Uyuşturucu madde ticareti suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde düzenlenmiştir. Suç; uyuşturucu veya uyarıcı maddenin imal edilmesi, ithal veya ihraç edilmesi, satılması, satışa arz edilmesi, başkasına verilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması, satın alınması, kabul edilmesi veya ticari amaçla bulundurulması halinde gündeme gelir.
TCK 188 dosyalarında en kritik ayrım, uyuşturucu maddenin ticaret amacıyla mı, yoksa kullanmak amacıyla mı bulundurulduğudur. Ticaret kastı; yalnızca maddenin ele geçirilmesiyle değil, miktar, paketleme şekli, hassas terazi, iletişim kayıtları, fiziki takip, teknik takip, tanık anlatımı, satışa arz davranışı ve arama-el koyma işlemlerinin hukuka uygunluğu birlikte değerlendirilerek belirlenir.
İnfaz Yatar Hesaplama Robotu
Hapis cezası alan kişiler açısından cezanın ne kadarının cezaevinde infaz edileceği, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik süreleri büyük önem taşır.
Cezanın yaklaşık infaz süresini öğrenmek için aşağıdaki infaz yatar hesaplama aracını kullanabilirsiniz.
İnfaz Yatar Hesaplama Robotunu KullanSanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamazsa, dosyanın niteliğine göre beraat, TCK 191 kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma, etkin pişmanlık indirimi veya hukuka aykırı delil nedeniyle mahkumiyetin bozulması gündeme gelebilir.
Madde Metni
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
Madde 188– (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11 md.)
a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması (Değişiklik: 28.03.2023 T. 7445 sayılı Kanun m.17),
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Madde Gerekçesi
TCK 188 uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, kamu sağlığını, toplum güvenliğini ve uyuşturucu maddelerin yasa dışı dolaşımının önlenmesini amaçlayan en ağır ceza hukuku düzenlemelerinden biridir. Madde kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı maddeler tek tek sayılmamış; bağımlılık yapan, uyuşturucu ya da uyarıcı etki doğuran tüm maddeler suçun konusu olarak kabul edilmiştir.
Uyuşturucu madde imal, ithal veya ihraç etme fiilleri, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı şekilde gerçekleştirildiğinde suç oluşur. Bu fiiller genellikle kazanç amacıyla işlendiğinden, kanunda hapis cezası yanında adlî para cezası da öngörülmüştür. Böylece yalnızca özgürlüğe yönelik yaptırım değil, suçtan elde edilen ekonomik menfaatin önlenmesi de hedeflenmiştir.
Madde kapsamında ayrıca uyuşturucu maddenin satılması, satışa arz edilmesi, başkasına verilmesi, nakledilmesi, depolanması, kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması da ayrı suç fiilleri olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle uyuşturucu madde ticareti yalnızca satıştan ibaret değildir; maddenin ticari amaçla elde bulundurulması veya taşınması da cezai sorumluluk doğurabilir.
Suçun konusunun eroin, kokain, morfin, bazmorfin veya benzeri ağır nitelikte maddeler olması, cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli hâl olarak kabul edilir. Ayrıca suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi hâlinde hem uyuşturucu ticareti nedeniyle ceza artırılır hem de şartları varsa örgüt suçundan ayrıca sorumluluk gündeme gelir.
Madde, uyuşturucu etkisi doğuran ve üretimi ya da satışı resmî izne bağlı maddeler ile uyuşturucu üretiminde kullanılan öncü maddeleri de koruma kapsamına alır. Bu düzenleme, yalnızca uyuşturucunun piyasaya sürülmesini değil, uyuşturucu üretimine imkân sağlayan hazırlık ve tedarik süreçlerini de engellemeyi amaçlar.
Cezanın Niteliği, Yargılama ve İnfaz Rejimi
TCK 188 uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu, yüksek ceza sınırları nedeniyle ağır cezalık suçlar arasında yer alır. Suçun temel hâlinde uzun süreli hapis cezası ve adlî para cezası gündeme gelir. Cezanın belirlenmesinde maddenin türü, miktarı, fiilin imal, ithal, ihraç veya ticaret kapsamında olup olmadığı, suçun örgütlü işlenip işlenmediği ve dosyadaki deliller dikkate alınır.
Yargılama süreci, kural olarak ağır ceza mahkemesinde yürütülür. Mahkeme; uyuşturucu maddenin niteliğini, failin ticari amaçla hareket edip etmediğini, iletişim kayıtlarını, teknik takip delillerini, fiziki takip tutanaklarını, arama ve el koyma işlemlerini, tanık beyanlarını ve varsa bilirkişi raporlarını birlikte değerlendirir.
