçevesi, uygulama alanları ve karşılaşılan zorluklar detaylı bir şekilde ele alınacaktır.

2. AFAD ve Kamulaştırma Yetkisi: Hukuki Çerçeve

Kamulaştırma, kamu yararı amacıyla özel mülkiyete ait taşınmazların devlet tarafından bedeli ödenerek alınması işlemidir. Türkiye’de kamulaştırma süreçleri esas olarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile düzenlenmektedir. Ancak afet yönetimi söz konusu olduğunda, bu genel çerçeveye ek olarak 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında AFAD’a özel kamulaştırma yetkileri tanınmıştır.

Kamulaştırmanın Hukuki Dayanakları

Kamulaştırma işlemlerinde en önemli ilke kamu yararıdır. Anayasa’nın 35. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı kamu yararı amacıyla sınırlanabilir. Bu nedenle, AFAD’ın gerçekleştirdiği kamulaştırmalar da hem Anayasa’ya hem de Kamulaştırma Kanunu hükümlerine dayanmak zorundadır.

AFAD’ın yetkileri yalnızca afet sonrasında değil, afet öncesi riskleri azaltma amacıyla da devreye girebilir. Böylece kurum, yalnızca kriz anında değil, afet öncesi ve sonrasında da kamusal güvenliği sağlamak için hukuki araçları kullanabilmektedir.

AFAD’ın Kamulaştırma Yetkisinin Kapsamı

AFAD, afet yönetiminin farklı aşamalarında kamulaştırma yoluna gidebilir:

  • Afet Risklerini Azaltma: Deprem, heyelan veya sel riski taşıyan bölgelerdeki yapıların kaldırılması ve güvenli alanların oluşturulması.
  • Afet Sonrası İyileştirme: Afetlerde zarar gören yerleşim yerlerinin yeniden inşası, altyapıların güvenli şekilde yapılması.
  • Yerleşim Düzeninin Sağlanması: Halkın güvenli alanlara taşınması, yeni yerleşim bölgelerinin kurulması.
  • Altyapı Projeleri: Afet önleme amacıyla yapılan baraj, set, geçici barınma merkezleri ve lojistik altyapı için gerekli taşınmazların kamulaştırılması.

Bu kapsamda AFAD, kamu yararı kararı alınması şartıyla taşınmazları kamulaştırabilir ve gerektiğinde bedel tespiti ve tescil davaları yoluyla işlemleri tamamlayabilir.

AFAD Kamulaştırmalarında Uygulama Örnekleri

Türkiye’de özellikle deprem riski taşıyan bölgelerde AFAD’ın kamulaştırma yetkisi sıkça gündeme gelmektedir. Fay hattı üzerinde kalan yerleşimlerin kaldırılması, sel riski altındaki bölgelerde tahliye ve yeniden iskân projeleri bu kapsamda en bilinen uygulamalardır.

Ayrıca, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile de AFAD’ın uygulamalarını destekleyen ek bir hukuki altyapı sağlanmıştır. Böylece kurum, riskli alanlarda doğrudan kamulaştırma ve dönüşüm çalışmalarını hayata geçirebilmektedir.

3. AFAD’ın Kamulaştırma Yetkisini Kullanma Alanları

AFAD, kamulaştırma yetkisini, genellikle afet risklerini azaltma, afet sonrası iyileştirme projeleri ve barınma ihtiyaçları gibi alanlarda kullanmaktadır. Bu uygulama alanları, Türkiye’nin afet yönetimindeki önemli adımlarını oluşturur. AFAD’ın kamulaştırma yetkisini kullanma alanlarını şu şekilde detaylandırmak mümkündür:

3.1. Afet Risklerinin Azaltılması

ürkiye, coğrafi yapısı nedeniyle sık sık depremler, seller ve heyelanlar gibi doğal afetlerle karşı karşıya kalan bir ülkedir. Bu nedenle Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), yalnızca afetlere müdahale etmekle kalmaz; aynı zamanda afet riski taşıyan bölgelerdeki yerleşim alanlarını dönüştürme ve güvenli hale getirme görevini de üstlenir.

Riskli Yapı Alanları ve Afet Riski Altındaki Alanlar

AFAD’ın kamulaştırma yetkisi en çok riskli yapı alanları ve afet riski altındaki alanlar üzerinde uygulanır. Bu alanlar, bilimsel raporlar ve teknik incelemeler sonucunda belirlenir. Özellikle fay hatları üzerinde bulunan yerleşimler, taşkın riski yüksek bölgeler veya heyelan tehlikesi taşıyan yerler bu kapsamda değerlendirilir.

