Madde Metni
Madde 33- (1) Bu Kanunun, fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onsekiz yaşını doldurmuş olup da yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında da uygulanır.
Madde Gerekçesi
İşitme yeteneğine doğuştan sahip olmayan veya küçük yaşta bu yeteneği tamamen yitiren insanın algılama yeteneği yeterince gelişmez.
Sağır ve dilsizin ceza sorumluluğunun belirlenmesinde, suç oluşturan fiili işlediği sıradaki yaşı, ölçü alınmıştır. Böylece, sağır ve dilsizlerle ilgili olarak, yaş küçüklerinin sorumluluk rejimine paralel bir düzenleme yapılmıştır. Ancak, sağır ve dilsizlerin algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği daha geç gelişebileceği düşüncesiyle, ayrı bir yaş grubu sınıflandırması yapılmıştır.
Fiili işlediği sırada yirmibir yaşını doldurmuş olan sağır ve dilsizler açısından yaşın ceza sorumluluğu üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı kabul edilmiştir. Ancak, bu kişilerin işledikleri fiil açısından algılama veya irade yeteneğinin olup olmadığı yönünde ortaya çıkabilecek sorunla ilgili olarak, akıl hastalarına ilişkin sorumluluk rejiminin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Yargıtay Kararları
YARGITAY 14. CEZA DAİRESİ, E. 2014/10545, K. 2015/1015, T. 12.02.2015
ÖZET: Fiili işlediğinde 21 yaşını doldurmamış sağır ve dilsiz sanıklar, TCK m.33 uyarınca 12–18 yaş çocuklara ilişkin ceza sorumluluğu rejimine tabi olup, zamanaşımı süresi de buna göre hesaplanır. Suçun asli zamanaşımı dolduğu için dava düşmüştür.
Sanıklar … ve … haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Öncelikle sanık tarafından işlediği kabul edilen suçla ilgili zamanaşımı süresi açısından uygulanacak lehe kanun belirlenmelidir. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK.nın 103/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 66/1-d maddesinde düzenlenen 15 yıllık aslî zamanaşımı süresinin geçerli olduğu ve bazı hallerde bu hükümlerin 765 sayılı TCK.na göre daha lehe olduğu görülmektedir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununda sağır ve dilsizliğin kusur yeteneğine etki edeceği kabul edilmek suretiyle 33. maddeyle buna ilişkin bir düzenleme yapılmıştır. Sözü edilen maddenin gerekçesinde; “Sağır ve dilsizin ceza sorumluluğunun belirlenmesinde, suç oluşturan fiili işlediği sıradaki yaşı, ölçü alınmıştır. Böylece, sağır ve dilsizlerle ilgili olarak, yaş küçüklüklerinin sorumluluk rejimine paralel bir düzenleme yapılmıştır. Ancak, sağır ve dilsizlerin algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği daha geç gelişebileceği düşüncesiyle, ayrı bir yaş grubu sınıflandırması yapılmıştır.
Fiili işlediği sırada yirmi bir yaşını doldurmuş olan sağır ve dilsizler açısından yaşın ceza sorumluluğu üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı kabul edilmiştir. Ancak, bu kişilerin işledikleri fiil açısından algılama veya irade yeteneğinin olup olmadığı yönünde ortaya çıkabilecek sorunla ilgili olarak, akıl hastalarına ilişkin sorumluluk rejiminin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.
5237 sayılı TCK.nın 33. maddesi yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler bakımından yaş küçüklüğüne ilişkin sorumluluk rejimine göre düzenleme yapılmıştır.
Buna göre, TCK.nın 33. maddesi ve gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde fiili işlediği sırada; On beş yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında, on iki yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümlerin, On beş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında, on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümlerin, Onsekiz yaşını doldurmuş olup da yirmi bir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında, on beş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümlerin, Yirmi bir yaşını doldurmuş olan sağır ve dilsizler açısından yaşın ceza sorumluluğuna her hangi bir etkisinin bulunmadığı kabul edilmiş, ancak fiili işlediği sırada yirmi bir yaşını doldurmuş olan sağır ve dilsizlerin işledikleri fiil açısından algılama ve irade yeteneğinin bulunmadığının tespit edilmesi halinde, TCK.nın 32. maddesinde yer alan akıl hastalarına ilişkin hükümlerin, Uygulanacağı benimsenmiş bulunmaktadır.
Dosyada yer alan nüfus kaydına göre, 28.12.1976 doğumlu olup, suç tarihinde 20 yaşı içerisinde bulunup sağır ve dilsiz olan sanık hakkında anılan Kanunun 33. maddesi uyarınca 15-18 yaş grubundaki çocuklara ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği, TCK.nın 66/2. maddesine göre 15-18 yaş aralığındaki sanıklar için atılı suçla ilgili kanun maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin üçte ikisinin hesaplanması gerektiği, 5237 sayılı TCK.nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre suçun 15 yıllık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olup suç tarihi Eylül-Ekim 1996 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin dolduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükmün 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık … hakkında açılan kamu davasının DÜŞMESİNE, 12.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAY 14. CEZA DAİRESİ, E. 2014/10035, K. 2017/4631, T. 10.10.2017
ÖZET: Mağdurenin suç tarihinde 15–16 yaşında olduğu, reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun şikayete bağlı olduğu ve soruşturma aşamasında şikâyet bulunmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleri bozularak dava düşürülmüştür.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 20.06.2012 tarihli raporunda, mağdurenin suç tarihinde onbeş yaşını bitirmiş olup onaltı yaşı içerisinde olduğu ve onaltı yaşını bitirmediğinin kabulünün uygun olacağının belirtilmesi, mağdurenin anne ve babasının, onun sağlık kuruluşunda doğmadığına dair beyanlarda bulunmaları ve mahkemenin de kayden engel durumu bulunması nedeniyle yaşını düzeltemediği mağdurenin, dosya kapsamı itibariyle onbeş yaşından büyük olduğuna yönelik tespitte bulunarak sanıkların hukuki durumunu buna göre değerlendirmesi karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Oluş ile mahkemenin kabulüne ve mağdurenin bu dosya kapsamında onbeş yaşından büyük olduğuna yönelik tespite göre, sanıkların eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında kalıp 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen bu suçun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olması ve onbeş yaşından büyük olduğu kabul edilen mağdurenin soruşturma evresinde şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, vaki şikayet yokluğu sebebiyle kamu davalarının TCK’nın 73/4. maddesi gereğince düşmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sağır ve dilsiz kişilerde ceza sorumluluğu, normal yaş sınırlarından daha ileri yaşlar esas alınarak belirlenir. Kanun, çocuklara uygulanan hükümleri bu kişiler için genişletmiştir.
Duruma göre değişir. 18 yaşından küçük sağır ve dilsizler hakkında, yaşlarına göre çocuklara ilişkin ceza sorumluluğu ve indirim hükümleri uygulanır.
Evet. 18–21 yaş arasındaki sağır ve dilsizler hakkında, 15–18 yaş grubuna uygulanan ceza sorumluluğu ve indirim hükümleri uygulanır.
Hayır. Sağır ve dilsizlik tek başına cezasızlık nedeni değildir; yaşa göre belirlenen ceza sorumluluğu kuralları uygulanır.