İnfaz rejimi bakımından, cezanın kesinleşmesinden sonra genel infaz hükümleri uygulanır. Verilen cezanın süresi, nitelikli hâller, örgüt bağlantısı, failin sabıka durumu ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı infaz sürecini doğrudan etkileyebilir. TCK 192 etkin pişmanlık şartları oluşursa cezada indirim veya bazı hâllerde cezasızlık gündeme gelebilir.
İzmir Ceza Avukatı
İzmir ceza avukatı, ceza soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde şüpheli, sanık, mağdur veya müşteki sıfatıyla yer alan kişilere hukuki destek sağlayan avukattır. Ceza hukuku; özgürlüğü, güvenliği ve temel hakları doğrudan ilgilendirdiği için sürecin başından itibaren profesyonel hukuki destek alınması büyük önem taşır. İzmir ceza avukatı, ifade alma, gözaltı, tutuklama, adli kontrol, iddianame, duruşma ve istinaf süreçlerinde dosyanın hukuki yönünü değerlendirerek savunma stratejisi oluşturur. Özellikle ağır ceza davaları, dolandırıcılık, hırsızlık, yağma, uyuşturucu suçları, cinsel suçlar ve kasten yaralama gibi dosyalarda delillerin doğru analiz edilmesi gerekir. İzmir’de ceza davasıyla karşılaşan kişiler için etkili savunma ve hak kayıplarının önlenmesi açısından uzman desteği büyük önem taşımaktadır.
Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunda Tutuklama
TCK 188 uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda tutuklama, uygulamada sık karşılaşılan bir koruma tedbiridir. Ancak tutuklama otomatik değildir; karar verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesi, kaçma şüphesi, delilleri karartma ihtimali veya somut tutuklama nedenlerinin bulunması gerekir.
Mahkeme, tutuklama değerlendirmesinde uyuşturucu maddenin türünü, miktarını, ele geçiriliş şeklini, ticari amaç göstergelerini, örgüt bağlantısı olup olmadığını, failin dosyadaki konumunu ve delil durumunu birlikte inceler. Özellikle imal, ithal, ihraç, yüksek miktarlı madde ele geçirilmesi veya örgütlü faaliyet iddiası bulunan dosyalarda tutuklama daha ciddi şekilde değerlendirilir.
Bununla birlikte ölçülülük ilkesi her dosyada dikkate alınmalıdır. Adli kontrol tedbirleriyle yargılamanın sağlıklı yürütülmesi mümkünse tutuklama yerine daha hafif koruma tedbirleri uygulanabilir. Ancak suçun niteliği ve ceza miktarı nedeniyle TCK 188 dosyalarında tutuklama ihtimali diğer birçok suça göre daha yüksektir.
Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
TCK 188 uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu, şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaz. Suçun öğrenilmesi hâlinde soruşturma, mağdur şikâyeti aranmaksızın Cumhuriyet savcılığı tarafından resen yürütülür. Şikâyetten vazgeçilmesi soruşturma veya kovuşturmayı sona erdirmez.
Uyuşturucu madde ticareti suçu, uzlaşma kapsamında değildir. Çünkü bu suçta korunan temel değer bireysel menfaat değil; kamu sağlığı, toplum düzeni, gençlerin korunması ve uyuşturucu maddelerin yasa dışı dolaşımının engellenmesidir.
Zamanaşımı bakımından genel dava zamanaşımı hükümleri uygulanır. TCK 188 bakımından zamanaşımı hesabında suçun işlendiği tarih, fiilin niteliği, nitelikli hâller, ceza miktarı ve zamanaşımını kesen veya durduran işlemler birlikte değerlendirilir.
Görevli Mahkeme
TCK 188 uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda görevli mahkeme, kural olarak ağır ceza mahkemesidir. Suçun ceza sınırlarının yüksek olması ve kamu sağlığına karşı ağır nitelik taşıması nedeniyle yargılama asliye ceza mahkemesinde değil, ağır ceza mahkemesinde yapılır.
Mahkeme; maddenin uyuşturucu veya uyarıcı niteliğini, fiilin imal, ithal, ihraç, satış, nakil, depolama veya ticari amaçla bulundurma kapsamında kalıp kalmadığını değerlendirir. Dosyada örgüt bağlantısı, nitelikli madde türü veya etkin pişmanlık iddiası bulunması hâlinde bu hususlar da hüküm kurulurken ayrıca incelenir.