Bu bölgelerde yaşayan vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla kamulaştırma işlemleri devreye girer. Böylece yüksek risk taşıyan yapılar kaldırılır ve halkın güvenli alanlara taşınması sağlanır.

Kamulaştırmanın Amaçları

AFAD’ın bu tür kamulaştırma faaliyetleri yalnızca taşınmazlara el koyma süreciyle sınırlı değildir. Asıl hedef, afetlerin doğurabileceği can ve mal kayıplarını en aza indirmek ve toplumun yaşam kalitesini korumaktır. Bu kapsamda kamulaştırma şu amaçlarla yapılır:

  • Afet risklerini ortadan kaldırmak: Yıkılma tehlikesi bulunan binaların kaldırılması.
  • Güvenli yerleşim alanları oluşturmak: Yeni konut ve altyapı projelerinin inşası.
  • Afet sonrası iyileştirme: Hasarlı veya tehlikeli bölgelerin yeniden düzenlenmesi.
  • Toplumsal dayanıklılığı artırmak: Vatandaşların afetlere karşı korunması ve güvenli bölgelerde yaşam sürmeleri.

AFAD’ın Kamulaştırma Sürecinde Rolü

AFAD, bu süreçte kamu yararı kararı alındıktan sonra gerekli kamulaştırma adımlarını başlatır. Kamulaştırılan taşınmazların yerine afet etkilerini azaltacak yapılar inşa edilir, yeni yerleşim merkezleri oluşturulur ve bu sayede afet riski altındaki alanlar güvenli yaşam alanlarına dönüştürülür.

Bu yaklaşım, hem Anayasa’nın mülkiyet hakkı ve kamu yararı dengesine hem de 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun hükümlerine uygun şekilde yürütülmektedir.

3.2. Afet Sonrası Yeniden Yapılandırma

Bir afet meydana geldiğinde, deprem, sel veya heyelan gibi olaylar geniş çaplı yıkımlara yol açabilir. Bu durum yalnızca binaların zarar görmesiyle sınırlı kalmaz; aynı zamanda altyapının çökmesi, ulaşım yollarının kapanması ve halkın güvenliğinin ciddi şekilde tehlikeye girmesi anlamına gelir. Türkiye’de Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), bu tür durumlarda afet sonrası yeniden yapılanma sürecini başlatan en önemli kurumlardan biridir.

Büyük afetlerin ardından, zarar gören bölgelerde yaşamın yeniden düzenlenebilmesi için hızlı adımlar atılması gerekir. AFAD, bu süreçte yalnızca acil yardım faaliyetleriyle değil, aynı zamanda yeniden yapılanma ve kalıcı çözüm üretme görevleriyle de öne çıkar.

Bu kapsamda, afet bölgelerinde zarar görmüş taşınmazlar için kamulaştırma işlemleri devreye alınır. Amaç, yıkıntılarla dolu riskli alanların ortadan kaldırılması ve yerine güvenli yaşam alanlarının inşa edilmesidir.

3.3. Afet Barınma Projeleri

Afetlerin en acil ve yıkıcı sonuçlarından biri, insanların evlerini kaybetmesidir. Deprem, sel ve heyelan gibi doğal afetler, kısa sürede binlerce kişiyi barınma ihtiyacıyla karşı karşıya bırakabilir. Türkiye’de bu tür durumlarda en etkin rolü üstlenen kurumların başında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) gelir. AFAD, afetzedelerin barınma sorunlarını çözmek amacıyla hem geçici barınma alanları oluşturur hem de kalıcı konut projeleri için kamulaştırma işlemleri yapar.

Afet Sonrası Geçici Barınma Alanları

Bir afetin hemen ardından insanların güvenli bir şekilde barınabilmesi için hızlı çözümler üretilmesi gerekir. AFAD bu süreçte çadır kentler, konteyner yerleşkeler ve geçici barınma merkezleri kurarak vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılar. Bu alanların kurulabilmesi için gerekli arazilerin tahsis edilmesi çoğu zaman kamulaştırma yoluyla gerçekleştirilir.

