Madde Metni
İştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme
Madde 41- (1) İştirak halinde işlenen suçlarda, sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı, gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanır.
(2) Suçun;
a) Gönüllü vazgeçenin gösterdiği gayreti dışında başka bir sebeple işlenmemiş olması,
b) Gönüllü vazgeçenin bütün gayretine rağmen işlenmiş olması,
Hallerinde de gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır.
Madde Gerekçesi
Maddede, iştirak hâlinde işlenen bir suçta suç ortaklarından birinin gönüllü vazgeçmesinin ceza sorumluluğu üzerindeki etkisi düzenlenmiştir. İştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme ile ilgili olarak bazı durumlarla karşı karşıya gelinebilmektedir.
Gönüllü vazgeçen suç ortağı, suçun işlenmemesi için elinden gelen bütün gayreti göstermiş ve fakat, suç başka bir nedenle işlenememiş olabilir. Bu durumda dahi, gönüllü vazgeçen suç ortağını gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlandırmak gerekecektir.
Keza, gönüllü vazgeçen suç ortağının bütün gayretine rağmen, diğer suç ortakları suçu işlemiş olabilir. Bu durumda, suçun işlenmiş olmasına rağmen, gönüllü vazgeçen ve suçun işlenmemesi için elinden gelen bütün gayreti gösteren suç ortağının işlenen suça iştirakten dolayı sorumlu tutulmaması gerekir. Ancak, bu durumda, suç ortağının gönüllü vazgeçme anına kadar gerçekleştirdiği fiillerin bağımsız bir suç oluşturması durumunda, bu suçtan dolayı sorumlu tutulacağı kuşkusuzdur.
Yargıtay Kararları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/6-258 E. ve 2017/486 K.
Özet: TCK m.41’e göre iştirak hâlinde suçlarda gönüllü vazgeçme sadece vazgeçen suç ortağına uygulanır. Suç, onun çabası dışında gerçekleşmez veya tüm gayretine rağmen işlenirse de vazgeçme hükümlerinden yararlanır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun “Suça Teşebbüs” başlıklı 35. maddesinde; “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan sebeplerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur” hükmü yer almaktadır.
Buna göre suça teşebbüs, işlenmesi kastolunan bir suçun icrasına elverişli araçlarla başlanmasından sonra, elde olmayan sebeplerle suçun tamamlanamamasıdır. Maddenin açık hükmüne göre, icra hareketlerinin yarıda kalması ya da sonucun meydana gelmemesi failin iradesi dışındaki engel nedenlerden ileri gelmelidir.
Aynı kanunun “Gönüllü Vazgeçme” başlıklı 36. maddesinde; “Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır” şeklinde teşebbüsten kaynaklanan ceza sorumluluğunu kaldıran şahsi bir sebep olan gönüllü vazgeçme hüküm altına alınmış,
“İştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme” başlıklı 41. maddesinde ise;
“ ( 1 ) İştirak halinde işlenen suçlarda, sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı, gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanır.
( 2 ) Suçun;
a- ) Gönüllü vazgeçenin gösterdiği gayreti dışında başka bir sebeple işlenmemiş olması,
b- ) Gönüllü vazgeçenin bütün gayretine rağmen işlenmiş olması,
Hallerinde de gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır” şeklindeki hükme yer verilerek iştirak halinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçmenin uygulanma şartları düzenlenmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/10-183 E. ve 2015/62 K.
Özet: Gönüllü vazgeçme şahsi cezasızlık sebebi olup yalnız vazgeçen şerike uygulanır (TCK m.41). Somut olayda Haci, uyuşturucu ticaretine aracılık iradesini sürdürmüş, eylemini tamamlamış ve sonucu engellememiştir. Bu nedenle gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanamaz.
Öte yandan, gönüllü vazgeçme şahsi bir cezasızlık sebebi olarak öngörüldüğünden dolayı, bunun diğer şeriklere etkisi yoktur. TCK’nun 41. maddesine göre sadece gönüllü vazgeçen bu vazgeçmeden yararlanacak, hareketin nedensellik değerini ortadan kaldırmayan diğer şeriklerin sorumlulukları sürecektir.
Bu açıklamalardan sonra somut olayda sanıkların hukuki durumları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Sanık Haci yönünden gönüllü vazgeçme şartlarının bulunup bulunmadığı;
İnceleme konusu olayda, istihbari bilgiler nedeniyle hakkında teknik takip kararı alınan Haci, ticaret amacıyla uyuşturucu madde satın almak için Honaz’dan gelen Veli ve Gültaze ile satmak amacıyla uyuşturucu madde bulunduran sanık Bilal ve eşi Ayfer arasındaki bağlantıyı sağlamıştır. Uyuşturucu maddenin Veli ve Gültaze tarafından beğenilmemesi nedeniyle satın alınmayıp yayla evinden geri dönülmesi sırasında da, henüz görevlilerce yakalanmadan önce başka iki kişi ile telefon görüşmesi yaparak onlara da “2000 lira istiyorlar” şeklinde söylemek suretiyle Bilal’in evindeki uyuşturucu maddenin satılmasına aracılık etme iradesi ve niyetini devam ettirmiştir. TCK’nun 41. maddesine göre sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanabilecek olup, uyuşturucu madde ticareti suçuna yardım etme şeklindeki eylemini tamamlamış olan ve hareketinin neden olduğu durumları ortadan kaldırmayıp iradesine de devam eden sanık hakkında gönüllü vazgeçme hükmünün uygulanma şartları bulunmamaktadır.
Birden fazla kişinin suça katıldığı durumlarda, suç ortaklarından birinin kendi isteğiyle suçtan vazgeçmesidir. Bu vazgeçme sadece vazgeçen kişi bakımından sonuç doğurur.
Hayır. İştirak halinde işlenen suçlarda sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı bu hükümlerden yararlanır. Diğer suç ortakları açısından ceza sorumluluğu devam eder.
Hayır. Gönüllü vazgeçmenin kabulü için, kişinin samimi ve ciddi bir çaba göstermesi gerekir. Sadece geri çekilmek her zaman yeterli sayılmaz.
Teşebbüs aşamasındaki suçlarda, gönüllü vazgeçme şartları oluşmuşsa teşebbüsten dolayı ceza verilmez. Ancak vazgeçme anına kadar tamamlanan fiiller başlı başına suç oluşturuyorsa, o suçtan ceza verilebilir.