Uyuşturucu Ticareti Suçunda Yargıtay Kararları
Kullanım sınırları içindeki madde ve ticaret kastının ispatlanamaması
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/8745, K. 2022/6167, 12.05.2022
Olay tutanağı içeriği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanıktan ele geçen ve kullanım sınırları içerisinde bulunan uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında bulundurduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sabit olan fiilinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması…kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, diğer sanık …’den ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisi olduğuna veya üzerine atılı suçu işlediğine dair diğer sanık …’ın soyut beyanı dışında mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
TCK 188 yerine TCK 191 kapsamında değerlendirme yapılması gereken hal
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2015/13450, K. 2017/1033, 25.04.2017
“Sanıkların savunmalarının aksine uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı; sabit olan eylemlerinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık … ve müdafii ile sanık … … temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
Satma veya başkasına verme kastı ispatlanmadan mahkumiyet kurulamaz
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2016/1146, K. 2016/7729, 05.10.2016
Sanığın savunmasının aksine, 26.09.2015 tarihinde aracında ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanma amacı dışında satma veya başkalarına verme gibi maksatlarla bulundurduğuna ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve sanık …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan re’sen de temyize tabi hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 05.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Miktar tek başına uyuşturucu ticareti kastını ispatlamaz
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2015/12679, K. 2019/169, 09.01.2019
Sanığın olay tarihinde ikametinde yapılan aramada ele geçirilen net 324.45 gram esrar maddesini kullanmak dışında ticaret amacıyla bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığı, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 09.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kullanım sınırları içindeki tabletlerde ticaret kastı ayrıca ispatlanmalıdır
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2015/9625, K. 2019/561, 23.01.2019
Olay tarihinde sanıkların içinde bulunduğu … plakalı araçta yapılan aramada ele geçirilen kullanım sınırları içerisindeki MDMA etken maddesi ihtiva eden tabletleri savunmalarının aksine kullanmak dışında ticaret amacıyla bulundurduklarına ilişkin her türlü şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığı, sanıkların eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 23.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Adli arama kararı olmadan yapılan aramada ele geçen madde hükme esas alınamaz
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/2150, K. 2025/1895, 26.02.2025
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın ikametinde uyuşturucu madde ticareti yapıldığına ilişkin ihbar üzerine, sanığın ikametinde adli arama kararı ya da yazılı adli arama emri bulunmadan yapılan aramada uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda; özel bir düzenleme olan 5271 sayılı Kanun’un 119/1. maddesi uyarınca, sanığın ikametinde arama yapılabilmesi için adli arama kararı ya da yazılı adli arama emrinin bulunması gerektiğinden, adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunmaksızın yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddelerin “suçun maddi konusu” ve “suçun delili” olarak hükme esas alınamayacağı gözetilerek, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA,
Kanuna aykırı arama ve başka delil bulunmaması
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/11322, K. 2025/9350, 02.10.2025
Alınan istihbari bilgi üzerine olay tarihinde Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrine istinaden sanık …’in evinde ve işyerinde 01.01.2018 tarihinde arama yapıldığı, arama işleminin sanık …’in eşliğinde 5271 sayılı CMK’nın 119/4. maddesinde sayılan kişilerden hiçbir kimse hazır edilmeden icra edildiği, bu suretle ikamette ele geçen suça konu maddelerin hukuka aykırı arama sonucu ele geçirildiği, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen uyuşturucu maddenin, “suçun maddi konusu” ve “suçun delili” olarak hükme esas alınamayacağı, ele geçerilen uyuşturucu madde dışında uyuşturucu madde ticareti yapıldığına ilişkin başkaca da bir delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile hükmün BOZULMASINA,
Hukuka aykırı arama varsa ikrar bulunsa bile delil hükme esas alınamaz
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2015/1204, K. 2015/2583, 29.06.2015
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/610 – 2014/512 – 2013/841 – 2014/513 ve 2014/166 – 514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı alınmasını gerektiren olayda arama kararı alınmadan arama yapılması hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan ve suçun maddi konusunu oluşturan deliller ya da suçun maddi konusu “hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş” olacağından, ikrar bulunsa bile Anayasa’nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK’nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamaz.
sanıkların üzerinde yapılan hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddelerin, “suçun maddi konusu” ve “suçun delili” olarak hükme esas alınamayacağı gözetilerek, somut olayda suçun maddi konusu bulunmadığından, dolayısı ile suçun unsurları oluşmadığından, yüklenen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Uyuşturucu Ticaretinde Etkin pişmanlık – TCK 192/3 uygulanması gereken hal
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/486, K. 2023/397, 12.07.2023
Yerleşmiş yargısal kararlar ve öğretide yer alan baskın görüşlere göre, TCK’nın 192. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gereklidir:
1- Fail TCK’nın 188 ve 191. maddelerinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır.
2- Hizmet ve yardım bizzat fail tarafından yapılmalıdır.
3- Hizmet ve yardım soruşturma ya da kovuşturma makamlarına yapılmalıdır.
4- Hizmet ve yardım, suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından sonra, ancak mahkemece hüküm verilmeden önce gerçekleşmelidir.
5- Fail kendi suçunun ya da bir başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlamalı, bilgi aktarımı ile suçun meydana çıkmasına ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmelidir.
6- Failin verdiği bilgiler doğru, yapılan hizmet ve yardım sonuca etkili ve yararlı olmalıdır.
Ceza Genel Kurulu somut olayda, aleyhe yeterli delil bulunmayan aşamada yapılan ikrarı sanık lehine değerlendirmiştir:
Her ne kadar suç konusu uyuşturucu maddeler on bir paket hâlinde ele geçirilmiş ise de toplam net ağırlığı 0,1936 gram olan eroinin miktar itibarıyla kullanım sınırları içinde kalması, olay tutanağına göre; sanığın üzerindeki uyuşturucu maddelerin bir ihbar ya da istihbarat bilgisi üzerine yapılan araştırma veya fiziki takip sonucu değil, önleme araması kararına istinaden kolluk tarafından gerçekleştirilen olağan denetimler sırasında ele geçirilmiş olması ve sanığın suç konusu maddeleri satacağına ya da satışa arz edeceğine ilişkin dış dünyaya yansıyan herhangi bir davranışının bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu ortaya çıkarmaya yeterli olmadığı anlaşıldığından, aleyhine yeterli delil bulunmadığı aşamada soruşturma evresindeki savunmalarında, üzerindeki miktar itibarıyla kullanma sınırları içinde kalan suç konusu uyuşturucu maddeyi, başkasına vermek amacıyla bulundurduğunu söyleyen ve bu hâliyle ikrarıyla suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında TCK’nın 192. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğu kabul edilmelidir.
Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 26-45 sayılı sayılı direnme kararına konu hükmünün, aleyhine yeterli delil bulunmadığı aşamada soruşturma evresinde; üzerinde ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeleri başkasına vermek amacıyla bulundurduğunu söyleyen ve bu hâliyle ikrarı ile suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında TCK’nın 192. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,
Sıkça Sorulan Sorular
TCK 188 uyuşturucu madde ticareti suçu nedir?
TCK 188, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal edilmesi, ithal veya ihraç edilmesi, satılması, satışa arz edilmesi, başkasına verilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması, satın alınması, kabul edilmesi veya ticari amaçla bulundurulmasını cezalandıran düzenlemedir.
Kokain yakalanırsa ceza artar mı?
Evet. Kokain, TCK 188/4-a kapsamında cezanın artırılmasına neden olan maddeler arasında sayılmıştır. Bu nedenle kokainin imal edilmesi, satılması, satışa arz edilmesi, başkasına verilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması veya ticari amaçla bulundurulması halinde temel ceza üzerinden artırım uygulanabilir.
Lyrica uyuşturucu madde ticareti suçuna girer mi?
Lyrica’nın doktor reçetesiyle ve tedavi amacıyla kullanılması ceza hukuku bakımından uyuşturucu ticareti suçu oluşturmaz. Ancak reçetesiz temin, başkasına verme, satma, satışa arz etme veya ticari amaçla bulundurma iddiası varsa dosya TCK 188 ve ilgili mevzuat kapsamında incelenebilir.
Metamfetamin (Kristal) Kişisel Kullanım Sınırı Kaç Gramdır? Kaç Gramdan Sonrası Ticarete Girer?
0,1 – 5 Gram Arası Genellikle kişisel kullanım sınırları içinde kabul edilir. Diğer deliller yoksa “İçicilik” sayılır. 5 – 10 Gram ArasıSınır bölgedir. Sanığın bağımlılık derecesine, geçmişine ve yakalanma şekline göre kullanım sayılabilir.10 Gram ve Üzeri ise kişisel kullanım sınırının aşıldığı kabul edilir. Tek başına tüketilmesi zor bir miktar olarak görülür. Ancak miktar tek başına yeterli değildir.