Geçici barınma alanları, yalnızca güvenli bir yaşam alanı sunmakla kalmaz; aynı zamanda sağlık hizmetlerinin, eğitim faaliyetlerinin ve sosyal destek mekanizmalarının da afetzedelere ulaşmasını sağlar.

Kalıcı Konut Projeleri ve Kamulaştırma

Afet sonrası uzun vadeli çözüm, afetzedelerin güvenli ve modern konutlara kavuşturulmasıdır. Bu kapsamda AFAD, kalıcı konut projeleri yürütür. Bu projelerin hayata geçirilebilmesi için uygun alanların seçilmesi, imar planlarının hazırlanması ve gerekli taşınmazların kamulaştırılması zorunludur.

Kalıcı konut projelerinde kamulaştırma sayesinde:

  • Riskli bölgelerden halk güvenli alanlara taşınır.
  • Yeni yerleşim merkezleri planlı ve dayanıklı şekilde inşa edilir.
  • Afet sonrası toplumsal düzenin hızla sağlanması mümkün olur.

Altyapı ve Yaşam Alanlarının Güçlendirilmesi

AFAD’ın yürüttüğü barınma projeleri, yalnızca konut ihtiyacını karşılamakla sınırlı değildir. Bu projeler aynı zamanda yollar, su şebekeleri, elektrik hatları ve sosyal tesisler gibi altyapı ihtiyaçlarını da kapsar. Böylece, afetzedeler sadece bir eve değil; güvenli, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir yaşam alanına kavuşmuş olur.

3.4. Çevresel ve Sosyal Duyarlılık Projeleri

AFAD, afet risklerini azaltma süreçlerinde çevresel ve sosyal duyarlılığı göz önünde bulundurmak zorundadır. Özellikle yerleşim alanlarında yapılan kamulaştırmalar, sosyal etkileri de beraberinde getirebilir. AFAD, afet riski taşıyan bölgelerdeki kamulaştırma süreçlerinde çevresel ve sosyal etki analizleri yaparak, sürdürülebilir projeler geliştirmeyi amaçlar.

Bu süreç, sadece fiziksel altyapıyı değil, aynı zamanda toplumsal yapıyı da iyileştirmeyi hedefler. AFAD, bu tür projelerde, halkın yerinden edilmesi durumunda gerekli sosyal destek mekanizmalarını devreye sokarak, afet mağdurlarının yaşam standartlarını yükseltmeye çalışır.

4. Kamulaştırma Süreci ve AFAD’ın Rolü

AFAD’ın kamulaştırma süreci, hukuki dayanağını 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuattan almaktadır. Bu süreç yalnızca taşınmazların devlet tarafından alınmasını değil; aynı zamanda afet risklerini azaltmaya yönelik uzun vadeli projelerin uygulanmasını da kapsar. AFAD’ın yürüttüğü kamulaştırma süreci birkaç aşamadan oluşur ve her aşama kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında denge gözetilerek ilerler.

Planlama ve Alan Tespiti

Kamulaştırmanın ilk aşaması, afet riski yüksek bölgelerin tespitidir. AFAD, deprem fay hatları üzerinde yer alan, sel riski taşıyan veya heyelan tehlikesi bulunan alanları bilimsel raporlar ışığında belirler. Bu alanlarda riskli yapılaşma yoğunluğu göz önüne alınarak kamulaştırma planlaması yapılır. Amaç, riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların güvenli yaşam alanlarına taşınmasını sağlamaktır.

Değer Tespiti ve Bedel Belirleme

Kamulaştırmanın en kritik adımlarından biri, taşınmazların değerinin adil şekilde belirlenmesidir. AFAD, kamulaştırılacak taşınmazların piyasa değerine göre bedelini hesaplatır. Bu süreçte bağımsız ekspertiz raporlarından ve uzman bilirkişilerden yararlanılır. Böylece vatandaşların mülkiyet hakkı korunur ve mağduriyet yaşanmaz.

Kamulaştırma bedeli, 2942 sayılı Kanun çerçevesinde belirlenir ve mülk sahiplerine ödenir. AFAD, mümkün olduğunda mülk sahipleriyle uzlaşma yolunu tercih eder.

Kamulaştırma İzni ve Uygulama

Planlama ve bedel tespitinden sonra, kamulaştırmanın uygulanabilmesi için ilgili otoritelerden izin alınması gerekir. Kamu yararı kararı alınarak süreç resmiyet kazanır. Bu aşamada mülk sahipleriyle anlaşmalar yapılır ve ödemeler gerçekleştirilir.

Uzlaşma sağlanamayan durumlarda ise kamulaştırma bedeli mahkeme yoluyla tespit edilerek hak sahiplerine ödenir. Böylece kamulaştırma işlemi hukuka uygun şekilde tamamlanır.

Kamulaştırma Sonrası Proje Uygulama

Kamulaştırma süreci yalnızca taşınmazların devriyle sona ermez. AFAD, bu alanlarda afet risklerini azaltmaya yönelik projeler geliştirir. Bunlar arasında:

  • Yeni ve dayanıklı konut projeleri,
  • Afetlere karşı güçlendirilmiş altyapı yatırımları,
  • Halkın ihtiyaçlarını karşılayacak sosyal hizmet alanları

yer almaktadır. Bu projeler sayesinde afet riski taşıyan bölgeler güvenli yaşam alanlarına dönüştürülür.

5. AFAD’ın Kamulaştırma Yetkisini Kullanırken Karşılaştığı Zorluklar

AFAD, afet sonrası ve afet riski altındaki bölgelerde kamulaştırma işlemleri yürütürken hukuki, teknik ve idari açıdan çeşitli zorluklarla karşılaşabilir. Bu zorluklar sürecin uzamasına, projelerin gecikmesine ve vatandaşların mağduriyet yaşamasına neden olabilir. Kamulaştırma sürecindeki en temel sorunlar üç başlık altında toplanabilir.

Mülk Sahiplerinin İtirazları

Kamulaştırma, çoğu zaman mülk sahiplerinin rızası olmadan gerçekleştiği için itiraz süreçleri gündeme gelebilir. Vatandaşlar, kamulaştırma kararının hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın kamu yararı kapsamında olmadığını veya bedelin düşük belirlendiğini iddia ederek yargı yoluna başvurabilir.

Bu itirazlar, kamulaştırma sürecinin uzamasına neden olabileceği gibi, mahkeme kararları doğrultusunda kamulaştırma işleminin yeniden gözden geçirilmesine de yol açabilir.

Kamulaştırma Bedelinin Belirlenmesi

Kamulaştırma bedeli, sürecin en hassas aşamalarından biridir. Bedelin doğru tespit edilmemesi, mülk sahiplerinin mağdur olmasına ve yoğun şekilde itiraz etmesine sebep olabilir.

AFAD, bu süreci bağımsız ekspertiz raporları ve bilirkişi incelemeleriyle yürütse de, piyasa koşullarındaki farklılıklar veya raporların yeterince objektif olmaması bedel belirlemede sorunlar doğurabilir. Bu da vatandaşlar ile kurum arasında anlaşmazlıkların artmasına yol açabilir.

Bürokratik Zorluklar ve Koordinasyon Sorunları

AFAD’ın yürüttüğü kamulaştırma süreci, yalnızca kurumun kendi yetkileriyle sınırlı değildir. Yerel yönetimler, kamu kurumları, mahkemeler ve çeşitli paydaşlarla koordinasyon sağlanması gerekir.

Bu noktada:

  • Bürokratik engeller,
  • Kurumlar arası bilgi eksikliği,
  • Uygulamada gecikmeler

gibi sorunlar yaşanabilir. Bu da kamulaştırma projelerinin beklenenden daha uzun sürmesine ve afet sonrası yeniden yapılanma sürecinin yavaşlamasına neden olur.

6. Sonuç

AFAD, Türkiye’deki afet yönetiminin en önemli aktörlerinden biridir ve kamulaştırma yetkisi, bu süreçte önemli bir yer tutmaktadır. Afet riski taşıyan bölgelerde, afet sonrası yeniden yapılanma ve barınma ihtiyaçları için kamulaştırma işlemleri gerçekleştirilir. AFAD, bu süreçte, afetlerin etkilerini azaltmak, halkın güvenliğini sağlamak ve afet sonrası iyileştirme projelerini hızla uygulamak amacıyla kamulaştırma yapmaktadır. Ancak, bu sürecin etkinliği, yasal çerçevelerin doğru bir şekilde uygulanması ve tüm paydaşların koordinasyonu ile sağlanabilir. AFAD, afet yönetimi ve kamulaştırma süreçlerinde karşılaştığı zorlukları aşarak, toplumun güvenliğini artırmak ve afetlere karşı daha dayanıklı bir yapı oluşturmak amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir.